TEFECİ HARUN kitap kapağı

1. bölüm / 7

TEFECİ HARUN

BÖLÜM 1

Vaveyla Yazarı: Murat Canpolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: BÖLÜM 1

Herkes tarafından sevilen bir kişiydi. Kimin bir derdi olsa ona gelir, o da dertlerini dinler, elinden geldiği kadar dertlerini gidermeye çalışırdı. O yüzden adı dert babası olarak kalmıştı. Asıl adı Harun’du, ama onun asıl ismi neredeyse unutulmuştu. Hatta geçmişini bile.
Geçmişi kirli biriydi. Yapmadığı kötülük kalmamıştı. İnsanlara zulmetmekten zevk alır, onları hor ve hakir görürdü. Geçimini tefecilikle kazanırdı. İnsanlara borç verir, borcu da kat kat faiziyle geri alırdı. İşte onun geçmişi böyleydi.
Onun tövbe edip iyi işler yapmasına sebep olan küçük bir çocuktu, çocuğun ailesine kötülük yaptığını bilemeden.
O, çocuğun babasına da aynı zulmü yapmış, beş kuruşsuz bırakmıştı. Annesi de zaten hastalıklı biriydi. Bu durumdan dolayı iyice düşkünleşmiş, bu durumdan dolayı da hayatını kaybetmişti. Babası da üzüntüsünden aklını kaybetmiş, kendini dağlara vurmuştu. Çocuk, annesinden sonra babasını da kaybedince sersefil bir şekilde ortada kalmıştı.
Çocuk, bakacak bir akrabası da olmadığı için tekrar yetiştirme yurduna verilmişti. Ona sahip çıkan ailede onu yetiştirme yurdundan almışlardı. Bir müddet daha yetiştirme yurdunda kaldıktan sonra bir başka aileye verilmişti. Bu ailede Harun yüzünden parçalanmıştı. Çocuk da bu yüzden tekrar yetiştirme yurduna verilmişti. Fakat orada daha fazla kalamayıp kendini sokaklara atmıştı. Lakin sokaklar yetiştirme yurdundan daha beterdi. Sokaklarda açlıktan ölmemek için dilenmek zorunda kalmıştı. Sokakta kaldığı ve yaşı da küçük olduğu için, yaşça büyük olan diğer sokak çocukları bunu itip kakıyordu. Bu yüzden de üstü başı iyice yırtılmış, kir pas içinde kalmıştı.
Onun günlerinin çoğu açlıkla geçiyordu. Açlıktan dolayı baygınlık geçiriyor, kendine gelince ağlaya ağlaya ‘Ah anam vah babam! Ben size ne yaptım ki yetimhaneye bıraktınız, hem de size en muhtaç olduğum zaman. Bu kadar mı benden nefret ettiniz. Hem ben size ne yaptım ki terk ettiniz beni. Oysaki ben sadece bir bebektim. Bir gün sizi bulursam mutlaka bunun hesabını soracağım’ dedi kendi kendine.
Bir gün yine aç susuz dolanırken sokak çocukları çetesiyle karşılaştı. Hepsi de Bali çekmişti. Bu yüzden de kendilerinden geçmiş bir şekilde hareket ediyorlardı. İçlerinden en büyük olanı bunu görünce sırıtarak yanına yanaştı ve ona:
‘Ya paranı verirsin ya da canını’ dedi tehdit edercesine.
‘Ne parası abi’ dedi ona korkmuş bir şekilde.
‘Ne olacak cebindeki paraları’
‘İyi de benim hiç param yok ki’ dedi çocuk, yırtık pantolonun ceplerini çıkararak.
‘O zamana canını alacağım’ dedi serseri cebindeki bıçağı çıkarıp onun boynuna dayayarak.
‘Dur yapma abi, ben sana ne yaptım’
Çocuk öyle korkmuştu ki korkudan tir tir titriyordu. Tam o anda bir adam yetişti ve çocuğu onun elinden kurtardı. Onu kurtaran Harun’du.
