12. bölüm · Tahtın Gölgesi
11.Bölüm
Atlas;(𝘝𝘦𝘺𝘴)
Eğer bir savaşı gerçekten kazanmak istiyorsan ilk önce o savaşın halkına oynamaktı zaten her oyun böyle başlardı. Herkes lider olabilirdi lakin herkes halk kadar etkili olamazdı özellikle Cumhuriyet ile yönetilen bu ülkede hala bu saçma krallık oyununa devam edilirken lider ne yapsın ki o da biliyordu bir gün tahtın yok olacağına peki neydi bu hırs? Amaçları neydi? Gözlerinizi kana bulamış intikam hiçbir insanı daha kör edemezdi. Eğer kör olmuşsa biri ondan vicdan ve merhamet bekleme derlerdi, doğruydu.
~𝘋𝘢𝘩𝘢 𝘯𝘦 𝘬𝘢𝘥𝘢𝘳 𝘴𝘢𝘬𝘭𝘢𝘯𝘢𝘤𝘢𝘬𝘴ı𝘯 ? 𝘒ö𝘳 𝘰𝘭𝘮𝘢𝘥ı𝘮ı 𝘮𝘦𝘳𝘩𝘢𝘮𝘦𝘵𝘪𝘯 𝘣𝘪𝘵𝘮𝘦𝘥𝘪𝘮𝘪 𝘷𝘪𝘤𝘥𝘢𝘯ı𝘯? 𝘏𝘦𝘱𝘴𝘪 𝘣𝘪𝘳 𝘥𝘢𝘭𝘨𝘢 𝘨𝘪𝘣𝘪 ç̧ı𝘬𝘮𝘢𝘥ı𝘮ı 𝘩𝘢𝘺𝘢𝘵ı𝘯𝘥𝘢𝘯? 𝘌𝘵𝘳𝘢𝘧𝘢 𝘰 𝘬𝘢𝘥𝘢𝘳 𝘬ö𝘳 𝘰𝘭𝘶𝘳𝘥𝘶 𝘬𝘪 𝘪𝘯𝘴𝘢𝘯 𝘩𝘦𝘳𝘬𝘦𝘴𝘪 𝘬𝘦𝘯𝘥𝘪𝘴𝘪 𝘴𝘢𝘯𝘢𝘳𝘥ı 𝘴𝘦𝘯 𝘩𝘢𝘭𝘢 𝘬𝘦𝘯𝘥𝘪𝘯 𝘮𝘪𝘴𝘪𝘯? ~
Gören insanı bile kör etmek ayrı bir zeka isterdi o zeka tam olarak 𝘠arkındı. Yarkın, öyle bir 𝘺𝘢𝘭𝘢𝘯 söylerdi ki insan ayırt edemezdi çok gerçek gelirdi ve bazı anlarda o yalana o kadar ihtiyacın olurki gözün kör olur ve o role kapılırdın işte yarkın tam olarak buydu insanlara fiziksel değil psikolojik olarak oynardı en iyi yaptığı bir yalanı gerçek yapmaktı.
Şimdi ise çoktan o rolü oynamıştı daha elindeki bombayı bile kullanmadan karşısındaki adamlar ile oyun oynamıştı.
𝘠𝘢𝘳𝘬ı𝘯 𝘴𝘦𝘷𝘦𝘳𝘥𝘪 𝘰𝘺𝘶𝘯𝘭𝘢𝘳ı.
"Biraz da gerçeklerden bahsedelim hadi ama buraya hiçbirinizin ne amaçla geldiğini bile bilmediğini hepimiz biliyoruz. Elinize iki silah verip öldürün demişlerdir ne klişe ama."
Adamlar duraksadı, karşılarında duran adamın rahatlığı korkunçtu bu da geri adım atmalarına sebep oldu.
"Kimse siz öldükten sonra en azından onurla öldü demeyecek tam tersine yerinizi başkası alacak belki de hayatınız kayacak ama yinede hala içinizde o cesaret varsa buyurun devam edin"
Yarkın yine yalanını bir doğrunun gölgesine saklamıştı.
𝘈𝘺𝘯ı 1997 𝘺ı𝘭ı 𝘨𝘪𝘣𝘪 𝘺𝘪𝘯𝘦 𝘰𝘺𝘶𝘯 𝘰𝘺𝘯𝘶𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶.
𝘚𝘢𝘬𝘭𝘢𝘮𝘣𝘢ç 𝘰𝘺𝘯𝘢𝘮𝘢𝘺ı 𝘴𝘦𝘷𝘦𝘳𝘮𝘪𝘴𝘪𝘯?
𝘠𝘢𝘳𝘬ı𝘯 𝘴𝘢𝘬𝘭𝘢𝘯𝘣𝘢ç 𝘰𝘺𝘯𝘢𝘮𝘢𝘺ı 𝘴𝘦𝘷𝘦𝘳𝘥𝘪 𝘺𝘦𝘵𝘦𝘳𝘬𝘪 𝘣𝘶𝘭𝘴𝘶𝘯𝘥𝘶 𝘰𝘯𝘶 𝘬𝘪𝘮𝘴𝘦.
