Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 3
- 1 BÖLÜM 1321 kelime
- 2 BÖLÜM 2360 kelime
- 3 BÖLÜM 3314 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BÖLÜM 4602 kelime
- 5 BÖLÜM 5875 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Stajın üçüncü haftasında hastanedeki gerilim sadece acil vakalardan ibaret değildi; stajyerler arasındaki rekabet artık açık bir savaşa dönüşmüştü. Özellikle bizim gruptan, yüksek not almayı ve hocaların gözüne girmeyi her şeyden üstün tutan Sıla ve ekibi bizim üzerimizden ego tatmin etmeye çalışıyordu.
O gün acil servis her zamanki gibi kalabalık ve nefes almanın bile lüks olduğu bir anını yaşıyordu. Asya ile birlikte yoğun bakım koridorundaki dosyaları düzenlerken, arkamızdan gelen o yapmacık ses tonunu duyduk.
"Vayy, Lavin burdaymış" dedi Sıla. Biz Asya ile dayanamadan göz devirdik. Alaycı bi gülümsemeyle "Yanlış odada ki hasta dosyaları karıştırıyorsunuz yine kızlar. Birinci sınıf olmanın dezavantajları işte, insan ne yaptığını bilmeyince ortalıkta öylece koşturup duruyor."
İçimdeki o hırs ve baskı dalgası bir anda tepeme sıçradı. Ailemden gördüğüm o değersizlik hissiyle dolup taşarken, birde bu toksik insanlarla uğraşmak bardağı taşıran son damla oldu
"Dosyaların yerini gayet iyi biliyorum Sıla." dedim, sesimdeki buz gibi tonu gizlemeyerek. Adımlarımı üzerine doğru attım. "Eğer kendi başarısızlık korkunu bizim üzerimizden kapatmaya çalışmasaydın, burdaki düzenin nasıl işlediğini de rahatlıkla görebilirdin." dedim.
Asya kolumdan hafifçe çekiştirerek beni durdurmaya çalıştı, "Değmez Lavin, boş ver." diye fısıldadı.
Sılanın yüzündeki o simetrik gülüş soldu, gözlerinde tehlikeli bir öfke patladı, "Sen kendini ne sanıyorsun be? daha hastanenin kapısından yeni girdin, burayı kendi çiftliğin mi sandın? Göreceğiz bakalım o çok güvendiğin staj, hocaların gözünde patladığında nasıl havlayacaksın."
Asya direkt Sıla'nın üzerine yürümeye başladığı anda "Yeter!" diye bagırdım, sesim tüm koridorda yankılanmıştı. "Benim neyi başarıp başarmayacağımı sana soracak değilim, işine bak!" dedim.
Ceren dişlerini sıkarak sinsice gülümsedi. "Seninle uğraşmama gerek yok Lavin, sen kendi ayaklarına zaten kurşun sıkıyorsun." dedi ve omuz atarak yanımdan ayrıldı
Küçük ama gergin bir tartışmanın ortasında kalmıştık. Sıla ve ekibi o an içten içe bize bir kuyu kazmaya karar vermişti bile; ancak ben bunun ne kadar büyük bir krize dönüşeceğinden henüz habersizdim...
Arkamı dönüp işime odaklanmaya çalıştım ama içimdeki o huzursuzluk dalgasi dinmek bilmedi.
Bilmiyordum ki, asıl fırtına ertesi gün kopacaktı...
Bölüm etkileşimi