Harun, iş yerinden dönüşte arabasının lastiği patlamış bu yüzden durmak zorunda kalmıştı. Söylene söylene tamirciyi beklerken bağırışları duymuş bu yüzden de çocuğun bulunduğu yere yönelmişti. Çocuğun boynundaki bıçağı görünce de hiç vakit kaybetmeden gidip onu kurtarmıştı. Bıçağı çeken genci de pataklayarak göndermişti.
Çocuğun hali oldukça perişandı. Saçı başı birbirine girmişti. Ayakkabıları neredeyse dağılmak üzereydi. Üstü başı toz ve kir pas içerisindeydi. Boynuna dayanan bıçak yüzünden boğazı hafiften de kanıyordu.
Harun, o çocuğu görünce duygulandı ve gözleri yaşardı. Hâlbuki bu yaşına kadar bir damla bile olsa gözyaşı dökmemişti.
O gaddar adam, çocuğu görünce neden yumuşamıştı. Birden bire ne olmuştu da yufka yürekli olmuştu. Aslında bu sorunun cevabı geçmişe dayanıyordu. O da çocukluğunda aynı şeyleri yaşamıştı. O yüzden de çocuğu görünce kalbi yumuşamış, bu yüzden de gözleri yaşarmıştı.
Tefeci Harun, hüzünlü gözlerle çocuğa yaklaştı. Yere eğildi. Güler yüzle saçını okşadıktan sonra ona:
‘Neden ağlıyorsun çocuk? Hem senin bu halin ne böyle?’ diye sordu.
Çocuk, tanımadığı adama bakarak iç geçirdi. Daha sonra ona başından geçen her şeyi anlattı. O da adamı görünce içinde kopan fırtınalar birden bire boşalmış, içinde biriktirdiği tüm dertlerini ona anlatmıştı.
O yaştaki çocukların koşup eğlendiği dönemlerde o hep ezilmişti. Tam iyi bir aileye kavuşup rahatladım diye düşünürken tekrar takrar hep başa dönüyordu. İkinci sefer yetimhaneye döndüğünde ömrü boyunca unutamayacağı şeyleri yaşamış bu yüzden de oradan kaçarak sokaklarda yaşamaya başlamıştı. Fakat bu seferde ondan büyük sokak çocukları rahat bırakmamıştı.
Yetimhaneye döndüğü ikinci sefer müdürden temiz bir dayak yemişti. Yediği dayak yetmezmiş gibi birde temizlikçi onu kömürlüğe kapatıp… etmişti. Bu yüzden de bir yolunu bulup kaçmış, sokaklara sığınmıştı.
Tefeci Harun, çocuğu dinledikçe başından aşağıya kaynar sular dökülüyordu. Demek ki ona sahip çıkan aileler kendisi yüzünden ölmüşlerdi. Demek ki kendisi yüzünden sokaklara dönmek zorunda kalmıştı.
Artık çocuğa sahip çıkma sırası kendisindeydi. Bu yüzden de hiç tereddüt etmeden çocuğa:
‘Çocuk, benden sana zarar gelmez. O yüzden benden korkma. Zaten az önce gördün, seni onların elinden kurtardım. Mademki ailen yok öyleyse benimle gel’ dedi ve çocuğun elinden tutup kendi evine götürdü. Orada iyi bir banyo yaptırıp, saçlarını kestirdi. Ardından da üstüne başına temiz ve güzel elbiseler aldı. O artık Harun’un evinde yaşayacaktı.
Çocuğun babasının kendisi yüzünden öldüğü anlaşılmasının üzerinden aylar geçmişti. Kendisiyle iç hesaplaşmaya girmiş, yaptıklarının ne kadar kötü bir fiil olduğunu anlamıştı. Bir gece sabaha kadar Allah Teâlâ’ya kendisini affetmesi için yalvardı ve tövbe etti, ta ki şafak sökene kadar. Şafak söktükten sonra ancak uyuyabilmişti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 0beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.