20. bölüm / 37
Tim Anka 220.Bölüm Korku
Bölümler 37Şu an: 20.Bölüm Korku
- 1 1.Bölüm Asker298 kelime
- 2 2.Bölüm Kıskanç371 kelime
- 3 3.Bölüm Erteleme785 kelime
- 4 4.Bölüm Teklif473 kelime
- 5 5.Bölüm Haz189 kelime
- 6 6.Bölüm Baskın566 kelime
- 7 7.Bölüm Gerçek438 kelime
- 8 8.Bölüm Nöbet421 kelime
- 9 9.Bölüm İsteme220 kelime
- 10 10.Bölüm Yenge253 kelime
- 11 11.Bölüm Silah Tutan Eller244 kelime
- 12 12.Bölüm Yasak396 kelime
- 13 13.Bölüm Evet220 kelime
- 14 14.Bölüm Kasırga102 kelime
- 15 15.Bölüm Evli216 kelime
- 16 16.Bölüm Baskın 2216 kelime
- 17 17.Bölüm Yıkım295 kelime
- 18 18. Bölüm Bekleme249 kelime
- 19 19. Bölüm Duyar712 kelime
- 20 20.Bölüm Korku285 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21.Bölüm Savunmasız236 kelime
- 22 22.Bölüm Dönüş458 kelime
- 23 23.Bölüm Şüphe469 kelime
- 24 24.Bölüm Gergin256 kelime
- 25 25.Bölüm Hamile571 kelime
- 26 26.Bölüm Yasak498 kelime
- 27 27. Bölüm His488 kelime
- 28 28.Bölüm Panik507 kelime
- 29 29.Bölüm Kabus254 kelime
- 30 30.Bölüm İsim569 kelime
- 31 31.Bölüm Timin Yemin Saçmalığı394 kelime
- 32 32.Bölüm Bebek Odası Kaosu304 kelime
- 33 33.Bölüm Yenilgi461 kelime
- 34 34.Bölüm Endişe386 kelime
- 35 35.Bölüm Tim378 kelime
- 36 36.Bölüm Minik Savaşçı108 kelime
- 37 37.Bölüm Final363 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapı açıldı.
Ama bu kez tek bir şaka yoktu.
Ne “yenge uyandı mı” sesi,
ne kahkaha,
ne omuza atılan sert bir el.
Tim Anka içeri sessizce girdi.
Baran ilk adımı attı.
Normalde en yüksek sesi çıkan oydu.
Şimdi botlarının sesi bile kısılmış gibiydi.
Kaan kapının yanında durdu.
İçeri tam girmedi.
Sanki bir adım daha atarsa… bir şey kırılacaktı.
Mert başını eğmişti.
Gözleri Asel’in üzerindeydi ama bakamıyordu.
Bakarsa, o anı tekrar görecekti çünkü.
Ozan en sonda kaldı.
Her zamanki rahat duruşu yoktu.
Ellerini cebine sokmuştu ama titriyordu.
Ve ben…
Ben başucundaydım.
Asel’in eli avucumdaydı. Nefesi hâlâ zayıftı. Ama düzenliydi.
Kimse konuşmadı.
Çünkü herkes şunu biliyordu: Bu odada bağırmak,
birini kaybetmeyi davet etmekti.
Baran bir süre durdu. Sonra sadece başını salladı. Bu, “buradayız” demekti. Başka kelimeye gerek yoktu.
Kaan fısıldadı: “Dört kurşun…”
Cümleyi bitirmedi. Bitiremedi.
Mert yutkundu. “Komutan…” dedi bana. Sesi çatladı. “Biz…”
Elimi kaldırdım. Durmasını istedim.
“Hayır,” dedim. “Bugün konuşmayacağız.”
Ozan ilk kez başını kaldırdı. Gözleri doluydu. Ama ağlamadı.
“Bizi korkuttu,” dedi sadece. “Asel bizi korkuttu.”
Bu bir suçlama değildi. Bu… gerçeğin ta kendisiydi.
Asel kıpırdandı.
Herkes aynı anda sustu. Aynı anda nefesini tuttu.
Gözleri aralandı. Yorgundu. Ama bilinci yerindeydi.
Bizi gördü.
Tim’i.
Kaşları hafifçe çatıldı. Sonra… çok zor bir gülümseme belirdi.
“Niye,” dedi kısık bir sesle, “cenaze gibi duruyorsunuz?”
İşte o an…
Baran’ın gözünden yaş aktı. Sessizce. Kimse görsün istemeden.
Kaan arkasını döndü. Mert dudaklarını sıktı. Ozan başını eğdi.
Ben eğildim. Alnımı onun alnına değdirdim.
“Bir daha,” dedim, “bizi böyle korkutma.”
Asel’in parmakları elime tutundu. Zayıf. Ama inatçı.
“Denemem,” dedi. “Ama söz vermem.”
İşte bu…
Asel’di.
Tim geri çekildi. Yavaşça. Sessizce.
Kapı kapandığında odada yine sakinlik vardı. Ama bu seferki sakinlik, kaybetme korkusuyla doluydu.
Ve herkes biliyordu:
Bu sessizlik, onların Asel’i ne kadar sahiplendiğinin kanıtıydı.
Bölüm etkileşimi