𝘛𝘪𝘬 𝘵𝘢𝘬 𝘵𝘪𝘬 𝘵𝘢𝘬...1.. 2..3..4
Atlas kimse fark etmeden adamların arkasına geçmiş ve Lider olanın alnına soğuk metali 𝘺𝘢𝘴𝘭𝘢𝘮ış̧𝘵ı.Silahın namlusundaki soğukluk lider olanı titretmeye yetmişti- çok kısa bir anda bir taht daha boşalmıştı.
𝘈𝘵𝘭𝘢𝘴 aramayı severdi.
𝘠𝘦𝘵𝘦𝘳𝘬𝘪 𝘣𝘶𝘭𝘮𝘢𝘴ı𝘯𝘥ı 𝘰𝘯𝘶 𝘬𝘪𝘮𝘴𝘦.
Yarkın göz temasını kesip Atlasa baktı gururla ben yaptım bakışı atıyordu Atlas ise susmak ile yetindi aramalarına geri bindiler bu sefer ikiside sessizdi.
Nera Smirn;
Evde tek kalmıştım yine.
Ellerim titriyordu kime güveneceğimi bilmiyordum mantıklı düşünmek ne zamandır zordu!
Ayağa kalkıp etrafa baktım ellerimi saçıma batırdım.
"Çok mu zordu şu kapıdan çıkıp herkese ağzının payını vermek?! Güçsüz hissetmekten nefret ediyorum!"
Bir göz yaşı daha düşmüştü yere.. İlk değildi son olmadığı gibi. Nera etrafa bakıyordu bir ipucu lazımdı sadece ne yapacağına dair bir işaret lakin yoktu anneannesi olsa nasihat ederdi...𝘈𝘩 𝘭𝘶𝘻𝘪𝘢 𝘯𝘦𝘥𝘦𝘯 𝘺𝘢𝘱𝘵ı𝘯 𝘣𝘶𝘯𝘶.
Hiçbir eşyaya kıyamıyordu Nera, atamıyordu parçalayamıyordu sinirlenmişti buna.Neydi bu çektiği görmeyen gözleri zaten yalnızdı,renklerden ne kadar uzaksa ölüm bir o kadar yakındı.
Çaresiz hissetmek istemiyordu eskiden neyse o olmak istiyordu ailesinin intikam uğruna oynadığı mafyacılık oyununun parçası olmak istemiyordu.
Kendi 𝘳𝘦𝘯𝘬𝘭𝘦𝘳𝘪𝘯𝘪 𝘢𝘭𝘢𝘯 𝘪𝘯𝘴𝘢𝘯𝘭𝘢𝘳ı 𝘢𝘪𝘭𝘦𝘴𝘪 𝘰𝘭𝘢𝘳𝘢𝘬 𝘪𝘴𝘵𝘦𝘮𝘪𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶.
Ona korkular yaşatan hiçbir varlık Neranın ailesi olamazdı.
Onlar sadece bencillikten oluşan canavarlardan fazlası değildi.
Ayağa kalkıp kendimi toparlamak istedim zayıflık kaybedilen bir savaşın başlangıcıydı ve ben bu savaşın kaybetmeyecektim Atlas ve yanındaki adamdan hiç haz etmesemde benim tek yolum onlara çıkıyordu maalesef. Tek başıma savaşa girmek istemiyordum zaten yeterince yalnızdım en azından bir amaç için birşey yapmak istiyordum.
Daha bilmediği çok şey vardı gerekirse ailesi ile bile savaşırdı ama onların yanında olmazdı.
𝘒𝘢𝘱ı𝘥𝘢𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘢𝘥ı𝘮 𝘢𝘵𝘢𝘮𝘢𝘺𝘢𝘯 𝘣𝘦𝘯 𝘴𝘢𝘷aş𝘮𝘢𝘬𝘵𝘢𝘯 𝘣𝘢𝘩𝘴𝘦𝘥𝘪𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶𝘮 𝘢𝘤ı𝘯𝘢𝘤𝘢𝘬 𝘩𝘢𝘭𝘥𝘦𝘴𝘪𝘯 𝘕𝘦𝘳𝘢!
“𝘊𝘢𝘯𝘢𝘷𝘢𝘳𝘭𝘢𝘳𝘭𝘢 𝘴𝘢𝘷𝘢ş𝘢𝘯 𝘬𝘪ş𝘪, 𝘬𝘦𝘯𝘥𝘪𝘴𝘪𝘯𝘪𝘯 𝘥𝘦 𝘣𝘪𝘳 𝘤𝘢𝘯𝘢𝘷𝘢𝘳𝘢 dönüşmemesine 𝘥𝘪𝘬𝘬𝘢𝘵 𝘦𝘵𝘮𝘦𝘭𝘪𝘥𝘪𝘳.”
'𝘋𝘦𝘳 𝘍𝘳𝘪𝘦𝘥𝘳𝘪𝘤𝘩 𝘕𝘪𝘦𝘵𝘻𝘴𝘤𝘩𝘦
************************************
Atlas ve Veys arasında çok büyük bir fark var bu arada ilerki bölümlerde daha iyi anlayacaksınız ;)
Kitabın başı olduğu için olayların da başı umarım Atlası anlarsınız.
