12. bölüm / 14
Stucky BağlılıkBucky ile İlk Kaçış
Bölümler 14Şu an: Bucky ile İlk Kaçış
- 1 Takıntı273 kelime
- 2 İpuçlar296 kelime
- 3 Teklif350 kelime
- 4 İç Hesaplaşma236 kelime
- 5 Kırılma Noktası395 kelime
- 6 Captain Hydra354 kelime
- 7 Avengers Bölünür385 kelime
- 8 İlk Çatışma349 kelime
- 9 Hydra’nın Sınavı540 kelime
- 10 Bucky’ye Yaklaşma502 kelime
- 11 Hydra İçinde Kaos605 kelime
- 12 Bucky ile İlk Kaçış647 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Hydra’ya Karşı Son Hamle591 kelime
- 14 Hydra’nın Artçıları Winter Soldier’ın Dönüşü503 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 12
Kule, Hydra’nın sesiyle yankılanırken, Steve’in adımları sessiz ama kararlıydı. Captain Hydra maskesi altında her şey bir oyun gibiydi; görünüşte Hydra’ya hizmet eden bir lider, gerçekte ise tek amacı Bucky’yi özgürlüğe kavuşturmak olan bir adam.
O gece plan çok netti: Bucky’yi güvenli bir noktaya taşımak, Hydra’nın gözüne çarpmadan, sessiz ve stratejik bir kaçış gerçekleştirmek. Steve, her koridoru, her tuzağı ve her güvenlik sistemini ezbere biliyordu. Her adımı, hem görünürde Hydra’ya hizmet ediyor gibi hem de gerçek amacına uygun olmalıydı.
Bucky, henüz Hydra kontrolü altında olsa da Steve’in yakınlığını hissetmişti. Gözlerindeki eski tanıdık bakış, onun hâlâ içinde bir insan olduğuna dair bir işaretti. Steve, Bucky’ye doğru yaklaştı ve fısıldadı:
— Buck… bu gece gidiyoruz. Bana güven.
Bucky, kısa bir tereddütten sonra başını salladı. Hydra’nın gölgesi hâlâ üzerindeydi, ama Steve’in stratejisi, onları görünmez bir el gibi yönlendirecek kadar kusursuzdu.
İlk engel, güvenlik kameraları ve devriye gezen Hydra ajanlarıydı. Steve, zekice bir rota belirledi; görünürde Hydra’ya hizmet ediyor, ama her hamlesi Bucky’yi korumak ve kaçış yolunu açmak için tasarlanmıştı. Patlayıcılar ve tuzaklar devre dışı bırakılırken, Steve’in elleri terliyordu ama gözlerinde kararlılık parlıyordu.
— Steve… fısıldadı Bucky, hafif bir korku ve heyecan karışımıyla.
— Sakin ol, Buck. Ben buradayım, dedi Steve, omzuna hafifçe dokunarak.
Koridorlar boyunca ilerlerken, Hydra temsilcilerinin adımları yaklaşmaya başladı. Steve hızlı bir refleksle birkaç ajanı dikkat dağıttı, diğerlerini yanlış yöne yönlendirdi ve Bucky’nin güvenli bir şekilde ilerlemesine fırsat tanıdı. Her hareket, hem görünüşte bir Hydra lideri hem de gizli bir kurtarıcı olarak oynanıyordu.
İlk büyük engel, patlayıcılarla çevrili bir kapıydı. Hydra, bunu test etmek için yerleştirmişti: ya kapıyı patlatacak ya da Steve’in itaatini ölçecekti. Steve, derin bir nefes aldı ve cihazları etkisiz hâle getirdi. Masumlar zarar görmeden, Bucky güvenli bir alana geçti. Hydra, hiçbir şey fark etmedi; Steve’in maskesi ve soğukkanlı tavrı onu kurtarmıştı.
Gizli bir geçit bulduklarında, Steve Bucky’ye dönüp fısıldadı:
— Sadece birkaç dakika kaldı, Buck. Ardından özgürsün.
Bucky’nin gözlerinde hem korku hem de umut vardı. Steve’in varlığı, onun içindeki insanı uyandırmıştı. Hydra’nın kontrolü hâlâ güçlüydü, ama Steve’in stratejisi, bu zinciri kırmak için yeterliydi.
Koridorun sonunda bir çıkış kapısı belirdi. Hydra devriyeleri son bir kez onları fark etmek üzereydi. Steve, Bucky’yi öne çekti ve hızla gölgeler arasında ilerledi. Patlayıcılar, güvenlik sensörleri ve gözlem kameraları Steve’in zekâsıyla etkisiz hâle getirildi.
— Steve… biz… başardık mı? diye fısıldadı Bucky, sesi titrek ama umut dolu.
— Henüz bitmedi, Buck. Ama neredeyse… dedi Steve, hafif bir gülümsemeyle.
Çıkışa ulaştıklarında, Steve gizli bir tünel ve güvenli bir yol ile Bucky’yi Hydra’nın gözüne çarpmadan kaçırdı. Kulede patlayan bir alarm sesi, Hydra’nın geç fark ettiği bir hataydı; ama Steve’in hızlı hareketi sayesinde, Bucky ve Steve güvenli bir noktaya ulaşmıştı.
Steve bir an durdu ve maskesini hafifçe kaldırdı. Bucky’ye baktı, gözlerinde hem rahatlama hem de kararlılık vardı.
— Artık buradan çıkabiliriz, dedi. — Ama dikkatli olmalıyız. Hydra hâlâ peşimizde.
Bucky, Steve’in gözlerine baktı ve hafifçe başını salladı. İçinde uzun bir süre unutamadığı güven hissi uyanmıştı. Hydra’nın kontrolü ve eğitimleri onu hâlâ etkiliyordu, ama Steve’in yanında olduğunu bilmek, onun içindeki insanı tamamen geri getirmeye başlamıştı.
O gece, Steve Rogers ve Bucky Barnes için bir dönüm noktasıydı. Hydra’nın gölgesinden ilk kez tamamen kurtulmuş olmasalar da, aralarındaki bağ yeniden güçlenmişti. Steve’in zekâsı, kararlılığı ve Bucky’ye olan bağlılığı, onları hayatta tutmuştu.
Ve gizlice Avengers’a gönderilen sinyaller, onların Steve’in gerçek niyetini anlamalarını sağlamıştı. Hydra içindeki kaos ve tuzaklar, Steve’in kontrolündeydi; artık tek odak noktası Bucky’yi tamamen özgür bırakmak ve Hydra’ya karşı son hamleyi yapmaktı.
Bölüm sonunda, ikisi güvenli bir noktada kısa bir süre için durdu. Steve, maskesinin ardında hafif bir gülümsemeyle Bucky’ye baktı.
— Bu sadece başlangıç, Buck. Hydra’yı bitirecek ve seni tamamen geri alacak bir planım var.
Bucky, gözlerini Steve’in gözlerine dikti ve sessizce fısıldadı:
— Sen her zaman… doğru olanı yapıyorsun, Steve.
Ve o gece, Captain Hydra maskesi ardında, Steve Rogers bir kez daha fark etti: Hydra’yı manipüle edebilir, oyun oynayabilir ve her şeyi gizlice yönetebilirdi; ama kalbindeki tek gerçek, Bucky’yi özgürlüğüne kavuşturmak ve onu korumaktı.
Bölüm etkileşimi
