6. bölüm / 6
UnutulanlarDeğer
Bölümler 6Şu an: Değer
- 1 Tanıtım30 kelime
- 2 Karşılaşma1.001 kelime
- 3 Unutursan Hatırlatırım828 kelime
- 4 Gece651 kelime
- 5 Günlük307 kelime
- 6 Değer453 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çatıda oturmuş gökyüzüne bakıyordum, uyku tutmamıştı ve genelde uyku tutmadığında yıldızları izliyordum. Bugün yıldızlar daha parlak, ay daha fazla ışığını saçıyordu sanki.
Birkaç dakika sonra hemen arkamdan bir ses geldi, arkamı döndüğümde Ayaz’ı gördüm. Onu gördüğümde panik yaparak hemen ayaklandım ve ayağım boşa gitti. Tam düştüm diyecekken Ayaz kolumdan tuttu, “otur, panik yapma,” dedi yumuşak bir ses tonuyla. Dediğini yapıp yanına oturdum ve o da benim gibi uzanıp gökyüzünü izlemeye başlamıştı bende hemen yanına uzandım ve gökyüzünü izlemeye devam ettim
Başımı ona doğru çevirdim, “ne yapıyorsun bu saatte, burada?”
O da kafasını bana çevirdi, “sen ne yapıyorsan bende onu.”
Gözlerimi devirdim, “bu soruma bir cevap değil,”
Kaşlarını kaldırdı, “aslında gayette yerinde bir cevap,”
“Düzgün cevap vermeyi düşünüyormusun?”
“Cevabını aldın Lavin.”
“Bu benim için bir cevap değil Ayaz!” Dedim sinirle. Sinir olmuştum benimle benim dilimde konuşmaya çalışıyordu, sanki anlamayacktım ayna taktiği yapıyordu.
“Sıkıldım Lavin, uyku tutmadı ve,” sözünü yarıda kesti ve bir nefes verdi.
“Ve?” Diye sordum.
“Ve bir zamanlar çok sevdiğim bir kişi bana onu her özlediğimde aya bakmamı söylemişti, kendisinin ay ışığı olarak ayı parlatacağını ve o ışığın bana vuracağını söylerdi, o yüzden gece, ay ışığı benim en iyi dostlarımdan biri.”
Bunu demesini beklemiyordum. “Biliyormusun, bir zamanlar benimde sevdiğim bir kişi onu özlediğimde geceye bakmamı söylemişti.” Bunu kimin dediğini, hatta sonradan dediği diğer sözleri hiç hatırlamıyordum.
Ayaz sırıttı, “acaba sevdiğimiz kişiler aynı kişi falan olabilirmi?”
Sırıttım, “bu imkansız, çünkü sana ay ışığı derken bana gece diyen biri aynı kişi olamaz.”
Kaşlarını kaldırdı, “mantıklı,” dedi ve gökyüzünü izlemeye devam etti. O başını çevirdiğinde bende başımı çevirdim ve gökyüzünü izlemeye devam ettim.
~~
Sabah olduğunda kendimi yatağımda buldum ve masamın üstünde bir not gördüm.
Lütfen Gece olmasın.
Yattığım yerden doğruldum ve notu elime aldım.
“Çatıda uyurken az kalsın yere düşecektin. Yanındaki aptalda hâlâ uyumaya devam ediyor umarım seni oradan alırken ona yanlışlıkla tekme atıp çatıdan aşağıya yuvarlamamışımdır :)
Bu gecede gel bu arada konuşmamız yarım kaldı gibi.”
-Gece
Ne?! Ayaz, onu aşağıyamı attı!
Odamdan fırlayıp çatıya koştum. Karşılaştığım manzara beni hiç mutlu etmemişti, yattığımız yerde Ayaz yoktu. İçimde bir şeyler olmuştu sanki. Ayaz ölmüş olamazdı! Azıcık ilerleyip aşağıya baktım ama yerde kimse yoktu.
Eğilmiş bakarken ayağım takıldı ve kalçamın üstüne düştüm. Yavaşça kayarken biri kolumdan yakaladı ve beni kendine doğru çekti. Kafamı direkt ona çevirdim.
“Kızım napıyorsun burada?” Emircan kolumu sımsıkı tutmuş endişeli gözlerle bana bakıyordu. Beni kendine doğru çekti ve çatıdan çıkardı. Sımsıkı bana sarıldı fakat ben ona karşılık bile veremiyordum.
Neden bu kadar üzgündüm, öfkeliydim, endişeliydim? Neden Ayaz’a önem veriyordum şuan. Dokunsalar çığlıklar atarak ağlayacak gibi olurdum sanki.
Vücudumda benden bağımsız bir şeyler olmaya başladı. Gözlerimden istemsizce yaşlar süzülüyor, vücudum titriyor, nefes alamıyor, etrafı bulanık görüyor ve sesleri boğuk duyuyordum. Dudaklarımdan benden bağımsız bir hıçkırık çıktı ve bir anda etraf kapkaranlık oldu.
Bölüm etkileşimi
