Turan Timi kitap kapağı

4. bölüm / 7

Turan Timi

4.Bölüm

Vaveyla Yazarı: okurveyazarbiri

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 4.Bölüm

Yüzümüze makyajla ufak tefek yara izleri yapılmıştı en az kendi saçımız kadar gerçekçiydi ve biz,biz değildik. Fazıl ve Sancar'da çok bir değişiklik yapılmamıştı sadece ikisinede sakal eklenmişti fakat doğruyu söylemek gerekirse sadece sakal bile onlarda büyük bir değişim yaratmıştı. Hazırlıklarımız tamamlanmış hangarda bekliyorduk tim bizi uzaktan izleyip olası bir durumda harekete geçicekti hangarın kapısında dikilmiş çay içip operasyonu düşünüyorken bana doğru gelen ayak seslerini işittim yanıma ilerledikçe nefesini ensemde hissediyordum bu görevi kabul ettiğim için bana çok kızgındı ama umrumda bile değil söz konusu vatan.
"İlla burnunun dikine gidiceksin değilmi?"
"Evet komutanım,sorun mu var?"
"Var Umay var. Albayın ağzından senin ismin çıktığından beri var"
"Komutanım özel hayatımızda istediğiniz kadar endişelenin umrumda değil. Beni seviyor olabilirsiniz ama duygularınızı işinizle karıştırmamanızın gerektiğinide biliyorsunuz. Bana istediğiniz kadar bağırın çağırın kızın gerçekten umrumda değil ben bu işin sonuna kadar gideceğim hatta gerekirse şehadet şerbetini içeceğim."
"Umay" sesi yorgun çıkıyordu
"İzninizle" diyip hangardan içeri girdim
"Avukatımın kankitosu gel kız sende ye birşeyler bak operasyona gideceğiz"
"Lan dingil bana bidaha kız dersen vallahi vururum seni"
"Vahşisin kızım sen vahşi hemen çemkirmeye başlıyorsun seninle evlenicek adama Allah sabır versin" son kısmı büyük bir imayla söylediğinde bir süre duraksadım
"Birincisi ben vahşi felan değilim ikincisi evlenmeyi heeeç düşünmüyorum üçüncüsü Sare senin nerden avukatın oluyo lan?"
"Avukatım olmasını istiyorum oda oluyor"
"Komutanım bu avukat kim?" diye lafın ortasından daldı Bertuğ avukat zaafı vardı canım çömezimin
"Yakın arkadaşım çözmezim"
"Güzel mi bari komutanım?"
"Sanane olum baksana sen kendi randevu defterine"
"Ya Mehmet abi görüyorsun dimi yavşıyolar bildiğin benim kızıma"
"Lan dallamalar bulaşmayın benim küçüğümün arkadaşına oyarım hepinizi"
"Mehmet başçavuşum iyi hoş diyorsunda senin bu küçük hep burnunun dikine gidiyor az bile ona"
"Siz çok biliyorsunuz komutanım"
"Biliyorum üsteğmen" cevap vereceğim sırada Fazıl'dan memnuniyetsiz bir ses yükseldi
"Komutanım bu sakal bana bir farklı geldi sanki çirkinleştim gibi ne diyorsunuz?"
"Yok Fazılcığım ne çirkinliği bebek gibisin bebek"
"Aşıksın bana biliyorum Çolpan."
"Ben senin neyine aşığım acaba?"
"Bence Fazıl komutanım size aşık Çolpan komutanım" diyerek ağzı dolu bir sesle fikrini belirtti Altemur hepmiz bıyık altından gülünce
"Lan gerzek ben bunun neyine aşık olayım? Saçmaladın iyice bal evden atarım seni"
Alparslan,Bertuğ,Altemur,Fazıl aynı evde kalıyolardı evleri belediye çöplüğünden farksızdı gidersem temziliyordum elimden geldiğince ama pek bi faydası olmuyordu
"Pardon Fazılcığım duyamadım? Bu mu dedin sen bana?"
"Aynen bu dedim"
"Öncelikle benim bir adım var ve bana adımla hitap ediceksin. Ayrıca gayet güzel bir kadınım tatlım ben çok konuşma"
"Güzelliğine lafım yok taş gibi hatunsun ama tipim değilsin"
"Ay Allah aşkına senin tipin ne ya?"
"Ya komutanlarım Allah belamı vereydide açmasaydım çenemi bir susun ya! Baba komutan sende destek çık nolur"
Baba komutan.. Mehmet abinin lakabı ikinci babam,babamız.
"Kendin kaşındın dicem ama harbi susun lan ayarsız dingiller"
