Bölümler 6Şu an: TİTANOMAHİA (Babam beni yemeye çalıştı)
Titanlar Çağı bütün görkemiyle hüküm sürüyordu. Dağlar göğe yükselmiş, nehirler yataklarını bulmuş, güneş her sabah Helios'un at arabasıyla ufuktan doğmaya başlamıştı. Dünya artık gençliğinin karmaşasını geride bırakmış, evren kendi düzenini kurmuştu. Fakat görünen düzenin ardında, yalnızca kaderin duyabildiği sessiz bir çatlak büyüyordu.
Titanların hükümdarı Kronos, altından tahtında oturuyor, göğün, denizin ve yeryüzünün efendisi olarak hüküm sürüyordu. Kudreti tartışılmazdı. Onun buyruğu altında Titanlar çağının en görkemli günleri yaşanıyordu. Ne var ki en büyük hükümdarlar bile bazen en büyük korkularının esiri oluyordu. Çünkü bir gün, tıpkı babası Uranos'a söylendiği gibi, Kronos'a da bir kehanet fısıldandı:
"Senin hükmün, kendi soyundan gelen bir evlat tarafından sona erecek."
Uranos'un ahı tuttu
İşte o andan sonra Kronos'un oturduğu taht altından da, olsa yüreği korkuyla örülmüştü. Ve korku, en güçlü Titanı bile zalimleştirmeye yetti. Ne zaman kendi kanından bir tanrı doğsa, onu bağrına değil, karanlığına aldı. Doğan her bir tanrıyı birer birer yutmaya başladı.
İlk çözüm olarak korunmak yerine çocuk yemek? Vizyoner bir ebeveyin
Böylece ilk Hestia'yı yuttu. Sonra Demeter'i. Sonra Hera'yı. Ardından Hades'i ve Poseidon'u. Böylece çocuklar yaşadılar fakat ışığı göremediler. Artık onun için tehdit oluşturan birer varis değillerdi. Rhea ağladı. Toprak onun gözyaşlarını içine çekti, dağlar sessiz kaldı.
Kehanet kendini gerçekleştirmiyor. Siz panik olup onu gerçekleşmeyezorluyorsunuz.
Ve Rhea, altıncı çocuğunu taşıdığı günlerde Gaia'nın bilgeliğine başvurdu.
Gaia ona dedi ki:
"Umut karanlığın düşmanıdır. Ida Dağı senin sırrını saklayacaktır."
Bunun üzerine Rhea gece vakti yola çıktı. Rüzgar onun izini örttü. Deniz ona yol açtı, dağ onu bağrına aldı. Ve Girit'in yüksek mağaralarında bir tanrı doğurdu. Adını Zeus koydu. Sonra büyük bir taşı kundaklayıp Kronos'un önüne götürdü. Kronos baktı. Şüphe etmedi. Taşı tanrı sanarak yuttu.
NASIL BU KADAR ALIK OLABİLİRSİN Kİ AMK
Fakat kaderi yanıltmak Kronos'un sandığından daha zordu. Tanrı mağaranın karanlığında büyüdü. Keçi Amaltheia onu sütüyle besledi. Umarım kaynatmışsınızdır. Kalkan taşıyan savaşçılar, Zeus her ağladığında tunç kalkanlarını birbirine vurdu böylece sesi Kronos'a ulaşamadı.
Yıllar birbirini izledi. Tanrı delikanlı oldu. Omuzları dağlar kadar geniş, bakışları deniz kadar derinleşti. Fakat onu güçlü yapan yalnızca kuvveti değildi. Sabretmeyi, dinlemeyi ve beklemeyi iyi biliyordu. Ve günü geldiğinde, intikam alma sırası artık ondaydı.
Zeus babasının mabedine girdi. Yanında kadimlerin hazırladığı acı bir iksir vardı. Onu ambrosia'ya kattı. Kronos içti. Önce sessizlik oldu. Sonra yeryüzü titredi. Ve Titan büyük bir haykırışla içine hapsettiği her şeyi geri verdi. dümdüz çocuklarını kusmuş
İlk önce taş çıktı sonra Hestia. Sonra Demeter. Hera ardından Hades. Ve en son Poseidon. Kardeşler birbirlerine baktılar. Uzun yılların karanlığı belki gözlerinden silinmedi fakat özgürlüğü ilk kez üzerlerinde hissettiler.
