2. bölüm / 37
Tim Anka 22.Bölüm Kıskanç
Bölümler 37Şu an: 2.Bölüm Kıskanç
- 1 1.Bölüm Asker298 kelime
- 2 2.Bölüm Kıskanç371 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.Bölüm Erteleme785 kelime
- 4 4.Bölüm Teklif473 kelime
- 5 5.Bölüm Haz189 kelime
- 6 6.Bölüm Baskın566 kelime
- 7 7.Bölüm Gerçek438 kelime
- 8 8.Bölüm Nöbet421 kelime
- 9 9.Bölüm İsteme220 kelime
- 10 10.Bölüm Yenge253 kelime
- 11 11.Bölüm Silah Tutan Eller244 kelime
- 12 12.Bölüm Yasak396 kelime
- 13 13.Bölüm Evet220 kelime
- 14 14.Bölüm Kasırga102 kelime
- 15 15.Bölüm Evli216 kelime
- 16 16.Bölüm Baskın 2216 kelime
- 17 17.Bölüm Yıkım295 kelime
- 18 18. Bölüm Bekleme249 kelime
- 19 19. Bölüm Duyar712 kelime
- 20 20.Bölüm Korku285 kelime
- 21 21.Bölüm Savunmasız236 kelime
- 22 22.Bölüm Dönüş458 kelime
- 23 23.Bölüm Şüphe469 kelime
- 24 24.Bölüm Gergin256 kelime
- 25 25.Bölüm Hamile571 kelime
- 26 26.Bölüm Yasak498 kelime
- 27 27. Bölüm His488 kelime
- 28 28.Bölüm Panik507 kelime
- 29 29.Bölüm Kabus254 kelime
- 30 30.Bölüm İsim569 kelime
- 31 31.Bölüm Timin Yemin Saçmalığı394 kelime
- 32 32.Bölüm Bebek Odası Kaosu304 kelime
- 33 33.Bölüm Yenilgi461 kelime
- 34 34.Bölüm Endişe386 kelime
- 35 35.Bölüm Tim378 kelime
- 36 36.Bölüm Minik Savaşçı108 kelime
- 37 37.Bölüm Final363 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Asel aynaya baktığında gözleri biraz fazla parlaktı.
Rujunu silip tekrar sürdü. Gereksizdi ama o an buna ihtiyacı vardı.
“Alp’e söylemeyeceksin değil mi?” dedi kızlardan birine.
“Komutan mı?” diye güldü diğeri.
“Yok ya, bu gece biz kız kıza.”
Asel başını salladı.
İçinde garip bir huzursuzluk vardı ama bastırdı.
Bar… gürültülüydü.
Müzik fazla yüksek, ışıklar fazla yakındı.
İlk kadeh kolay indi.
İkincisi de.
Üçüncüde artık gülüyordu.
Normalde yapmayacağı şekilde.
Telefonu masadaydı.
Alp’ten mesaj yoktu.
Bu hem rahatlatıcıydı hem de sinir bozucu.
“Bir tane daha,” dedi Asel.
Ve tam o sırada…
Kapı açıldı.
Alp.
Sivil.
Ama yüzündeki ifade… operasyondaymış gibiydi.
Bakışları kalabalığın içinden tek bir noktaya kilitlendi.
Asel.
Gülüyordu.
Başı hafif yana düşmüştü.
Elinde kadeh vardı.
Alp’in çenesi kilitlendi.
Yanına gelmedi hemen.
Önce izledi.
Asel bir an başını kaldırdı.
Göz göze geldiler.
O an…
Sarhoşluğu bir saniyeliğine geçti.
“Eyvah,” diye fısıldadı.
Alp yürümeye başladı.
Adımları sakindi ama içi fırtınaydı.
Masaya geldiğinde müzik hâlâ çalıyordu ama Asel için her şey sustu.
“Güzel,” dedi Alp.
Sesi alçaktı. Tehlikeliydi.
“Demek buradasın.”
Asel gülmeye çalıştı. “Şey… kızlar—”
“Biliyorum,” dedi Alp.
“Gizli.”
Asel başını eğdi. “Abartma. Bir şey yapmadım.”
Alp masaya baktı.
Kadehlere.
Boş şişeye.
“Yapmadın,” dedi. “Ama yapmadığın hâlde kendini bu hâle getirdin.”
Asel kaşlarını çattı. “Bu benim kararım.”
Alp biraz yaklaştı. “Ben de tam bundan korkuyorum zaten.”
Asel ayağa kalktı ama sendeledi.
Alp refleksle kolundan tuttu.
O temas…
İkisini de durdurdu.
“Asel,” dedi Alp daha yumuşak ama daha ciddi. “Beni bu şekilde karşında görmek istemezsin.”
Asel gözlerini kaldırdı.
Sarhoştu ama dürüsttü.
“Bazen,” dedi, “senin yanında da kendim olamıyorum.”
Bu cümle Alp’e çarptı.
“Ben seni kısıtlamıyorum,” dedi. “Seni koruyorum.”
“Beni izliyorsun,” dedi Asel. “Ve bu boğuyor.”
Alp sustu.
Bir anlık sessizlik.
Sonra ceketini çıkardı, omuzlarına koydu. “Eve gidiyoruz,” dedi. “Şimdi.”
Asel itiraz etmedi.
Gücünü bırakmıştı.
Dışarı çıktıklarında gece serindi.
Asel derin bir nefes aldı.
“Beni böyle görmen hoşuna gitmedi,” dedi.
Alp durdu.
Ona döndü.
“Hayır,” dedi. “Çünkü seni kaybetmekten korktuğumda… kontrolü kaybediyorum.”
Asel gözlerini kapattı. “Ben senin askeriyim,” dedi. “Ve senin zaafın.”
Alp alnını onun alnına dayadı. “İkisi de aynı anda olmak zorunda değil,” dedi. “Ama bu gece… sınırdaydın.”
Asel başını salladı. “Bir daha söylemeden gitmem.”
Alp’in sesi kısıldı: “Bir daha beni böyle yakalatma.”
Ve o an ikisi de biliyordu: Bu gece bir kavga değildi.
Bu, bir çatlaktı.
Bölüm etkileşimi
