4. bölüm / 6
Soyadımız Karahan Kanımızda Servet VarKusursuz Görünenler
Bölümler 6Şu an: Kusursuz Görünenler
Aşka inanırmısınız? Ben ilk ve son olan ilişkimden sonra inanmakta zorluk çekiyorum. Hayata tek tabanca takılmak daha mantıklı gelir bana. Dibe batıyorsunuz,kendinize gelmeye çalışıyorsunuz,ayağa kalkıyorsunuz,toparlanıyorsunuz,güçleniyorsunuz ve herşey bambaşka oluyor. Bunların hepsi aşk ile mi oluyor yoksa kendine olan inancından mı? Bu saydıklamın içinde aşk hayatınız varsa olanların şokundan ara bile verenler oluyor. Bunların arasında;Keşkeler,nedenler,niyeler,neyseler ve iyikiler oluyor. Bu hayattaki tek amaç çabalayıp elmas gibi parlamaktır. Olduğunuz durum sizi baya bi etkiler ama sonradan olacaklar bu etkileri unutmanızı sağlar. Ve bende Aral Karahansam bu hastalığıda,aşk işlerinide atlatıcaktım. Kendime sözüm olsun;Herşeyden kurtulucaktım!.
Nilay öfkeden gözleri dolmuş şekilde bize bakıyordu. Ben adanın arkasına baktığım için adada dönüp baktığında nilayı görmüştü. İkimiz ayağa kalktık,Nilay yanımıza öfkeyle yaklaştı.
Nilay:
Siz ne yaptınızı sanıyorsunuz? Siz aptalmısınız?
Ada:
Nilay bi sakin olurmusun
Nilay:
Sakin olamam. Aral ben sana yukarda sordum adayla aranızda ne var diye. Sen bana bişey yok dedin. Ne bu şimdi? Yardım ederim diye geliyorum bi bakıyorum ada aralı öpüyor! Şakamısınız siz?
Aral:
İlk bi sakin ol. Bende şoktayım adanın böyle bişey yapmasını beklemiyordum. En az senin kadar bende şoktayım
Ada:
Benim kötü bi niyetim yoktu. Aral o kadar sinirlenince sakinleşmek bilmedi
Nilay:
Yok ben sizi anlayamıyorum. Kafayı yemişsiniz!
Aral:
Tamam sakin olun bi! Şimdi benim odama çıkıyoruz sakince oturup konuşuyoruz. Zaten ilacın etkisindeyim hala. Hadi hadi
*
Odama doğru çıkmaya başladığımzıda arkadan yürüyordum. Odaya geçtiğimizde nilay sinirle yatağa oturdu. Adada yanına oturdu,bende karşılarında ayakta durdum.
Aral:
Eee hadi artık. Ada sen niye beni öptün,nilay sen niye adanın beni öpmesine sinirlendin? Yaşayan benim gene bana patlıyor
Ada:
Asla kötü bir niyetim yoktu benim. Sen hiç bir şekilde sakinleşmeyince bianda oldu yani. Çok özür dilerim
Aral:
Nilay sen niye bu kadar sinirlendin?
Nilay:
Hani ben sana aşığım ya,bütün Karahanlar biliyor ya hani. Adayla aranda bişey varmı diye sordum sana
*
Derin nefes aldım,ada beni öpmüştü nilayda sinirlenmişti. Her sinirlendiğimde neden beni öperek sakinleştiriyorlardı. Yakında yüz derimi aldırıcam,canıma tak etti be. Bi yerde de bende haklıydım.
Aral:
Bana bakın! Daha çok delirmeden aşağıya inice ve hiçbirşey yaşanmamış gibi davranıcaz,eğer biriniz belli bile ederse benden günah gider! Hadi kalkın iniyoruz
*
Kalkmadıklarında sinirle baktığımda kalktılar. Bi günüm güzel geçsin diye uğraşırken ne oluyor ne bitiyorsa yine boktan bişey oluyordu. Odadan çıkıp aşağıya geri indik. Bahçeye çıktığımızda yerlerimize geri oturduk
Kazım:
Birazdaha iyimisin?
Aral:
He he çok iyim,Ada ve Nilay olmasa ne olurdum bilmem
*
Dişlerimi sıkarak konuşmuştum. O esnada Yelloz ve Gülay geldiler. Bişey isticek gibi duruyorlardı. Anladığım için hemen sordum
Aral:
Tahmin edeyim benden izin alıcaksınız. Neymiş iznini istiyeceğiniz şey
Gülay:
Abi üst kata çıkıp senin playstation ile maç yapabilirmiyiz?
Yeliz:
Bozmayız aral hiç bişey
Aral:
Oynayın tabi,yapamadığınız bişey olursa yazın gelip bakayım
Gülay:
Teşekürler abi
Yeliz:
Saol arall
*
Koşarak eve girdiklerinde önüme geri döndüm. Aradan baya bi zaman geçmişti. Biz baya sohbet etmiştik. Saat onbir olmuştu. Herkes gitmek için hazırlanmış vedalaşıyorduk. Araf yorgun olduğu için bir saat önceden uyumaya gitmişti. Yeliz ise gülay ile vs atarken uyuyakalmıştı. Herkes sarılırken nilaya sarılıp kulağına fısıldadım
Aral:
Yarın bu meseleyi konuşucaz
*
Nilaydan ayrılıp yüzüne gülümsedim. Hemen sonra adaya sarılıp onunda kulağına çaktırmadan fısıldadım
Aral:
Müsait olduğun zamanda bu konuyu konuşucaz
*
Adadan ayrıldığımda gözleri ile beni okeyledikten sonra gülümsedim. Herkes gittiğinde annem,babam ve Ben bahçeye oturduk. Ben en sağ köşeye geçmiş sağ elim alnımdaydı.
