7. bölüm · TUTSAK

Bölüm 6

Lavinya Stepen

Lina tekrar etti "Demir ben aldırmak istiyorum neden anlamıyorsun."

Lina o cümleyi söylediği an ev sessizleşti.

Demir birkaç saniye boyunca hiç hareket etmedi.

Sadece ona baktı.

Ama o bakış… normal değildi.

Adamın yüzündeki bütün sıcaklık kaybolmuştu.

“Ne dedin sen?”

Lina’nın gözleri doldu ama geri adım atmadı.

“Ben anne olmaya hazır değilim.”

Demir yavaşça ayağa kalktı.

Çok sakindi.

Fazla sakin.

“Bir daha söyle.”

Lina’nın kalbi hızlandı.

Ama yine de konuştu.

“Ben bu çocuğu doğurmak istemiyorum.”

Bir anda salondaki sehpa yere savruldu.

Cam parçaları her yere dağıldı.

Lina korkuyla geri çekildi.

Demir nefes alıp veriyordu. Ellerini saçlarından geçirip küfür etti.

“Sen kafayı mı yedin?!”

Sesi bütün evde yankılandı.

Lina ağlamaya başladı.

“Benim bir hayatım var!”

“BENİM DE VAR!” diye bağırdı Demir. “VE O ÇOCUK BENİM ÇOCUĞUM!”

Adam öfkeyle masadaki her şeyi yere fırlatmaya başladı. Bardaklar kırılıyor, eşyalar dağılıyordu.

Lina hayatında ilk kez onu böyle görüyordu.

Kontrolünü tamamen kaybetmişti.

“Demir sakin ol—”

Adam bir anda ona döndü.

“SAKİN Mİ OLAYIM?!”

Lina korkuyla geri çekildiğinde Demir ona doğru yürüdü.

Adım adım.

Gözleri kararmıştı.

“Sen beni bırakıp gideceksin.”

“Hayır ben sadece—”

Demir aniden onu kolundan tuttu.

Sertçe.

Canı yandı.

“BIRAK!”

Adam onu kendine çekti.

“Sen benim çocuğumu öldürmeyeceksin.”

“Bu benim bedenim!”

Demir o an tokadı vurdu.

Lina’nın başı yana savruldu.
Sonra onu duvara dayadı çenesini avuçladı sıkıyordu. Lina korkudan titriyor, bir yandan" canım yanıyor dur "diyordu. Demir " Dua et hamilesin yoksa sana yapacaklarımı tahmin bile edemezsin "dedi bağırarak.

Ev sessizleşti.

Lina birkaç saniye nefes bile alamadı.

Yanağı yanıyordu.

Gözlerinden yaşlar akmaya başladı.

Demir’in nefesi ağırlaştı.

Kendisi bile ne yaptığını anlamamış gibiydi.

Ama geri çekilmedi.

Çünkü öfkesi sevgisinin önüne geçmişti artık.

“Beni buna sen zorluyorsun.”

Lina korkuyla ona baktı.

Ve ilk kez cevap veremedi.

Çünkü gerçekten korkmuştu.

O geceden sonra her şey değişti.

Demir artık Lina’yı yalnız bırakmıyordu.

Telefonunu aldı.
Laptopunu kaldırdı.
Kapıya iki koruma koydu.

Demir istediğinde ailesini arıyor birşey belli etmeden konuşup kapatıyordu. Evden çıkmaya çalıştığında korumalar önüne geçiyordu.

“Bey izin vermedi hanımefendi.”

Bir süre sonra Demir eve iki kadın çalışan getirdi.

Biri temizlikle ilgileniyordu.

Diğeri yemek ve alışveriş işleriyle.

Ama asıl görevleri Lina’yı izlemekti.

Lina bunu hissediyordu.

Artık kendi evinde bile özgür değildi.

Günler geçtikçe Lina sessizleşti.

Çünkü Demir sinirlendiğinde ne yapacağını bilmiyordu artık.

Bir gece annesini özlediğini söylediğinde Demir direkt telefonu çıkarıp önüne koydu.

“Ara.”

Lina şaşkınca baktı.

Demir koltuğa oturdu.

Bakışları soğuktu.

“Hoparlöre al.”

Lina’nın elleri titriyordu.

Annesi telefonu açtığı an gözleri doldu.

“Kızım?”

Lina konuşamadı.

Çünkü Demir onu izliyordu.

Sessizce.

Ama o sessizlik bile tehditti.

“İyiyim anne…”

Annesi hemen anladı.

“Sesinde bir şey var.”

Demir gözlerini kısmıştı.

Lina bunu görünce kalbi sıkıştı.

Çünkü ailesine zarar verebileceğini düşünüyordu artık.

Gerçekten.

Bu yüzden zorla gülümsedi.

“Aslında size bir şey söyleyecektim…”

Boğazı düğümlendi.

