Bölümler 6Şu an: Kimin İçin Varsın Senin İçin Varken Ben?
Aile ne demekti? Bi derdin olunca anne ve babana danışıp,anlatmak o derde çözüm bulup mutlu mesut yaşamakmıydı yoksa seni doğdun andan beri sevip seni kötü ortamlardan uzak tutan okuman için elinden geleni yapan seni gerçekten seven miydi aile? Aile neydi? Küçükken aileler gözünüzün önünde kavga ettiğinde üzüldüğünü görürler ve şaka yaptıklarını söylerler. Ama yaş büyüdükçe artık şaka olmadığını ne onlar söyler ne biz inanırdık. Ben ailemi hiç kavga ederken görmedim. Ben ailemi hiç birbirine hakeret ederken görmedim. Gurur ise bambaşkaydı. Ailesi hep onun yanında kavga eder hakeret ederdi. Gurur ise anlayacak yaşa gelene kadar onlara katlanmıştı. Çocukluğunu bebeklikten tanıştığımız için biliyordum. Ailesi ile aralarında ki bağ koptuğunda mahalle abisi olmuştu. Lakabı da Sokak çocuğu olarak yayılmıştı. Hepte öyle kalmıştı
*
Yaklaşık 1 dakika boyunca gurur öfkeli bakışlarını annesiyle babasının üstünde gezindirmişti. Ses çıkmayınca arkadan cevahir abi sessizliği bozdu
Cevahir:
Gurur,bizi dinlemelisin. Al bizi konuşalım
*
Seçil ablayla cevahir abi içeri girmek için adım atacakları esnada gurur üzerlerine yürüdü
Gurur:
Hop hop! Siz kimsiniz? Benim evime hangi hakla giriceğinizi sanıyorsunuz?
*
Tanımamazlıktan gelmişti. Ailesini tanımıyormuş gibi davrandı. Seçil ablanın yanaklarından yaşlar süzülürken elimi gururun omzuna koydum. Arkasında olduğum için başını bana çevirdi. Kısık sesle olsada duyulacak şekilde konuştum
Aral:
İstemesende en azından konuş
*
Bana bakıp ailesine döndüp önlerinden çekildi. Seçil abla ve cevahir abi içeri girip salona oturdular. Seçil abla evi inceliyordu. Biz içeri geçmemiştik kapıda fısıldaşıyorduk
İlyas:
Aral biz gidelim konuşsunlar
Gurur:
Hayır! Beni bırakmayın böyle sizde durun
Aral:
Tamam daha fazla bekletme geç
*
İçeri geçtiğimizde bizde oturduk. Gurur çağresiz kalmıştı. Konunun açılmasını bekliyordu. Kimseden çıt çıkmayınca gurur dayanamadı
Gurur:
Evet niye geldiniz? Anlatın hadi
Seçil:
Oğlum biz seni merak ettik
Gurur:
Beni merak ettiniz? Ben sokaktayken nerdeydiniz? He ben sokakta kaldığımda siz beni hiç mi merak etmediniz?
Cevahir:
Gurur biliyorsun olanları
Gurur:
Bilmiyorum! Olanların hiçbirini bilmiyorum ve sizide tanımıyorum! Benim ailem yok! Ben sokakta kaldım mahallede herkes bana abi diyordu ailem yoktu!
*
Gurur dayanamayıp sesini yükseltmişti. İlyasla olan biteni izliyorduk. Gurur haklıydı mahalle abisiyken ailesi onu hiç merak etmiyordu. Tek çocuktu ve hep ona yükleniliyordu
Gurur:
Sen,seçil hanım. Sana anne diyemiyorum! İnsan annesine nasıl ‘Anne’ diyemez ya? Cevahir bey insan babasına ‘baba’ diyemez? Siz benim gençliğimi çaldınız benden aldığınız heycanımı geri verin! Siz bana sahip çıkmadınız ya aralı görüyormusunuz?
*
Parmağını sallayarak beni ailesine gösteriyordu. Ailesi beni tanıyordu hatta Karahanlarıda magazindan biliyorlardı. Annesiyle babasının gözleri beni buldu
Gurur:
Ben açmıyım tokmuyum diye aral sordu hep bana siz değil aral! Annesi benim dışarı çıkmama izin vermiyordu onlarda kalmıştım kaç gün. Babası beni nüfusuna alıyordu. Soy adım Azat değilde Karahan olucaktı. Siz benim için hangisini yaptınız. Siz bana sahip çıkmadınız aralla annesi babası sahip çıktı bana
Seçil:
Oğlum boşanmıştık,yollarımız ayrılmıştı
Gurur:
Siz boşandınız ama benide öldürdünüz. Size anne baba demeye bile utanıyorum. İnsan oğlunu hiç mi merak etmez? Konu hiç bir zaman boşandığınız olmamıştı. Konu beni benle bırakmanızdı. Şimdi neden seneler sonra gelip karşıma çıktınız? Tabi magazinde gördünüz tatilde olduğumuzu geldiniz tabi
Seçil:
Gurur magazinde seni görmedik. Oğlum biz seni çok merak ettik. Neden anlamak istemiyorsun yapma böyle lütfen yıllardır kahrımdan ölüyorum
Cevahir:
Oğlum,senelerce ettiğimiz o kavgaların medeni sen değildin hiç bir zamanda olmadın
*
Gurur babasına öyle bir baktı ki yakasından tutup evden atıcak kadar öfkelenmişti. Gurur çocukluğunu yaşayamamıştı,izin vermemişlerdi çocuklupunu yaşamasına. Babasının bu sözü onu daha çok kinlendirmişti
Gurur:
Çok güzel atıyorsunuz. Yıllar önce evi dağıta dağıta kavga etmiştiniz, ben küçüktüm hatırlıyormusunuz? O kavgada ben herşeyi duydum.
Seçil:
Neyi duydun ki?
Gurur:
Sen aynen şunu demiştin cevahir bey. “Bu çocuk yüzünden işlerim hiç rast gitmiyor! Sana bin kere demiştim aldır diye kurtulamadık şundan!”
*
Gururun geçmişteki yarasına tuz basmışlardı. Bu cümleyi söyleyince cevahir abinin başı öne eğildi. Yılların acısını gurur şimdi çıkartıyordu. O öfkeli gözleri annesini buldu
Gurur:
Sende aynılarını söylemiştin. “Bu çocuğu ben tek başıma yapmadım! Senin yüzündende bu var başımızda” demiştin. O zamanlar hiçbir şeyi anlamıyordum ama şuan anladıkca canım çok kötü acıyor. Şimdi kalkın siktirip gidin evimden
*
Eliyle kapıyı gösterip başını öne eğdi. Gözünden yere yaş aktığını gördüğümde dişlerimi sıktım.
