Tehlikeli Bir Tesadüf kitap kapağı

4. bölüm / 5

BÖLÜM 4

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 4

Elimizdeki formları dosyalamak ve asistanların koşturmacasına ayak uydurmakla meşguldük. Acilin otomatik kapıları açıldığında içerideki kalabalık bir an için duyulmaz oldu fakat içeri giren iki adamın yaydığı o ağır, tekinsiz hava etraftaki bütün oksijeni çekmeye yetmişti.

Öndeki adam en az, 1.95 boyunda, kusursuz kesik siyah takım elbisesiyle doğrudan acil koridoruna adım attı. Rüzgarla hafif dağılmış koyu renk saçları, kusursuz ama bir o kadar da sert hatlı yüzünü ortaya çıkarıyordu. Ten rengi hafif bronz, cildi ise en ufak bir kusur barındırmayacak kadar pürüzsüz ve gergin duruyordu bu da onu uzaktan bile dokunulmaz bir hava veriyordu.

Onun hemen yanında, en az onun kadar uzun boylu ve yapılı başka bir adam daha vardı. Arkadaşı olduğu her halinden belli olan bu adam, daha dinamik ve keskin hatlara sahipti, yüzündeki o alaycı tebessümle etrafı süzüyordu. Yeraltı dünyasının ya da tamamen farkli bir dünyanın insanı olduğu her halinden belli olan bu iki yabancı, hastanenin koridorlarına tamamen yabancı birer fırtına gibi düşmüştü.

Bu iki yabancının varlığı bana huzursuz hissettiriyordu. O sırada elindeki formaları acil masasına bırakmaya çalışan Asya, kapıya doğru baktığında dona kaldı ve ben o an Asya'nın neler hissedeceğini anlamıştım. Bir an sarışınla göz göze geldiler. Asya ile bakıştığımda bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama işim olduğu için görmezden gelmek zorunda kaldım

Panik halinde elimdeki dosyalarla acil kapısına doğru yürüyordum. Önüme bakmadan hızlı adım atarken, bir anda sert, taştan bir duvara çarpmış gibi duraksadım. Ama karşımdaki duvar değil, o uzun boylu adamın ta kendisiydi.

Başımı yukarı kaldırmak zorunda kaldım. Karşılaştığım o koyu, karanlık gözler, sanki ruhumun en derinlerine bakan bir buz kütlesi gibi üzerime dikilmişti. Gözleri, saniyelik bir şaşkınlıkla birlikte tarif edemediğim derin bir ilgiyle beni süzdü. Zaman o an bizim için yavaşlamıştı, acildeki sesler bir anda kesilmişti. Sadece onun o delici bakışları ve benim içimde kopan o tuhaf his vardı

Ancak bu etki bende hayranlık değil, sadece ani bir sinir ve gerginlik yarattı. Gözlerimi hızla ondan kaçırdım, yüzümü buruşturarak homurdandım. "Önünüze baksanıza beyefendi!" dedim, sesimdeki buz gibi tonu gizlemeyerek. Dosyayı göğsüme bastırıp yanından hızlıca uzaklaştım.

Adamın arkamdan dikilen o keskin bakışlarını sırtımda hissedebiliyordum ama kafaya takacak vaktim yoktu.

Asya'nın yanına dinlenmek için gittiğimde "Lavin.." dedi, gözlerinde tuhaf bir parıltı vardı. "Sen dünkü adamı, yani o uzun boylu esmer adamın yanındaki sarışın olanı gördün mü? Adam resmen heykel gibiydii!"

Gülerek kahvemden yudum aldım. "Dünkü o kibirli adamların yanındaki tiplerden biri işte. Ne olmuş onlara? İkiside birbirinden çekilmez görünüyordu."

"Kızım, inanamazsın!" dedi Asya. "Dün sen o adama diklenirken, yanındaki sarışın olan bana baktı. Lavin, ben hayatımda böyle bir çekim görmedim. Ne yapacağım ben şimdi? Bana taktik ver, nasıl dikkatini çekerim?"

Güldüm. "Daha dünkü adamlar Asya, sakin ol biraz. Biz tıp okuyoruz, doktor olacağız, mafya dizilerinde başrol değiliz, Hem dünkü o esmer adama gıcık oldum, bir de sen o yanındaki adamın peşinden mi koşacaksın?"

"Aman, sende hiç romantik değilsin!" dedi Asya dudak bükerek, ama yüzündeki o saf aşık gülümsemesi silinmiyordu. "Bu arada.." dedi birden bu sırada kıkırdıyordu. "Dün sen o esmer dev gibi olan adama diklenirken onun sana nasıl baktığını fark ettin mi?"

"Nasıl bakmış?" dedim umursamaz bir tavırla."Kibirli birinin tipik 'sen kim oluyorsun' bakışı falandır işte."

"Yok kızım, hiç öyle değildi! Resmen büyülenmiş gibi bakıyordu sana! Hatta gittikten sonra bile gözü senin üzerindeydi, yemin ederim bak!"

Omuz silktim. "Hiç umrumda değil Asya. O kendi esrarengiz dünyasına baksın, ben kendi beyaz önlüğüme ve stajıma bakayım. Aralarındaki o tekinsiz hava bile midemi bulandırmaya yetiyor.

Asya derin bir iç çekip masaya yaslandı. "Sen bilirsin doktor hanım." dedi gülerek. "Ama benim içimde bir his var, o adamlar bir daha bu hastanenin kapısından içeriye girecekler ve ortalık karışacak."

Asya'nın bu sözleri içimdeki o kötü hissi körüklese de, o an icin bunu kafaya takmamaya karar verdim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…