5. bölüm / 6
Soyadımız Karahan Kanımızda Servet VarÇok Yaşa Lavinia
Bölümler 6Şu an: Çok Yaşa Lavinia
Herşey bian durdu. Galiba bu sefer ölücektim. Kurtuluşum yoktu bu sondan kaçamazdım. Gözlerim kapalıydı ama ambulansın ışıkları vuruyordu. Dışardaki sesleri duyuyordum. Ama anlayamıyordum. Tanımadığım birisi bişeyler söylüyordu. Otobanda resmen kaos yeriydi.
X:
Bu Aral Karahan değil mi? Çocuğun ağzı yüzü kan içinde. Ailesine haber vermedimi kimse?
*
Evet ölücektim hemde trafik kazasıyla ölücektim. Beni tanıyan ama benim tanımadığım abi ağzımın ve yüzümün her yerinin kan içinde olduğunu söylemişti. Yüzümde yaralarla yaşayacaktım ya da ölücektim. Ambulansa bindirdiklerinde üstümün açıldığını hissetim. Kolumda da bir acı. Damar yolu açıyorlardı galiba. Benim normal olarak bildiğim ilaç verirler ve hemen bilinci kapanır. Benim bilicim kapalıydı ve ilaç verdiler. Ondan sonra hiçbir ses veya birşey duymadım. Yolun sonuna geldim.
Araf Karahan:
Bahçede ben Annem babam ve yelloz oturuyorduk. Aral ada ablayla buluşmaya gitmişti. Gidelide baya olmuştu. Saat öğlen üçtü. Aral gelmemişti ve aramamıştı.
Galip:
Aral erken gelirdi bişey mi oldu acaba?
Yeliz:
Olmamıştır amca ya. Kötü düşünmeyin trafik vardır gelir
Aliye:
Evet ya gelir şimdi
Araf:
Ben bi arayım
*
Cebimden telefonumu çıkardım ve abimi çaldırdım. Abim normalde telefon bir kere çaldımı açardı ama bu sefer baya bi çaldı. Kapatıp birdaha aradım ama abim açmadı. Ordan çıkıp whatsappa girdim. Tam yazıcakken S.O.S’dan bildirim geldi. Abimle ben İphone kullandığımız için acil durum kontağımız açıktı. Rehberdende birbirimizin numarası acil durum listesindeydi. Bu kontak birimiz kaza yaptığında otomatik olarak konum ve kaza olduğuna dair bildirim gönderiyordu. Ve telefonuma bu bildirim geldi. Renkten renge girerken annemler bana bakıyordu. Mesajı okudum ve şu yazıyordu. “Ciddi kaza tespit edildi. İphone 16 Pro Max bir kaza tespit ettikten sonra bu yaklaşık konumdan acil servisleri aradı. Bu mesajı alıyorsunuz çünkü acil durum listedesiniz. Lütfen kontak kurun.”
Aral kaza mı yaptı? Kontak smsten kaza bildirimi attı. Abim kaza yapmıştı,yapmıştı ki kaza tespit edilip bana mesaj geldi. Yüzümün kızarıp yandığını hissettim. Annem babam ve yeliz bişey olduğunu anlamışlardı ki telefonum çaldı. Kimin aradığına bakmak için yukarı baktım. Abimm yazıyordu. Nasıl yani aral kaza yapmadımı o zaman sms kaza olduğunda gelirdi,kaza olmadıysa aral beni nasıl arıyordu. Hemen açtım ve konuşmaya başladım
Araf:
Abi,abi iyimisin? Bana bildirim geldi noluyor?
*
Yabancı bi sesim mırıldanmasını duydum. Abim değildi bu. Annem yeliz ve babam bişey arala bişey olduğunu anlamışlardı. Telefondaki kişi polis olduğunu ve adını söyledi. Emindim bişey oldu
Araf:
Abim nerde abime noldu! Abimin telefonunun sizde ne işi var?
Celal:
Dediğim gibi Polis Celal Ünal ben. Aral Karahan neyiniz oluyor?
Araf:
Abim,abim oluyor. Bizi tanımayan yok zaten
Celal:
Aral otobanda kontrolunu kaybetip ters şerite girmiş. Şeritten gelen tırda
Araf:
Çarpmış mı?
*
Sesim çıkamadı. Boğazım düğümlendi yutkunamadım. Gerçekten kaza yapmıştı. Neden ve nasıl olmuştu
Celal:
Maalesef Tır şiddetle çarpmış. Kamera kayıtlarına baktığımızda aral son hızla gidiyormuş. Arkadan birkaç araba ona kornaya basmış ama durmamış.
Araf:
Durumu nasıl,çok mu kötü?
Yeliz:
Araf noluyor kimin durumu kötü
Celal:
Durumu hakkında bilgim yok ama araba perte çıkmış. Karakola gelin eşyalarını alın. Cüzdan,telefon ve bir fotoğraf çıktı.
Araf:
Tamam,kapatıyorum sizden ricam telefonu komple kapatın cüzdan ve o bilmediğim fotoğrafı torbaya koyun en kısa zamanda gelicem
*
Konuşamıyordum. Araba perte çıkmış. Ne olduğunu bilmiyordum. Meraklı gözlerle bana bakıyorlar açıklama yapmamı bekliyorlardı. Söyleyecek cesareti bulamıyordum kendimde
Aliye:
Oğlum kime nolmuş?
Galip:
Araf bişey mi olmuş
Yeliz:
Yok ya olmamıştır deme. Araf söylesene bişey olmadı desene!
*
Yelizin gözleri doldu ve bana bağırdı. Anneminde gözleri doldu. Yeliz cümlesini bitirip omzuma vurduğunda başımı eğip gözümden yaşlar aktı. Zorla konuşmaya başladım
Araf:
Abim,kaza yapmış. Son hızda gidiyormuş,ters şerite girmiş tır çarpmış.
Yeliz:
Ne
Araf:
Araba perte çıkmış
Yeliz:
Ne demek ya. Aral aramadı mı seni kimdi o
Araf:
Polismiş. Aralı aradığımı görmüş,geri aradı kaza yapmış
Aliye:
Galip kalk gidelim aral tek başına duramaz orda
*
Annem panik olunca hepimiz kalktık. Koşarak içeri girip arabamın anahtarını aldım. Hepimiz bindik ve direk sürmeye başladım. Ada ablanın çalıştığı hastaneye gidicektik ama bugün ada abla yoktu. Annem ağlıyor yeliz hem ağlayıp hem annemi sakinleştiriyordu. Bense korkuyordum. Korkudan bacağım ve ellerim titriyordu. Bacağımın sallanmasını durdurmam gerekiyordu çünkü gaza yükleniyordu. İlk önce karakola uğradım. Arabadan indim ve karakola girip Celal polisi sordum. Yetkili yerini söyleyince yanına gittim. Masasında oturuyordu
Araf:
Celal amirim. Abimin eşyalarını almaya geldim
Celal:
Veriyorum hemen
*
Çekmeceden polis torbasını çıkarıp masasına koydu ve eliyle sürükleyip bana doğru uzattı. Abimin cüzdanı telefonu ve bi fotoğraflar vardı ama fotoğraf ters olduğu için gözükmüyordu. Hemen ordan çıkıp arabaya geri binip hastaneye sürdüm. Yeliz ağlayarak kucağımdaki torbaya bakıyordu.
Yeliz:
O kucağındaki ne?
Araf:
Abimin eşyaları
*
Annem daha çok ağlamaya başladı. Bi yandan arabayı sürerken bi yandan dikkatlice torbayı açıp telefonu çıkardım. Kahretsin ekranı kan içindeydi. Ekranda kırılma yada çatma yoktu çünkü aral kırılmaz cam yaptırmıştı. Onlar yoktu ama abimin kanı telefon ekranına bulaşmıştı. Ağlamaklı ses çıkarınca yeliz bana baktı
Yeliz:
Araf noldu?
*
Telefonu kucağımdan alıp arkaya doğru gösterdim. Yeliz gördüğünde şaşırıp ses çıkardı. Aynadan ona baktığımda eliyle ağzını kapatmıştı. Babam yanımdaki koltuğa oturduğu için oda baktı ve oda şok oldu.
Yeliz:
O,o aralın kanımı?
