Bölümler 6Şu an: KHAOS
Spoiler: Khaos'un adı boşuna Khaos değil.
Başlangıçta ne gök vardı ne deniz ne ışık ne de zaman. Henüz gece doğmamıştı. Gündüzün ne olduğu bilinmiyordu. Dağlar yükselmemiş, nehirler akmamış, rüzgâr ilk nefesini almamıştı. Sessizlik bile henüz yaratılmamıştı. Çünkü sessizliğin var olabilmesi için önce sesin doğması gerekirdi.
Başlangıçta yalnızca Khaos vardı. O, sonsuz ve karanlık bir boşluktu. Sınırları olmayan, başlangıcı ve sonu bulunmayan uçsuz bucaksız bir hiçlikti. Ne yukarı vardı ne aşağı. Ne yaşam vardı ne ölüm. Her şey, henüz doğmayı bekleyen bir düşünce gibiydi. Sonra boşluk kıpırdadı. Hiçliğin içinden ilk varlık doğdu.
Acaba kıpırdadığı için hiç pişman oldu mu?
Gaia Toprak Ana.
Bütün canlıların anası. Dağların, ovaların ve ormanların özü ve yaşamın ilk yuvası...
Gaia gözlerini açtığında etrafında yalnızca sonsuz boşluk vardı. Tek başınaydı. Fakat yaşam, tek başına kalmayı sevmezdi. Bu yüzden Gaia, kendi varlığından yeni varlıklar doğurdu. Önce göğü yarattı, kendi üzerine uzanan sonsuz kubbeyi. Ve ona Uranos adını verdi.
Uranos yalnızca gökyüzü değildi. O, Gaia'yı bütünüyle örten sonsuzluktu. Gece olduğunda onun karanlığı toprağın üzerine iner, gündüz olduğunda ışığı yeniden yeryüzünü aydınlatırdı.
Sonra Gaia, yüksek dağları yarattı. Kayaları, vadileri ve dağların arasında yankılanacak ilk rüzgârı.
Ardından deniz doğdu. Pontos. Dalgaların babası. Henüz Poseidon yoktu. Daha denizlerin efendisi doğmamıştı. Fakat tuzlu sular çoktan dünyayı çevrelemeye başlamıştı.
Böylece dünya ilk kez şekil kazandı. Gökyüzü toprağı örttü. Denizler kıyılara ulaştı, dağlar göğe yükseldi. Ve zaman, ilk adımını attı.
Evren kuruluyor ve işi yapan yine kadın.
Uranos, Gaia'nın üzerine her gece yıldızlarla birlikte uzanıyordu. Onların birleşmesinden yeni varlıklar doğmaya başladı. İlk olarak üç korkunç kardeş dünyaya geldi. Alnının ortasında tek bir gözü bulunan Kykloplar. Yıldırımı dövecek demirciler ve göğü titretecek ustalar...
Onların ardından üç dev kardeş daha doğdu. Yüz kollu, elli başlı. Dağlardan daha büyük bedenlere sahip Hekatonkheirler... Her biri yüz savaşçının gücünü tek başına taşıyordu.
Sonra toprağın ve göğün çocukları olan on iki Titan doğdu.
Kedi gibi
Okeanos, Koios, Krios, Hyperion, İapetos, Kronos, Theia, Rheia, Themis, Mnemosyne, Phoibe ve Tethys. İşte tanrıların ilk büyük soyu böyle doğdu.
Fakat her doğum sevinç getirmez. Uranos çocuklarına baktığında korkuya kapıldı. Kyklopların gücü, Hekatonkheirlerin büyüklüğü ve Titanların kudreti...
Bir gün kendi tahtının, ondan doğan ellerde son bulabilecek olmasından korktu. Bu korku, sevgisinin önüne geçti.
Bir baba düşünün çocuklarından korkuyor... Konunun babalıkla bir ilgisi yok
Her yeni doğan çocuğunu Gaia'nın derinliklerine hapsetti. Onları güneşin hiç ulaşmadığı karanlık mağaralara zincirledi.
Baba olunca ilk refleksin çocuklarını hapsetmek olmamalı.
Toprak Ana, her gün evlatlarının çığlıklarını duyuyordu. Dağların içinden yükselen iniltiler, mağaraların yankısı, yeryüzünün derinliklerinden gelen acılar. Hepsi Gaia'nın yüreğinde büyüyordu. Ve o gün, toprağın içinde ilk kez öfke filizlendi. Çünkü hiçbir anne evlatlarının acısını sonsuza kadar sessizce izleyemezdi.
Ve tanrıların birbirine karşı ilk savaşı böyle başladı.
Mitolojiye hoş geldiniz. Bundan sonra kimse terapiye gitmeyecek.
Bölüm etkileşimi