Galip:
Araf uyuyormu
Aral:
Yorgunum dedi uyumaya çıktı
Aliye:
Yelizde oyundayken uyumuş. Uyandırdım odasında
Galip:
Aral sen birazdaha iyisin deme
Aral:
İyim iyim,azda olsa iyim. Bağış işinide yapamadım
Aliye:
Başka gün yaparsın oğlum
Galip:
Ben amcanla yarın gidip yapayım. Bizim bildiğimiz kurumlara mı bağış yapıcaktın?
Aral:
Evet
Galip:
Tamam yarın biz gidip yapıyoruz
*
Babama gülümsedim. Dünkü tatsızlık bugün ki işlerime engel olmuştu. Esnemeye başladığım an ağzımı kapattım. Esneyince göz yaşlarım akardı,bencr her insanda olan bişey. Ben bi tek bendemi oluyor diye esneyen kişinin gözlerine odaklanmıştım.
Aral:
Ben yatıyorum hepinize iyi geceler
*
Yerimden kalkıp eve girdim. Odama yavaş adımlarla çıkıyordum çünkü çok yorulmuştum. Geldiğimde üstümdekilerden kurtulup şort giyidim. Bu sıcakta bide kıyafetlemi yatıcaktım. Yatağa uzanıp ınstagrama girdim. Baya bildirim vardı. Akşam çektiğim fotoğrafları paylaştım. Biraz orda durduktan sonra mesaj isteği geldi ve açıp baktım. Az önce attığım hikayeye takipçilerden biri yazmıştı. Ne yazdığına baktığımda yüzümü ekşittim. Seninle evlenip bi çocuğum olsun istiyorum Karahan. Anırırım ben buna derim ve anırmaya başladım. Başımın ağrısını bi kenara bırakıp avazım çıktığı kada güldüm. Odamın kapısı açıldığında hala gülmeye devam ediyordum. Gelen babamdı
Galip:
Oğlum iyimisin,neye gülüyorsun?
Aral:
Baba allah aşkına şu mesaja bak. Ağlıyorum resmen
*
Ben gülmeye devam ederken babam telefonumu alıp mesaja baktı. Oda benim gibi kaşlarını çatıp sırıttı. Telefonu bana uzattığında gülmeken kızarmış halde aldım
Aral:
Çocuk mu? Buna benden başkası anırmaz
Galip:
Komik ve saçmaymış. Başının ağrısına dikkat et. Çok geç de uyuma aral. İyi geceler
Aral:
İyi geceleer
*
Babam odadan çıktığında bende toparladım.Telefonu kapatıp uyumak için doğruldum. Ne hayat var bee. Ben yirmi üç yaşında ölmeyi beklerken diğer yaşıtlarım benim gibi olmaya çalışıyorlar. Ama bilmiyorlar ben hastalığımla nasıl mücadele ediyorum. Bence benim yerimde olmak isteyenler ikinci kez bi düşünsün. Ülkenin sayılı zengin ailelerinden olup hastalığınla yaşam mücadelesi vermek mi? Yoksa hayatını paranı doya doya yaşamak mı? Bana sorsanız bişey demem çünkü ben birinci şıkkıyı yaşıyorum. Beni yalnızca ölücekler anlar…
&
Bugün o kadar neşeliydim ki bir erkeğin sahip olduğu neşeden daha fazlasıydım. Neden mi? Çünkü bugün kardeşim Gurur’un doğum günüydü ve benimle aynı yaşa giricekti. Gururla aramızda çok fazla ay yoktu. Odama güzel bir güneş ışığı vuruyordu. Üstüme bol siyah, simlerle parlayan pantolon giyip içime siyah tişört ve pantolonun takımı olan ceketi giyidim. O kada parlıyordu ki fotoğraf çektiğimde parıldıyordu. Saçlarımı gene dünki gibi ıslak model yapıp geriye attım. Of gene çok güzek olduu. Gururla kimse bugün konuşmıcaktı. Bizim diğer havuzlu villada ona parti hazırlamıştık. Şuan herşey hazırlanıyordu. İlyas,ben birkaç arkadaşımız ve araf gelirse Arafta vardı. Duştan çıktığım için saçlarımı zar zor ıslak modeli vermiştim. Parfüm sıkıp aşağıya indim. Yarım saat sonra ilyasla beraber çıkıcaktım,onun gelmesini bekliyordum. Çok geçmeden ilyas geldi,gitmeden biraz oturmaya karar verdik
İlyas:
Araf,sen gelicekmisin?
Araf:
Akşama doğru gelicem
Aral:
Biz gururun doğum gününü kutlarken sen nerde ne yapıyor olucaksın araf?
Araf:
Babam bana iş kitledi. Sen gidiyorsun diye
Aral:
Sende benim olduğum yerlere gel,babam sana iş kitlemesin
Araf:
İyi tamam. Akşama doğru gelicem pasta bırakın bana.
