4. bölüm · Umay:Nefilim İblisleri
Ülgen Karabey
Tomris gözüne her zaman ki gibi kedi gözüde denen o uzun kuyruklu eyeliner'ı çekmişti.Dudakları öpmeyi istedecek kadar kırmızıydı.Gece gibi siyah saçlarını tek bir tarafa atmıştı.Ve elbisesi tutkunun rengindeydi ve iman tahtası da denen göğsün köprücük kemiklerini de içeren kısmı açıkta bırakıyordu.Cilveli bir elbiseydi gögüsler tam gözükmüyor,göğüs çatalıysa arada gözüküp gönülçelip kaçıyordu.Bar da ki adamlarda bu kısa anları yakalamaya çalışmaktan adeta şaşı olmuştu.Masasına gelip dans teklip eden adamların haddi vardı hesabı yoktu.Sonunda Bar'ın gerilerinden derinden gelen hoş bir erkek sesi "Sanırım çok beklettim" dedi.Tomris'in yanında onunla konuşmaya çalışan iki adam onun yalnız olmadığını anlayınca hemen uzaklaştılar.Tomris bu bu hoş sesten çok etkilenmişti.Sonra şuh bir edayla "Sizi beklemek benim için zevktir esrarengiz bey" dedi ve Ülgen Karabey'i süzdü.Suzi haklıydı ismi ona çok münasipti.Bronz bir ten ve uzun siyah aralarında bir kaç tutam beyaz olan dalgalı saçlara sahipti.Gözleri büyük ve Menekşe rengiydi ve çok güzeldi.Gerçekten oldukça yapılı ve güçlü bir adamdı.Tomris'in iltifatı karşısında gülümseyince kar kadar beyaz sivri dişleri görünmüştü.Tomris onu böyle sürerken Ülgen Karabey onun elini nezaketle öptü ve karşı sandalyeye oturdu.Bu sırada her yere Misk kokusu yayıldı.Adam efsane kokuyordu.Sonra Ülgen Karabey hoş sesiyle söze girdi "Sanırım beni ekibinizde olmam için ayartacaktınız"dedi muzip bir şekilde.Tomris dirseklerini masaya dayadı ve ellerini çenesinin altına koydu sonra da şuh bir edayla "Ayartmak kaba bir terim ikna edeceğim demek daha doğru olur"dedi.Karabey biraz daha geniş gülümsedi ve Sonra muzipçe söze girdi "Beni ikna etmek için kullanacağınız silahlar neler.Beni içine çeken auranız ve tatlı güzelliğinizden başka elbette"dedi.Tomris yanaklarının kızardığını hissetti ama bozuntuya vermeden "Bir kaç genel geçer silahım var"dedi.Karabey merakla "Mesela?" dedi.Tomris nefesini Karabeyin yüzüne doğru verdi.Karabey bundan biraz etkilendi neticede yüzüne gelen son derece hoş bir kadının tatlı nefesiydi.Sonra Tomris ciddi bir tavırla "İlk önce girmek istediğimiz bölge sizin yıllardır faaliyet yürüttüğünüz yer.Sonra yapacağımız şeyde sizin uzmanlık alanınız"dedi.Ülgen Karabey o an karanlık ve esrarengiz bir tavır takındı ve "O bölgeye girmek istemeziniz.Sizin gibi tatlı kızlara göre değil "dedi. Tomris hakir görülmüş olmaktan hoşlanmamıştı.Kollarını masadan çekti ve pasif bir hiddetle "Bu tatlı kız kahvaltıya salam doğrar gibi adam öldürüyor ama sen bilirsin"dedi.Ülgen Karabey küçük bir çocuğa bakar gibi bakarak "Bu bölgede adam öldürmek mesele değil daha derin ve iğrenç olaylar dönüyor.Dayanamazsın tatlı kız hiç girme bu işe"dedi.Tomris kumarda son kozunu oynayan bir kumarbaz edasıyla başını kaldırıp "Kurtlar Meclisinden sana selam var desem"dedi.Ülgen Karabey dondu kaldı.Sanki o an müzik durmuş hatta dünya durmuştu.Ülgen Karabey kafası karışık bir şekilde Tomris'e bakarak "Kurtlar Meclisi derken?" dedi.Tomris zekice bakıp "Yersub ve Gökkal'ın soyları soylandı..." dedi.