Telefonum çalıyordu operasyon öncesi hemde telefonu çıkarıp ekranda yazan isme baktım Açelya arıyordu kesin gine bir boklar yedi götünü kurtarmam için arıyor Açelya birlikte büyüdüğüm anne tarafı kuzenim,sevdiğim tek kuzenim bu yüzden yeri bende çok ayrı daha taptazecik bir avukat kendisi ama en iyi yerlere geleceğinden şüphem yok
"Ne var lan hayırsız kuzen" diyerek açtım telefonu
"Kuzey bana yazdı"
"Kuzey sana mı yazdı? Gebertirim lan o sarıyı ne yazdı gine? Ya hem siz ayrılmadınız mı ne diye yazıyo hala?"
"Ayrıldık. "Açelya bir baksana" yazdı"
"Anan baksın sana köpek diyemedin mi mal"
"Diyemem kırılır"
"Açelya sen su katılmamış bir malsın hayatım. Kırılırmış lan kırılıyorsa kırılsın o seni azmı kırdıda sen şimdi vicdan yapıyorsun? Eğer kıramazsan ver bana hesabın şifresini ben o gavatı çok güzel kırarım!"
"Ya yok tamam ben halledicem olmadı abisine yazarım"
"Yemişim abisini kardeşinden ne hayır gördükte abisinden görelim?"
"Sende haklısın"
"Haklıyım tabii ablalar hep haklıdır şekerim neyse ne yaz biliyomusun"
"Heh söyle konuyu gine yaş farkına getirdiğini farketmedim sanma"
"Bakamam sevgilim var abin baksın sana"
"Ya sevgilim mi var benim gerizeklı ayrıca abin baksın ne?"
"Abin baksın anan baksından kibar bence"
"Off"
"Götüm beğenmiyorsan görüldü at bas engeli ne lafa tutuyon beni göreve gidicem"
"Senden yardım isteyen de kabahat!"
"Ablaya çemkirilmez velet."
"Ya aramızda iki yaş var alt tarafı ya!"
"İki yaş iki yaştır be küçüğüm neyse tutma beni daha fazla lafa öptüm çok dikkat et kendine Sare'yle haberleşirsiniz birşey olursa"
"Tamam gülüm bende çok öptüm" diyerek vedalaştık ve telefonu kapattım kapattığım sırada albay hangara giriş yapmış olacak ki Altemur "Dikkat!" diye kükredi hızlı bir şekilde sırayla dizildiğimizde albay tam karşımızdaydı
"Aslanlarım Allah yardımcınız olsun ayağınıza taş değmesin!"
""Sağ ol!"
"Kızlarım çok dikkatli olun olur mu? Eğer tek bir saç telinize zarar gelirse bizi kimse durduramaz." dedi baba şefkatiyle sanki bizi bu göreve hiç göndermek istemiyordu ama oda farkındaydı emre karşı gelinmezdi görev kutsaldı.
"Emredersiniz komutanım!"
albay arkasını dönerek hangardan çıkmıştı adam öyle endamlı yürüyorduki hayran kalmamak mümkün değil tam anlamıyla idol bunları düşünürken helikopterin iniş yaptığını fark ettim Yiğit komutan bir saniye bile duraksamadan "Tim helikopter bin!" diye haykırdı Yiğit komutanın emri üzerine hepimiz helikoptere bindik fakat içim hiç rahat değildi sanki kendi ellerimizle cehenneme gidiyordukda umrumuzda değildi.
Uzun bir süredir helikopter camından dışarıyı seğrediyordum yüzümü asla ona çevirmiyordum eğer çevirirsem karşılaşacağım manzarayı çok iyi biliyordum derin düşüncelere dalacağım sırada helikopter pilotumuz Aytaç binbaşı "Arkadaşlar sizi indireceğim bölgeye 15 dakika kaldı hazırlanabilirsiniz"
Yiğit komutan hepmiz adına "Emredersiniz komutanım." diyerek cevap verdi yaklaşık beş dakika geçti geçmedi bilmiyorum helikopterde büyük bir sarsıntı hissettik sikiyim helikopter yerden isabet almıştı ve siktiğimin siki kırık roketi motora denk gelmişti "Kontrolü sağlayamıyorum!" diye kendine kızarcasına bağırdı Aytaç komutan "Bulabildiğiniz yere olduğunca sıkı tutunun düşüyoruz!" dediğinde hiç birimizde ne korku vardı,ne endişe ne de panik düğüne gidercesine rahattık boşuna dememişler savaş Türk'ün düğünüdür diye cesaret edip sonunda Bektaş'a bakabilmiştim gözlerinde kavuşamamanın hüznü vardı sanki "Beyler ve bayanlar hakkınızı helal edin! Benden yana helal olsun." diyerek ortamın havasını son kez dağıtmaya çalıştı Yiğit komutan hepmiz bir ağızdan "Helal olsun komutanım!"
diyerek şehadetimizi getirdik ve helikopter düştü.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.