*
Saate baktığımda kalktık. Gurura çok güzel hediye almıştım. Uzun zamandır istediği playstation 5 almıştım. Hediyeyi kucaklayıp arabaya yerleştirdim. İlyasta gurura oyun gözlüğü almıştı. Arabaya bindik. Yola çıktığımızda gurur aradı,bişey belli etmeden açtım ve konuşmaya başladım
Aral:
Gurur,noldu kanka
Gurur:
Aral evdeysen dışarı çıkalım. Morelimde biraz bozuk. İlyasıda al gel
Aral:
Kanka çok isterdim ama hastaneye gidiyorum. İlyasta işten geç çıkıcakmış aradım onu
Gurur:
Tamam kanka haber edersin bana
*
Telefonu kapatıp ilyasla sırıttık. Gururun cidden moreli bozuktu ve sesinden anlaşılıyordu. Az çok neden bozuk olduğunu tahmin edebiliyordum çünkü kimse doğum gününü kutlamamıştı. Kardeşime layık olduğu doğum gününü yapıyordum. Gurur en iyilerini hak ediyordu
İlyas:
Gerçekten moreli bozuk ha
Aral:
Belliki kimse kutlamamış. Birazdan morelini düzeltecek doğum günü kutlayacaz
*
Yirmi dakika sonra bizim diğer villaya geldik. Bu evi genelde araf ve ben kullanırdım. Doğum günü,eğlence tarzı şeyler yaparsak burda yapardık. Eşyadan fazla parti süsleri vardı ve çoğu oda boştu. Bahçeyi çok güzel süslemiştik. Gri temalı süsler yerleştirip metalik koyu renkli balonlar şişirmiştik. Bahçe Baya güzel olmuştu. Gurur hariç bi kaç kişi gelmişti. Burayı ben,ilyas,ata ve kaan ile yarım saate bitirmiştik
Kaan:
Baya güzel oldu
Ata:
Gurur gelmeden diğerleri de gelir
Aral:
Gurur geldiğinde bütün ışıkları kapatalım. Mumların ışığını moreli bozuk olduğu için fark etmez
İlyas:
Tamamdır,öyle yapıcaz
*
Bütün herkes geldikten sonra yavaştan bitirdik. Cebimden telefonu çıkarıp gururu aradım.
Ata:
Aral sen baya karizmatik olmuşsun kanka saçlar falan
*
Ataya gülümsedim,üç kez çaldıktan sonra gurur açtı. Sıkıntıyla nefes verdiğini duydum
Aral:
Naptın Gurur
Gurur:
Aynı yerdeyim,sıkıldım biraz.
Aral:
Kanka bizim diğer eve gelsene bi ya. Havuz’a bişey mi ne yapıcakmışız babam bana kitledi bunu arafta yok,sen gelsene bi
Gurur:
Gelirim kanka
Aral:
Tamam kanka görüşürüz
*
Telefonu kapatıp cebime geri koydum. Son hazırlıkları yaparken gururun kuzenleri gelmişti. Evin ön kapısının üzerinde anahtarı bıraktığımız için içerden kapının açılma sesini duyduk. Herkes kurduğumuz standın önüne yerleşip süslü alanı gizlemeye çalıştık. Gurur moreli bozuk yere bakarak bahçeye geldiğinde ben önüne baksın diye bağırdım
Aral:
İyi ki doğdun kardeşimm!!
*
Gurur kafasını kaldırıp bize doğru baktı. Boş bakışları yavaş yavaş gidiyor yerine neşe,mutluluk geliyordu. Gurur yıllardır sokaklarda gezip dolandı ve napıp ne edip herkesin dilinde adını sokak çocuğu diye ekletti. Şimdi tam bir izmir beyfendisi gibiydi. Neşeyle bize bakıyordu
İlyas:
Doğum günün kutlu olsun gururr!!
*
Gururun kız kuzenleri sevinçten çığlık atınca hepimiz alkışladık. Hepimiz gururun yanına geçip teker teker sarıldık
Gurur:
Lan siz naptınız böyle
Ata:
Senin için yaptık
Gurur:
Çok teşekür ederim hepinize
Kaan:
Ne demek aslan,iyi ki doğdun
*
Hepimiz Gurura sarılıp masaya geçtik. Bahçenin ortasına masa kurmuştuk. Gururun moreli yerine gelmişti gözleri parlıyordu
Gurur:
Ee Araf nerde
Aral:
Babam şirkette iş vermiş ona işi bitsin gelicekmiş
*
Akşam üstü olduğunda pasta kesmiştik. Araf daha gelmemişti ve pasta kesilmesine geç kaldığı için evde benim başımın etini yicekti. Ben portakal suyu içerken araf bağıra bağıra bahçeye girdi
Araf:
Owow İyi ki doğdun Gururr! Parti asıl şimdi başlıyor çünkü ben geldim!!
Gurur:
Hoş geldin araf sensiz olmaz
Ata:
Oo Araf Karahan teşvik etti
Araf:
Babam iş kitledi hayatım,ama bitirip geldim. Pastam nerde
*
Masadaki pasta tabağını arafa verdim ve yanımıza oturdu. Pastasından yerken boğazında kalmasın diye portakal suyumu arafa verdim. Damızlık pasta diye bişey kalmadı. Kaan yüzüme öyle bi bakıyordu ki sanki bişeye dikkat ediyordu
Kaan:
Aral senin o kaşındaki bant ne
Aral:
Sorma ya düştüm havuzda. Kaşı patlatmışım o yüzden. Başımda zonkluyor ama şuan iyim
*
Gerçekten iyimiydim? Başımın zonklaması azda olsa yoktu. Ben birine yaptığım bişeyden çok mutlu oluyorum. O yaptığım kişinin yüzü gülünce ben kendimi iyi hissediyorum. Ve bu yıllardır böyleydi. Hiç değişmemişti. Değişen tek şeyler ise sesim,hislerim ve duygularımdı. Takıntılarımla,alışkanlarım hiçbir zaman değişmeyip benim peşimi bırakmamıştı. Saat geç olunca herkes vedalaşıp dağılmıştı. Bitek araf,ben,ata,ilyas ve gurur kalmıştık. Kaan erkenden gitmişti. Ortalığı toparlamış vedalaşıyorduk
Gurur:
Aral,çok teşekkür ederim. Herşey için
Aral:
Ne demek senin yüzün gülsün yeterki kardeşim
İlyas:
Aral hediyelerimizi vermedik,herkes verdi biz kaldık
Ata:
Aa doğru siz vermediniz
Gurur:
Bide hediyemi aldınız? Herşeyi yapmışsınız hiç gerek yoktu
Araf:
Var var
*
İlyasla içeri girip koltuğun arkasından hediyelerimizi çıkardık. Benim hediye kutusu biraz büyüktü playstation almıştım. İlyasın ki ise en az küçük bir koli kadardı. Bahçeye geri çıktık. İlk önce ilyas verdi
İlyas:
Tekrardan iyi ki doğdun kardeşim. Güle güle oynarsın
Gurur:
Teşekkür ederim kardeşim. Oynarsın dedin merak ettim
*
Gurur paketi yırtmadan nazikçe açarken ben elimde kocaman playstation kutusuyla onu seyrediyordum. Araf ve Atada yanımızda gururu izliyorlardı. Gurur paketi çıkarıp oyun gözlüğünün kutusunu görünce şok olmuş şekilde ilyasa baktı
Gurur:
Hadi be ordan. Ciddimisin ilyas?