*
Başımı salladım. Babam eliyle bacağına vurunca çağresizce ona baktım. Hastaneye vardığımızda görevliye nerde olduğunu sorduğumuzda ameliyatta olduğunu öğrendik ve orda beklemeye başladık. Yarım saat sonra kazım amcamlar gelmişti. Nerdeyse iki saat olmuştu. Ada ablada gelmişti ama o ameliyata girmemişti. Bizimle beraber aralı bekliyordu
Nilay:
Nasıl olmuş ya? Aral hiç bir zaman trafikte dikkatsizlik yapmaz
Araf:
Son hızda gidiyormuş. O sırada bişey yapıyormuş araba ters şeride girmiş
Ada:
Ben niye olduğunu biliyorum
*
Ada ablanın dediği esnada hepimiz ona doğru döndük. Aa doğru abim en son ada ablayla buluşmuştu. Ne olduysa abim dönerken olmuştu. Annemin ağlamaktan gözleri şişmişti. Yengem yeliz ve gülay sakinleştirmeye çalışıyordu
Aliye:
Ada nolur anlat noldu? Aral nası kaza yaptı anlat kızım lütfen! Benim oğlum can çekişiyor içerde
Ada:
Arala yazdım konuşmak için,bi yere oturmaya gittik. Dertleştik. Arala iyi değilsin dedim sinirliydi zaten ben öyle diyince elini masaya vurdu bağırmaya başladı. Görmüyorsunuz hiç biriniz,önümü kapatmayın yeter artık, beni rahat bırakın gibi şeyler söyledi. Sonra çıktı. Ondan sonrasını bilmiyorum
Nilay:
Aral senin yüzünden mi içerde?
*
Hepimiz nilaya doğru dönüp baktık. Gözleri kötü kötü bakıyordu. Ada ablaya öyle korkunç bakıyordu ki sanki bian dalıcak gibiydi.
Ada:
Anlayamadım?
*
Nilay adanın üstüne doğru yürüdü ve saçına yapıştı. Resmen şuan kız kavgası vardı. Nilay ada ablanın saçlarını yolup ona bağırıyordu
Nilay:
Aral senin yüzünden içerde can çekişiyor. Sen eğer aralı çağırmasaydın içerde olmayacaktı! Senin yüzünden ölmek üzere! Sen nerden girdin bizim hayatımıza!
Yeliz:
Nilay bırak sırası değil
*
Gülay yelloz,amcam ve ben Ada ablayı nilaydan kurtarmaya çalışıyorduk. Gülay ve amcam adayı kurtarmaya çalışıyordu. Ben ve yelloz nilayı çekmeye çalışıyorduk.
Gülay:
Abla nolur bırak şimdi olmaz
Nilay:
Aral senin yüzünden orda! Arala bişey olsun seni gebertirim anlıyormusun beni
Ada:
Nilay bırak canımı acıtıyorsun
*
Yelloz nilayın ellerine yapışıp ada ablanın saçından kurtadı. Bense hemen nilayı çektim. Ada ablanın saçları dağılmıştı. Gülay ve amcam ada ablayı tutarken ben nilayı zor tutuyordum
Araf:
Ya allah aşkına napıyorsunuz siz amınakoyayım ya! Benim abim içerde canıyla savaşıyor siz burda birbirinizi yiyorsunuz! Ya bi siktirin gidin ben kime ne anlatıyorum ya!
*
Bağırdığımda herkes kendini düzeltti. Annem oturmuş çağresizce yengemin elini tutuyordu. Babamsa yere çökmüş bekliyordu. Annemin bitkin sesini duydum
Aliye:
Araf
*
Hemen annemin yanına gittim ve karşısında diz çöküp ellerini tuttum. Ben kaza yaparken de böyle olmuş. Bu sefer aral kaza yaptı ve annem tekrardan böyle bi halde
Araf:
Efendim annem,söyle bitanem. Burdayım ben
Aliye:
Oğlum abin,abinin canı yanıyor
*
Hemen anneme sarıldım. Onu tekrardan çağresiz halde görmek çok canımı yakıyordu. Abim içerde ne olucağı bilinmiyordu.
Araf:
Hayır annem, abimin canı yanmıyor. Abim uyuyor hiç bişeyi yok onun gerçekten bak
*
Annemden ayrılıp ayağa kalktım. Gülay nilayı yüzünü yıkaması için lavaboya götürmesini işaret ettim. Gülay nilayın kolundan tutup götürünce ada ablanın yanına gittim
Araf:
İyimisin abla? Bişeyin yok deme
Ada:
Hayır yok iyim
*
Amcam babamın yanında ayakta bekliyordu. Bende babamın karşısındakş duvara çöküp oturdum. Sırtımı duvara yaslayıp sağ bacağımın üstüne kolumu koyup sol bacağımı uzattım. Bi kaç dakika geçince gurur ve ilyasın sesini duyup sesin geldiği yöne baktık. Hemen ayağa kalktım
Gurur:
Araf! Nerde aral? Durumu nasıl?
İlyas:
Nasıl oldu ya? Her yer aralın kazası ile kaynıyor gördüğümüz gibi hemen geldik
Araf:
Sakin olun. Ameliyatta çıkmasını bekliyoruz. Bize daha bişey söylemediler
Gurur:
Durumu nasıl bari. Of amınakoyayım ya
Araf:
Durumunu bilmiyoruz ama araba perte çıkmış
İlyas:
Ha siktir ya
*
İlyas eliyle bacağına vurup sırtını bize döndü. Elini alnına koydu. Araba pert olduysa durum ciddidir. Gurur ve ilyasla konuşup kaza işlerini halletmesi için ricada bulundum. Gurur arabayı sanayiye götürücekti,ilyas ise notere gidip arabanın kaydını sildirecekti. Araba pert olmuştu artık ne yapılır ne kullanılırdı. Akşam üstü olduğunda doktor ameliyattan çıktı. Ada abla tanıdığı için o konuştu
Ada:
Salih,lütfen bişey olmadığını söyle
Galip:
Oğlumun durumu nasıl iyi mi?
Salih:
Aralın durumu pek iyi değil. Yüzünde çok ağır yaralar var. İç kanaması geçirmiş,kafasını cama vurmuş. İç kanamayı durdurduk. Bilinci yerine gelmiyor,ilk başta bilincinin açık olduğunu tahmin ediyoruz sonradan kapanmış. Yoğun bakıma alıcaz ve biraz bekleticez. Geçmiş olsun
Kazım:
Gencecik çocuğun düştü hale bak
Aliye:
Benim oğlum,kafasınımı çarpmış?
*
Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Bende yoğun bakıma girdiğimde abim günlerdir benim başımdaydı. İbre tersine dönmüştü ve bu sefer ben abimin başında olacaktım. Annem daha çok ağlayınca yengem sarılıp teselli etti. Nilay ada ablaya hala ters ters bakıyordu.
Nilay:
Aralı çağırmasaydın şuan orda olmayacaktı. Herşeyin suçlusu sensin. Arala ne dediysen sinriden son hız sürmüş. Arala bişey olursa bedelini çok ağır ödersin. Aral ölürse
Araf:
Ya yeter amına koyayım!!
*
Kendimi tutamayıp öyle bir bağırmıştım ki yeliz sıçramıştı. Sesim üzüntüden yetişkin bir adamın sesi gibi çıkmıştı. Yabancı ses ile bağırınca herkesin gözü benim üstümde gezindi
Araf:
Benim abim ölmeyecek anladınız mı beni? Burdaki bir kişi daha bu konu hakkında tartışırsa yeminler olsun allah belamı versin ki hepinizin geçmişini sikerim! Anladınız mı lan beni!
*
Son cümlemde yine bağırdım. Haklıydım ama. Nilayla ada abla bu konuyla tartışıyorlardı. Bende haklı olarak bağırdım. Yoğun bakımın kapısında oturmuş hepimiz bekliyorduk. Telefonumu çıkarıp ınstagrama girdim. Bütün magazin hesapları haberler abimin kazası hakkında bilgi paylaşıyordu. Bende açıklama yapmak için hikayeme şunları yazdım. Abim Aral Karahan yapmış olduğu kaza ile şuan yoğun bakımdadır. Kazanın sebebi abimin kullandığı araba ters şeride girmiş ve tır çarpmıştır. Kamera kayıtlarından birtanesinde arabanın içi gözüküyor ve abim ellerini hız limitini aşmış bir şekilde sürerken gözlerine götürüp gözlerini siliyor. Ondan sonra araba ters şeride giriyor ve kabus başlıyor. Ailemizin doktoru Ada Ekinal ile konuşmaya gittiğinde dönerken oluyor olay. Ada Ekin’alın anlattığına göre abim birşeye sinirleniyor ve bağırıp çağırıp mekanı terk ediyor. Abimin durumu hakkında bilgi vericem. Teşekürler ~Araf Karahan.
Bunu paylaşıp telefonu kapattım. Bu satırları yazarken bile ellerim titreyerek yazdım. Birazdaha yazmaya devam etseydim telefon elimden düşücekti. Akşam saat sekiz oldu ve hepimiz hala burda bekliyorduk.
