Unutulanlar kitap kapağı

4. bölüm / 6

Unutulanlar

Gece

Vaveyla Yazarı: Lal Kurt

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Gece

Saat oniki olmak üzereydi. Bu Gece kimdi ve neden bana böyle bir not bırakmıştı öğrenmeliydim. Cesaretimi topladım ve odamdan çıktım. Hızlı adımlarla bodrum kata indim normalde buraya inmemiz yasak fakat şuan kimse yoktu. Bodruma hiç gelmemiş olmama rağmen nedense daha önceden gelmiş gibi hissettim. İçimden bir ses etrafa bakmam gerektiğini söyledi.

Etrafta ama bir şey yoktu ki sadece dar bir koridor ve kapı birde bir saksı. Saksı tabii ya! Saksının altına baktım ve bir anahtar buldum ve böylece kapıyı açtım.

Kapıyı açtığımda heryer kapkaranlıktı. Biri kolumdan tutup beni köşeye çekti ve eliyle ağızımı kapattı. Çektiği yer koridordan bile dardı. Karşımda duran kişi benden epey büyüktü ve yüzünü bir maske ile gizlemişti sadece kahverengi gözleri gözüküyordu. Soğuk bir sesle, “elimi çektiğimde çığlık atmayacaksın.” Dedi. Kafamı olumlu anlamda salladım ve elini yavaşça çekti.

Beni kolumdan tuttu ve yuvarlak bir alana getirdi. Etrafta sarmaşıklar ve birkaç tane çiçek vardı. Karşımızda ise koskocaman bir pencere duruyordu penceren ay ışığı girdiği için burayı aydınlatıyordu.

Gizemli kişi kolumu bıraktı ve karşıma geçip kollarını birleştirdi. Bu Gece olmalıydı. “Gece?” Diye sordum.

“Ta kendisi.” Dedi ve duvara yaslandı. “Sende ay ışığı olmalısın.” Dedi.

Garipsedim. “Ay Işığı’mı?” Bu da ne demekti. “Ne alaka?” Diye sordum.

Maskenin ardından bir gülme sesi geldi, “hatırlarsın Ay Işığı.” Dedi üstüne basarak.

“Afedersin Gece ama neyi hatırlayacağım?” Diye sordum.

“Çok şey hatırlaman gerek Ay Işığı.”

Tek kaşımı kaldırdım ve ağır adımlarla üstüne yürümeye başladım, “mesela neleri hatırlamam lazım? Bi bahsetsene?” Gece susmuştu ve en nefret ettiğim şey sessizlikti, “ne oldu Gece? Dilini falanmı yuttun?” Dedim alaycı bir tonla. Gözlerine baktım ama hâlâ konuşmamaya devam ediyordu. Sırıttım, “bende öyle düşünmüştüm,” dedim ve ondan geri çekildim aynı şekilde bende duvara yaslandım.

Gece nefes verdi, “sen düşünebilseydin hatırlardın Ay Işığı,” dedi.

Bu da ne demek? “Ne diyorsun sen? İlk öncelikle sen kimsin bu bir, ikincisi ise buraya nasıl girdin, üçüncü olarak amacın ne?”

“Ben Gece, ben hep buradaydım ve amacım hatırlaman Ay Işığı,” bu kelimeyi bilerek bastırarak söylemişti.

“Öyle ha? Sana nasıl güvenebilirim Gece? Bir şey hatırlasam bile sana söylemem.”

Sırıttı, “aynı anda nasıl bu kadar zeki ve aptal olduğunu anlamaya çalışıyorum.”

Aptalmı? Pardon hayırdır yani? “Sana söylüyorum buradaki tek aptal sen gibisin.” Dedim göz devirerek.

Aramızda tuhaf bir sessizlik oluşmuştu ve bir anda Gece bu sessizliği bozdu, “böyle sus pus oturmayalım anlat bakalım.” Dedi.

“Sanamı güveneceğim?”

“Buraya gelmen bana güvendiğini gösterir.”

İçimden bir ses ona güven diyordu ama her an tetikte olmalıydım. “Başka seçeneğim yoktu.”

“Hadi ama Ay Işığı içindeki sesi dinle dürtülerin istemsizce bana güvenmen gerektiğini söylüyor bunu biliyorum.”

Ofladım, “ben Lavin Vera Liora, ergenlik zamanlarımda bu cehenneme düştüm ve buradan bi kurtuluş yok. Yeterlimi?”

Sırıttığını farkettim. “Baya bilgilendirici oldu Ay Işığı.”

“İsmimi söyledim Gece neden hala ısrarla Ay Işığı demeye devam ediyorsun?”

“Hoşuma gidiyor.”

“Benim gitmiyor.”

“Ama benim gidiyor.”

“Umurumdamı?”

“Peki benim umurumdamı?”

Çocuk gibi laf dalaşı yapıyorduk resmen. Gözlerimi devirdim, “çocuk gibi laf dalaşımı yapıyoruz?”

“Sen çocukluğu nereden biliyorsun da konuşuyorsun Ay Işığı?” Dedi sert bir sesle.

Bu dediği canımı yakmıştı fakat belli edemezdim. “Gayette biliyorum Gece, fakat böyle bi yerden vurmaya çalışıyorsan çocukluk bilmeyen burada sensin gibi, ha?” Dedim soğuk bir tonla. “Bilip bilmeden atıp tutarak kimsenin zayıf noktasını bulamazsın, kendi zayıf noktanda başkasının zayıf noktası olmayabilir, böyle bir tahmin yaparak kendini açık edecek kadarda aptalsın.” Şaşkın gözlerle beni süzdü. “Buradaki konuşmamız sona erdi sanırım Gece.” Diyerek oradan ayrıldım.

Geçtiğimiz dar koridordan tekrar çıktım ve normal koridora varıp kapıyı kapattım. Sabki daha önceden buraları biliyor gibiydim. Hızlı adımlarla odama çıktım ve masamın üstünde yine bir not buldum.

Hadi ama ciddi olamazsın!

Bu adam peşimi bırakackmıydı acaba? Masadaki nota baktım.

“Bu gece için kusura bakma telafi etmeye ne dersin Ay Işığı? Lütfen.
-Gece.”

Lütfen? Vay be Gece benden bir şey rica etmişti. Hadi bakalım nası telafi edecekmiş, merak ettim doğrusu. Kağıdı elime aldım ve bende altına bir not bıraktım.

“Lütfen ha? Vay be Gece benden bir şey rica etmiş ve bende bunu geri çevireceğim, şahsen yapmayı tercih etmem. Nazik insanların tekliflerini kabul ederim.
-Lavin”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.