İlyas:
Evet lan senin için
*
Gurur gözlüğün kutusunu masaya koyarak gurura sarıldı. O kadar mutlu olmuştu ki gözlerinden anlayabiliyordum. Yıllardır mahallede Teksas kurup heryerde adını sokak çocuğu diye kazıyan gurur şimdi istediğini elde ediyordu. İlyastan ayrılınca bana baktı
Aral:
İyi ki doğdun kardeşim. İlyasın dediği gibi güle güle oyna istediğin herşey senin olsun
Gurur:
Teşekkür ederim aral,sen olmasan hala Teksas başında olurduk.
Aral:
Ne demek kardeşim,senin kadar bizde sokak çocuğuyuz yani
*
Hediyemi gurura uzattım. Paketi yırtmadan açtığında üstüne yazan Playstation 5 yazısını görünce ağzı açık şok içinde bana baktı
Gurur:
Aral şakaysa hiç komik değil. Ciddimisin gerçekten aldın mı?
Aral:
Aldım tabi herşey senin için. Baktım benim yukardaki odayı kurmamda baya yardımcı oldun bende sana istediğini alayım dedim
Gurur:
Çok teşekkür ederim kardeşim
*
Gururla birbirimize sıkıca sarıldık. Kardeşlerimin yüzünün gülmesi cenneti benim için. Gururun annesi ve babası yıllar önce boşanmışlardı. Sokak çocuğunun hikayesi aslında annesiyle babasının boşanmasından geliyordu. Babam bi ara gururu bizim ailemizin üyesi yapıcaktı ve gurura Karahan soy ismini vericekti. Bu kadarı çok olduğu için gurur kabul etmemişti.
*
Annem,babam,Araf,ben ve Yelloz şuan kahvaltı yapıyorduk. Yelloz komik şeyler söylüyor arafla ikisi patlıyordu. Bense hoşuma gidenlere sırıtıyordum. Bardağın dibindeki portakal suyunu tekte içip bardağı masaya koydum.
Aliye:
Gurur nasıldı dün. Neşesi yerine geldimi?
Aral:
Çocuğun moreli öyle bi yerine geldiki. Aradığımızda sesi kötüydü geldiğinde çok mutlu oldu. İlyasla hediyelerimizi verdiğimizde şok oldu
Yeliz:
Ya siz sokak çocuğu diyorsunuz ama hiç benzemiyor. Gayet izmir beyfendisi
Araf:
Sen öyle san. Geçen sene adidas takımlarını bi geçiriyordu üstüne öff yok öyle bişey baya iyidi
Aral:
Hatta yelloz babam bi ara gururun nüfusunu üstüne alıcaktı. Gurur Karahan olucaktı. Ama istemedi
Yeliz:
Oha, gururla arkadaş değilde kardeşsiniz galiba
*
Başımı sallayıp yellozu onayladım. Kahvaltıdan sonra araf ben ve yelloz odalara dağıldık. Araf telefonla konuşuyordu ki sesi buraya kadar geliyordu,yeliz aldığı makyaj malzemelerine bakıyordu. Bense yine bişeyler karalıyordum. Karalarken hiç olmayacak zamanda tün yapbozlar oturdu. Şut,şut ve gol. Kalemi oynatmayı bırakıp odaklanmaya başladım. Herşey madem beni buluyordu. Bunun içinde kolpa ve kumpas vardı. Biri bana çok pis pusu kuruyordu. Bu oyunun içinde canı yanan bu sefer ben olmayacaktım. Ya tanımadağım biri ya da yeni tanıdığım biriydi bu. Elektrik çarpmış gibi sıçrayınca bakışlarım değişti. Sikerim be böyle işi! Ölücekmiyim bilmiyorum oyunsa gelsin oynayalım allah allah. İki saat geçtiğinde altıma havuz şortumu giyip üstüm çıplak şekilde duruyordum. Havuza canım isterse belki girerdim. Akşam olduğunda tek tek aşağıya indik. Ben bol beyaz tişört ve siyah şort giyidim. Masaya en son araf geldiğinde yemeğe başladık
Aral:
Ben bişey düşündüm ve sizinde beni desteklemenizi bekliyorum.Hava aşırı sıcak olmaya başladı. Yani dayanabildiğim kadar dayanırım ama dahada sıcak olursa yapamam
Galip:
Ne yapmak istiyorsan yap oğlum,biz seni destekliyoruz
Aral:
Ben şöyle diyorum. Havalar iyice sıcak olursa başka bir ülkeye gideyim soğuk olan bir yere. Yazı orda geçiririm, kış gelince geri gelirim
Araf:
Soğuk yer dediğin Rusya,Danimarka falan mı?
