0.1

Vaveyla Yazarı: Ervaa Aylaa

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 0.1

Çağresizlik, korku, endişe ve utanç duyguları aynı anda vücudumu yönetiyordu. Sert bakışlarımdan eser yoktu artık. Rezil bir insandım. Neden?

Çünkü daha yeni paketinden çıkardığım sakızımı ikinci çineyişimden hemen sonra yanlışlıkla nasıl olduğunu bile anlayamadan önümde ki adamın kafasına uçması çok utanç vericiydi.

Kendimden şüphelenmeye başlıyordum. Bir kurşun döktürmem gerekti. Nazarda değildi ki bu lanet şey! Benim beceriksizliğimdi.

Adamın saçında ki sakızı hızla çekip aldım. Aynı zamanda elimede iki üç tane kısa saç teli gelmişti. O kadar hızlı mı çekmiştim ben? En azından yapışmamış diye içimden Allah'a teşekkür ediyordum. Çok şükür.

"Pardon şey saçınızda seyreklik var sanki bir bakabilir miyim? Kuaförüm o yüzden." Hâlbuki adamın saçında en ufak bir seyreklik yoktu. Çok güzel koyu kumral saçları vardı adamın.

Adam bana en sert bakışlarını attı. Konuşmaya fırsat olmadan yürüyen merdivenin sonuna geldik. Bir kaç adım ilerledikten sonra kocaman boş alanda arkasını dönüp yüzüme baktı. Bir elini saçına attı o sırada.

"Bu sizi ne kadar alakadar ediyor acaba?" Adamın ters cevabı kaşlarımı çatmama sebep oldu. Dik duruşumu bozmadan yüzüne bakmaya devam ettim.

"Dikkatimi çekti. Mesleğimden dolayı olabilir." Elinde ki telefonu cebine attı ve bir adım atarak dibime geldi.

"Siz başka insanların saçlarına da böyle ilgili mi davranırsınız?" Hiç düşünmeden hazır cevap verdim adamın sorusuna.

"Evet."

"İyi... Ben bu ilginizi beğenmedim." Adam tek kaşını kaldırıp bana baktı. Gözlerimi kaçırıp arkada yürüyen insanlara baktım.

"Yorumunuz için teşekkürler ama benim gitmem lazım." Tek nefeste konuşup son kez adamın yüzüne bakıp arkamı döndüm.

"Görüşürüz!" Arkamdan gelen sesini duyunca kafamı çevirip baktım. Hâlâ aynı yerde dikiliyordu.

"Mümkünse görüşmeyelim beyefendi." İlk gördüğüm giyim mağazasına girip kıyafetlerde öylesine göz gezdirdim. Amacım alışveriş değildi gezmekti. Aynı zamanda da şu adamdan kaçmak.

İyiki farketmemişti sakızı. Yoksa koca cüsseli vücudu bana traktör gibi çarpar ezer geçerdi yemin ederim. Askerlik hayatım tam o anda biterdi vallahi.

Ee tabii bende diğer kadınlara göre vücut olarak büyük gözüküyorum ama bizim askerlerin yanında küçük fare gibiyim. Neyse annelerine teşekkür ediyorum burdan selam olsun.

Avm'den çıkıp dışarıda gezindim. Buraları çok fazla bilmiyordum. Hakkari'ye hayatımda ilk defa dün akşam uçaktan inince ayak basmıştım. Şuan merkezdeydim ama yarın askeriye de olmam gerekiyordu. Yeni bir tim ve yeni görevler.

Aslında askeriye de merkezdeydi ama beni arabayla almaya geliceklerdi tabii. Valizim hazırdı. Bir gecelik kaldığım otele doğru ilerledim. Yakındı zaten buraya.

Flashback...

"Bana çok acil ama güçlü kuvvetli bir tim ayarlıyorsun Ufuk. Yarın sabah hepsi bahçede olsun." Yusuf Albay Ufuk Yarbay'a kaşlarını çattı. Bu görev önemliydi. Şakası yoktu olamazdı da zaten.

