3. bölüm / 9
TOPRAĞIN RÜZGARIDevamı
Bölümler 9Şu an: Devamı
- 1 İstanbul'dan Mardin'e Uzanan Yol327 kelime
- 2 Yolda Kalan Beyaz Araba ve Beklenmeyen Misafir253 kelime
- 3 Devamı201 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Rüzgarın estiği toprak133 kelime
- 5 Devamı157 kelime
- 6 Devam138 kelime
- 7 Taş Konağın Eşiği241 kelime
- 8 Devamı182 kelime
- 9 Misafir Dokdor179 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Adamın söyledikleri karşısında adeta dondum kaldım. Hem buralı olmadığımı hem de İstanbul'dan geldiğimi bu kadar rahat tahmin etmesi beni şaşırtmıştı ama daha büyük bir şaşkınlık yaşadığım nokta başkaydı.
Hemen kendimi toparlayıp merakla atıldım:
— "Ben... Ben Rüzgar. Doktorum. Ama doktor olduğumu nereden bildiniz beyefendi?"
Toprak Ağa, yüzündeki o kendinden emin ve hafif tebessümlü ifadeyi bozmadan arabamın açık kaputuna doğru bir adım attı. Üzerimdeki beyaz gömleğe, hala yanımda duran ve arka koltukta açıkta duran tıbbi çantama ve en önemlisi de üzerimdeki o telaşlı ama şehre yabancı duruşuma şöyle bir göz gezdirdi.
Kollarını göğsünde kavuşturup tok sesiyle cevap verdi:
— "Buralarda yabancılar genelde iki sebepten yolda kalır Doktor Rüzgar; ya yolu kaybetmiştir ya da yeni tayini çıkmıştır."
Durdu, gözlerimin içine derin bir anlamla bakarak devam etti:
— "Üzerindeki o telaştan yolunu kaybetmediğin belli. Üstelik bu saatte Derikdevlet hastanesine doğru giden bir yabancı, ancak yeni atanan o genç doktor olmalı. Hem..." diyerek hafifçe güldü, "Gözlerindeki o 'ben buraya ait değilim' korkusunu ve heyecanını saklayamıyorsun. Doktor olduğun, halinden tavrından okunuyor zaten."
Söyledikleri karşısında ne diyeceğimi bilemeyerek öylece kaldım. Adamın hem keskin bir gözlem yeteneği hem de insanı okuyan bakışları vardı.
Toprak Ağa, fazla uzatmadan kaputa yöneldi: "Neyse, lafı uzatmayalım. Bakalım şu demir yığınına, derdi neymiş..."
Bölüm etkileşimi
