6. bölüm / 7
Turan Timi6. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 6. Bölüm
- 1 1.Bölüm421 kelime
- 2 2.Bölüm3.559 kelime
- 3 3.Bölüm2.543 kelime
- 4 4.Bölüm943 kelime
- 5 5.Bölüm2.071 kelime
- 6 6. Bölüm799 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. Bölüm371 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Napıyordum hangi kardeliğe sürükleniyordum bilmiyorum noluyordu bana böyle?
Odaya geçtiğimde Sare dönmüş telefonuyla ilgileniyordu ona söylemezsem içim içimi yerdi
"Sare ben birşey yaptım"
"Naptın?"
"Bektaş'ı öptüm"
"Af buyur?"
"Bektaş'ı öptüm"
"Oha! Yuh! Çüş! Ebesininki! Neden öptün amına koyim?"
"Çağrı'yı gördüm burda hastanede üstelik Bektaş'la ilgilenen doktor Bektaş'ın odasındayken geldi kaldım öyle hortlak görmüş gibi"
"Bektaş kabul ederse birlikte Çağrı'yı döveriz!"
"Bi dur ya ne meraklısın şiddete! Çağrı çıkınca Bektaş otomatik olarak beni sorguya çekti olayı zaten biliyordu Çağrı'nın o herif olduğunu öğrenince delirdi bende susturmak için öptüm."
"Susturmak için olduğuna eminmisin?"
"Bilmiyorum, kafam çok karışık"
"Tamam yat dinlen o zaman"
"Sen kalıcan sanırım"
"Aynen"
"Tamam"
Tam yatağa geçeceğim sırada Fazıl odaya daldı
"Dingonun ahırımı lan bura! Napıtığını sanıyorsun sen?"
"Komutanım nolur sonra fırça atın" dediğimde yüz ifademde sinirlerimde yumuşamıştı
"Birine birşey mi oldu?"
"Komutanım Sancar komutan gözlerini açtı son kontrollerden geçip normal odaya alıncak"
Sancar'ın iyi haberini alınca Sare rahatlamış görünüyordu şaşırtıcı.
"Ama komutanım"
"Fazıl taksit taksit söyleme!"
"Çolpan'ın durumu ağırlaştı komutanım"
"Ne?"
Bacağımdaki sargıyı siktir edip olabildiğince hızlı bir şekilde yoğun bakımın önüne geldim geldiğimde tüm tim burdaydı
Mehmet abi "Hadi be kızım! Hadi şimdi olmaz!" diye sitem ediyordu haklıydı şimdi olmazdı Çolpan.
On dakika süren müdahalenin ardından doktorlar çıktığında hepimizin gözü doktorun dudağının arasından çıkcak olan kelimelerdeydi
"Hasta müdahale ettiğimizde şoka girmiş durumdaydı fakat gerekli müdahaleleri yaptık şuan durumu oldukça iyi hatta görmek isteyen olursa yormadan görebilir" dediğinde hepimiz derin bir oh çektik Fazıl hiç birimize fırsat vermeden "Komutanım! Ben gireyim mi?" diye atladı bu hali hepimizi güldürmüştü "Gir hadi gir" diyerek izin verdi Yiğit komutan.
Fazıl Hakan
Olabildiğince hızlı hazırlanıp odaya girdim ve yatağın yanındaki koltuğa oturdum ve koltuğu biraz daha yatağa yaklaştırdım gözünü açmıyordu belki ama beni duyduğunu ve yanında olduğumu hissettiğini biliyorum
"Sevgilim," diyerek serum takılı olan elini avcumun içine koydum ve iğnenin girdiği damarı okşadım canı çok acıyormuydu? Nasıl dindirebilirdim acısını?
"beni çok korkuttun." dedim elini okşarken
"Aklım çıktı sende beni bırakıp gidiyorsun diye."
"Gitme sevgilim,sensiz ben olmaz"
duyuyor söylediklerimi beni bırakıp gitmemek için mücadele ediyor biliyorum. Süre dolana kadar sessizce sevdiğim kadını izledim tek kusuru kusursuz olmasıydı..
Kapının açıldığını duydum "Sizi dışarı alalım lütfen" dedi hemşire elimde olsa daha fazla kalırdım ama kimseyi zora sokmak istemiyordum "Tamam geliyorum" diyerek hemşireyi onayladım oturduğum koltuğu düzeltip odadan çıktım.