Aral:
Evet,burdaki yazı orda soğuk geçireyim,oralar sıcak olursa geri gelicem
Yeliz:
Tek başına yapabilirmisin ki oralarda? Hastalığınla baş edebilirmisin tanıdığın kimsede yok
Aliye:
Yeliz haklı oğlum,yapabilicekmisin
Aral:
Yapamasamda en azından denerim
*
Yemekten sonra çok bişey yapmadık. Annem ve babam kahve,araf redbull,yeliz soğuk kahve bense sporda içtiğim milkshakeyi içiyordum. Sessizce telefonumla ilgilendiğimde ınstagramdan mesaj isteği geldi. Baktığımda herzaman ki gibi beni isteyen bi kız yazmıştı. Telefonu kapatıp bıraktım. Yarım saat sonra herkes uyumaya çıktığında bende yatağıma girip gözlerimi kapattım. Şükür ki hemen uyumuştum
&
Şuan bi mezarlığın başında oturuyordum. Hava o kadar soğuktu ki rüzgarın esmesiyle yerimden sarsılıyordum. Burnumun ucu kızarmıştı. Koca mezarlıkta nedense sadece bir tane mezarlık vardı. Oda benim başucunda oturduğum mezarlıktı. Mezarda yazan isme baktığımda Araf Karahan yazıyordu. Gözümden yaş akıp yanaklarıma doğru süzüldü. Hafifçe gülümsedim. O soğun eşliğinde ağzımdan şunlar çıktı
Aral:
Gökler ağlayıp üşütmesin seni yakışıklım
*
Soğun etkisiyle ağzımdan buharlar çıktı. Soğuk ve ıssızdı. Elimi mezarın isim yazan taşın üstüne koydum ve nefesim tükenene kadar verdim.
&
Saatin kaç olduğunu bilmiyordum ama öfkeden o kadar çok terlemiştim ki saç uçlarım ıslanmış,alnımda ter damlaları birikmişti. Nefes nefese kalmıştım gözlerimi açamıyordum. Adrenalin etkisiyle bağırarak uyandım
Aral:
Araf!!
*
Kabus görmüştüm. Gözlerimi açtığımda hava hala karanlıktı. Baş ucumdaki saate baktığımda 04:28 yazıyordu. Ellerimle yüzümü kapatıp ağlamaya başladım. O kadar kötüydü ki beni ağlatmıştı. Ben kabus gördüğümde etkisinde kaldığımda ağlamazdım yada tepki vermezdim. Ama bu kabus öyle bi etkilemişti ki ağlamama neden olmuştu. Odamın kapısı sertçe açıldığında annem babam yelloz ve araf içeri daldı. Ağladığımı gördüklerinde araf hemen yanıma oturup ellerimi yüzümden çekti
Araf:
Aral noldu lan,neden ağlıyosun amınakoyayım!
Aliye:
Aral neyin var oğlum
Yeliz:
Bişey dicem bildiğiniz ağlıyor. Aral iyimisin
Galip:
Neyin var oğlum
*
Hemen arafa sarıldım. Oda bana sıkıca sarıldı. Nasıl bir kabusa beni öyle bi etkilemişti ki kendime gelemiyordum
Yeliz:
Çok terlemiş baksanıza
*
Araftan ayrılıp göz yaşlarımı sildim. Nefesimi düzene soktuğumda zorla yutkundum. Küçük bir çocuk gibiydim resmen
Aral:
Kabus gördüm,araf ölmüştü tek mezarlık vardı arafın adı yazıyordu. Berbattı
*
Araf dizimdeki elimi tuttu. Bir rüya beni çocuk gibi gecenin bi körü ağlatıyorsa ben daha ötesini düşünemiyordum. Annem yaklaşıp elini arafın omzuna koydu. Araf kalkıp yerine annem oturdu.
Aliye:
Siz hadi yatmaya gidin,biz bi aralla konuşalım.
Araf:
Ama anne
Aliye:
Hadi güzel oğlum,yatmaya gidin
*
Hepsi odadan çıktığında annemle yalnız kaldım. Oda sessizleşti tek ses benim iç çekmemdi.
Aliye:
Aral,anlat neyin var?
Aral:
Ya anne benim yüzüm hiç gülmüyor?
Aliye:
Gülüyor oğlum, arkadaşlarınla kardeşinle olduğunda yüzün gülüyor. Derdin var senin ama bize anlatmıyorsun. Hadi anlat oğlum
Aral:
Bu genç yaşımda ölmek benim psikolojimi bozuyor. Arafın dediği gibi olmaz deme anne?
Aliye:
Arafın dediği gibi ne olmaz oğlum?
Aral:
Bende bi yıldız gibi kayıp gitmem deme?
*
Annemin gözlerine baktığımda dolmuştu. Bi yıldız gibi kayıp gitmem değil mi? Çünkü beraber yapacağımız çok şey var. Annemin göz yaşları yanaklarından süzülürken direk boynuma sarıldı.
Aliye:
Hayır oğlum,olmayacak öyle birşey! Ben senin gitmene izin vermem. Bırakmam ben seni canım oğlum
&
Duştan çıkıp belime havlu sardım. Başka bir havlu alıp yüzümdeki su damlacıklarını sildim,aynı havluyu saçıma kullanıp üstten kurutmaya çalıştım. Banyodan çıkıp kapıyı kapattım. Yatağıma baktığımda araf uzanmış telefonumu almış fotoğrafını çekiyordu. Manitasına anlık atan kız gibi. Kıyafet ayarlamak için dolabıma döndüm. Sırtım arafa dönük kaldı
Araf:
Aral bi kaç anlık fotoğraflar çektim helal et
Aral:
Kendine at istiyorsan
Araf:
Atarım bi ara. Geceye göre iyimisin
Aral:
İyim,sadece öfkelendim
*
Sırtım hala arafa dönüktü. Banyoya geri girip altıma void eşofman giyinip geri çıktım. Duşa gireceğim için göğsümdeki bantları çıkarmıştım. Yenilerini alıp göğsüme yapıştırdım. Üstüm hala çıplaktı. Araf benden çekildiği fotoğraflara bakıyordu.
Aral:
Güzel çıktın mı bari
Araf:
Evet güzel çıkmışım. Aral gece neden çok ağladın? Rüya görünce tepki vermezdin
*
Derin nefes aldım. Kabus arafla ilgili diye çok öfkelenmiştim. Sinirlenmek yerine neden ağlamıştım hiçbir fikrim yoktu. Varsa da uyku sersemiyim diye ağlamışımdır.