Araf:
Bu sabah abimle gördüğü rüya hakkında konuştuk. Beni kaybetmekten korktuğunu ve benimde onu kaybetmekten korktuğumu söyledim. Şimdi abim yok
Herkesin kulağı bendeydi. Bu sabah abim bana abi demesende bana bağlısın dedi ve bu sefer aral değilde Abimdi Ada ablanın irkilmesiyle hepimiz o tarafa baktık. Salih doktor gelmişti. Hemen ayağa kalkıp onları dinledim
Ada:
Aral nasıl uyandımı?
Araf:
Abimin durumu nasıl
Salih:
İlk önce sakin olalım,aral gayet iyi hatta uyandı bile.
*
Ne abim uyanmışmıydı. Abim uyanmıştı! Kurtulmuştu. Babam hemen oturduğu yerden kalktı annemse yengeme sarılıp ağladı.
Galip:
Oğlumun durumu nasıl?
Salir:
Gayet iyi, biraz yoğun bakımda tutup odaya alıcaz.Hatta şuan birinizi bekliyor
Nilay:
Kimi bekliyor?
Salih:
İlaçların etkisinden konuşamadığı için Cennet Gözlüm dediğini duyduk
*
Cennet gözlüm. Abimin cennet gözü bendim! Abim beni yanında istiyordu. Elimle kendimi gösterdim
Araf:
Cennet gözlü benim,abim bana cennet gözlüm der
Salih:
Tamamdır benimle gel kıyafetleri giyin yoğun bakıma abinin yanına. Hepinize geçmiş olsun
*
Doktoru takip edip gittim. Arkamdan bizimkilerin sevinç sesleri geliyordu. Abim uyanmıştı resmen. Yoğun bakıma girip üstüme mavi bi kıyafet verdiler. Kafama bone takıp ayakkabılarımın üstüne galoş giyip ellerime eldiven taktım. Abimin olduğu yere doğru yavaş yavaş gidiyordum. Vee geldim camın arkasından onu gördüm. Kapıyı açıp içeri girdim. Ben abimin kapısını hep vahşice açardım,ama bu sefer çok sakin açmıştım. Abimin üstü çıplaktı,yanındaki sandalyeye oturup onu seyrettim. Göğsünde birsürü kablolu bantlar vardı. Kalbinin tam üstündeki yazıya baktım benim adım yazıyordu.Ağzında hava makinası parmağında tansiyon aleti vardı. Zorla olsa konuşmaya çalışıyordu. Allah kahretsin ki abimin yüzü kurumuş kan izleri çizikler ve yara içindeydi.
Aral Karahan:
Şuan nerdeydim hiç bir fikrim yoktu. Hem çok soğuk üşüyordum hem araf burdaydı. Hemen elimi tuttu. Bir eliyle kalbimin üstündeki Araf yazısına elini sürtüp geçti.
Araf:
Abi,canım abim. Beni bırakmadın,abiler kardeşlerini bırakmazlar ki. Kaza olduğuna dair bildirim geldiğinde kendimi kaybettim. Herkes burda abi. Nilay biara ada ablanın saçına yapıştı kavga ettiler
*
Hafiften öksürdüğümde araf elimi daha sıkı tuttu. Derin nefes aldım ağzımdaki hava Makinesi bi halta yaramıyordu. Kelimeler ağzımda tane tane çıkıyordu
Aral:
Annem,nasıl
Araf:
Onlar iyiler abi. Herkes seni bekliyor. Gurur ve ilyas gelmişti arabanın işlerini yapmak için gittiler
*
Kapı açıldı ve bi hemşire geldi. Normal odaya alınacağımı arafın çıkması gerektiğini söyledi. Gözlerim baygın baygın bakıyordu. Hemşire başımızdayken araf ayağa kalktı ama elimi bırakmadı
Araf:
Canım abim, gidiyorum geri gelicem ama hatta herkes gelicek. Merak etme sen bizi
*
Elimi bırakıp yanağımdan öptü. Araf bana öyle bi bakıyordu ki yanımdan ayrılmak istemiyordu
En sonda çıkıp gözden kayboldu. Kazadan sonra baya bi şeyler olmuştu. Herşeye birkez daha şükür. Bugün de ölmemiştim şükürler olsun.
Araf Karahan:
Üstümdekileri parçalar derecesinde çıkarıp attım. Abimin hali çok kötüydü. Üstümdeki kıyafetleri çıkarırken sinirden ağlayarak çıkardım. Yoğun bakımdan çıktığımda bizimkiler bana baktı. Ağladığım için bişey olduğunu sandılar. Yürümeye çalıştım ama dizlerim çözüldü. Hemen yere kapaklandım. Gülay,yeliz ve amcam koşarak beni tutup yanıma diz çöktüler. Bi yandan haykırarak ağlıyordum
Kazım:
Araf,oğlum neyin var? Arala bişey mi oldu
Yeliz:
Araaf ağlama ne olduğunu anlat
Gülay:
Niye ağlıyorsun aralın durumu mu kötü
*
Başımı salladım. Öyle bi ağlıyordum ki haykırıyordum. Erkekler ağlamaz diyolar ama erkeklerde ağlar. Nefes nefese ağlarken konuşmaya başladım
Araf:
Amca abimin heryeri kanrevan içinde. Amca çok kötüydü yüzü kuru kan yara çizik izleri doluydu. Abim iyi değil. Ona belli edemedim
Kazım:
Amcacım ağlama oğlum. Geçer onlar. Dert etme arafcım abin iyise gerisi önemli değil
Yeliz:
Araf ağlama lütfen
*
Daha çok ağlayarak amcama sarıldım. Yüzü kuru kanlar yaralar çizikler doluydu. Alnının sağ tarafına büyük bir bandajla bant yapıştırmışlardı. Zaten bugün kaşındaki bantı çıkarmıştı. Yine bant vardı yüzünde
Araf:
Daha bugün çıkardı kaşındaki bandı şimdi yüzünde yine bantlar var
*
Beş dakika boyunca yerde ağladıktan sonra kalkmıştım. Sabah olduğunda Aralı normal odaya almışlardı bu sefer odasının önünde bekliyorduk. Saat öğlen on ikiydi.Doktorlar içeride kontrollerini yapıyordu. İçeriden çıktıklarında ben yelloz nilay ve ada abla ayağa kalktık.
Ada:
Kendine geldimi? Şuana kadar gelmesi gerekiyordu
Salih:
Olduğundan baya iyi kendine geldi
Gülçin:
Görebilir miyiz Peki
Salih:
Yormama şartıyla evet
Araf:
Anne,baba kalkın bak abimin yanına gidiyoruz
*
Amcam babamı yengemde annemi kaldırdı ve odaya girdik. Abimin kafası pencereye dönük dışarıyı seyrediyordu. Alnındaki o bantı yüzündeki kan lekelerini yara ve çizik izlerini gördükçe içim parçalanıyordu.
Aliye:
Oğlum
Galip:
Aslanım
*
Abim bizim olduğumuz yere baktığında gözleri kan çanağı gibiydi. Annem yanındaki sandalyeye oturup abimin saçlarını okşadı babamda annemin arkasında duruyordu. Ben abimin sağına geçtim. Diğerleri izliyordu
Gülçin:
Aralcım iyimisin yengem
Kazım:
Ah aslan oğlum ya
Gülay:
Geçmiş olsun abi
Aral Karahan:
Herkes odadaydı,annem saçlarımı okşuyordu. Araf sağımdaydı. Kaza hakkında hiçbir fikrim yoktu. Üstüm hala çıplaktı ve sol göğüsümün üstüne güneş vurup yakıyordu.Hafif öksürüp boğazımı temizledim. Yavaş ve zorda olsa konuşucaktım
Aral:
İyim ben,merak etmeyin
*
Elimi alnımın sağ kısmına götürdüğümde araf elimi tuttu
Araf:
Elleme yine bant var
*
Elimi yumruk yapıp indirdim. Yüzümde kuru birşeyler hissediyordum. Yüzüm kolay kolay kurumazdı. Telefonum nerde onuda bilmiyordum. Birinden telefon rica ettim.
Aral:
Biri telefonunu verebilirmi?
*
Nilay telefonunu cebinden çıkarıp arafa uzattı arafta bana verdi. Nilayın şifresinin olmadığını bildiğim için kaydırıp telefonu açtım. Kamerayı girip ön kamerayı açtığımda yüzüme baktım. Bu neydi böyle? Yüzüm her yeri kan içindeydi çoğu yere sıçramış iz vardı. Yanaklarımın çoğu çizilmişti birçok yer yaraydı. Telefonu kapatıp sertçe arafa uzattım oda nilaya geri verdi.
Aral:
Benim telefonum nerde?