"Tamamdır Albay'ım siz nasıl isterseniz." Dedi Ufuk ellerine bir kaç askerin dosyasını aldı. Yusuf Albay'ın masasının önünde ki küçük sehpaya kattı. Hepsinde teker teker gezdirdi bakışlarını.

"Kıdemli Üsteğmen Turan Enis Demirhan. Orgeneral Kemal Demirhan'ın tek oğlu." Ufuk Yarbay adamın fotoğrafını aldı ve panoya astı. "Akıllı, zekasıyla hareket eden, çevik bir asker. Tim'in komutanı olabilir."

Yusuf Albay panonun yanına gitti ve adamın fotoğrafta ki sert yüz hatlarını inceledi. Aklına gençliği gelmişti. O zamanlar da bastığı yeri titretir etrafa bakışlarıyla alev topları fırlatırdı. Adını duyan korkardı ondan. Hâlâ da korkuyorlardı.

"Üsteğmen Gökay Karaman. Samsun'lu sizin memleketten. Konuşmayı seven bir tip değil. Ama yerdeki kimsenin umrunda olamayan karıncaya bile dikkat eder. Uzak mesafe olsa bile fark eder ve duyar. Ailesini küçükken kaybetmiş." Ufuk Yarbay Gökay'ın da fotoğrafını astı panoya. Yusuf Albay onu da inceledi.

"Sonra... Teğmen Karina Alagül. Annesi rus babası türk. Ayrılar. Bu kadın da keskin nişancı gözü var komutanım. Tabii sizde isterseniz-"

"Ekle." Ufuk Yarbay ikiletmeden panoya fotoğrafı astı. Gözleri kızıl saçlı kızda gezindi. Gözleri kehribarın en güzel tonlarıydı. Dikkatini çekmişti bu kız.

"Astsubay Başçavuş Alp Bora Uluca. Polat komutan bu adamı çok övüyordu. Belki duymuşsunuzdur. On teröristin üstüne yürümüş. Tek başına. Sadece on bir mermiyle tek tek hepsini gebertmiş. Kolundan silah yarasıyla çıktı çatışmadan." Ufuk gururlu bakışlarla Alp Bora'nın da fotoğrafını astı.

"Sende ne övdün lan. Başıma padişah sanki." Yusuf Albay sabır çekerek Alp'e baktı. Gülerken çıkmıştı fotoğrafta. İçinden şerefsiz diye geçirdi. Üniformanın içinde gülebilir miydi bir Türk askeri.

"Astsubay Kıdemli Başçavuş Hasan Can Doğan. On bir senelik bir boks geçmişi var. Çıplak elle iki adam birden öldürebilecek kapasitede." Dedi ve fotoğrafı astı. Yusuf Albay adamın yüzüne bakınca bile o sert yumrukları hissetmişti.

"Astsubay Başçavuş Ecem Nur Yengi. Düşmanı bile baştan çıkarıcak bir güzelliğe sahip." Ufuk Yarbay fotoğrafı astığında ikisi de kızın yüzünü izliyorlardı. Şekilli yüz hatları çıkık elmacık kemikleri. Kara göz kara kaş ve kömür karası saçlar. Kaşları da çatık olunca ayrı bir sert durmuştu. Ama ten rengi bembeyazdı. Kusursuz olması da onun güzelliğini öne çıkarmıştı.

"Astsubay Kıdemli Üstçavuş Yamaç Öztürk. Şairimiz. Bu adam sizi sözleriyle mest eder komutanım." Fotoğrafı astı Yusuf komutan onuda inceledi. Her birinin yüzünü ezberliyordu tek tek.

"Astsubay Kıdemli Üstçavuş Tuğçe Sarıkaya. Bu kadına hiç bir söz söylemek istemiyorum ama komutanım. Her mermiye karşılık bir adam düşürdüğü söyleniyor." Fotoğrafı keyifle astı Ufuk Yarbay. Ve geriye doğru çekilip her bir askerde göz gezdirdi.

"Aferim. Dediğim gibi yarın sabaha hepsini istiyorum. Bahçede." Dedi ve odadan ayrıldı Yusuf Özkan.

Askeriye Bahçesi...