Aral:
Senin mezarının başında bi kabus görünce kendimi kontrol edemedim
Araf:
Aral beni kaybetmekten korkuyorsun biliyorum,bende seni kaybetmekten korkuyorum. Anlayacağın biz birbirimize aitiz başkalarına değil
*
Kafamı yavaşta çevirip omzumun üstünden arafa baktım. Kimseye ait değildim ve olmakta istemiyorum. Araf hayattaki en büyük sebebimdi, ondan başka kardeşim olmadığı için çocukluğumuzdan beri hep ona sahip çıktım onu korudum. Ona en iyi abi olabilmek,onu güldürmek için herşeyi yaptım. Başardımda, arafı herkesten iyi ben tanırdım. Neden onun üstüne bu kadar çok titriyordum? Ya tek erkek kardeşim diye mi? Yoksa kaybetmekten korktuğum içinmiydi? O benim kardeşimdi ben onun abisiydim.
Aral:
Biliyorum abicim. Bana abi demesen bile biliyorum,bağlısın bana
Araf:
Aşk olsun
*
Araf hemen dizlerinin üstünde yatakta yürüyerek yatağın ucuna yanımda durdu. Kolumdan tutarak belime sarıldı. Diz çöktüp yatakta durduğu için boyu kısa kalmıştı ve belime kadar sarılmıştı. Bende omzuna sarıldım
Araf:
Canım abiiimm! Yakışıklı aslan abiimm!
*
Araf abim diye bağırınca omzuna daha sıkı sarıldım. Üstüm hala çıplak olduğu için arafın kolları kaburgalarıma değiyordu. Araf hala abim diye bağırırken yatağımı dağıttı diye yalandan ona kızdım
Aral:
Yatağımı dağıtıyorsun ama araf
*
Kızdığımı anlayınca kolları belimden ayrıldı. Sırıtıp sırtımı dönüp beyaz yumuşak kumaş bol bi tişört giyidim. Arafta kalkıp dağıttığı yerleri düzeltti. Gözlüğümü alıp gözüme taktım çünkü gözlerim yanıyordu.
Araf:
Bu gözlük çok yakışıyor be sana. Şey deme bu havuzda düştüğün gün takmıştın
Aral:
Ondan başka gözlüğüm yok ki. Varsada güneş gözlüğü onlar
Araf:
Çok güzel ama
*
Arafa sırıtıp odadan çıktık. Merdivenlere doğru ilerlerken Yelloz odadan çıktı.
Yeliz:
Beni unuttunuz,hey!
Araf:
Yelloz çabuk!
*
Yelloz tam ev kombini yapmıştı. Kısa bi şort ve askılı crop giymişti. Ben kızların kıyafet makyaj gibi şeylerin isimlerini bilmezdim. Beraber aşağıya inip bahçeye çıktık. Saçlarım ıslak olduğu için uçlarını birbiriyle döndürüp doladım. Bahçe esiyordu ama sıcak esiyordu. Annemler çay içiyordu
Aral:
Allah aşkına bu sıcakta neyin çayı bu
Aliye:
Sizde için oğlum
Araf:
Yok biz içmeyiz
Yeliz:
Akşam ben dışarı çıkabilirmiyim amca?
Galip:
Tabi kızım çık. Kim kim olucaksınız arabayla bıraktıralım
Yeliz:
Gülay ben melis olucaz
*
Araf melis ismini duyar duymaz sıçrayıp yellozda baktı. Resmen yargılayıcı şekilde bakıyordu. Melis kimdi ve araf neden adını duyunca çok olmuştu
Araf:
Hangi melis yelloz?
Yeliz:
Hangi melis olucak ya. Melis Yıldız.
Araf:
Size bişey diyim mi?
Aral:
De bakalım ne diceksin
Araf:
Melis Yıldız benim eski flörtüm
*
Arafın dediğine kendimi tutamayıp gülmeye başladım. Yeliz ise şok olmuştu. Galiba yelloz, melisin arafın eski flörtü olduğunu bilmiyordu. Arafta yellozun arkadaşı olduğunu.
Aral:
Allah nazardan saklasın abim
Galip:
Ee varmı hayatınızda birisi?
Araf:
Benim şuanlık yok. Ama benle yazışan kızlar var. Konuştuğum kızın abisi beni kaçırdıktan sonra sabah başka akşam başka kızlarla konuşmadım
Aliye:
Senin yeliz?
Yeliz:
Yenge ben pek o konulara hakim değilim.
Galip:
Aral?
Aral:
Beni biliyorsunuz. Aşk hata, olur bi defa da, ben o yola yeniden dönemem artık
Araf:
Hee şeyi diyor. Sı-
Aral:
Sakın! Sakın onun adını ağzına almıyorsun!
*
Araf adını söylicekti. Sözünü kesip kızdığım için gözlerini belertip bana baktı
Araf:
Sakin ol. Resmen delirdin adını söylicem diye. Sakinleş
*
Önüme dönüp sustum. Mal varlığıma göz diken biriyle ne olurum ne hayatımda bulundururum! En iyisi tek takılmaktı. Konu dağılıp kapanınca başka bi konu açıldı. Geçen sene Ailecek karadenize gitmiştik. Bu sene gitmeyi planlıyorlardı. Karadeniz dediklerinde aklıma yaşadıklarımız geldi. Zihnimde canlandırdım.
1 Yıl Önce:
Bakış Açısı:
Galip,kazım ve sabri bi kaç hafta önceden karadenize gitme planını yapmışlardır. Aral yeni yirmi iki yaşına girmişti. Arafta on sekizdi. Herkes hazırlandığında beraber uzun bir yola çıkıp Karadenize gelmişlerdi. Dağların ovaların oralarda evleri vardı. Lüks bir ev değildi ama her karadenizlinin evi gibiydi. Aral sıcak diye bi odada dinlenirken kapısı çalar ve gelen nilaydır. Aralın karşısında duran koltuğa oturur. Aral ise ona anlam veremeyen bakışlar atar.