Gurur:
İnsan evladından küfür yermi ya? Sizin gibi aileler küfür yemeği bile hak etmiyor! Ben allaha nasıl hesap vericem?
*
Gururun son sözü beni öyle bi kırmıştı ki anlatamam. Doğru söylüyordu. Bi insan ailesine küfür edermiydi? Bu çok büyük günahtı ama onlar gururu istemediklerini gurur söylemişti. Onu anlıyordum ailesine küfür ettiği için içi paramparça olmuştu. Oda istemezdi annesiyle babasına küfür etmeyi ama o an ki kırgınlıkla herşeyi diyebilirdi. Seçil abla ve cevahir abi oturdukları yerden kalkınca ilyas ve bende kalktım. Kapıya doğru yürüyüp son kez içeri baktılar. Gurur hemen yanlarına gidip suratlarına baktı. Gözleri hala öfkeliydi
Gurur:
Sakın birdaha karşıma çıkmayın. Sizi ömrüm boyunca affetmeyeceğim!
*
Kapıyı yüzlerine kapatıp öfkeyle koltuğa oturdu. Öfkeden bi bacağını sallıyordu. İlyasla yanına gidip oturduk.
Aral:
Gurur,iyimisin?
İlyas:
Çok kötü oldun
*
Gurur göz yaşlarını silip başını olumsuz anlamda salladı. Gözleri kızarmış yaş akıyordu. O kadar çağresidi ki bize yansıtmamaya çalışıyordu ama başaramıyordu
Gurur:
Onları ölsem bile affetmem
*
Gurur çok üzülmüştü,yaklaşık bir saat boyunca ilyasla onu sakinleştirmeye çalışmıştık. Yalnız kalmak istediği için ordan ayrılmıştık. İlyası arabayla eve bıraktım tam giderken telefonum çaldı. Vitesin önünden alıp kimin aradığına baktığımda şok oldum. Feyyaz Karahan yazıyordu. Feyyaz halamın oğluydu. Ve yelizden sonraki komik erkekti. Hatırlarmısınız bilmem ama yeliz bize geldiğinde “Erkeklerden de komiğimiz var, onunlada yakında buluşucaz”demiştim. İşte o komik erkek feyyazdı. Telefonu açtım. Arabaya bağlı olduğu için sesi biraz yükselttim.
Feyyaz:
Araall
Aral:
Vayy akyaz,sesin hiç çıkmıyor nerelerdesin?
Feyyaz:
Türkiyeye geliyorum kardeşim,annemlere söyledim bi kaç saat sonra izmirdeyim
Aral:
Hoş geliyorsun kardeşimm. Yorgun olmazsan al halamları gelin bize. Hem yelizde bizde
Feyyaz:
Geliriz tabi,yellozu görüyorum sürekli hikaye atıyor. Karahanların komik kızıı
Aral:
Sende komik erkeğisin be akyaz.
Feyyaz:
Şimdi uçağa biniyorum,bi kaç saat sonra türkiyedeyim. Hepinizi özledim görüşürüz kardeşimm
Aral:
Dikkatli ol akyaz bekliyorum
*
Telefonu kapatıp daha da hızlı sürdüm. Dikiz aynasından baktığımda yüzümdeki bantları gördüm. Bu ben değilim. Eve gittiğimde feyyazın akşam geliceğini haber ettiğimde herkes mutlu olmuştu. Feyyaz yaklaşık iki yıldır yurtdışında hem okuyor hem çalışıyordu. Mezun olunca ilk işi buraya gelmek olmuştu. Annem ve yeliz mutfağa geçip akşama hazırlık yapmışlardı. Şimdi diyiceksiniz halanın oğluysa soy adı nası Karahan oluyor halan başkasıyla evli değil mi diye. Halam yıllar önce eşinden boşanmıştı ve kızlık soy adı Karahan’ı geri almıştı. Feyyazda babasıyla anlaşamadığı için mahkeme kararı ile annesinin soy adını yani Karahanı almıştı. Yurtdışında olduğu için feyyazı özlemiştim. Feyyaz benim sırdaşımdı. Anlatamadığım çoğu şeye şüphesiz ona anlatıyordum. Oda beni pürdikkat ve sabırla dinliyordu. Uzun bi süreden sonra tekrardan beraber olucağımız için heycanlanmıştım. Akşama doğru yatağımda uzanıyordum. Akşam güneşi çıkmıştı ve odama vuruyordu. Wax o kadar iyidi ki saçlarım saatlerdir bozulmamıştı. Yarım saat sonra mesaj geldi be girip baktım. Mesaj Feyyazdan gelmişti. “Geldim,annemin çıkmasını bekliyorum 45 dakikaya sizdeyiz” hemen yatağımdan kalkıp aşağıya inip mutfağa girdim. Annem ve yeliz herşeyi bitirmişlerdi nerdeyse.
Aral:
Feyyaz yazdı kırk beş dakikaya bizdeler anne
Aliye:
Tamam oğlum hazırladık biz,bi bahçeye götürme kaldı. Sen iyimisin oğlum acıyor mu yüzün?
Aral:
Acımıyor anne merak etme
Yeliz:
Hadi götürelim şunları gelirler şimdi
*
Annemlere yardım edip tabakları bahçeye çıkardım. Babam ve Araf mangal yapıyorlardı. Araf bana baktığında göz kırptım oda gülümsedi. Beş dakika sonra nilaylar gelmişti. Onlarla selamlaştıktan sonra odama çıkıp saçlarımı düzelttim. Alnımın üstüne biraz daha birkaç tel bıraktım. Aşağıdan sesler gelince balkonun ucundan bakmaya gittiğimde feyyazları gördüğümde yüzüm gülümsedi. Hemen aşağıya inip bahçeye çıktım. Özlem dolu gözlerimle feyyaza baktım. Beni fark etmeyince elimli ağzıma götürüp güclü bi sesle ıslık çaldım. Ses bahçede yankılandığında herkes benim olduğum tarafa döndü ve deyyaz beni gördü
Feyyaz:
Aral!
Aral:
Akyaz!
*
Feyyaz yanıma gelip bana sıkıca sarıldı. Bende ona sarıldım. Çok özlemiştim. Benden ayrılınca yüzüme uzun uzun baktı. Bende onunkine baktım. Gri saçlarının dibi gelmiş ve ona çok yakışıyordu. Gri dediysem de yaşlıların ki gibi gri değildi. Hafif sarımsıydı. Elimi saçına götürüp karıştırdım
Feyyaz:
Oğlum görmeyeli çok yaşıklı olmuşsun
Aral:
Senin saçlar güzel olmuş bak beğendim
*
Elini omzuma atıp bizimkilerin yanına ilerledik. Halamı görünce ayrı bi mutlu oldum. Halam bana gülümeyerek bakarken ona yaklaşıp sarıldım.
