7. bölüm · Umay:Nefilim İblisleri

Kovulmuşun Yedi Katlı İni

Beyaz Sigun

İşte ordaydılar... İnsanlığın Morningstar Club olarak bildiği aslında günahın ve sapkınlığın bir irin gibi yerin altını doldurduğu yerdeydiler.Kovulmuş'un yedi katlı inindeydiler...

Ülgen arabanın kapısını açtı ve Tomris kan kırmızısı omuzlarını açıkta bırakan elbisesiyle indi.Tomris tedirgindi ama sakinliğini koruyarak Ülgen'e "Hadi gidelim dedi." Ülgen onun elini tuttu ve "Ellerin buz gibi sakin ol ve sakin kal"dedi.Tomris ona gizli bir endişeyle bakıp "Sakin kalacağım problem yok" dedi.Birlikte ağır ağır yürüyüp büyük gösterişli kapıya geldiler.Bina kadim Yunan mimarisiyle yapılmıştı.Büyük fil ayağı sütunları ve oymalı kirişleri vardı.Kapıda iki izbandut gibi güvenlik duruyordu.Adamlar Ülgene tüm dıygusuzluklarıyla bakıp "Hoşgeldiniz bay Black"dediler.Tomris bunun bir kod ad olduğunu hemen anlamıştı.Ülgen onu bir koridora soktu.Taştan ve her yerinden zincir sarkan bir koridordu.Ordan müziğin son ses çaldığı terli bedenlerin erotik biçimde birbirine sürttüğü diskoya soktu onu.İçerisi de dışarısı gibi taş duvarlı eski Yunan mimarisi havasında bir yerdi.Müzik tuhaftı sözleri yoktu ama notlardan sanki şehvet damlaları dökülüyordu.Duvarlardan zincirler sarkıyordu.Işıklarsa ortama daha fazla erotizm versin diye kırmızıydı.Her yer ter,alkol,parfüm ve uyuşturucu kokuyordu.Tomris yüksek sesle "Bu ne pis bir koku bu ne iğrenç bir yer" dedi.Ülgen karanlık bir tavırla "sen daha aşağı katları görmedin"dedi.Birlikte diskonun kuytu köşelerinden dönüp müziği arkalarında bırakarak gizli bir kısma geldiler.Düz taş duvar gibi gözüken yerin karşısında duruyorlardı.Tomris ortamın soğukluğunun tersine sıcak bir tonda "Ne bu Diagon yoluna geçiş duvarımı sevgili Hagrid'im" dedi ve güldü.Ülgen onun gülmesine eşlik edip "Ona benzer bir şey benim körpe Harryim" dedi ve duvarda ki en eski görünümlü taşa dokundu.Karşılarına karanlık ve uğultulu seslerin geldiği bir derinşliğe döne döne inen bir merdiven çıktı.Tomris sarkastik bir şekilde"Hep dönerli merdiven olur zaten asansör hak getire"dedi.Ülgen tatlı bir yan bakış atıp onu hala sıkı sıkı tuttuğu elinden hafife çekip merdivenleri indirmeye başladı.Tek tek katları indiler.Her katta merdivenin iki yanında kadınların ve erkeklerin orta yerde değişik pozisyonlarda seviştiği kırımızı ışıklı koridorlar vardı.Koridorlar kapılarla doluydu.Dört kat sonra bu sefer koridor değil geniş bir alana geldiler.Ülgen son basamakta durup Tomris'e döndü ve "Esas yüksek kademedekiler burda takılır.Burayı bar gibi düşün ama müzik azdır.Sadece konuşulur herkes birbirini tartar.Sonra elbette ki içerler ama bu içkiler yukardakilerin içtiği tarz bişey değil"dedi.Tomris merakla "Ne tarz bişey 0 negatif kan mı?"dedi ve güldü.Ülgen bezmiş bir şekilde "Anlıyorum gerginliğinle böyle başa çıkıyorsun ama lütfen esprilerin bir sonu gelsin artık"dedi.Tomris tatlı tatlı cilveyle "Tamam sustum ne içiyorlarmış onu söyle" dedi.Ülgen "İnsana enerji veren ama enerji içeceği olmayan tuhaf bişey.O yüzden sana verileni az iç" dedi.Tomris sakince "Tamam başka bilmem gereken bişey var mı?" dedi.Ülgen sıkılarak "Sen burda benim kölemsin" dedi ve hızlıca onu kolundan tutup köşeyi dönüverdi.Tomris bunu cevabını çıkınca vermeye kendine söz verdi.