9. bölüm · Umay:Nefilim İblisleri
Yerin Altında Ki Yıldızlı Gece
Tomris'in korkusunu her nasılsa sezen Cain ona döndü ve dingin bir sesle "Korkma yolun sonu aydınlık olacak.Seni kötülüğe götürmüyorum."dedi.Enerjisinde güven vardı.Tomris nedenini bilmediği bir şekilde ona güvendi ve yürüdü.Uzun koridordan sonra meşalelerle aydınlatılmış bir kaç katlı bir merdiven çıktı karşılarına.Ordan aşağı indiler.İndikleri yerden kısa bir koridor yürüdüler.Sonra geniş bir girişten bir mağaraya çıktılar.Enfes bir mağaraydı ortasında bir göl vardı.tavanında parlak mavi taşlar vardı.Onların ışığı yetiyordu ortamı aydınlatmaya.Hem havası da yukarıdaki yerden daha temizdi.Tomris kendini tavanda ki taşlara bakmaktan alamıyordu.Cain de gözlerini Tomristen alamıyordu.Neden sonra Tomris Cain'e bakıp "Burası gerçekten nefis bir yer senin mekanın mı?"deyip tatlı tatlı güldü.Cain gülüşe cazibeli gülüşüyle karşılık vererek "Evet sadece ben bilirim arada değer verdiğim cariyelerimi buraya getiririm"dedi.Tomris onore mi olmalıydı şaşırmalımıydı bilemedi.Sonra "Ben sizin cariyeniz değilim yalnız onu unutmayın"dedi.Cain ona yaklaşıp Hırlayarak "Biliyorum ve bu çok yazık çünkü benim olsaydın seni orda öylece yapayalnız bırakmazdım"dedi.Tomris bir adım geri giderek "Black biraz kafası karışık birisi o kadar"dedi.Dediğine kendisi de inanmadı.Cain Tomris'in saçını kulağının arkasına koydu ve yanağını eliyle okşayarak"Aklı karışık değil akılsız.Elinde peri varken gidip fahişelerle vakit kaybettiği için."dedi.Tomris çekinip uzaklaştı.Bunu gören Cain yaptığı hatanın farkına vardı ve "Neyse gel şurada yere oturalım biraz senin aklı karışığın daha işi bitmez"dedi.Tomris çok istemese gidip Cain'in yere attığı ceketine oturdu.Cain ona dönük oturdu.Bir süre mağaradan bahettiler.Sonra da konu her nasılsa kitaplara ,resimlere yani sanata geldi.Cain adeta dipsiz bir kuyu gibiydi bilmediği yoktu.Tomris onun kültürel bilgisinden epey etkilendi.Konuşma devam ettikçe bedenleri de birbirine yanaşmıştı.Dizleri de birbirine deyiyordu.Gecenin ilerleyen saatlerinde uyuklamaya başladı Tomris.Cain anlattıkça anlatıyordu.Tomris ise hem dinliyor hem uyukluyordu.Cain onun saçlarını okşayıp "gel omzunda uyu Semiramis"deyip onu kendine çekti Tomris o an reddedemedi itaatkar bir köle gibi emre uydu ve kafasını adamın omzuna yasladı.Son hatırladığı her yeri saran bir amber kokusu ve derinden gelen bir erkek sesinin bir şeyler anlatan sesiydi...