Hacer:
Oğluum,nasılsın halasının kuzusu
Aral:
Halamm,iyim sen?
Hacer:
Feyyazı getirdim bak
Feyyaz:
Hee anne, ben kalktım onca yıl sonra kendim geldim
*
Hepimiz masaya oturup yemek yemeğe başladık. Sağımda feyyaz solumda nilay vardı.
Nilay:
Yaşadığın yer nasıldı feyyaz?
Feyyaz:
Gayet güzeldi niloya,sende gitmiştin deme yurt dışına. Noldu niye geri geldin buralara
Nilay:
Geldiğimde hamileydim ben feyyaz
*
Nilay tekte ve sıkıntıyla feyyaza yaşadığını anlatınca feyyaz ağzı açık kalmıştı. Elimi feyyazın çenesinin altına koyup ağzını kapatmasını sağladım
Feyyaz:
Ciddimisin niloya?
*
Nilay kafasını sallayıp içeceğini içti. Feyyaz ne kadar bizden uzak kaldıysa hiç bişeyden haberi yoktu. Kendisi söylemese bile açılan konulardan belli ediyordu. Konuyu kapatıncs feyyaz biraz neler yaptıklarını anlatıyordu. Benim yüzümdeki bamtlarıda sorunca olayı anlattığımızda şok olmuştu.
Araf:
Feyyaz nerde kalıcaksın?
Hacer:
Benimle kalmak istemiyor. Babası geliyormuş aklına babası geliyormuş
Feyyaz:
Sen o aşşalık adamdan boşanmasaydın ya da ben mahkeme kararı ile soy adımı değitirmeseydim belki hala o adamın soyunu yürütüyor olabilirdim. Haksızmıyım ya siz bişey deyin, haksızmıyım?
Hacer:
Bak ya yine aynı şeyleri söylüyorsun feyyaz!
Yeliz:
Yani feyyaz hakkında bişey diyemem ama o eve gitmek istemeye bilirsin
Araf:
Yelloz haklı
Gülçin:
Neden istemiyorsun feyyaz?
Feyyaz:
O adamın yaptıpı haksızlıklar gözümün önüne geliyor. Ben boşuna yurtdışına gitmedim yani. Aral sen bişey de bari
Aral:
Senin kararın akyaz,nerde kalmak istiyorsan orda kal.
Aliye:
Feyyaz kal oğlum bizimle,hem araf ve aralda var. Yelizde bizimle
Gülçin:
Evet feyyaz bizdede kalabilirsin oğlum
Hacer:
Ay olurmu öyle ben ikna edicem onu
*
Feyyaz annesine kırgın gözlerle bakıp yemek yemeğe devam etti. Beş dakika sonra ezan okumaya başladığında Feyyaz çatalını hızla bırakıp aceleye koşup bambu koltukların üstünde halamın çantasının içinden seccade ve tespih çıkardı. Hepimiz anlamaz gözlerle ona bakıyorduk
Feyyaz:
Namaz kılmam gerekiyor,kıble ne tarafta kalıyor
Aral:
Benim odama çık balkona bakan taraf akyaz
*
Koşarak içeri girince hepimiz gülmeye başladık. Benim odamın balkonundan baktığımızda feyyaz kıble yönüne rahat durmak için kendini ayarlıyordu. Feyyaz namaz kılarken yemeklerimizi yemeğe devam ettik. Beş dakika sonra elinde tespih çekerek geri geldi ve sessizce yanıma oturdu. Dudakları oynuyordu sessizce dua okuyordu.
Feyyaz:
Ve yaşadıklarımın şerrinden sana sığınıyorum. Sen kabul et bu dualarımı rabbimm!
*
Eliyle yüzünü avuçlayıp herkese tekte üfledi. Feyyaz dine çok önem veriyordu. Artık ekim aynın ortalarına gelmiştik ve yılbaşı yaklaşıyordu. Geçen sene yılbaşında feyyaz yurtdışında olmasına rağmen kutlamamıştı. Yıl başında beni görüntülü arayıp yaşadığı ülkede festivaller düzenlenirken feyyaz evde ilahi dinliyordu. Camdan festivali gösterip müslüman var lan burda diyip bağırmıştı. Bizde yılbaşını ailecek kutlardık. Ağaç kurup hediyeler alırdık. Ama en az bende feyyaz konusunda dine çok önem verirdim. Yemekler bittikten sonra büyükler bahçede kahve içiyordu,araf arkadaşlarının yanına gitmişti, kızlar yelizin odasındaydı. Merdivenlerden çıkıp benim odama doğru gidiyorduk. Kapıyı açtığımda feyyazın girmesi için geri çekildim
Feyyaz:
Sağ ayak bismillah!
*
Feyyaz içeri geçince gülüp bende geçtim. Yatağa oturduk feyyaz otururken bile besmele çekip oturmuştu. Uzun zaman olmuştu beraber bir araya gelmeyeli. Bir günah gibi gizlerim ne kadar özlediğimi.
Aral:
Ee feyyaz,nasıl gidiyor
Feyyaz:
Sorma ya, bi yandan annem bi yandan da yurtdışı napcam şaşırdım
Aral:
Neden noldu? Bişey mi oldu
Feyyaz:
Oğlum ben ne zaman anneme baksam babamı görüyorum. Eve de gidemedim size gelirken bile sokağın ortasında anneme sarıldım. Düşün eve bile giremedim
Aral:
Feyyaz,bak benim gururu biliyorsun deme şu sokak çocuğu olan
*
Feyyaz kafasını olumlu anlamda sallayıp beni dinlemeye devam etti. Oda gurur gibi babasını görmek istemiyordu
Aral:
Sen aramadan bir saat önce annesiyle babası geldi. Gururun ailesi boşandılar ve gurur onlardan nefret ediyor. Sokakta kalıp mahalle abisi oldu. Şimdi öyle değil ama
*
Sıkıntıyla nefesini verince bişey diyemedim. Babası halamla parası için evlenmişti. Halam bunu daha önceden fark etseymiş iş böyle olmazmış. Ama feyyaz olduğu için zorlanıyorlardı.
Feyyaz:
Bilmiyorum aral,ben boşuna yurtdışına gitmedim yani gelmemde de bi sebep yoktu
*
Bu konuyu birazdaha konuşup kapattık. Uzun zamandır neler yaptığımızı konuştuk. Feyyaz bi kızla ciddi ilişki yapmış ve kız müslüman olmadığı için ve olmayı reddetiği için bizimki kızdan bi gecede ayrılmış. Feyyazın saçları baya güzeldi gri renk çok hoşuma gitmişti. Gelen dipleri ona yakışıyordu. Bi süre sonra sıkılınca kızların yanına gitmeyi karar verdik.