Nilay:
Ne iyi oldu geldiğimiz
Aral:
Aynen,dağ,taş ve karadenizin havası
Nilay:
Burdaki aşıklar ne iyi değil mi? Çok mutlular
Aral:
Sen öyle san
*
Aral bian nilayı tersler. Nilay ne olduğunu anlamaya çalışır. Aral öfkeyle nefesini verirken nilay anlamaz gözlerlerle ona bakmaya devam eder
Nilay:
Nasıl yani?
Aral:
Burdaki aşıklar senin bildiğin gibi mutlu değiller!
Nilay:
Nasıl mutlular?
Aral:
Burası Karadeniz kızım,sevdiğini ya yirmi yıl beklersin ya da başkasıyla izlersin!
*
Nilay aralın bu dediğinden sonra zorla yutkunmaya çalışmıştır. O esnada kapı çalar ve bilge kafasını sokup içeri bakar
Bilge:
Oo hadi sizi bekliyorlar gelin
Aral:
Geliyoruz tamam
*
Aral uzandığı yerden kalkıp herzamanki alışkanlığı olan tişörtünü sirkeleyip düzeltir. Nilayda oturduğu yerden kalkar. Dışarı çıktıklarında Karadenizin geleneklerini eğlencelerine şait olurlar.
Şimdiki Zaman:
Aral Karahan:
O zamanlar güzeldi tabi. Karadeniz akşamları çok güzel esiyordu. Orda herkes bizi tanıdığı için yabancılık çekmiyorduk. Belki bu dönemde gidebilirdik. Bi zamanlar baya eğlencelere katılırdık. Ama bu aralar hava gerçekten nefes alınamayacak kadar sıcak olduğu için pek bişeyler yapmıyorduk. Kaşımdaki bantı çok sıkı yapıştırdığım için kaşımdan iki üç kıl çekiyordu. Elimle düzeltirken kopartmamaya özen gösterdim. Arafın telefonuna bildirim gelmişti. Açıp okuduğunda arafın renkten renge girdiğini hepimiz fark etmiştik.
Aliye:
Noldu oğlum
Galip:
Araf,ne geldi
Yeliz:
Ay söyle çatlatma insanı
*
Telefondan başını kaldırıp hepimize göz attı. Bu bakışları tanıyordum. Arafın istemediği bi durum olmuştu çünkü gözleri herşeyi anlatıyordu
Araf:
En son çıktığım kız evleniyormuş,davetiyesini attı çağırıyor
*
Ooo araf şuan varyaa,o düğüne gitmez. Kızın arafı çağırma sebebini az çokta tahmin edebiliyordum. Şu mantıkta çağırıyordu;”Karahanlarla bi bağım var işte hepsini tanıyorum onlarda gelsin” mantığıyla arafı düğününe çağırıyordu. Yoksa evlenen biri neden eski flörtünü çağırırki düğüne. Arafın sonuncusuda evlendiğini öğrenince şarkı patlatmadan edemedim
Aral:
Bilir mi? Yerime gelenn kıymeetini bilir mi? Bu insan cennete mevlaya küsen değil mii benim gibi koklarmı derindeeen
*
Yeliz telefonunu bacağının altına koyup bana eşlik etmeye başladı. Araf bizle dalga geçerken bizde şuan onla dalga geçiyorduk
Aral/Yeliz:
Bilir mii? Sormaya değer mi? Şimdii seen bir yabancı gibi beenn seni ellerimle sulaarrkeenn
Araf:
Ya anne bişey de dalga geçiyorlar benle
*
Hepimiz gülerek arafa bakarken bizi anneme ispiklemişti. Biraz yans kayıp arafa yaklaştım. Başını kollarımın arasına alıp saçını öptüm. Bende böyle bir abiyim
Aral:
Dalga geçmiyoruz cennet gözlüm,şaka yaptık
*
Araftan ayrılıp üstümü düzelttim. Cebim titrediğinde telefonumu çıkardım. Mesaj gelmişti. Kimin attığına baktığımda Ada’dan geldiğini gördüm. Whatsappa girip ne yazdığına baktım. “Müsaitsen bugün bir yere gidelim mi. Konuşucaktık?” Yazmıştı. Üff bide konuşucaktık ben onu unutmuştum. Üstümü değiştirmeden gidicektim. Mesajı okuyup cevap verdim. “Uygunum bugün,ben seni almaya gelirim yarım saate”. Yarım saat sonra ne var ne yok konuşucaktık. Bunların hepsini dinliyorsam oda saygımdan. Odama çıkıp saçlarımı yaptım. Bu sefer dağınık bıraktım. Vitaminlerimi içip telefonumu şarja taktım. Şarjım doksan beşti ama yüz olucaktı. Kaşımdaki sargı bantını çıkardım,yüzüme krem sürüp parfüm sıktım. Saate baktığımda çıkma vakti gelmişti. Odada oyalanmak için herşeyi yapmıştım. Şarjım full olduğuna bakıp odadan çıktım ve aşağıya indim. Bu sefer Chery olan arabayı aldım. Arabaya binicekken araf seslendi
Araf:
Nereye gidiyorsun?!
Aral:
Adayla buluşucam bişey konuşucakmışız!
*
Arabaya binip çalıştırdım. Yola çıktığımda adayı aradım. Çaldırıp açtı.
Aral:
Almaya geliyorum hazırlandın mı?