Kimseden çıt ses çıkmıyordu. Daha kimseyle tanışma fırsatı olmadan bahçeye çıkarmışlardı bizi. Bizim Tim buydu demekki.

"Rahatta dinle beni!" Benimle birlikte sekiz kişi aynı anda rahat konumuna geldik. Yusuf Albay dedikleri adam buydu demekki. Dedikleri kadarda vardı adam. Net iki metreydi.

"Hepiniz biriniz için biriniz hepiniz için savaşıcak. Birlik olucaksınız. Tim'de en küçük bir aksilik çıkarmanın nasıl sonuçlanıcağını hepiniz biliyorsunuz. Tim'in adı Karakaya Timi. Tim adını beğenmeyenler bir adım öne çıksın." Yusuf Albay karşımızda dimdik durmuş ellerini arkasında birleştirmiş hepimizde göz gezdirdi. Aynı şekilde kimseden ses çıkmadı.

"Aferim. Sağ baştan tekmil ver asker!" Ben galiba sağdan üçüncüydüm. Derin bir nefes verdim. Baştan konuşmaya başlamıştı birisi.

"Turan Enis Demirhan Adana emret komutanım!" Bu ses bir yerden tanıdık geldi ama çıkaramadım. O sırada da yanımda ki dev gibi adam konuştu.

"Gökay Karaman Samsun emret komutanım!" Sıra bendeydi. Bakışlarımız kesişti Yusuf Albay'la. Sertti. Vakit kaybetmeden bende sesimi yükselterek konuştum.

"Karina Alagül Bursa emret komutanım!" Yusuf Albay'ın dudağının kenarı kıvrılmıştı. Memnun olmuştu galiba.

"Alp Bora Uluca Kastamonu emret komutanım!" İsime bak be. Güzelmiş kıskandım.

"Hasan Can Doğan Ağrı emret komutanım!" Bu adamın sesi de acayip sertti ve yakışıklıydı. Bir insanın sesi bu kadar mı yakışıklı olabilirdi lan.

"Ecem Nur Yengi Çankırı emret komutanım!"

"Yamaç Öztürk Ankara emret komutanım!"

"Tuğçe Sarıkaya Denizli emret komutanım!" En sonuncu kadın da tekmil verdikten sonra pür dikkat Yusuf Albay'a baktık.

"Yarın sabah erkenden bahçede hazır olun biraz koşucaz. Size askeriyede özel bir Tim odası ayırdım. Plan, muhabbet, tanışma merasiminizi orda yaparsınız... Altay!" Bahçede dolaşan bir askeri ismiyle yanına çağırdı. Asker koşarak yanımıza gelmişti. Yusuf Albay'ın tam önünde asker selamı verdi.

"Arkanda gördüğün askerleri ikinci katın sağ tarafına en sonda kalan gri kapılı odaya götür. Sonrada odama gel."

"Emredersiniz komutanım." Yusuf Albay bahçeden ayrılıp askeriyeye girince rahat pozisyonundan çıktım. Önümde ki Altay denen askere baktım. Hepimize değişik bir bakış attı.

"Beni takip edin." Sen kimsin oğlum. Küçücüksün daha bide emir veriyor. Adamın arkasından ilerledim. Hep birlikte merdivenlerden çıkıp koridorun sonunda ki odaya girdik. Altay gitmişti.

"Oh be." Diyerek kendini odada ki boş koltuğa atan adama baktım. Alp Bora'ydı adı. Tabii hatırladığım kadarıyla. Odayı izledikten sonra duvarda ki panoya ilerledim hepimizin fotoğrafı asılıydı.

En başta asılı olan fotoğrafta bakışlarım dondu. Gözlerim sonuna kadar açıldığında yutkundum. O sırada yanıma birisinin geldiğini hissettim. İnşallah tahmin ettiğim kişi değildir diye geçirdim içimden.

"Kuaför hanım bakıyorum da çok düşkünmüşsünüz mesleğinize." Göz kapaklarım kapandı. İstemsiz yutkundum. Evet hikayemiz daha yeni başlıyordu.

.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

161okunma 3beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18