Feyyaz:
Ya allah bismillah!
*
Yataktan kalkıp odadan çıktık ve kızların odaya doğru yürüdük. Odanın önüne geldiğimizde kapısı kapalıydı ama gülme sesleri geliyordu. Feyyaz kapıyı çalıp açtığında kafasını içeri soktu. Sırıtarak onu seyrediyordum
Feyyaz:
Selamın aleyküm kızlar
Nilay:
Aleyküm selam feyyaz
Gülay:
Nasılsın abi?
Feyyaz:
Elhamdürillah allah razı olsun çok iyim. Müsaitseniz gelelimmi?
Yeliz:
Gelin gelin
*
Feyyaz kapıyı komple açınca kızlar benide arkada gördü. Benim geçmem için izin verdiğinde girdim arkamdan yine besmele çekerek geldi
Feyyaz:
Sağ ayak bismillah!
*
Yelizin odasında ikili küçük bi koltuk vardı ve feyyazla oraya oturduk. Nilay bana bakıyordu. Feyyaz ise sessizce ilahi okuyordu. Yelizle gülay feyyaza gülüyorlardı. Dayanamayıp ilahisini yarıda kesti
Feyyaz:
Kızlar gülmeyi kesermisiniz. Allah korusun kabul edilmicek. Allahım rabbim ben senden razıyım kurban olduğum rabbim!
*
İlahi söylemeye devam edince sessizce onu dinledim. Sıkılınca hepimiz odadan çıkıp bahçeye bizimkilerin yanına gittik. Yanlarına oturup dinlemeye başladık.
Gülçin:
Hoşgeldiniz çocuklar niye geldiniz
Nilay:
Yukarısı sıktı yanınıza gelelim dedik
Hacer:
İyi yapmışsınız. Feyyazcım oğlum eve gidicez birazdan
Feyyaz:
Anne,ben gelmem o eve tamammı? Kalıcak yer bulurum ben kendime merak etme
Kazım:
Feyyaz yapma oğlum böyle
Aliye:
Feyyaz sen kal bizde. Hem araf evde çok durmuyor aral daha iyileşmediği için evden çok çıkmıyor sen onla takılırsın. Hacer kalsın bizde
Gülçin:
Yeliz sizde kalabalık olmasın aliye?
Nilay:
Şöyle yapalım yeliz bize gelsin. Olmadı biz gençler diğer eve gidelim
Yeliz:
Aa evet erkekler burda kızlarda Gülçin yengemlerde mantıklı.
Galip:
Tamam çocuklar siz anlaşın yeliz gidicekmi yoksa hepiniz diğer eve mi gidiceksiniz ayarlayın öyle yapalım
*
Kalkıp çardak gibi olan yere geçip oturduk. Araf daha gelmemiştş ama ortamda eğlenirsek düşüncesiz gelirdi. Bizim diğer evde büyük olduğu için üç kız üç erkek baya rahat sığardık. Aramızda anlaşıp gece diğer eve gidicektik. Feyyaz parmaklarını dudağının arasına sıkıştırarak ıslık çaldı ve herkes bizim tarafa baktı
Feyyaz:
Konuştuk gece diğer evdeyiz!
Galip:
Tamam oğlum
*
Önümüze dönüp sessiz kaldık. Tek başınayız be. Feyyaz gri saçlarını bi eliyle dağıtırken diğer eliylede telefon kamerasından üstten saçlarına bakıyordu. Telefonu kapatıp masaya koydu.
Feyyaz:
Çok şükür yarrabim
Aral:
Kıyafet almıyoruz orda var zaten
Yeliz:
Tamam o zaman öyle yapalım
Nilay:
Ya şey yapalım mı. Hepimiz beraber salonda yer yatağında yatalım. Bence çok güzel olur öyle yapalım
Yeliz:
Aa aral,feyyaz öyle yapalım niloya haklı
Gülay:
Evet abi ya yapalım
*
Feyyazla göz göze geldiğimizde sırıtmadan edemedim. Feyyaz bana bakarken dudaklarını oynatarak tövbe çekiyordu.
Aral:
Tamam yapalım madem istiyorsunuz,sizimi kırıcaz be
Feyyaz:
Kızlar çok özür diliyorum kusura bakmayın ben yerde yatarım yatmasına ama size değersem abdestim bozulur,ben saat başı namaza kalkıyorum çünkü
Nilay:
Doğru, tamam feyyaz sen koltukta yatarsın biz yerde
Feyyaz:
Allah razı olsun bana uyar
&
Gitme vakti geldiğinde montlarımızı giyindik. Ben yumuşak ama sertleşmiş peluş gibi duran montumu giyindim. Havalar artık soğumaya başlamıştı ekim ayının ortasındaydık. Bazı sabahları soğuk bazende sıcak oluyordu. Arafta gelmişti üstünü değiştirmesine izin vermedik çünkü gidicektik. Araf galiba biraz alkol almıştı çünkü üstünde deri ceketi vardı ve hava buz kesiyordu
Aral:
Araf,içtin mi sen?
*
Araf gözlerini devirip başını salladı. İçtiği için soğu hissetmiyordu. Feyyaz elini bacağına vurup derin nefes verdi.
Feyyaz:
Ya içtiyse eve niye soktunuz ya? Bekleseydi kapıda. Allah allah abi sabahtan beri okuyorum baştan okumak zorundayım şimdi
*
Ellerini karın hizasında bağdaş kurdu ve ağzını oynatarak dua etmeye başladı. Yürüyerek evin içerisine üfledi ve dua etmeye devam etti. Annemlerin yanına gidip hepsinin önünde dolanıp üfledi.
Kazım:
Feyyaz oğlum iyimisin
*
Feyyaz okumaya devam ederken kazım amcama eliyle bi saniye işareti yapıp devam etti. Bizde yanlarına gidip feyyazı topluca seyrettik. Araf sarhoş olduğu için anlamıyordu bile. Ellerini açıp dua ettikten sonra bitirdi
Feyyaz:
Birdaha olmasın
Gülçin:
Noldu ki çocuklar
*
Hepimiz arafa bakınca diğerleride baktı. Araf sanki ona bakmıyormuşuz gibi rahattı. Hatta bıraksak düşüp uyucaktı. Burnu soğuktan kızarmıştı ama büyük ihtimalle hissetmemişti
Hacer:
Aa sarhoş. Araaf
Feyyaz:
Araf sarhoş ve ben geldiğimden beri herkesi okuyorum. Baştan okumaz zorunda kaldım.