Yeliz:
Karakoldaydı araf aldı. Yalnız aral, telefonun ekrana kuru kan bulaşmış. Sen sevmezsin eşyalarının kirlenmesini
Aral:
Hepinizden özür dilerim,arabayı perte çıkardım,yetmiyormuş gibi gündeme yeni olay kazıttım. Afedersiniz
Ada:
Saçmalama aral
Gülçin:
Ne özürü oğlum ya sana bişey olsaydı? Bak geceden beri perişanız
Aliye:
Deme oğlum öyle giden araba olsun senin canına bişey olmasın oğlum
Galip:
Sen arabayı düşünme oğlum sen iyisin ya
Yeliz:
Aral sen üşüyormusun?
*
Başımı salladım. Odaya güneş vursa bile üşüyordum hastane soğuktu. Yeliz arkasına dönüp koltuğun üstünde ki ceketi aldı. Bu benim void eşofmanımın ceketiydi. Siyah almıştım bunuda yanıma gerip bana dikkatlice giydirdi. Kollarım kapanmıştı göğsüm ve karın kaslarım açıktaydı. Ne hastalık ne kaza bunlar beni yine öldürememişti
2 Gün Sonra:
Aral:
Nasılsınız? Ben şuan iyim. İki gün önce geçirdiğim kaza dolayısıyla hastanedeyim. Kaşımda bant vardı bilenler bilir havuzda düşmüştüm, ve şimdi kaşımın biraz üstünde bant var. Arafın söylediğine göre ve benim uyandıktan sonra gördüğüm kadarıyla yüzümde kuru kan lekeleri,çizikler ve yaralar vardı. Gördüğünüz gibi halim bu. Video çekme sebebim gündemde çok merak ediliyor olmam. Merak etmeyin şuan gayet iyim
*
El sallayıp gülümsedim ve videoyu kapattım. Telefonum olmadığı için nilayın telefonundan hesabımı açmıştım.Birazdan çıkıcaktım. Az önce duş aldığım için saçlarım ıslaktı. Hemşireler gelip su geçirmez koruyucu bant takmışlardı. Videoyu izleyip hikayemde paylaştım. Dün araf kalmıştı gece nilay gelip o kalmıştı yanımda. Şuan kıyafetlerimi katlayıp çantaya yerleştiriyordu. Gülümseyerek bana döndü. Bende ona gülümsedim
Nilay:
İyisin değil mi?
Aral:
Evet iyim merak etme
Nilay:
Ölüceksin sandım aptal!
*
Küçük bir kahkaha attık. Yine ölebilirim zaten ölmüştüm kaç kere. Lavinia çiçeğinin anlamını biliyormusunuz? Lavinia çiçeğinin anlamı ölüm çiçeğidir. Siz bir lavinia çiçeği sahibi olduğunuzda o çiçeğe Çok Yaşa Lavinia derseniz o çiçekten imkansızı istersiniz. Çünkü onlar ölüm çiçeğidir. Ölen bir çiçek nasıl yaşasın? Bu hayatta böyleydi çok yaşa lavinia’yaydı işte. Hemşire gelip damar yolumu çıkardığ gitti. Ayağa kalkmamda nilay yardım etti. Damar yolum sol kolumda olduğu için çıkarttıklarında bi sıvı akıyordu. Onu yıkamak için lavaboya girdim. Aynaya zorla baktığımda yansıyan yabancı surata baktım. Bu ben değildim. Yara ve çizik dolu olan bu yüz benim yüzüm değildi. Hızla ellerimi yıkayıp çıktım. Nilay çantamı sırtına taktı ve koluma girdi. Hastane kolidorlarında yürüyorduk. Çıktığımızda babam şöförü göndermişti arabaya binip bizim eve sürdü. Kaza yaptığım otoban yolundan geçtiğimizde yerdeki motor yağ lekelerini ve arabanın parçalanan parçaları yerdeydi. Çok kötü hissettim kendimi. Eve geldiğimizde amcamların arabası kapıdaydaydı. Kapıyı çalıp açılmasını bekledik. Yeliz kapıyı açmıştı ve hemen bana sarıldı
Yeliz:
Hoş geldin aral!
Aral:
Hoş buldum yelloz
*
İçeri geçtiğimizde herkes tek tek bana sarıldı. Amcamlar dahi gurur ilyas ve ada’da burdaydı. Yorgundum ama hissetmiyordum
Araf:
Aral,ben yokken iyimiydi? Sen sıkılmışsındır
Aral:
Sormaa ne sıkıldım anlatamam
Gurur:
Kardeşim iyisin deme çok korktuk bişey olucak diye
İlyas:
Magazinde görünce apar topar geldik
Aral:
Merak etmeyin iyim ben bişeyim yok. Bu arada telefonum nerde iki gündür yok?
Gülay:
Şarja takmıştık abi dur getireyim
*
Gülay yukarı telefonumu getirmek için çıktı. Nilay adaya kötü kötü bakıyordu. Ben yoğun bakımdayken nolmuştu. Nilay ve Ada arasında ne gibi bir şimşek çakmıştı? Gülay telefonumu getirdiğinde elime alıp baktım.
Aral:
E ama kan lekesi var dediniz ekran tertemiz?
Galip:
Senin kanın ekrandayken araf çıkarmak için baya bi uğraştı
Kazım:
Çıkardı ama içine sinmedi koruyucunun aynısından taktırdı.
*
Arafa gülümseyerek baktım. Cebinden bişey çıkardı. Dikkatle incelediğimde benim arabadan çıkan eşyalarımdan biri olduğunu fark ettim. O gün arabada sadece telefon cüzdan ve fotoğraf vardı. Kahretsin arafın eline geçmişti. Araf fotoğrafı bana çevirip iki parmağının arasında salladı. O fotoğrafta arafın bebekliği vardı. Eski olduğu için biraz yıpranmıştı. Cebine geri koyup göz kırptı. Telefonu arkaya çevirip baktığımda kılıfın çoğu yeri kuru kan lekesiydi
Aral:
Ama bu kan içinde
Aliye:
Sen kızarsın diye araf değiştirmedi onu,sildi ama çıkmadı
İlyas:
Gerçekten çok uğraştı bi ara kendini kaptırdı. Aynı yeri silmeye çalışıyordu zorla bıraktırdık
*
En sevdiğim koyu kırmızı kılıfım şimdi kuru kan kırmızısı lekeleri ile doluydu. Kılıfı yavaşça çıkarıp ortadaki sehpaya koydum.
Ada:
Biraz daha iyisin değil mi? Bi yerin ağrıyor mu?
Aral:
Ağrımıyor. Saol doktor
*
Adaya doktor demem biraz onu bozmuştu. Telefonumu şarjdan getirmişlerdi ama kapalıydı.
Aral:
Neden kapalı şarjda değilmiydi?
Gülay:
İki gündür şarjda abi çıkarmadık hiç
*
Ekran açılıp elma logosu çıktığında bekledim. Komple açılınca sim kart şifremi ve daha sonra normal şifremi girdim. Kamerayı açıp o yabancı suratı daha detaylı inceledim. Herkesin gözü bendeydi. Yanağımı,alnımı burnumu elledim. O kadar yabancı geliyordu ki bana. Bedenim aynı ama yüzüm değildi. Sıkıntıyla nefesimi verdim. Ellerimle oynadım. Çok zoruma gitti lan…
Saat öğlen iki olmuştu. Gurur ve İlyas az önce gitmişlerdi. Ne kadar kalmaları için zorlasamda istemediler. Nilay hala adaya kötü bakıyordu. Arada bi kitleniyor heran dalıcak gibi duruyordu. Hepimiz salonda oturuyorduk. Yerimden yavaşça kalkıp adayla nilaya döndüm.
Aral:
Nilay,ada benimle gelebilirmisiniz bi?
*
İkisi onaylayıp kalktılar. Mutfağa geçip tezgaha ellerimi yasladım. Ada ve Nilay sandalyeye oturmuşlardı
Aral:
Size noldu? Nilay adaya niye dalıcak gibi bakıyorsun? Aranızda bişey geçmiş. Anlatın hadi
Nilay:
Bişey geçmedi ne geçicek
Ada:
Evet bişey olmadı
Aral:
Yerim ya. Siz beni kandırabilirmisiniz? Eğer öyle düşünüyorsanız hiç boşuna soru işareti harcamayın! Anlatın hadi. Bakın bu halde bile sizinle konuşmaya çalışıyorum. Hadi!
Ada:
Sen yoğun bakıma girmeden önce,benim doktor arkadaşım durumunu anlattı, iyi olmadığını söyledi. Gidince nilay senin yüzünden diyip saçıma yapıştı
Aral:
Ne
*
Kendimi tutamayıp gülmeye başladım,çok gürültü olmasın diye ağzımı omzuma koydum. Nilay bana ters ters bakınca sustum
Aral:
Çok pardon,nilay niye saldırdın?
