18. bölüm / 19
Umay:Nefilim İblisleriİlk Ebedi
Bölümler 19Şu an: İlk Ebedi
- 1 Adap446 kelime
- 2 Andrenocrom1.224 kelime
- 3 Hoşbeş316 kelime
- 4 Ülgen Karabey798 kelime
- 5 Başarı238 kelime
- 6 Yıldızlı Gökyüzü823 kelime
- 7 Kovulmuşun Yedi Katlı İni417 kelime
- 8 Cain869 kelime
- 9 Yerin Altında Ki Yıldızlı Gece293 kelime
- 10 Uyanış462 kelime
- 11 Hiddet227 kelime
- 12 Yuva368 kelime
- 13 Dedikodu968 kelime
- 14 Antonio532 kelime
- 15 Karanlıklar İçinde Prens706 kelime
- 16 Peri ve Vampir280 kelime
- 17 İlk Kötülük425 kelime
- 18 İlk Ebedi851 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 Hayvani İç Güdü331 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tomris şaşkınlıktan adeta dilini tutmuştu.Birkaç bin yıllık bir vampirle konuştuğunu sanıyordu günlerdir ama artık onun 2 bin yıldan daha yaşlı olduğunu biliyordu.Çok çok daha yaşlı.O ilkin ilk meyvesiydi.Neden sonra şoktan çıkıp "Yani sen ,sen İlk peygamber Hz Adem'in oğlusun.Ama ölmüştün sen?"dedi.Kabil hin bir tavırla "Hiçbir tarihi kayıtta öldüğüm yazmaz.Kıssalar da gidip günah şehri Kabili kurduğumu yazar yalnızca.Farketmemiş miydin?"dedi.Tomris düşündü.İçinden "Hakkı var hiçbir yerde Kabil öldü demez gitti der"dedi.Sonra Kabile bakıp şaşkınlık ve merakla "O zaman sen nasıl..."cümlesini bitiremedi.Kabil hemen söze girdi ve "Nasıl mı vampir oldum bu uzun bir hikaye.Ama sabaha kadar uzun bir zamanımız var dimi?" dedi ve devam etti."Dünya bomboş bir yerdi o zamanlar.Göz alabildiğince vahşi ve bakir topraklar vardı.Babam Adem avcıydı.Annem Havva toplayıcı.Aziz kardeşim Habil hayvancılıkla uğraşırdı.Bense çiftçiydim.Ben ilk doğandım bu dünyanın bakir topraklarına ilk doğan bebek bendim.Bu yüzden mi bilmem hep Habilden üstün olduğumu düşünürdüm.Bir kere o bu vahşi dünya için fazla merhabametliydi.Ava çıkar geyiğe kıyamayıp eli boş dönerdi.O kadar saftı.Saflığı beni hasta ederdi.Ama babam en çok onu severdi ve yüceltirdi.O ve aziz oğlu..."dedi.Sevimsiz bişey yemiş gibi yüzünü buruşturarak.Sonra devam etti"Sonra başka başka kardeşlerimiz oldu.Çoğu ikizdi.Bir müddet sonra Vahiy meleği babama bir batında doğanlar kardeştir evlenmez lakin farklı batımlarda doğanlar evlenebilir.Evlenip çoğalsınlar demiş.Beni Aklima ile evlendirmek istediler Habil'i ise Lebuda ile.Lakin ben Lebuda'ya karşı hisler besledim.Çok güçlü hisler.O kadar ki Habilin yanında onu görünce onu öldüresim geliyordu.Aklimayı ise hiç sevemedim ama o zavallı ölürcesine aşıktı bana."dedi ve durup acı dolu bir nefes verdi.Sonra yine devam etti"Neyse sonra babam Allah'a adak sunmamız gerektiğini söyledi.Oysa ki ben Allah'a kızgındım.İlk doğan bendim ama tüm övülecek özellikleri Habile vermişti,iki numaraya.Bu yetmezmiş gibi sevdiğim kadında onun olmak üzereydi."dedi.O sırada Tomris söze girdi "Ama ya o seni sevmiyorsa?"dedi.Kabil dişlerini sıkıp "Bilmiyorum sanırım sevmiyordu.Ama ben delirmiş gibiydim.Şeytan zihnimde dört dönüyordu.Neyse adakları sunduk ben öfkemden kötü şeyler getirdim.E tabiki benim ki kabul olmadı.Daha da çok öfkelenip ormanın derinliklerine gittim.O sırada Habil geldi beni sakinleştirmeye çalıştı.O an şeytan sanki benim içime kor ateşler doldurmuş gibi öfkeden yanıyordum ve onu öldürdüm.Zavallı kardeşim Allah'tan korktuğunu söyleyip karşı bile koymadı.Sonrasında tek hissettiğim beni boğan bir pişmanlıktı.Onu gömdüm.Kaçacaktım Aklima peşime takıldı.Birlikte bugün Kabil olarak bilinen yere gittik.Ve orada kendi adımı verdiğim günah şehrini kurdum.Aklima zavallı orda o kadar mutsuzdu ki ama bana olan sevgisinden gitmiyordu.Bende onu sevmeye bağlanmaya başladım.Birgün hamile kaldı.O gün içimde insanlığı yeniden hissettim.Lakin bu çok uzun sürmedi Aklima oğlumuz Hanok'u doğururken öldü.Oğlum yaşadı ama benim Allah'a garezim yine beni delirtti kendimde değil gibiydim.Herşeyi,herkesi yok etmek istiyordum.O sıra da şeytan geldi dili çok tatlıydı.Güç dedi,sonsuz güç,ihtişam,kudred...