Aliye:
Bak arkadaşlarımla buluşucam dedi içmiş
Aral:
Boşuna nefes tüketmeyin sizi duymuyor bile uyudu uyucak
Yeliz:
E gidelim biz hadi
Aral:
Biz gidiyoruz o zaman. Hadi görüşüz. Araf gidiyoruz gel
*
Yeliz ve gülay arafın koluna girip onu tuttular. Feyyazda herkese son kez allahın selamını verip yanımıza geldi
Feyyaz:
Hadi allaha emanet olun herkese iyi geceler. Allaha ısmarlardık
Hacer:
Dikkat edin çocuklar
Galip:
Aral gidince amcana ya da bana yaz oğlum
Aliye:
İyi geceler çocuklar
Gülçin:
Görüşürüz canlarım
*
Arkamı dönüp elimi kaldırdım. Evden çıkıp arabaya bindik. Bu sefer yine sıkışmıştık. Feyyaz öne araf sol cam kenarında nilayın omzunda yatıyordu. Yeliz ortaya gülayda sağ cam kenarına biraz yapışmıştı. Yarım saat sonra bizim diğer eve gelmiştik. Arabadan inip arafın kolumu omzuma atıp onu odaya çıkarmaya çalışıyordum. Biz aşağıda salonda yatıcaktık,sarhoş olduğu için hem biz hem o rahat edemez diye odaya götürücektim. Merdivenlerden zar zor çıkarırken ağzından bişeyler geveledi
Araf:
Abi,gitmek istiyorum
*
Anlamaz gözlerle arafa baktığımda gözleri kapanmıştı. Odaya çıkardığımda yatağa yatırıp üstünü örttüm. Sessizce odadan çıkıp kapıyı kapattım. Aşağıya indim. Kızlar çoktan yer yatağını hazırlamıştı. Yastıkları kenara dizmişler. Yere yorganlar serip yastık koymuşlar.
Aral:
Feyyaz nerde kızlar
Gülay:
Abdest alıyor yatsıyı kılıcakmış
Aral:
Anladım
*
Koltuğa geçip oturduğumda kızlarda koltuğa oturmuşlardı. Üstümü değiştirmediğimi fark ettiğimde yukarı çıkıp şort ve tişört giyip aşağıya geri indim. Feyyaz kapı ağzında namaz kılmaya başlamıştı.
Aral:
Allah kabul etsin akyaz
*
Cevap veremediği için başını onaylar şekilde salladı. Namazını bitirip yanımıza geldiğinde direk koltuğa geçti. Kızlar uzanınca sıkışıcağımızı anladım
Aral:
Kızlar,ben gelirsem sıkışıcaz galiba. Benim omuzlarım geniş
Feyyaz:
Yav kardeşim arkanda koltuk var yat işte kızlarla yatılmaz
Yeliz:
Tamam biz yerde yatıyoruz siz erkekler koltukta
Aral:
Şuan sizi kıskandım, küçükken hep beraber yerde yatardık o geldi aklıma ama ben mâlum
*
Elimle bedenimi gösterdim. Kızlar gülüp geçtiler. Hepimiz uyumak için uzanmıştık. Feyyaz çoktan uyumuştu. Ama uyuduğu söylenemezdi sadece gözleri kapalıydı. Namaz kılan her insan gece kalktıkları için tam uyuyamazlar en ufak sese bile uyanırlar. Yelizle gülay gülerken feyyaz kafasını kaldırıp yere baktı
Feyyaz:
Canlarım,bacılarım lütfen bakın namaza kalkıcam lütfen ses yapmayın
Yeliz:
Ay feyyaz tamam sustuk
*
Bende güldüğümde sol tarafa dönüp elimi yastığın altına koydum. Gözlerimi kapatıp uykuya kendimi bıraktım. Arafın neden içtiğini bilmiyordum, banada söylememişti.
*
Havuzun ışığı salonun duvarlarına vuruyordu. Uykumdan uyanmıştım çünkü üşümüştüm. O esnada feyyazın telefonu titredi,abdest alacağı için alarm kurmuştu ama sessizde titriyordu. Feyyaz daha ilk titremede kalkıp ayaklandı. Bende ona bakıyordum. Kızlar uyanmasın diye fısıldadım
Aral:
Feyyaz
*
Feyyaz kafasını bana çevirip yüzüme baktı. Tam göremesede havuzun ışığından az çok görebiliyordu
Feyyaz:
Namaz kılıcam,sen niye uyandın titremeden mi?
Aral:
Üşüyorum diye kalktım
*
Feyyaz arkasını dönüp üstünü örttüğü battaniyesini alıp yanıma yaklaştı ve üzerime örttü
Aral:
Sen napıcaksın
Feyyaz:
Alırım ben,hadi yat sen sabahın dördü
*
Feyyaz arkasını dönüp gittiğinde bende uyumak için gözlerimi kapatıcakken refleks olarak yere baktım. Kızlar güzelce uyuyordu. İçimi rahatlatıp gözlerimi kapattım. Artık kış geliyordu ve üstüm çıplak uyuyamıycaktım,ayrıca en önemlisi sıcağa olan rahatsızlığım da çok olmayacaktı
&
Sabah saat dokuzda uyandım. Diğerleri hala uyuyordu. Koltuktan kalkıp battaniyeleri katlayıp üstüne koydum. Üst kata sessizce çıkıyordum. Araf uyandıysa yanına gidip konuşucaktım. Çünkü araf durduk yere içmezdi. Odanın önüne gelip kapıyı çalıp girdim. Arafın sırtı kapıya dönüktü. Nefes alış verişimden dolayı benim geldiğimi anladığı için direk bana döndü. Tekli koltuğa oturup arafı izledim. Oturur pozisyona geçip sırtını başlığa dayadı
Aral:
Neyin var?
*
Yüzüme bakmadan omuz silkti. Belli etmemeye çalıştı ama bişey olduğunu çok net belli etmişti. Sesli olarak sırıtıp durdum
Aral:
Araf belli etmemeye çalıştın ama çok belli ettin. Ben seni senden daha iyi tanıyorum bişey var ki sen içmiştin. Anlat hadi bak uyancaklar şimdi
Araf:
Bi kızla oldum aldatmış beni
*
Oha! Araf ilk defa aldatılmıştı. Normalde araf her kızla takılır akşamına başka kıza kayardı ama bu sefer aldatılmıştı. Her ilişkişsini dakikasında bana anlatan araf bu sefer anlatmamıştı ve aldatılmıştı. Hiç beklemediğim yerden vuruldum. Şoklar içindeydim
Aral:
Şaka yapıyor olmalısın? Sen aldatılan değilde aldatan taraftın
Araf:
Abi beklemiyordum. Meğerse arkadaşlarına benle sevgili oldu diye hava atmış.