Nilay:
Aral hala gülüyorsun komik mi?
Aral:
Yoo değil. Niye saldırdın sen onu söyle
Nilay:
Onun yüzünden sen ölüyordun! Saldırmasam daha garip gelirdi
Aral:
İş mi yani birbirinizi yemek?
*
Nilay öfkelenmişti. Bense sırıtıyordum. Napayım şimdi kafam yerinde değil hala şoktaydım ne yaptığımı bilmiyordum. Birazda ben salayım. Sal gitsinn!!
Ada:
Benim yüzümden sen can çekişiyormuşsun. Ben hiç birşey yapmadım!
Aral:
Tamam sakin olun ben hatalıyım. O gün bağırdım sinirden ağladım son hız sürüyordum önümü görmedim diye oldu. Kimsenin suçu yok. Bu konuyu kapatın artık hadi içeri
*
İçeri geçip yerlerimize geri oturduk. Resmen nilay,ada yüzünden kaza yaptığım diye düşünüp kızın saçına yapışmış. Ada beni öptüğü için kin beslemeye başlamıştı ben kaza yapınca daha çok kinlenmişti ona. Öf bu ne sinir bu ne öfke? Yüzümdeki yaralar çok canımı sıkmıştı. Babam sıkıntıyla nefesini verince anladık bişey olduğunu
Galip:
Amcanızla bi karar aldık,sizinde tavsiyenizi merak ediyoruz
Araf:
Neymiş o
Nilay:
Ne kararı?
Kazım:
İlk önce Nilay ve Gülayın kararlarına bakalım. Kızlarım,galip amcanızla düşündük. Yurtdışına taşınmayı planladık eğer isterseniz orda yaşıcaz. Annenizin ve yengenizde biliyor
Gülçin:
İsterseniz gidicek kızım
Galip:
Aral,Araf sizinde kararınızı bekliyorum oğlum,aynı şekilde sizde kararlarınızı söyleyin. Yeliz sende amcacım
Araf:
Bilmiyorum ben
*
Arafla bi bakıştık. Ne yani yurtdışına mı taşınıcaktık? Hayatta izin vermem. Nilay gülay ve yelizden ses çıkmayınca ağzımı araladım. Ağzıma ne geliyorsa söyleyecektim. Ada hemen bana baktı
Aral:
Ben hiç bir şekilde bu kararınızı onaylamıyorum! Sizin bu yaptığınızı siz iyiliğimiz için düşünüyorsunuz ama yanılıyorsunuz! Böyle yapınca biz birbirimizden kopucaz! Bu bize zerzeniş resmen. Nerden çıktı bi anda yurt dışına taşınmak?
Aliye:
Oğlum siz isterseniz gidicez
Aral:
Hayır anne! Ben kabul etmiyorum. Arafta istemiyor onun arkadaşları burda. Benimde hayatım burda. Gülayın okulu,nilayın çalışıcağı yer burda olucak! Tatil deseydiniz okeydik. Hangi aptal düşünceye kapıldınızda taşınmak geldi? Yeni düzen bizi üzer!
Araf:
Abim haklı. Siz gideceksiniz gidin kalacaksanız kalın. Ben burda durucam. Canım istediğin de ben yurt dışına giderim hiç sıkıntı değil!
Nilay:
Üzgünüm amca ve baba ama bende aral ve arafla aynı fikirdeyim
Yeliz:
Yani bende aynısıyım,bian olması saçmaydı
Gülay:
Arkadaşlarım okulum kursum herşey burda. Başka bir ülkeye taşınmamız mantıklı değil yani
Gülçin:
Siz yinede düşünün çocuklar bu fikri
*
Sinirden gülüp elimi bacağıma vurdum. Psikolojim fena bozulmuştu ve gülmeme neden olmuştu. Sırıtmalarımın ardından konuşmaya başladım
Aral:
Ya allah aşkına bi nefes alın. Bismillah la daha yeni ölümden kurtuldum. Ölsem yastayken taşınmayı planlıyor olucaktınız. Vayy halimize bee
Ada:
Aral sakinleş,aile arası sonra düşünür tartışırsınız
*
Adaya bakıp önüme döndüm. Zaten yorgundum sinirlerim tepeme hepten çıkmıştı. Taşınmak değilde tatile çıkmak istiyordum. Ailede çoğu işte zaten benim fikrimide alıp yapıyorlardı. Bu sefer ne benim fikrim sorulmuştu ne diğerlerinin. Bu konu dağılıp kapanmıştı. İçerisi çok sıcak olduğu için herkes bahçeye çıkmıştı. Bense yorgun olduğum için odama çıkmıştım. Odamın penceresinden bizimkileri görebiliyordum. Araf arada benimle ilgili şeyler söylüyor bende balkona çıkıp ona bağırıyordum. Birdaha benim hakkımda bişey dediğini duyup balkona çıkıp onu dinledim
Araf:
Aral bu aralar çok boş kaldı vallahi billahi olmaaaz böyle
Ada:
Araf,sen yukarı balkona baksana bi
*
Herkes gülerek arafı seyrediyordu. Kafasını yavaşça benim olduğum tarafa çevirdi. Gülümseyerek el salladım
Aral:
Lan mal,madem ben saldım sen geç işlerin başına. Hırt!
Araf:
Yanlış anladın sen canım benim hadi uyu sen
Aral:
Sen harbi kaşınıyorsun. Dua et bak inemiyorum havuzda boğardım seni!
*
Arafa kızıp içeri girdim. Yatağıma uzanıp boş boş tavanı izledim. Bi kaza nasıl herkesi korkutmuştu. Sosyal medya benim kaza haberim kaynıyordu. Akrabağlar,arkadaşlarım ve daha ne çok kişi bana yazmıştı. Bi ara bakarım diye hiçbirine bakmamıştım. Bu durum beni uykumdan eder. Yalnız başıma sıkılınca aşağıya inip bahçeye çıktım. Arafın yanına oturdum
Kazım:
İyimisin Aral
Aral:
İyim sadece sinirlerim bozuldu
Ada:
Neden ki
Aral:
Psikolojim bu durumu kaldırmadı,kaldıramıyor da!
Nilay:
Tamam aral sakin ol
Aliye:
Bişey yok oğlum
*
Sıkıntıyla nefesimi verip bacağıma vurdum. Ya biri bile beni anlamıyor
Aral:
Ya valla ben size laf anlatmaktan bıktım. Ben bu kazayı niye yaptım? Ne diye yüzüm bu hale geldi? Ada ben sana o gün neler dedim de bu hale geldim? Ben burda size ne kadar haykırsam beni neden anlamak istemiyorsunuz? Bilerek mi yapıyorsunuz lütfen yapmayın
Araf:
Aral,bi dur gömdün bizi burda
Aral:
İster gömülün ister ömürün banane! Benim tek isteğim beni bu hale düşürmemeniz. Yüzümün haline bakın ya. Boğazıma kadar doluyum yalvarırım yapmayın. Çocuk değilim ben.
Galip:
Oğlum biz senin iyiliğin için şey ediyoruz
Aral:
Ne iyiliği baba? Ben araf mıyım? Araf mıyım ki ben benim iyiliğimi istiyorsunuz? On dokuz yaşındamıyım? Bana vericeğiniz iyiliği vermiştiniz şimdi arafa verin. Arafta benim gibi hastalıkla sürünsün istemiyorum. Allah benim ömrümden alsın kardeşime versin
Gülçin:
Allah korusun
Aliye:
Tövbe yarabbim
Aral:
He tövbe he lan dilediğim kadar param var bi sikim yapamıyorum. Niye baba niye? Millet diyo bu çocuk zengin derdi yoktur benim derdim çok büyük
Araf:
Neymiş derdin anlat amına koyayım! Söyle ne bu içine atıp kendini bitirdiğin derdin?
*
Arafta bana yükselince nefesimi verdim. Amcamlar ve adanın karşısında resmen hepsinin ortasında kendimden geçiyordum. Kaza beni çok kötü sarsmıştı
Yeliz:
Araf haklı,anlat ne bu derdin ya?
Galip:
Anlat oğlum biz dinlicez seni
*
Başımı kaldırıp hepsine göz attım. Derin nefes alıp ağzımı araladım. Hadi bismillah!