Zeus onlara şöyle dedi:
"Biz yalnızca bir taht için değil, yeni bir düzen, yeni bir yaşam için savaşacağız." Ve kardeşleri onun yanında durdu.
Fakat Gaia yeniden konuştu:
"Gücün henüz tamamlanmadı. Derinlerde saklı olanları bul.''
Bunun üzerine Zeus Tartaros'un en derin çukuruna indi. Orada Hekatonkheirlar zincirlerle zaptedilmiş, Kykloplar ise karanlıkta demir dövmeyi unutmuşlardı. Zeus onların bağlarını çözdü. Ve dedi ki:
"Sadece özgür olan, özgürlüğü koruyabilir."
Hekatonkheir başlarını eğdi. Kykloplar ateşlerini yeniden yaktı. Ve büyük ocaklarda, ak çelikten göğü titreten silahlar yaptılar. Zeus'a yıldırım, Poseidon'a üç dişli mızrak ve Hades'e görünmezlik miğferi armağan ettiler. Böylece savaşın vakti geldi. Ve savaş başladı.
Adamlar ordu kurdu ve silahlandı ama bir duyuma göre kronos hala kusuyor
Bir gün değil. Bir ay değil. On yıl boyunca gök ile yer birbirine çarptı. Dağlar parçalandı. Irmaklar yön değiştirdi. Denizler kabardı. Gökyüzü şarap kızılına büründü.
Titanlar kayaları kaldırıp fırlattılar. Yeniden doğan tanrılar yıldırımlarla karşılık verdi. Ne Titanlar geri çekildi ne de tanrılar diz çöktü. Çünkü her iki taraf da çağların sahibi olmak istiyordu. Ve dünya onların öfkesiyle sarsıldı. Onuncu yılın sonunda Zeus kardeşlerini çağırdı.
Ve dedi ki:
"Bugün yalnızca savaş bitmeyecek. Bugün gelecek hangi ellerde yükselecek, ona karar verilecek."
Poseidon denizleri ayağa kaldırdı. Dalgalar dağlar kadar yükseldi. Hades görünmeden düşman saflarına girdi ve kapıları açtı. Yüz kollu devler yüzlerce kayayı aynı anda savurdu. Gökyüzü taşlarla kaplandı. O vakit Zeus yüksek bulutların üzerine çıktı ve elindeki yıldırım, göğü ikiye ayırdı.
Kronos oğluna baktı. Ve ilk kez kendi korkusunun karşısında durduğunu gördü. plot twisti ilk yaşayan kişi
Yıldırım yere indi. Dağlar titredi. Gökyüzü aydınlandı. Titanların ordusu dağıldı, savaş sona erdi. avengers infinity war daha heyecanlıydı
Kronos ve onunla savaşan Titanlar Tartaros'un derinliklerine gönderildi. Hekatonkheir onların bekçisi oldu. Barış isteyen Titanlar ise bağışlandı. Çünkü yeni düzen yalnızca cezayla değil, dengeyle de kurulacaktı.
Sonra üç kardeş bir araya geldi. Ve yeryüzünü paylaştılar.
Göğün yönetimi Zeus'a verildi. Denizler Poseidon'a bırakıldı. Yeraltı Hades'in oldu. Toprak ise hepsinin ortak emaneti sayıldı. Böylece korkunun hükmü sona erdi ve düzen yeniden kuruldu.
İnsanlar daha sonra bu büyük savaşı unutmadılar. Şairler onu ezgilere dönüştürdü. Heykeltıraşlar taşa işledi. Çömlek ustaları kapların üzerine çizdi. Tapınakların duvarlarına yıldırım taşıyan Zeus'u, kayalar savuran Titanları işlediler.
çocuk kusan bi dev görsem veya elindeki şimşekle göğü ikiye yaran biri, galiba sanata sürüklenemezdim
Ve nesiller birbirine şu sözü aktardı. Hiçbir güç sonsuza dek sürmez. Korkuyla kurulan her düzen, sonunda kendi korkusunun içinde yıkılır. Fakat adalet arayanlar ve umudu koruyanlar, en uzun gecenin ardından doğan ilk ışığı görürler.
İşte Titanların Çağıböyle kapandı. Ve Olimpos'un Çağı böyle başladı.
Ben sizin kuracağınızçağın ta amk
Bölüm etkileşimi