Aral:
Nasıl yani?
Araf:
Arkadaşları demişki sen araf Karahanla sevgili olmazsın diye buda iddaya girmiş sonra benle oldu. Kandırdım seni dedi dün bende içtim
Aral:
E bu aldatma olmuyor ki araf
Araf:
Her neyse ne işte. Beklemezdim böyle olucağını
*
Koltuktan kalkıp yatağa oturdum ve arafı kendime çektim. Omzuma kafasını koydu Kardeşimi böyle görmek istemiyordum
Aral:
Ah be abim,ne olduysa oldu siktir et. Gözünde yaşlar bu sefer akmasın. Kalk hadi bak feyyaz kızıcak hala sarhoş mu bu diye hadi
*
Araf kalkınca bende gülümseyip odadan çıkıp aşağıya indim. Bağrışma sesleri duyuyordum. Hızla inmeye başlayıp salona baktım. Kızlar feyyazı yere sermiş bi yandan tekmeleyip bi yandan vuruyorlardı. Feyyazda kolları ile başını korumaya çalışıyordu. Onları öyle görünce koşarak yanlarına gittim. Bildiğiniz feyyazı gebertiyorlardı. Yeliz ve nilay bağırıyordu. Gülayda ayırmaya çalışıyordu ama başaramıyordu.
Aral:
Noluyo burda! Napmaya çalışıyorsunuz siz! Ayrılın amınakoyayım!
*
Bana dönüp baktıklarında nefes nefese kalmışlardı. Eğilip feyyazı yerden kaldırdım. Koluna tekme attıkları için kolu kızarmaya başlamıştı.
Aral:
Abi napıyorsunuz siz! Niye dövüyordunuz çocuğu
Nilay:
Yanlız aral kaşınmasıydı bizde onu dövmezdik
Feyyaz:
Ya naptım bana laf attılar bende onlara laf attım kötü hiç birşeyde etmedim. Ben zaten çabuk sinirlenen biri değişim
Aral:
Gülay öylemi oldu abim?
Gülay:
Evet abi
*
O esnada araf aşağıya indi. Nefes almaya çalıştım. Boş yere feyyaz sabah sabah dayak yemişti. Yeliz ve nilay feyyazı yicek gibi bakıyorlardı.
Araf:
Noluyo ya
Aral:
Nolsun feyyaz dayak yemiş sabah sabah
*
Gri saçları dağılmış olan feyyaz sıkıntıyla nefesini verip saçlarını düzeltmeye çalışır. Kızlar kahvaltıyı hazırlamak için mutfağa gittiklerinde feyyaz elinde tespih ile zikir çekerken araf ve ben telefona bakıyorduk. Kızlar bize seslendiklerinde elimizdekileri bırakıp mutfağa gittik. Feyyaz dayak yediği için nilay ve yelizle konuşmuyordu. Sandalyeye oturup tabaklarımızı doldurduk. Ben çok fazla şey koyamadım
Araf:
Öf bune ya yelloz bu senin işin deme
*
Araf elindeki maydonozu alıp yelizin tabağına koyunca yeliz bakakaldı. Sabah sabah herkes kavga ediyordu.
Yeliz:
Araf malmısın sen? Niye yemiyorsun
Araf:
Sen ye onu
Feyyaz:
Vallaha yeter bak dayak yediğim yetmiyormuş gibi bide sizin çenenizi çekemem! Allahım sen dayanma gücü ver!
*
Feyyazın bu uyarısından sonra sessizce kahvaltımızı yapmıştık. Havalar artık sıcak değilde soğuk olmaya başlamıştı. Bi yandan kötü bi yandan güzeldi. Güzel tarafı ölçüm sıkıntım olmayacaktı. Kötüsü ise ben soğuk sevmezdim. Araf soğu severdi çünkü kışın burnu ve yüzü kızardığında kendini daha çekici bulduğunu idda ediyordu. Canı sağ olsun
Araf hariç hepimiz salonda oturuyorduk. Yukardan sesler helince arafın indiğini anladım. Telefonda konuşuyordu. Feyyaz hariç hepimiz merdivenlerin oraya baktık.
Araf:
Evet abi,benim akşama gitmem gerekiyor. Türkiyede işim kalmadı diye düşünüyorum
*
Araf merdivenden içeri girip salona girdi ve hepimize göz atıp tekli koltuğa oturup telefondaki kişiyi dinledi. Araf nereye gidicekti? Türkiyede işim kalmadı diyor. Kendi çapıyla bişeyler yapıyor olmalıydı
Araf:
Tamamdır abi ben akşam gideceğimi bildiririm. Teşekkürler saolun
*
Telefonu kapatıp arkasına yaslanıp nefesini verdi. Hepimiz merakla ona baktık
Feyyaz:
Noldu araf?
Yeliz:
Kimle konuşuyordun ya? Türkiyede işim yok falan dedin
Araf:
Bişey değil yurt dışına gidicem o yüzden
Nilay:
Neden gidiceksin ki? Tek başına yapamazsın
Araf:
Tatil gibi düşünün ya. İki haftaya gelirim.
Feyyaz:
Araf kendine gel,zenginiz biz!
*
Arafın bu kararını yorumlamamıştım. On dokuz yaşında bi bireydi ve istediğini yapabilirdi. İlk yurtdışına çıkışı değildi. Doğduğundan beri birçok ülke gezmişti. Bende gezmiştim. Bana bakınca bende ona baktım
Araf:
Abi,sen bişey demedin?
Aral:
Git abim,tatil diyorsun sonuçta. Nereye gidicektin
Araf:
Rotterdam
*
Yanlış hatırlamıyorsam feyyazda rotterdamda yaşıyordu. Ben en son rotterdama üç yıl önce gitmiştim.
Feyya:
Gitmişken benide al
Araf:
Geeel
Feyyaz:
Saol ben daha burdayım
*
Feyyaz arafa sırıtıp önüne döndü. Araf tatil gibi diyorsan kesin oraya gerçekten tatil yapmaya gidicekti. Ama havalar artık soğuyordu. Rotterdam da soğuktu. Araf soğuğa alışkın olduğu için sıkıntı etmez diye düşünüyorum.
Araf:
Abi ben birazdan eşyalarımı toplamaya gidicem
Aral:
Tamam abim,akşam mı gidiyorsun
Araf:
Evet
Gülay:
Soğuk değilmi orası?