Aral:
O benim hayatıma girip çıktı benim feleğim sikildi. Adını ağzıma alırsam allahta benim canımı alsın. Bi ilişkim olsun dedim kızın paramda gözü varmış. Hastalığım çıktı. O beni ayrı batırdı. Araf kaçırıldı,araf bana kinlendi,bayıldım,nilay hamile kaldı,ben hiçbirşey olmamış gibi hayata devam ettim sonra kaza yaptım şaak durum bu
*
İki elimi birbirine vurunca Ada,nilay,gülay ve yeliz sıçradı. Babam amcam yengem ve annem beni diklatle dinliyordu. Araf başını eğmiş birşekilde dinlemeye başladı. Sinirlenmiştim
Aral:
Ee sizde hayat nasıl gidiyor? Hani benim derdim boyumu aşıyor ya,sizinki nasıl? Tek bende yoktur çünkü bu amınakodumun derdi. Aral Karahan bilmem ne bi yerde şunla bunla görüldü. Güzel haber ne yapsam haberlerde magazindeyim. Nilay niye çıkmıyor gülay,yeliz niye çıkmıyor magazine? Bütün dünya bana oynuyor. Bu beni çok yoruyor. Dizlerimde derman kalmadı gerçekten birinize yaslansam saatlerce ağlarım. Ama merak etmeyin bunları yapamam çünkü gururlandırıp sahip çıkmam gereken bi ailem, koruyup büyütmem gereken bi kardeşim var
*
Herkes dikkatle beni dinlerken son sözüm onları biraz değiştirmişti. Son sözümde kendime değilde ailem ve kardeşime adadığım için şaşırmışlardı. Araf on dokuz yaşındaydı ama benim gözümde hala çocuktu. Onu büyütmek benim işimdi.
&
Hava karamaya güneş batmaya başlıyordu. Hepimiz bahçede akşam yemeği yiyecektik. Ada hala burdaydı çünkü annem gitmesine izin vermemişti. Herkes bahçedeyken ben odamda sessizce oturuyordum. Galiba sofra hazır olucaktı ki yeliz aşağıdan bana bağırıyordu
Yeliz:
Araaall! Sofra hazır gel hadi
*
Yerimden kalkıp odamdan çıktım, merdivenlerden inerken yellozun elinde salata tabağı vardı. İndiğimde beraber bahçeye çıktık. Herkes sandalyelere oturmuştu. İştahım olmamasına rağmen annemlerin zoruyla tabağıma bişeyler koymuştum.
Araf:
Abi,mezeyi uzatırmısın kolum yetmiyor
Aral:
Kurban olurum,al abim
*
Meze tabağını alıp arafa verdim. Aramızda geçen bu konuşmaya herkes nedense hoş bir tepki vermişti. Kimse konuşmuyor sadece tabak çatal kaşık sesleri duyuluyordu amcam sessizliği bozdu
Kazım:
Ne güzel anlaşıyorsunuz. Diğer abi kardeşler böyle değil. Nilayla gülayda böyle, çok kavga ederler ama severler birbirlerini
Aliye:
Arafla Aral hiç kavga etmezlerdi hala öyleler,en son kıbrısta işte
Nilay:
Gülayla her kavgamız normal ama
*
Herkes arafla bana bakınca araf kafasını kaldırıp herkese baktı. İyileşcem zamanla:)
Araf:
Valla bana bakmayın öyle,abimle teke tek giremem
Aral:
Abisinin gülüüü
*
Sesimi biraz yükseltimiştim. Abi olma konusunda çok şanslıydım. Adaya baktığımda hüzünle bize bakıyordu. Ne olmuştu şimdi
Aral:
Ada,neyin var?
Ada:
Hiiç,sadece sizi seyrediyorum. Ne güzel nilay ve senin kardeşin var. Ben tek çocuğum. Çok güzel anlaşıyorsunuz
Yeliz:
Benimde kardeşim yok ada,ama bak tek başıma valla çok iyi
Aral:
Aşk olsun yelloz,ben abim sayılırım iki yaş büyüğüm senden
*
Yelloza gülerken nilay bana bakıyordu. O gülüşüme. Kimin kardeşi var kimin yok bilmiyorum ama bende araf vardı valla
Yeliz:
Aralcım bende senden daha güzelim canıımm
Araf:
Yelloz madem sen abimden daha güzelsen cevap ver bakalım banaa. Abim Londra okul tarihine adını yazdı. Burdaki okuyan hangi Karahan bunu yaptı?
*
Ellerimi masaya koyup sırtıma yaslandım. Araf ortaya fena bomba atmıştı. Londrada okuduğum için mezuniyette Londra okul tarihlerine 1. Olmuştum ve ülkeler arası yarışlara girip Türkiye ve İngiltere tarihlerine adım yazılıydı. Gülümyerek bizimkileri izledim
Aral:
Allah çarpsın cevabınız yok mu?
Gülçin:
Valla aralın londra birinciliğini ondan başka bizdeki çocuklardan kimse yapmadı diye biliyorum
Kazım:
Bence evet. Bi aral gitti sonrası yok
Yeliz:
Ay al abini sus araf
Aral:
Kızma be yelloz,ben inanıyorum Nilay,gülay ve sende hepiniz bi ülkeye gidip oraya adınızı yazıcaksınız.
Gülay:
Saol abi
*
Gülaya göz kırpıp yemeğime devam ettim. Yemek bitince sofrayı kalmışlardı büyükler çay içiyordu. Biz gençlerde çardakta oturmuş oyun oynuyorduk.
Ada:
Aralın nefret ettiği şeylerden biri ne?
Araf:
Eee, şey şey. Heh odasında o yokken birinin girmesi. Nefreett eder
Aral:
Doğruu
*
Süre olduğu için aceleyle oynuyorduk. Oyunumuz bi kağıda kendimizde olan birşeyş yazıp seçtiğimiz kişi sorup cevaplıyordu. Soru sırası bende olunca benimkini araf doğru bilmişti. Sıra bana geldiğinde kartı alıp okumaya başladım. İlk cevap veren ve doğru bilen kazanırdı
Aral:
Nilayın herkese karşı gösterdiği iyi huyu nedir
*
Herkes aceleyle düşünmeye başladı,gülayın aklına bişey gelmiş olucaktı ki heycanlandı
Gülay:
Herkese karşı merhametli düşünceli olması
Nilay:
Bildii
*
Bu oyun böyle sürdü. Oyunu bırakıp başka bişeyler yapmaya başladık. Arafın uykusu geldiği için artık saçmalamaya başlamıştı. Onun bu haline biz gençler gülüyorduk
Araf:
Kız diyor ki beni dinlemedin. Yaa yeter bee!
Aral:
Abicim bağırma
Nilay:
Araf resmen uykusu var diye delirdi
Araf:
Karahaaan!
*
Araf bian ritim tuturup bağırınca kahkaha atmaya başladık. Uykusu olduğu için olur olmaz şeyler söylüyordu. Bende uykum olduğunda yada uykumu alamadığımda o gün yanlış şeyler söylüyordum. Bi keresinde uykum var demek yerine acıktım demiştim. Araf kalkıp söylene söylene eve girmişti. Tek erkek ben kalmıştım.
Ada:
Uykusu olduğu için hepimizi güldürdü ya
Aral:
Aynen,araf işte
Gülay:
Abi senin yüzün acıyor mu
Yeliz:
Acımıyordur ya. Aral dayanıklıdır kolay kolay acı çekmez deme aral
Aral:
Evet evet,acımıyor merak etmeyin
Nilay:
Saat çok geç olmuş ya kalkalım artık
*
Oturduğumuz yerden kalkıp annemlerin yanına gittik. Hepimiz ip gibi sıralanınca bize bakamadan edememişlerdi. Ben sol bacağımı büküp duruyordum
Aliye:
Oğlum noldu?
Aral:
Geç olmuş o yüzden geldik
Galip:
Araf yattı oğlum sende git istersen
Aral:
Yok
Nilay:
Anne,baba kalksak mı artık
*
Nilaya baktığımda bana döndü. Göz kırpıp önüme geri döndüm. Ada ise bizi izliyordu. Yeliz esneyince ona döndüm
Aral:
Yelloz çık istersen
Yeliz:
Asla hayır diyemicem. Herkese iyi geceler diliyorum
*
Yeliz esneye esneye içeri girince ada ben nilay ve Gülay kalmıştık. O sırada cebim titremeye başladı. Bu saate kim arıyordu ki. Cebimden telefonu çıkarıp baktığımda Gurur Azat yazıyordu. Gurur beni bu saate neden arıyordu. Bişey olma korkusuyla açtım
Aral:
Gurur,bişey mi oldu
Gurur:
Hayır olmadı,seni merak ettim. Uyuyamadım arayım nasıl oldun diye
Aral:
Bişey oldu sandım ya. İyim ben merak etme beni. Sen yat uyu buluşuruz
Gurur:
İyi geceler kardeşim uğrarım ben
Aral:
İyi geceler kardeşim
*
Telefonu kapatıp cebime koyduğumda amcamlarda gitmek için kalktılar. Onları geçirmek için dışarı kapıya çıktık
Kazım:
Aral oğlum,geçmiş olsun dikkat et kendine
Aral:
Saol amca ederim
Gülçin:
Yakışıklım görüşürüz iyi bak kendine
Aral:
Tamamdır Gülçin sultann
*
Amcamlar arabaya binip gittiler. Bizde arka bahçeye geçip oturduk. Dudağımda alnımda yaralar yanaklarım da elmacık kemiklerimde çizikler vardı. Yüzümü ellemem gerekiyordu am elleyemezdim. Sıcak basınca ellerim ile yellemeye başladım. Vallaha çok sıcak oldu.
