7. bölüm / 37
Tim Anka 27.Bölüm Gerçek
Bölümler 37Şu an: 7.Bölüm Gerçek
- 1 1.Bölüm Asker298 kelime
- 2 2.Bölüm Kıskanç371 kelime
- 3 3.Bölüm Erteleme785 kelime
- 4 4.Bölüm Teklif473 kelime
- 5 5.Bölüm Haz189 kelime
- 6 6.Bölüm Baskın566 kelime
- 7 7.Bölüm Gerçek438 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8.Bölüm Nöbet421 kelime
- 9 9.Bölüm İsteme220 kelime
- 10 10.Bölüm Yenge253 kelime
- 11 11.Bölüm Silah Tutan Eller244 kelime
- 12 12.Bölüm Yasak396 kelime
- 13 13.Bölüm Evet220 kelime
- 14 14.Bölüm Kasırga102 kelime
- 15 15.Bölüm Evli216 kelime
- 16 16.Bölüm Baskın 2216 kelime
- 17 17.Bölüm Yıkım295 kelime
- 18 18. Bölüm Bekleme249 kelime
- 19 19. Bölüm Duyar712 kelime
- 20 20.Bölüm Korku285 kelime
- 21 21.Bölüm Savunmasız236 kelime
- 22 22.Bölüm Dönüş458 kelime
- 23 23.Bölüm Şüphe469 kelime
- 24 24.Bölüm Gergin256 kelime
- 25 25.Bölüm Hamile571 kelime
- 26 26.Bölüm Yasak498 kelime
- 27 27. Bölüm His488 kelime
- 28 28.Bölüm Panik507 kelime
- 29 29.Bölüm Kabus254 kelime
- 30 30.Bölüm İsim569 kelime
- 31 31.Bölüm Timin Yemin Saçmalığı394 kelime
- 32 32.Bölüm Bebek Odası Kaosu304 kelime
- 33 33.Bölüm Yenilgi461 kelime
- 34 34.Bölüm Endişe386 kelime
- 35 35.Bölüm Tim378 kelime
- 36 36.Bölüm Minik Savaşçı108 kelime
- 37 37.Bölüm Final363 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapı kapandığında ev nihayet sessizleşti.
Tim’in ayak sesleri, şakaları, yarım kalan kahveler geride kaldı.
Asel derin bir nefes aldı.
Omuzları ilk kez gerçekten indi.
Alp perdeyi biraz daha kapattı. Işığı kıstı.
Sonra yatağın kenarına oturdu ama Asel’e dokunmadı.
Bilerek.
“İstersen konuşmayabiliriz,” dedi. “Ya da… istersen.”
Asel başını ona çevirdi.
Gözlerinde yorgunluk vardı ama korku yoktu.
“Konuşmak istiyorum,” dedi. “Sadece… sessizce.”
Alp başını salladı.
“Tamam.”
Bir süre ikisi de sustu.
Sonra Asel fısıldadı:
“Dün gece…” Durdu. Kelimeleri tarttı. “Beni korkutmadı.”
Alp’in kaşları hafifçe kalktı ama araya girmedi.
“İlk kez,” diye devam etti Asel, “birine bu kadar yakınken kendimi savunmasız hissetmedim.”
Alp yutkundu.
Sesini alçalttı.
“Ben de,” dedi. “Kontrolü kaybetmedim. Sadece… durmak istemedim.”
Asel gülümsedi. “Bu kötü mü?”
Alp başını iki yana salladı. “Hayır.” Bir an durdu. “Benim için… gerçekti.”
Asel yavaşça elini yatağın üzerinde kaydırdı.
Alp’in eline dokundu.
Sıkmadı.
Kaçmasına da izin vermedi.
“Benim için de,” dedi. “Ve sabah uyandığımda… gitmediğini görünce—” Sesi titredi ama ağlamadı. “İçim rahatladı.”
Alp o an dayanamadı.
Ama yine de acele etmedi.
Sadece Asel’e doğru eğildi. Alnını onun alnına yasladı.
“Ben kalırım,” dedi. “Gece de, sabah da. Ağrıda da. Sessizlikte de.”
Asel gözlerini kapattı.
Bir nefes verdi.
“Bunu sormak istiyordum,” dedi. “Dün gece sana… iyi hissettirdi mi?”
Alp hiç düşünmeden cevap verdi. “Evet.” Sonra ekledi: “Ama en çok şu an.”
Asel hafifçe güldü. “Hiçbir şey yapmıyoruz.”
Alp dudaklarını onun saçlarına değdirdi. “İşte o yüzden.”
Sessizlik tekrar geldi.
Ama bu kez boş değildi.
Bu sessizlik…
İki insanın birbirine zarar vermeden yakın durabildiği yerdi.Asel hiçbir şey söylemedi.
Yataktan kalkmadı, adım atmadı, ağlamadı da.
Sadece… Alp’in yanına doğru eğildi.
Yavaşça.
Sanki ani bir hareket her şeyi dağıtacakmış gibi.
Alp’in göğsüne alnını koydu.
Nefesi orada durdu.
Sonra kollarını, izin ister gibi, belirsizce onun etrafına sardı.
Bu bir sarılma değildi önce.
Bu bir tutunmaydı.
Alp dondu.
Refleks göstermedi.
Karşılık vermedi.
Sadece durdu.
Bir saniye.
İki saniye.
Asel’in nefesi düzensizleştiğinde anladı.
Bu, güç gösterisi değildi.
Bu, korunma isteğiydi.
O zaman Alp yavaşça hareket etti.
Ne sıkıca.
Ne aceleyle.
Sanki “buradayım” demenin en sade hâlini seçmiş gibi,
kollarını Asel’in sırtına yerleştirdi.
Tepkisizdi. Ama soğuk değildi.
Başını eğmedi.
Söz söylemedi.
Sadece Asel’i tuttu.
Asel’in omuzları titredi.
Ses çıkmadı.
Gözyaşı yoktu.
Ama bedeninin bıraktığı ağırlık her şeyi anlatıyordu.
Alp’in çenesi gerildi.
Ama o da konuşmadı.
Çünkü bazı anlarda, kelime eklemek ihanettir.
Asel biraz daha sokuldu.
Sanki orada kaybolmak istiyormuş gibi.
Alp kollarını bir tık daha sıkılaştırdı. Fark ettirmeden.
Bu bir vaat değildi. Bu bir sözleşme hiç değildi.
Bu sadece şuydu:
Gitmiyorum.
Ve Asel… ilk kez birine sığınırken kendisini yük gibi hissetmedi.
O an, hiçbir savaş yoktu. Hiçbir rütbe yoktu. Hiçbir yara konuşmuyordu.
Sadece iki insan vardı.
Biri sessizce düşüyordu. Diğeri, düşmesine izin vermiyordu.
Bölüm etkileşimi