Araf:
Gülaycım,canım kuzenim ben buzlar kralıyım soğuk severim
*
Hepimiz arafın espirisine güldük. Arafsız iki hafta biraz zor olsada geçerdi. Arafın bi özelliğide yurt dışına gidip gelmemeside vardı. Geçen sene almanyaya gittiğinde bir hafta demişti ama iki hafta gelmemişti. Bu sefer gerçekten iki hafta gidicekti çünkü süreyi öyle söylemişti
*
Akşam güneşine doğru araf eşyalarını toplamaya eve gitmişti. Akşam yurtdışına gidicekti. Herkes kendi halinde takılırken bende mutfakta müzik dinleyip tatlı yapıyordum. Yapma sebebim kızların canı çekmişti. Profiterol yapıcaktım. Hamuru fırında pişerken pudingi ve muhallebilisi soğurken içeri dinlenmeye gittim.
Yeliz:
Ay aral yapıyormusun?
Aral:
Hamuru pişiyor,bitirince çağırıcam sizi güzelim
Gülay:
Uzun süredir senin elinden tatlı yemiyoruz abi
Feyyaz:
Ben yıllardır yemiyorum
*
Beş dakika daha oturup mutfağa geri gittiğimde bu sefer bitiricektim. Profiterolu yapıp doldurması derken yirmi dakikamı almıştı. Bitirip mutfağı dağıttığın gibi geri toplayıp kızları çağırdım. Geldiklerinde masaya oturduklar. Feyyaz da yiyecekti. Koca bir kaseye yaptığım için istediğimiz kadar yiyebilirdik.
Yeliz:
Ağzım sulandı çok güzel duruyor
Nilay:
Eline sağlık aral
Feyyaz:
Ne konuştunuz daldırın kaşıkları
*
Feyyaz kaşığını daldırıp büyük bir lokma alıp ağzına attı. Çiğneyip bian duraksadı. Gözlerini bölertip bana bakınca kızlar güldü
Feyyaz.
Aral bune! Abi yok böyle bişey efsana
Aral:
Akyazcım ben hep böyle şeyler yapardım bu sefer kızlar içindi bu
*
Hepimiz yemeğe başlayınca bayıldık. Gerçekten çok güzel yapmıştım. Yarısını bırakıp dolaba kaldırdık. Havanın kararmasına yakın gülay montunu giyimiş aşağıya iniyordu
Aral:
Nereye abim?
Gülay:
Abi ödevlerimi yapmadım eve gidicem
Nilay:
Niye buraya getirmedin gülay
Gülay:
Abla hani abimlerden geliyoruz ya buraya ben nerden bileyim?
Aral:
Tamam abim sen git bırakayım mı seni?
Gülay:
Teşekkürler abi giderim ben
Yeliz:
Görüşürüz gülay
Nilay:
Eve gidince yaz gülay!
*
Gülay kapıyı kapatıp çıkınca dördümüz kalmıştık. İlk araf sonra da gülay gitmişti. Böylede sıkıcı oluyordu
Feyyaz:
Bu ne ya? Herkes tek tek gidiyor. Kaldık dördümüz
Aral:
Dışarı mı çıksak ha? Dörtlü yapmış oluruz
Yeliz:
Gidelim gidelim çok güzel olur
Nilay:
Aa evet gidelim kafa dağıtırız
Feyyaz:
Siz gidin şükür namazımı kılıcam
Yeliz:
Ya feyyaz hadi ya! Sen burda yaşamıyorsun ben zaten yılda bi kere geliyorum çıkalım işte
Nilay:
Aynen feyyaz hadi be
Feyyaz:
Tamam tamam,aral hadi gel biz hazırlanalım kızlarsa hazırlansın
Aral:
Yürü akyaz
*
Feyyazla kalkıp yukarı çıkıp odaya girdik. Dolabı açıp baktığımızda az çok kışa uygun şeyler vardı. Dolaptakileri çıkarıp kombin yapmaya çalıştık. Feyyaz beyaz tişört siyah bol kot pantolon beyaz ayakkabı ve deri ceket giyip saat taktı. Bende beyaz tişört giyip siyah bol koy pantolon ve u.s polodan aldığım siyah hırkayı giyip tişötüm gözükücek şekilde fermuarını indirdim beyaz ayakkabı giyip kombinleri tamamladık. Odadan çıktığımızda kızlarda bizimle aynı anda çıktı. Islık çalıp ikisini süzdüm. Nilay krem rengi pantolon kırmızı renkte beyaz çizgileri olan bi kazak ve kırmızı rengindeki nike ayakkabılarını giymişti. Yelloz kahverengi pantolon beyaz tişört kahve rengi deri ceket ve kahverengi nike ayakkabılarını giymişti.
Aral:
Nilay sen kirazdan çıkmış yelloz sende kahveye düşmüş gibi olmuşsun. Çok güzelsiniz
Feyyaz:
Bizim kombinlerde fena değil ama hadş kabul edelim
Nilay:
Tabiki değil. Çok yakışıklısınız
Yeliz:
Gidelim hadi
*
Evden çıkıp arabay bindik. Kızlar arkaya oturmak istemişlerdi. Nereye gidiceğimizi bilmediğimiz için rastgele bi yere gidicektik. Kızlar müzik açtığı için arkada eğleniyorlardı.
Yeliz/Nilay:
Hazır ol kalbiim bitmez harbimm etmemm peess bilmem ne olacak halim
*
Kızlar arkada konser verirken feyyazla ben nereye gidicez derdindeydik. Yeliz öne doğru doğrulunca ona baktım
Aral:
Otur kız bişey olcak şimdi
*
Telefonunu arabanın ekran kısmına koymuştu. Kamera açıktı ve saniyeye almıştı. Fotoğrafımızı çekicekti. Işıklara gelince kırmızı ışık hepimizin yüzüne vurmuştu. Feyyaz son anda anlayıp poz verince ön flash açılıp söndü. Yeliz telefonu alıp baktığında kırmızı ışık hepimizin yüzüne eşit şekilde vuruyordu. Baya da güzel çıkmıştık
Feyyaz:
Etiket attt
*
Işıklardan geçerken telefona instagramdan bildirim gelmişti. Girip baktığımda yelloz paylaşmıştı. Daha detaylı baktığımda nilay benim olduğum koltuğa yaslanmıştı. Alttada etiketler yazıyordu. Hesaplarımızın ismi neredeyse aynıydı. @feyyazkarahan @nilayskarahan @yellz.karahn @aralkarahan . Yelizin etiketi fotoğrafta yoktu zaten paylaşınca onunki gözükücekti. Paylaşıp ınstagramadan çıktım. Sonunda bi yer bulup oraya geçtik. Hem yemek yiyebileceğimiz hemde sohbet edeceğimiz bi yere geldik. Daha henüz aç olmadığımız için biley almamıştık.