Aral:
Sıcak oldu deme bian
Aliye:
Evet sıcakladı
Galip:
Tatile gitmek istermisiniz? Eğer isterseniz ayarlayalım
Aral:
Olur baba ben bakarım bi kaç yer
Aliye:
Baban bakar oğlum dinlen sen
Galip:
Yarın bakıyorum ondan sonra ki gün amcanlar ile gidiyoruz. İstersen gurur ve İlyası da çağır oğlum gelsin onlarda
Aral:
Bilmiyorum ki baba işleri yoksa gelirler
Galip:
Ara oğlum yarın haber et bana
Aral:
Tamamdır baba,ben kalkıyorum o zaman hepinize iyi geceler
*
Kalkıp eve girdim. Odama çıkıp üstümdekilerden kurtulup şort giyip yatağıma girdim. Öyle bi rahatlamıştım ki anlatamam. Bazen düşünüyorum da acaba bu olanlar bi rüyamıydı. Benim her istediğimin anımda önümde olması her yerde adımın geçmesi tanımam. Bi rüya gibi geliyordu. Bunun benden öncesi ve sonrasıda vardı.
*
Odamda ki masada otururken bi yandan gruptan ilyas ve Gururla görüntülü konuşuyordum. Gurur evde kahve içiyor,ilyas kahvaltı hazırlıyor bense çizim yapıyordum. Yarın tatile bizimle gelmek isterlermi diye sorucaktı
Aral:
Beyler benim sizi aramamın bi nedeni var
Gurur:
Söyle kanka
İlyas:
Noldu?
*
Kafamı kağıttan kaldırıp telefona baktım. İkiside merakla benim ne diceğimi bekliyordu
Aral:
Beyler,babam dün akşam tatile gidelim dedi.
Gurur:
Tek bumu aral?
Aral:
Bide şey dedi yarın ilyasla gurura sor onlarda gelsin dedi. Eğer isterseniz yarın gidiyoruz. Sizin cevabınıza göre bi yer bakıyor beni bekliyor.
İlyas:
Bilmiyoruz ki kanka
Gurur:
Evet hem yarın gidicez diyorsun
Aral:
Lütfen beyler,kırmayın beni gidelim şu tatile. Hem sizden para çıkmaz kırmayın beni
Gurur:
Para önemli değil kanka,biliyoruz herşeyimizi siz karşılarsınız
İlyas:
Gurur haklı para önemli değil
Aral:
Geliyormusunuz? Babama söylemeye inicem şimdi
Gurur:
Tamam lan geliyoruz. Çıkalım şu tatile
İlyas:
Eğlenelim be,bende geliyorum o zaman
*
Kabul ettiklerinde mutlu oldum. Kardeşlerimle can dostlarım beni kırmamışlardı. Mutluluktan gülümsedim.
Aral:
Tamamdır beyleeerr. Ben kapatıyorum babama söylüyorum sizde eşyalarınızı ayarlayın. Görüşürüz
*
Telefonu kapatıp elimdeki kalemi hızla bırakıp odamdan çıktım ve koşarak aşağıya inmeye başladım. İnerken babamada sesleniyordum. Salona girdiğimde ellerimi dizlerime koyup nefesimi düzene sokmaya çalıştım
Aliye:
Oğlum sakinleş bi
Galip:
Noldu oğlum?
Aral:
Kabul ettiler. Gelicekler yarın
Galip:
Tamamdır oğlum. Ben şirkete geçiyorum o zaman. Gideceğimiz yere bakayım akşam konuşuruz
*
Babam kalktığında annemde geçirmek için kalktı. Herkes burdayken araf ve yeliz yoktu. Annem geri oturunca sordum
Aral:
Araf ve yeliz nerde anne?
Aliye:
Araf arkadaşlarıyla buluşmaya gitti,yelizde yukarda senin oyunlardan oynuyor
Aral:
Oynasın kız, kaçta gidiyoruz yarın?
Galip:
Öğlene doğru çıkarız oğlum
*
Oturduğum yerden kalkıp yukarı çıktım. Odama girmedim ve bi merdiven çıkıp en üst kata yelloz yanına geldim. İçeri girip koltuğa oturdum. Yeliz konsol kumandası elinde oyunda ev dekor ediyordu. Oturup onu izledim.
Yeliz:
Aral bu güzel olmuşmu?
Aral:
Olmuş yelloz devam et
*
Cebimden telefonu çıkarıp gurur ben ve ilyasın olduğu gruba mesaj attım. Az önce görüntülü konuştuğumuz gruptu. Mesajda şunları yazdım “Beyler yarın öğlene doğru gidiyoruz. Esicezz kardeşlerimm:)” yazıp gönderdim
Mesaj hemen mavi tik olmuştu. Demekki ikisi aynı anda bakmıştı. İlk yazan gurur olmuştu.”O tatilin hakkını vericezz” yazmıştı ardın ilyas “Aşırı heycanlandım”yazmıştı. Telefonu kapatıp koltuğa koydum. Yeliz sıkılınca oyunu kapatıp telefonu ilr ilgilendi. Biraz orda oturduktan sonra aşağıya inmek için kalktık. Merdivenlerden inerken saate baktım. Saat 17:16ydı nerdeyse akşam olmuştu. Evin heryerine güneş vuruyordu.
Aral:
Akşam oluyor ha yelloz
Yeliz:
Evet baya zaman geçmiş. Sözde yazın hava geç kararıyordu
*
İkimizde sırıtıp aşağıya indik. Araf gelmişti. Koltuka yorgunluktan bitmiş şekilde uzanıyordu. Yelizle diğer koltuğa oturup boş boş bakındık
Aral:
Abim,noldu?
Araf:
Yorgunluktan öldüm öldüm. Ee onu boş verin yarın gidiyormuyuz?
*
Araf yarını hatırladığı gibi yorgunluğunu unutup yerinden doğruldu ve oturdu. Elinide çenesinin altına koyup parlayan gözlerle bize bakmaya başladı. Çocuk yorgunluğunu unuttu
Yeliz:
Hani yorgunluktan ölüyodun araf?
Araf:
Kim dedi be onu? Onu söyleyin bana gidiyoruz deme?
Aral:
Gidiyoruz. İlyas ve Gururda geliyor
Araf:
Off çok iyi. Annemle babam bahçede haberiniz olsun. Sıcakta kahve içiyorlar
Yeliz:
Sende soğuk kahve içiyorsun hiç konuşma
Araf:
Aralda sporda içtiği shakeyi içiyo ona ne diceksin
Aral:
Lan ben ne alaka
*
Arafla yeliz kavga etmeye başlamışlardı. Onlar biribirini yerken yerimden kalkıp odama geçtim. Yarın için valizimi hazırladım. Kıyafet ayakkabı gözlük ve ihtiyaçım olacak herşeyi koymuştum. Zaman geçmediği için sırt çantama tişört eşofman parfüm koyup aşağıya indim. Annemle babam içeri geçmişlerdi. Yeliz ve arafın kavgası durmuş olucaktı ki sesleri çıkmıyordu
Aliye:
Bi yere mi gidiyorsun oğlum?
Aral:
Spora gidiyorum,bu aralar hiç gidemez oldum
Yeliz:
Aral orda kızlarda spor yapabiliyormu?
Aral:
Yapabiliyor yelloz
Yeliz:
Beni yazırırmısın oraya bende gelirim
Aral:
Tamam yelloz. Araf sen gelmicekmisin?
Araf:
Yok git sen
*
Evden çıkıp arabay bindim. Yarım saat sonra üye olduğum spor salonuna geldim. Kartımı okutup içeri girdim. Soyunma odasına girip dolabıma yöneldim. İçerde iki kişi vardı. Arkadaşlarım Emir ve Doruktu. Beni gördükleri an incelemeye başladılar
Emir:
Aral?
Doruk:
Nerdesin be sen uzun zamandır gelmiyorsun?
Aral:
Aa napıyorsunuz?
Doruk:
Biz iyizde sen nasılsın? Yeni kaza yaptın neden geldin spora?
Emir:
Evet dinlenseydin biraz
Aral:
Yok ya. Ee hadi beraber geçelim salona. Üstümü değiştireyim
*
Tişörtümü yakamdan tutup çıkarıp başka tişört giyip emir ve dorukla salona geçtik. Ben kendimi açmak için barfix çekmeye başladım.