“Bir erkek arkadaşım var.”

Annesi şaşırdı.

“Ne?”

Demir başını hafifçe salladı.

Devam et der gibi.

Lina’nın gözlerinden yaş süzüldü.

“Yakında tanıştıracağım…”
Annesiyle güzelce konuştu Lina .

Telefon kapandığında Lina ağlamaya başladı.

Demir ise sadece onu izledi.

Sonra yanına gelip çenesini tuttu.

“İşte böyle uslu dur.”

Lina gözlerini kapattı.

Çünkü artık kendini gerçekten mahkûm gibi hissediyordu.

Bir hafta sonra Demir:

“Hazırlan.”

dedi.

Lina korkuyla ona baktı.

“Nereye gidiyoruz?”

“Benim ailemin evine.”

Adam onu ilk kez resmi olarak ailesiyle tanıştıracaktı. Lina istemiyordu ama korkuyordu.
"Ben gelmesem " dedi titrek ve korkarak.
Demir "geleceksin önce doktora gidip bebeğe baktıracağız sonra da bizim eve taşınacağız hiçbir şey alma ben alışveriş yaptırdım sana hepsi arabada" dedi. Netti ve sertti tavrı lina korkuyla hazırlandı.
İlk önce doktora gittiler. Doktor lina'ya sorular sordu ,en son adet tarihi, bulantısı varmı vs. Sonra ultrasonla baktı. Ama biraz inceledikten sonra bebeğimiz hafta olarak geriden geliyor bunun için belli başlı şeyler yapacağız dedi. Ve orada konuşma bitince çıktılar . Arabada Denir hiç konuşmuyordu canını sıktı duydukları belliydi ama bu Lina 'nın suçu değildi ki .Lina ilk kez üzülmüştü aslında bebeğiyle arasında fark etmediği bir bağ vardı. Arabada elini karnına götürdü istemsizce. Demir eczaneden vitaminleri ilaçlari vs aldı yola devam ettiler. Demir Lina ,ya bir anda dönüp "senin yüzünden" dedi . Lina şaşırdı anlamıştı ne kast ettiğini çünkü " Demir evet ben başta istemiyordum ama artık kalp atışı olan ve benim canımda kanımda olan bir parçaya bile isteye zarar veremem" dedi gözleri dolarak . Demirin yüzünde biraz daha sertlik hafifledi ve nihayet yalıya geldiler.

Demir’in ailesi Lina’yı gördüğü anda istemedi.

Özellikle annesi.

Kadının bakışları direkt Lina’nın açık saçlarına, kıyafetlerine kaymıştı.

Yüzündeki memnuniyetsizlik gizlenmiyordu bile.

Akşam yemeği boyunca sürekli imalı konuşmalar yaptı.

“Bizim ailemiz daha muhafazakârdır.”

“Demir eskiden böyle kızlarla ciddi düşünmezdi.”

Lina’nın elleri titriyordu. Onlara haddini çok güzel bildirip orayı terk etmeyi iyi biliyordu ama Demirin korkusundan ses çıkarmıyordu.

Ama Demir de hiç ses çıkarmıyordu.

Ta ki annesi sonunda:

“Bu kız sana uygun değil.”

deyinceye kadar.

O an Demir yavaşça çatalını bıraktı.

Ev sessizleşti.

Adam annesine soğuk şekilde baktı.

“Hamile.”

Masadaki herkes dondu.

Lina’nın yüzü bembeyaz oldu.

Demir gözünü bile kırpmadan devam etti:

“Ve ben evleneceğim.”

Annesinin yüzü değişti.

Babası sertçe ayağa kalktı.

“Evlenmeden hamile mi bıraktın sen?”

Demir hiç utanmadı.

“Evet.”

O an evdeki bütün hava değişti.

Kimse Lina’yı istemiyordu.

Hem açık olduğu için…
hem Demir’in hayatına uygun görülmediği için…
hem de hamile kaldığı için…

Ama çocuk yüzünden seslerini tamamen çıkaramıyorlardı.

Çünkü Arkan ailesinde soy her şeydi.o akşam yalı da hazırlanan yatak odasına yerleştiler . Demir lina'nın ailesiyle tanışacakdı durumu izah edeceklerdi ve evleneceklerdi. Demir hepsine karar veriyor linaya ise onaylamak düşüyordu sadece.

Birkaç gün sonra Demir Lina’yı Ankara’ya götürdü.

Araba boyunca Lina hiç konuşmadı.

Demir’in yanında otururken bile geriliyordu artık.

Adam ise direksiyona tek elle tutunmuş, diğer eliyle sürekli Lina’nın dizine dokunuyordu.

Sanki hâlâ onu sakinleştirebileceğini sanıyordu.

Ama Lina artık onun yanında sadece korku hissediyordu.