Umay Günay
Fazık hevesle Çolpan'ın yanında girdiğimde hepimiz rahatlamıştık odalarımıza dağılacakken bacağımda hissettiğim sızıyla yüzümü ekşitmeden edemedim Bektaş bunu fark etmiş olacak ki "Ayağındaki sargı nerde? Sen kendini hiç umursamıyo musun?" konuşmama fırsat vermeden "Düş önüme!" lafını ikiletmeden sargımın yapılacağı odaya gelmiş doktoru bekliyorduk
"Niye kendini umursamıyorsun?"
"Kendimi umursamadığım felan yok Bektaş haberi alınca bir anlık gelişti"
"Gelişmesin!"
"He Bektaş gelişmez!"
"Senin Bektaş diyen ağzını" cümlesini tamamlayamadan doktor içeri daldı bir saniye Çağrı'ydı lan bu! Bumu ilgilenicekti bacağımla Allah'ım sana geliyorum!
"Sen ne ayak doktor?" dedi Bektaş kin dolu bir sesle
"Bektaş" diye uyardım
"Bak komutan ben doktorum karşımdaki güzellikte benim hastam yani burda olmam gayet doğal" dedi pişkin pişkin öldürürüm lan ben bunu!
"Sensin lan güzel sensin güzel! Hastaymışmış siktir git senin hastan olacağıma geberirim!"
"Sen benim olana güzellik mi dedin?" dedi Bektaş sanırım idrak edememişti yada etmişti ama etmek istemiyordu Çağrı ise onu umursamadan bana dönmüştü
"Hala çok hırçınsın" benim şarteller atıyordu!
"LAN ECADINI SİKTİĞİMİN KROMOZOMSUZ SİK KIRIĞI SENİ BİR DÖVERIM VARYA GÖRÜRSÜN HIRÇINLIĞI!"
"Sana bırakmam ben o hırçınlık gösterisini"
"Bektaş!"
"Ne Bektaş?"
"Yaralısın"
"Yaram şuan umrumda gibi mi duruyor Umay!"
"Benim umrumda! Dur durduğun yerde şu siktiğimde işini yapsın gitsin!"
"Umay elinde sonunda dövücem ben bunu bırak işte!"
"Lütfen"
"Bunu yazıyorum ama"
beş dakikanın sonunda Çağrı denen ismi lazım değil işini bitirip çıkmıştı fena ağrım vardı.
"Teşekkür ederim"
"Ne için?"
"Beni kırmadığın için"
"Seni kırcağıma kafamı kırarım güzellik" güzellik kısmını bastıra bastıra söylemişti
"Kızıyosun bana biliyorum ama değmez Bektaş"
"Azcık hırpalasaydım bari onada izin vermiyorsun! Ayrıca evet kızıyorum hemde tahmin edemeyeceğin kadar kızıyorum!"
"Sende beni anla nolur adını duysam bataklığa düşüyorum zaten"
"Ben seni o bataklıktan canım pahasına çıkarırım bunu biliyorsun"
"Biliyorum"
"Güzel,o zaman dövüyorum!"
"Bende seni vuruyorum!"
"Sen beni vuralı çok oldu üsteğmen"
"Boş edebiyat yapma canım"
"Canınmıyım gerçekten?"
"Bektaş!"
"Söyle güzelim"
"Ben kime ne anlatıyorum ya? Ben kime ne anlatıyorum"
"Hemen trip at zaten"
"Git ya git dinlemicem ben"
"Tamam birlikte dinlenelim" dediğinde gözlerim fal taşı gibi açtım
"Sare'de öyle diyo"
"Sare Sancar'ın yanına gitmiştir"
"Ee yani?"
"Yani seninle,sana sarılarak uyuyacağım"
"Güzel rüyaymış"
"Çağrı'ya dokunmam! Vallahi bak! Ya hadi nolur bir kez ya!"
"Ama"
"Aması yok bunun"
"Birşey yapmayacaksın ama yoksa vallahi vururum seni!"
"Söz"
"İyi" dediğimde çocuk gibi sevinmişti ve odasına geçtik "Yaraların canını acıtmayak şekilde yerleş ben kalan kısma kıvrılırım" sözümü ikiletmeden uslu bir çocuk gibi dediklerimi yaptı bende kalan boşluğa uzandım heryerim ağrıyordu uzandığım gibi Bektaş beni kendine çekmiş çenesini başımın üstüne yerleştirmişti kolları arasında kayboluyordum adeta bu adam insan olamazdı! Bir süre konuşmadan öylece durduk daha fazla açık tutamadım göz kapaklarımı ve başımın Bektaş'ın omzuna düştüğünü hissettim.
Bölüm etkileşimi