Yeliz:
Ne güzel burası
Feyyaz:
Rotterdam daha güzel canım
Nilay:
Rotterdam senin feyyaz
Aral:
Demeyin öyle o rotterdam vatandaşı
*
Feyyaz tövbe çekince sustuk. Bizi görenler olduğumuz masaya bakıp fısıldaşarak konuşuyorlardı. Artık alışmıştık gayet normal geliyordu bize. İnstagrama girdiğimde araf hikaye paylaşmıştı. Eve gidip annemlere vedalaşıp rotterdama hızlıca gitmişti. Yarın cadılar bayramı olduğu için onla ilgili story paylaşmıştı. Evi cadılar bayramı işin süslemişti. Arkayada cadılar bayramını yansıtan müzik koymuştu
Aral:
Araf çoktan rotterdama gitmiş,evi süslemiş bile
Yeliz:
Arkadaşları orda kutlar tabi
Feyyaz:
Günah gühan müslümanız lan biz!
Nilay:
Sakin ol feyyaz arafın arkadaşları var ya orda o yüzden kutluyordur
Yeliz:
Bizde gitseydik en azından korkunç makyaj yapıp eğlenirdik
Aral:
Yarın yapalım isterseniz. Kutlama değil ama sadece makyaj
Nilay:
Olur yapalım
Yeliz:
Ay çok güzel olur
Feyyaz:
Te allahım ya. İy bari bize korkunç bişey seçin. Ama bak gece korkup bana dua okutturmayın
Nilay:
Tamam tamam
*
Birazdaha oturduktan sonra kalkıp dolaşmaya başladık. Yeliz feyyala ben nilayla yan yanaydım. Yelloz feyyazın rotterdam da neler yaptığını konuşuyordu ben kolumu nilayın omzuna atmıştım. Omzundan sarkan elimi tutan nilay bana baktı
Nilay:
Aral
Aral:
Dinliyorum
Nilay:
Eğer oğlum,asaf yaşasaydı ona babalık yaparmıydın?
Aral:
Dayısı sayılırım ama, belli olmayan babasının yerine babalık yapardım emin ol
*
Nilayın durup dururken neden asafın konusunu açtığını anlamamıştım. Elimi daha sıkı tutup bana güvendiğini belli etmeye çalıştı. Beni hala sevsede ben ona o gözle hiç birzaman bakmamıştım
Bi cafeye kahve almaya gitmiştik. Sırada beklerken kızlar ayna görüp fotoğraf çekiliyorlardı. Feyyaz ve bende kahve sırasında bekliyorduk. Ben çikolatalı milkshake,feyyaz cool lime almıştı,kızlar ise latte istemişti. Bardakları alıp kızların yanına gittik. Hâlâ fotoğraflar çekiliyorlardı. Bardakları masaya bırakıp bizde yanlarına gittik.
Aral:
Bizide alın
*
Hemen sola nilayın yanına gidip kolumu omzuna attım. Yelloz diz çökerek eğildi. Feyyaz sol elini kalbinin üstüne koyup sağ elini yukarı doğru işaret ederek gösterdi. Siz ne yapmak istediğini anladınız:) ben sadece gülümsedim. İki üç kere çekildikten sonra bardakları alıp dışarı çıktık. Yürürken iki kız bize bakıp fısıldaşıyordu. İki kızlardan biri ağzını aralayıp NilAr diye bağırdı demek istediği #NilAr’dı hepimiz kızların olduğu yere baktık. Ben yüzümü ekşittim
Aral:
NilAr mı?
Kızlar başını sallayıp evet diyince gülümseyip yüzümü yine ekşittim. Kızlar gülmeye başlayınca nilayda güldü
Aral:
Yok öyle bişey kızlar amca kızı o
Nilay:
Kendisi kabul edemiyor
*
Kızlara el sallayıp yolumuza devam ettik. Denizin oraya inip kayalara oturduk. Bi yanda da içeklerimizi içiyorduk.
Feyyaz:
Hashtag NilAr mı?
Yeliz:
O kızlar kim ki?
Nilay:
Bilmiyoruz bi
Aral:
Nilayla beni shipliyorlar işte
Feyyaz:
Te süphanallah ya
*
O sırada telefonum çaldı. Cebimden çıkarıp kimin aradığına baktım. Araf görüntülü arıyordu. Açıp bağlanmasını bekledim. Bian yüksek sesle müzik sesi geliyordu ve arafın yüzünde makyaj vardı. Makyajı aşırı korkuçtu. Yüzünü komple beyaza boyamış gözleri mavi boya ile boyanmış katil paylaço gibi duruyordu. Burnu kırmızı boya ağzında ise elmacık kemiklerine kadar sürülmüş kırmızı boya vardı. Arafın bulunduğu ortam baya kalabalıktı ki sesi duyulmuyordu.
Araf:
Abi rotterdamı inletiyoruz festival var
Aral:
Oğlum makyaj nası yaptınız lan
Feyyaz:
Gavur piçler! Aman tövbe yarabbim ağzıma yakışmadı
Yeliz:
Oha araf
Nilay:
Baya korkunç olmuşsun
Araf:
Bakın şimdi napcam
*
Müziğin çaldığı yere giderken sahne gibi bi yere çıktı ve mikrofonun arkasına geçti telefonu hava kaldırıp hem ortamın hemde kendisinin gözükmesini sağladı. Mikrofonu tuttu ve napıcağını gösterdi
Araf:
Rotterdaamm!
*
Bulunduğu ortamda bian çığlıklar kopmaya başlayınca arafın telefonunu başkası aldı ve arka kamerayı çevirip arafı gösterdi. Kardeşim sahneye çıkıp rotterdama maskot olmuştu. O korkutucu haliyle dans etmeye başlayınca herkes onu çekiyordu. Arafın tanıdığım bi arkadaşı yandan onu video çekiyordu.
Araf:
Play Rotterdamm!
*
Tekrardan bağırıp telefonu aldı ve kendine çevirdi. Şuan rotterdam çoşuyordu. Feyyaz türkiyede olmasaydı camdan herkese günah müslüman var burda diyip bağırırdı.
Araf:
Abi rotterdam! Burası yıkılıyo
Feyyaz:
Kapat lan Müslüman var burda
Aral:
Bildiğin eğlendiriyorsun meydanı.
Araf:
Tabi magazin bile burda. Rotterdam flash showa bakın
Aral:
Tamam abim iyi eğlenceler dikkat et görüşürüz
*
Telefonu kapatıp cebime geri koydum. Araf festivaldeyken biz sahilde oturuyorduk. Nilay yanımda oturduğu için elini kayanın üstünde duran elimin üstüne koydu. Yeniden NilAr!
*
Aradan bir gün geçmişti
Bölüm etkileşimi
