Bölümler 6Şu an: OLYMPOS'UN ON İKİSİ
Titanların gölgesi yeryüzünden çekildiğinde, evren yalnızca yeni bir hükümdar değil, yeni bir düzen de kazanmıştı. Titanomakhia'nın ardından gökyüzü uzun yıllar sonra ilk kez sessizdi. Yıldırımlar artık savaş için değil, düzeni korumak için çakıyor, denizler öfkeyle değil, ritimleriyle kıyıları dövüyordu. Kaosun yerini yavaş yavaş denge almaya başlamıştı.
Zeus, Olimpos Dağı'nın doruğuna çıktı. Bulutların üzerinde yükselen o kutsal dağ artık tanrıların evi olacaktı. Fakat tek bir tanrı, koskoca evreni yönetemezdi. Dünyanın her köşesi farklı bir kudret istiyordu.
Denizin, Yeraltının, Bilgeliğin, aşkın, savaşın, sanatın, hasadın ve ateşin ayrı koruyuculara ihtiyacı vardı. Böylece kader, Olimpos'un On İkilerini yavaş yavaş aynı göğün altında toplamaya başladı.
İlk paylaşım üç kardeş arasında yapıldı. Zeus, Poseidon ve Hades... Üçü de Kronos'un oğullarıydı.
Kaderin önlerine koyduğu dünyanın hangi parçasını yöneteceklerine güçleriyle değil, kura ile karar verdiler.
İlk defa "Bu işi tek başıma yapamam." diyen bir yönetici görüyoruz. Gelişim var
Zeus'a gökyüzü düştü. Bulutlar, fırtınalar, yıldırımlar ve tanrıların hükümdarlığı... Poseidon denizleri aldı. Dalgalar onun öfkesiyle kabarıyor, depremler üç dişli yabasının tek darbesiyle yeryüzünü sarsıyordu. Hades ise güneş görmeyen yeraltı ülkesinin efendisi oldu. Ölülerin ruhları onun sessiz krallığında sonsuz yolculuklarına devam edecekti.
Kura çekiminde yüzü en az gülen kişi. Babaso Kronos olmayabilir
Böylece evren ilk kez üç büyük kudret arasında dengelendi.
Zeus'un yanında ilk oturanlardan biri kız kardeşi Hera oldu. Evliliğin, aile bağlarının ve kraliçeliğin koruyucusuydu. Başında altın tacı, elinde asasıyla Olimpos'un tahtına oturdu. Mitolojinin en zor mesleği: Zeus'un eşi olmak
Ateş tanrıların elinde yeniden şekillendi. Ve o ateşten Hephaistos doğdu. Ateşin, demirin ve bütün ustaların tanrısı. Topal doğmuştu. Yeryüzüne düştüğünde kemikleri kırıldı. Ama elleri hiçbir zaman gücünü kaybetmedi. Akhilleus'un zırhını, Hermes'in asasını ve sayısız kutsal silahı o dövdü. Olimpos'un en sessiz tanrısıydı. Ama en büyük eserler onun ocağından çıkacaktı. En çok çalışan ama en az övülen işçi sınıfı
Bilgelik, savaş meydanında değil, bir baş ağrısıyla doğdu. Bir gün Zeus'un başı dayanılmaz biçimde ağrımaya başladı. Hiçbir tanrı bu acının nedenini anlayamadı. Sonunda demirci tanrı Hephaistos baltasını kaldırdı. Tek bir darbeyle Zeus'un kafatasını yardı. Ve yarığın içinden Elinde mızrağı, omzunda kalkanı, tam zırhlı bir Athena çıktı. Doğduğu anda yetişkin bir tanrıçaydı. Bilgeliğin ve stratejinin beden bulmuş hâliydi. Mitolojide doğum yöntemleri gerçekten standart dışı.
Sonra ışık doğdu. Leto'nun çocukları. Apollon ve Artemis. Biri güneşin, müziğin, kehanetin ve şifanın ışığını taşıdı. Diğeri gecenin sessizliğinde avlananların, vahşi doğanın ve ayın koruyucusu oldu. İkiz olmalarına rağmen birbirlerinin gölgesi değillerdi. Biri gündüz kadar parlak, diğeri gece kadar sakindi. Paylaşım ilk kez savaşsız bitti.
Sonra savaş doğdu. Ares. Zeus ile Hera'nın oğlu. Fakat onun temsil ettiği savaş, Athena'nınki gibi akıl değildi. O, kılıçların birbirine çarptığı anın çılgınlığıydı. Öfkeydi, kana susamışlıktı, kontrolsüz cesaretti. Bu yüzden Olimpos'ta bile en çok korkulan tanrılardan biri oldu. Klasik düşük egolu erkek
Sonra hız doğdu. Hermes. Daha doğduğu gün beşiğinden çıktı. Bir sürü sığır çaldı. İzlerini ters çevirerek sakladı. Yakalansa bile konuşarak kurtuldu. Doğar doğmaz suç kaydı oluşturmak da ayrı bir yetenek. Tanrılar onun zekâsına kızmak yerine hayran kaldılar. Böylece Hermes, tüccarların, hırsızların ve yolcuların tanrısı oldu.
Sonra şarap aktı ve Dionysos doğdu. Onun gelişiyle yalnızca üzüm değil, kutlamalar, tiyatro, dans ve insan ruhunun sınırlarını zorlayan bütün duygular dünyaya yayıldı. Olimpos'un en genç tanrılarından biriydi. Ama insanların kalbine en hızlı ulaşanlardan da biri oldu. Kalbine mi ulaştı yoksa kanına mı karıştı?
Sonra güzellik yürüdü. Denizin köpüklerinden doğan Afrodit. Nereye gitse gözler ona çevriliyordu. Tanrılar bile onun büyüsünden kaçamıyordu. Çünkü güzellik, bazen savaşlardan daha güçlüydü. Güzellik bir tanrıçanın özelliğiydi. Ama şimdi herkesin zorunluluğu oldu.
Ve böylece göğün hükümdarı Zeus'un etrafında, on bir büyük tanrı toplandı. Her biri dünyanın başka bir yönünü koruyordu.
Biri denizi Poseidon
Biri bilgeliği athena
Biri aşkı Afrodit
Biri ölümü hades
Biri ateşi Hephaistos
Biri hasadı demeter
Biri avı artemis
Biri savaşı ares
Biri güneşi Apollon
Biri şarabı dionysos
Biri haberleri hermes
Ve biri gökyüzünü zeus
Onlar birlikte yalnızca Olimpos'u değil insanlığın binlerce yıl boyuncaanlatacağı efsaneleri de inşa ettiler. Vekarşınızda Olympos milli takımı
Bölüm etkileşimi