Kabul ettim.Beni bir Ebedi yaptı.Ölemeyen ama aynı zamanda yaşamayan ve kısır bişey...Üstelik ben Vampir bir Ebedi olmuştum.Kana açtım çölde susuz kalmış bahtsız bir yolcu gibi.İlk yıllarım çok bulanık.Sonrası anlatmak istemeyeceğim kadar karanlık.Bu sırada oğlum büyüdü evlendi kendi oğlu oldu İrad.Soyum devam ediyordu.Lakin bu dünyaya ve Allah'a olan kinim bitmiyordu.Oğlum Hanok henüz daha 19 yaşındaydı ama dili çok tatlıydı birini herşeye hatta belki yeni bir dine ikna edebilirdi.Ve öyledi yaptı."dedi.Tomris araya girip bilmiş bir edayla"Hanok'un kitabı"dedi.Kabil söze devam etti "Evet yeni bir din kitabı yazdı.Orda biz Ebedileri yazdı.Bize Nefilim adını verdi.Asi Melekler...İronik çünkü hepimiz günahkardık,şeytanın uşağıydık hatta hatrı sayılır bir kısmımız baya baya şeytan tohumuydu.Hele ben,en günahkar bendim.Allah yaptıklarımdan sonra bana bir lanet vermişti.Dünya üzerinde kim ki zulümle öldürülürse onun günahının bir parçası da benim boynumaydı."dedi.Tomris alayla araya girip "Sanki hak etmiş gibisin"dedi. Kabil de cazibeyle gülüp "Ooo hemde fazlasıyla tatlım."dedi ve devam etti "Neyse oğlum hatrı sayılır derece de insanı yoldan çıkardı.Bu arada ben onu ısırarak vampir yaptım ki o da benim gibi kısır kaldı neyse ki oğlu İrad soyumuzu devam ettirdi.Tabii biz bunları yaparken Allah'ta bize tuzaklar kuruyordu.Bilirsin o tuzak kuranların en hayırlısıdır.Habil ölüp bende gittikten sonra Allah babama Şit isimli bir evlat verdi.O peygamber oldu ve bilinen tüm peygamberler de onun soyundan geldi.Böylece biz bozdukça onlar düzeltti.Ben ve oğlum bir süre sonra vazgeçtik.Artık herşey anlamsızdı.Yüzyıllar boyunca dünyanın tüm tatlarını tattık.Benim kinim zamanla yumuşadı.Artık ona kızgın değilim hatta sanırım inanıyorum."dedi.Tomris alayla "İnanıyorsun ama bir gece kulübünün altında şeytanı ritüeller yapıyorsun.Nerden baksan uyumsuz,nerden baksan ironik"dedi.Kabil yine o cazibeli gülüşünü takınıp "Güzelim sen beni hiç o ritüeller de gördün mü ya da o çam yarması arkadaşın.Görmedi yani ritüellere katılmıyorum ama ben bir lanetliyim mekanım ancak böyle yerler"dedi acı bir gülümsemeyle.Tomris "Bilmiyorum bütün bunları idrak etmem için bana zaman lazım.Yine de sana acıdım haksızsın ama acınacak haldesin"dedi.Kabil acı ve yorgun bir gülüşle"Evet öyleyim güzel peki bu gece yorgun kalbimi seninle uyuyarak dinledirebilir miyim?dedi.Tomris anlamlandırmaya çalışarak "Neden ki? Ayrıca uyumak derken?"dedi.Kabil ceketi çıkarıp posta uzanıp "Geçen gece ki gibi sadece uyumak.Sen gelene kadar bin yıllardır uyumamıştım.Hadi lütfen yanıma yat"dedi.Tomris aslında çok istekli değildi ama vampirlerin insanı etkileyen o aurasına hayır diyemedi.Uzandı yanına.Bir süre yan yana yattıktan sonra Kabil hareketlendi ve "Kalbini dinlemek istiyorum"dedi.Tomris şaşırıp "Ne nasıl?" Derken Kabil çoktan göğsüne kafasını koymuştu bile,üstelik elini de Tomris'in beline dolamıştı.Sonra usulca "Lütfen saçlarımı okşar mısın"dedi.Tomris iki yanda öylece açılmış duran ellerinden birini Kabilin saçına koyup yavaş yavaş dokundu.Sonra diğer elini de onun sırtına koyu.Yavaş yavaş sırtını da okşadı.Bu sırada Kabilin nefesi Tomris'in açık iman tahtasına ve boynuna geliyordu.İç gıcıklayıcı bir histi.Böyle sarmaş dolaş uyuya kaldılar.Kabil bin yıllardır ilk kez bir rüya gördü.Sıcak sımsıcak bir rüya.İçinde Tomris'in de olduğu ışıl ışıl bir yerde geçen,Kabilin gözlerini yaşartan bir rüya...
Bölüm etkileşimi
