Bölümler 9Şu an: Yolda Kalan Beyaz Araba ve Beklenmeyen Misafir
- 1 İstanbul'dan Mardin'e Uzanan Yol327 kelime
- 2 Yolda Kalan Beyaz Araba ve Beklenmeyen Misafir253 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Devamı201 kelime
- 4 Rüzgarın estiği toprak133 kelime
- 5 Devamı157 kelime
- 6 Devam138 kelime
- 7 Taş Konağın Eşiği241 kelime
- 8 Devamı182 kelime
- 9 Misafir Dokdor179 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İstanbul’dan çıktığım o uzun yolculuk, artık son virajlarına girmişti. Kilometrelerce sürüp nihayet Mardin topraklarına ulaştığımda, içimde hem yorgunluğun hem de bilinmeyene duyulan merakın harmanlandığı garip bir heyecan vardı. Beyaz arabamla dar ve kıvrımlı dağ yollarından birinde ilerlerken, motor kısmından aniden garip bir ses yükseldi.
Önce hafif bir sarsıntı, ardından ön kaputtan yükselen ince bir duman... Refleksle hemen sağa çekip kontağı kapattım.
Dörtlüleri yakıp arabadan indim. Kaputu açtığımda karşılaştığım manzara karşısında elim kolum bağlandı, resmen çaresiz kaldım. Ne anlardım ben araba tamirinden? Telefonuma uzandım ama dağ başı sayılabilecek bu noktada çekmiyordu bile. Etrafta ne bir benzinlik ne de insan izi vardı. Güneş batmak üzereydi ve ben yabancısı olduğum bu coğrafyada, ortalık yerde kalakalmıştım.
Tam o sırada, ardımda güçlü bir motor sesiduyuldu.
Gözlerimi ışıktan korumak için elimi siper edip baktığımda, koyu renk, lüks siyah bir arabanın yanımda durduğunu gördüm. Arabanın camı yavaşça aşağı indi. Direksiyondaki adamın keskin, otoriter bakışları doğrudan beni buldu. Birkaç saniye süzdükten sonra tok ve coğrafyanın sertliğini taşıyan o sesle sordu:
— "Hayırdır doktor bey, yolculuk nereye böyle? Yolda kalmışa benziyorsun."
Şaşkınlıkla adama baktım. Üzerindeki geleneksel kıyafetleri, asil duruşu ve belindeki o ağırbaşlı havasıyla buranın yerli ağası olduğu her halinden belliydi. Gözlerimi alamayarak kıyafetlerini baştan aşağı süzdüm; İstanbul’da asla göremeyeceğim kadar otantik ve güçlü bir tarzdı bu. Şaşkınlığım yüzümden okunuyordu.
O ise halime hafifçe tebessüm ederek kapıyı açtı ve arabadan indi. Yavaş adımlarla yanıma yaklaştı:
— "Dur, ben bir bakayım arabaya doktor bey..." dedi, bakışlarını üzerimde gezdirerek ekledi: "Böyle şaşırdığına göre buralı değilsin belli ki... İstanbul’dan gelmişsin der gibi bir halin var."
Bölüm etkileşimi