Ada:
Evet hazırım seni bekliyorum
Aral:
Geliyorum ben
Ada:
Tamamdır
*
Telefonu kapattım ve sürmeye odaklandım. Bi tek ben mi gördüm herşeyi?? Kafamı bozmamak için bişeyler düşünmeye başladım. Bu arabayı daha önce neden kullanmadım ki? Çok güzeldi. Plakanın sonu 2007 bitmek yerine rastgele bi sayı ile bitiyordu. Arkadan korna sesi duyduğumda aynadan baktım. Plakaya bakıp kornaya basanlar benim olduğumu anlayıp selam veriyordu. Elimi camdan çıkarıp arkaya selam verdim. O meşhur plaka şuydu: 35 ARL 35. Bu Chery’nin plakasıydı. Asıl Plakam 35 ARL 2007. Şahsi arabam oydu. Bu ise yedekte yatandı. Adanın evine geldiğimde kornaya bastım. Arabayı daha önce kullanmadığım için bayadır yatıyordu. Kendine gelmesi için gaza yüklenip motoru bağırttım. Araba uyarı verince yüklenmeyi bırakıp kontağı kapattım. Adanın geldiğini görüp arabanın kilidini açtım. Arabaya geçtiğinde kontağı açıp klimaları soğuk dereceye ayarladım
Aral:
Naber
Ada:
İyidir sen?
Aral:
Her zaman ki gibi
*
Kısadan nasıl iletişime geçilir adlı çalışma. Bi cafeye geçip oturduk. Konu ben açmak istemediğim için adanın konuşmasını bekledim. Abi bu hava ne böyle ya. Altımı siyah giyindim diye sıcağı ben mi çekiyordum yoksa hava gerçekten mi çok sıcaktı? Ada boğazını temizledi. Kesin konuya giricekti
Ada:
O gün olanlar için özür dilerim. Nilayında seni sevdiğini biliyorum. Amacım asla seni bana elde etmek değildi. Yıllardır seni tanıyorum ve asla öyle bi düşünce geçmedi aklımdan
Aral:
Biliyorum, ve bu konular beni çok sıkıyor
*
Ada anlamaz gözlere bana bakmaya başlayınca baş parmağımı kalbimin üstüne sertçe bastırdım. Göğsüm acımıştı. Gözlerimde kötü bakıyordu
Aral:
Burası varya, burası çok ağrıyor. Normal ağırda değil olduğundan fazla ağrıyor! Derdim olduğunda geceler uzarda uzar. Dün gece bi kabus gördüm diye ağla ağla perişan oldum. Ben normalde tepki vermem hiçbirşeye ama o kabus ağlamama neden oldu. Öldüğümde bilmem ne olcak halim? Demek istediğim canım yanmasın,yanarsa bedelini ağır ödetirim
*
Ben kin beslerken ada bana bakıyordu. Yüreğim yanıyor,kalbim ağrıyordu. Korkuyorum kendimden. Öfkeden gözlerimin kızardığını hissediyordum. Ada bakışlarını kaçırıp tekrardan gözlerime baktı
Ada:
Canının yandığının farkındayım
Aral:
Değilsin! Değilsiniz! Hiç birşeyin farkında değilsiniz. Araf geçen günlerde ben mezarlığa gittim eve döndüğümde araf sende gitmezsin deme diyerek ağladı. Çocuk benim ölmemden korkup ağladı! Bende dün gece kabus gördüm,arafın mezarındaydım ve bende o ölücek diye korktum.
Ada:
Hastalığın seni çok yormuş,hiçbirşey görmüyorsun. İyi değilsin
*
Sinirden burnumdan solmaya başladım. Neden çok sinirlenmiştim? Niye bian öfke bastırdı beni? İçimden kendime emir verdim ve şunları söyledim. Hazır ol kalbim! Kendime hakim olamayıp masaya sertçe vurup ayağa kalkıp bağırmaya başladım. Vurmamla ada korkudan sıçradı cafedeki herkes bize bakmaya başladı
Aral:
İyi değilim görmüyormusunuz? Ölüyorum,ölüyorum! Artık rahat bırakın beni ben ölmekten kaçsam bile beni ölüme sürüklüyorsunuz yeter artık! Yoruldum görmüyormusun halimi ada! Yalvarırım artık benim önümü kapatmayın! Gözlerinizin önünde tükenip bitiyorum ısrarla görmemezlikten geliyorsunuz yeter!
*
Nefessizlikten yüzüm kızarıp alnımda ve boynumda damarlar belirginleşmişti. Kendimi resmen yırtmıştım. Ada bana öyle bir bakıyordu ki içinden “nefessizlikten bayılıcak” demiştir. Ada bağırdığım için gözleri dolmuştu.Kızardığım için nefes almakta zorlandım. Arabanın anahtarını alıp hızla ordan ayrıldım. Arabaya bindinip yola çıktım. Son hızla gidiyordum araba hız limitini aştığıma dair uyarı verince daha çok yüklendim ve vitesi yükselttim. Gözlerim dolmaya başlıyordu. Camlar kapalı olduğu hala motorun bağırma sesi geliyordu. Gözlerim tamamen doldu ve önümü görmekte zorlandığımı fark ettim. Yaşlarım aksın diye gözümü kırptım. Aktı ama bu sefer önümü görmekte dahada zorlanıyordum. Ellerimi direksiyondan çekip gözlerimi silmek için götürdüm. Son hız sürdüğüm için arkadaki arabalar yavaşlamam için kornaya basıyordu. Ellerimi gözlerimden çektiğimde üzerime bir kamyonun geldiğini gördüm. Hızla direksiyonu tam çeviricekken kamyon üstüme doğru yaklaştı. Kendimi kurtaramayacağım için kollarım ile yüzümü kapattım. Ve bana çarptı. Arabanın ön tarafı pert olmuştu. Çarpmanın şiddetiyle araba savrulduktan sonra durdu. Sesler duyuyordum en son duyduğum ses tanımadığım birinin Aral demesiydi. Ondan sonra bilincim kapandı ve hiçbirşey duymaz oldum
Bölüm etkileşimi