Ülgen Karabey şaşkınlıkla tekerlemenin devamını getirdi "Oğuzun boyu boylandı.Sen gerçekten devletler kurup devletler yıkanlara çalışıyorsun inanamıyorum"dedi.Tomris kurnazca "Neden inanamıyorsun.Bilirsin onlar en tahmin edilmeyeni seçer"dedi.Ülgen Karabey etkilenmiş bir şekilde "Orası öyle ama...Neyse sende görünenden fazlası var belli ki"dedi.Tomris cilveyle "ah kesinlikle "dedi ve kıkırdadı.Ülgen Karabeyin sert yüzünde sıcak etkilenme dolu bir gülücük yayıldı.Bu sırada tatlı gamzeleri de ortaya çıktı.Bunu gören Tomris yine cilveyle "Bak sen şuna bu karanlık adamın çiçek gibi açan gamzeleri varmış demek"diyip göz süzdü.Ülgen Karabey'in keyfi pek yerine gelmişti.Tekrar gülümseyip "Hiç şüphe götürmeyen bir şey var ki sen tatlı küçük kız,çok Gönülçelensin"dedi.Tomris kıkırdayarak "Teşekkür ederim Ülgen"dedi.Ülgen Karabey "İltifat değildi bayan Gönülçelen.Hatta seni telefonuma böyle kaydedeceğim çok münasip"dedi ve güldü.Tomris şuh bir tavırla"Bende seni Maviş diye mi kaydetsem acaba?" dedi.Ülgen Karabey yine gamzelerini göstere göstere güldü.Tomris cilveyle "O zaman bu tatlı sohbetimizi görevde devam ettireceğimizi umabilir miyim?"dedi.Bu sefer Ülgen Karabey karizmatik bir edayla "Umabilirsiniz ama size hoş sohbet,biraz flört ve görevden fazlasını vaadetmiyorum zira kalbim aşka kapalı görevim gereği" dedi ve muzipçe güldü.Tomris şakaya şakayla karşılık vererek "Adımı Gönülçelen koydunuz ama gönlünüzü çelemedim sanırım.Ne yazık kalbim kırıldı canım yanıyor" dedi ve kıkırdadı.Ülgen Karabey muzipçe ve öne eğilip Tomris'e yaklaşarak"Kalp ağrısına çok iyi gelen bişey biliyorum"deyip göz kırptı.Tomris cilveyle ve Ülgen Karabey'e yüzünü yaklaştırarak"Pek edepsiz bir şey söylecekmişsiniz gibi geldi fazla flörtözsünüz"dedi.Ülgen Karabey Tomris'i öpecek kadar yaklaşıp "Bir kadeh şarap diyecektim ve evet flört benim için bir yaşam biçimidir" dedi ve göz kırpıp uzaklaştı.Tomris kendi flört ve manipülasyon tekniklerinin kendi üstünde denendiğini hissetti ve yine cilveyle "Alkol hem haram hem de çok kötü bir alışkanlık.Hayır ben kalp kırıklığı için daha çok deniz kenarında yürüyüş tavsiye ederim"dedi.Ülgen Karabey muzipçe"Bunu bir teklif mi kabul etmeliyim?"dedi.Tomris cilveyle "Yarın akşam 9'da Üsküdar sahilde.Görevin ayrıntılarını konuşuruz."dedi.Ülgen Karabey mutlu bir ifadeyle "Güzel mekan,güzel plan"dedi.Tomris gitmek için ayağa kalktı.Ülgen Karabey o an "İsterseniz evinize kadar götüreyim sizi"dedi.Tomris tatlı tatlı "İlk seferden evime gelmeye çalışmıyorsundur inşallah"dedi.Ülgen yavaşça elinin tersini kızın kolunda gezdirip okşayarak ve cazibeyle"Edepsiz teklifler yapan biri değilimdir.Ama gözleriniz gözlerime kitlendiği an edepsiz bir adam oldum"dedi.Tomris yanakları kızararak şuh bir kahkaha attı.Sonra "Ah sen kesinlikle edepsiz çok flörtöz ve manipülasyoncu bir adamsın,silahlarımı bana karşı kullanıyorsun.Bakalım savaşı kim kazanacak"dedi.Tam arkasını dönmüş gidiyordu ki Karabey muzipçe "Kaybetsem de kendimi kazanmış sayarım zira sana kaybetmek kazanmaktan daha büyük haz verir bana" dedi.Tomris dönüp gülümsedi ve bardan çıktı.O sırada Kara yanından geçen garsonun tepsisinden bir şarap aldı ve bir yudum içti ve sonra muzipçe,gamzelerini göstererek gülümsedi.