Aral:
Beyler size zahmet biriniz video çekebilirmi?
Doruk:
Ver kardeşim telefonunu
Emir:
Bizde kardeşim
*
Gözümle telefonun yerde olduğunu gösterip ellerimi bar direğinden çekip atladım. Doruk telefonumu alıp kamerayı açtı. Hemen sırtımı doruk ve emire döndüp zıplayarak direğe tutundum. Önümde tüm salonu gösteren kocaman ayna vardı ve arkamı görebiliyordum. Amacım barfix çekerken sırtımın nasıl geliştiğini görmekti.
Doruk:
Başlaatım
*
Doruk başlattığı an barfix çekmeye başladım. Bacaklarımı birbirine doladım. Sırtım ters üçgen çeklindeydi. Ters üçgen sırt düzenli spor yapan kişilerde oluşan vücut şeklidir. Bende düzenli spor yapıyordum. Bu sayde vücutdumda biceps karın kası bacak kası ve ters üçten oluştu. Videoyu bitirdikten sonra direği bırakıp yanlarına gittim.
Emir:
Sendeki bu sırt ne aral ya?
Doruk:
Kafam kadar kolların var resmen
Aral:
Teşekkür ederim kardeşlerim
*
İki saate yakın spor yaptıktan sonra soyunma odasında duşa girip giyindim. Duş alırken yüzümdeki bantlara bişey olmamıştı çünkü su geçirmezdi Çıkardığım kıyafetlerimi çantama koyup önüme döndüm
Aral:
Beyler ben gidiyorum varmı bit isteğiniz?
Doruk:
Senin sağlığın kardeşim
Emir:
Saol kanka
Aral:
Tamam o zaman görüşürüz beyler
*
Salonun kolidorlarından çıkışa doğru gidiyordum. Kartımı okutup salondan çıktım ve arabaya binip sürmeye başladım. Hava kararmak üzereydi. Saate baktığımda 18:11 olduğunu gördüm akşam güneşi vardı. Eve geldiğim gibi odama çıkıp çantamı boşalttım ve kıyafetlerimi makineye attım. Tekrardan aşağıya inip bizimkilerin yanına bahçeye çıktım.
Araf:
Geldin mi big Karahan?
Aral:
Yok daha yoldayım small Karahan
*
Yanlarına oturup başımı geriye yasladım. Gözlerimi kapatıp. Ortam sessizdi tek ses esen sıcak rüzgar ve havuzun sesiydi.
Aliye:
Siz hazırlandınız mı yarın için
Aral:
Ben valizimi hazırladım
Yeliz:
Ben birazdan toparlanıcam
Galip:
Araf sen?
Araf:
Bi ara toplanırım
*
Akşam yemeklerimizi yedikten sonra erken uyumuştuk yarın erken kalkıcaktık. Araf gece saat ikide instagramda gezindiği için sesi odama kadar geliyordu. Arafın reels videolarına rağmen uyuyabilmiştim.
*
Erkenden kalkıp duşa girmiştim. Void eşofman ve bi tişört giyip boynumda da havlu ile yatağıma uzandım. Telefonu şarjdan çıkarıp bizim gruba girdim ve gururla ilyasa yazdım “1 saat sonra çeşme is calling beylerr” yazdım. Gurur anında görüp yazdı. “Bombaaa” ardından ilyas “Çokkk iyiii” yazmıştı. Araftan ses çıkmadığı için kalkıp onun odasına doğru gittim ve kapıyı açıp içeri girdim. Bu piç hala yataktaydı. Saçı başı dağılmış gözleri şişmişti. Bu demek oluyor ki araf sabaha karşı yatmıştı. Aşırı korkunç ve komikti Yanına geçip onu dikizledim. Yüzüme mal mal bakınca sırıtmadan edemedim.
Aral:
Yakışıklı mı yakışıklı kardeşim bu sabahta ışıl ışıl uyandı. Korku filminden çıkan samara gibi maşallah!
*
Araf yüzünü ekşitip örtüyü boğazından indirdi. Üstü çıplak yatmıştı. Bacaklarına kadar indirdi örtüsünü.
Araf:
Dön kendi tipine bak
*
Arkama dönüp kapının yanındaki duvara doğru ilerledim. Arafın giyinme dolabında ayna vardı ve o aynaya dönüp yüzüme baktım. Parmaklarımı saçlarıma geçirdim. Kendimi aynada görünce şaşırdım
Aral:
Aral oğlum bu ne yakışıklılık? Dön kıçını kaşı lann!
*
Arafa geri dönüp baktığımda bana anlamamış gibi bakıyordu. Anlamaması çok normal çünkü salak sabahın köründe uyumuştu. Yataktan kalkıp mickey mauseli panduklarını giyip şortunu yukarı çekti.
Araf:
İlk önce yüzündeki o yaralar bi geçsin. Bant kaynıyo yüzün
*
Yanımdan geçip odasındaki lavaboya doğru giderken ayağımla arafın kıçına vurdum.
Aral:
Siktir len!
*
Arafın odasından çıkıp aşağıya indim. Bugün modum gayet yerindeydi. Yeliz ve annem mutfakta kahvaltılık bişeyler hazırlıyorlardı onların yanına gidip masaya sırtımı yasladım.
Yeliz:
Aral sen yüzündeki bantlarla giricekmisin denize yada havuza?
Aral:
Girerim tabi. Su geçirmez bant takıcam üstüne sonra değiştiricem
Aliye:
İlyas ve gurur geliyor deme oğlum?
Aral:
Evet anne
Aliye:
Tamam oğlum şöyle yaparız. Sen gençleri al biz amcanlarla aynı arabayla gideriz
Yeliz:
Nasıl olucak yenge arabaya sığarmıyız bari arafın arabayada geçelim
Aral:
Hallederiz yelloz. Hem araf uzun yola araç kullanamaz
&
Amcamlar,ilyas ve gurur gelmişti. Kalabalık olmamak için iki araba gidicektik. Şuan eşyaları bagaja yerleştiriyorduk. Bitince sertçe bagajı kapattım
Aral:
Eveet, gençler benim arabaya sıkışıcaz
Gülçin:
Ee oğlum sığmazsınız öyle iki üç kişi gelsin
Araf:
Ya yenge biz belki müzik açıcaz gidin işte eğlence biz
Gülçin:
Büyümüşte yengesine laf anlatıyo
Aral:
Kızlar siz birinizi kucağınıza alıcaksınız yada ayağınıza oturucak. İlyas gurur hanginiz arkaya geçiceksiniz
Gurur:
İlyasın kucağına otururum ben
İlyas:
Okey kanka
Aral:
Arafta benle o zaman. Baba geçin hadi biz anca sıkışır geliriz
Galip:
Tamam oğlum
Kazım:
Dikkat edin aral
*
Annemler arabaya binip önden çıktılar. Arka tarafta ilyas ve gurur sol tarafa oturdular gurur ilyasın kucağına oturmuştu. Ortaya nilay oturmuştu. Yeliz yere zorla diz çökerek nilayın ayaklarına oturmuştu yan pozisyonda duruyordu. Yellozun %100 bacakları uyuşucaktı. Ama mola verirdik o yüzden sıkıntı yoktu. Sağ cam kenarınada gülay oturdu. Araf ve bende binince arabayı çalıştırdım
Aral:
Hazırmıyızz gençleeerrr!?
Gurur/İlyas/Araf/Yeliz/Gülay:Nilay:
Eveeetttt!!!
*
Arabayı çalıştırıp bahçeden çıktık. Yolda giderken babamların arabayı gördüm. Plaka 35 GLP 117 plakadan tanımıştım. Arkalarında olmama rağmen kornaya basıp el salladım. Son ses müzik açıktı makas ata ata babamların arabayı solladım. Uzun zamandır bu kadar çok eğlenmemiştim. Tatil olarak çeşmeye gidicektik. Orda bi otelde kalıcaktık. Müzik bittiğinde araf başka müzik çalmasın diye durdurmuştu
Nilay:
Aral sen yüzündeki bantlarla girebilicekmisin yaran mikrop kapmasın
Aral:
Su geçirmez bant yapıştırıcam
Yeliz:
Bu soruyu bende ona sordum aynı cevabı banada verdi
Aral:
Benle uğraşmayın ya,bakın dalganıza
*
1 saatlik yolun sonunda mola vere vere çeşmeye gelmiştik. Oteldeki en büyük iki odayı almıştık. Diğer odada annem babam amcam ve yengem kalıcaktı. Öbür odada ise biz gençler. Otel kolidorlarında odalara doğru ilerlerken bi yandan sohbet ediyorduk
Aral:
Yelloz senin bacaklar ne durumda?
Yeliz:
Sorma aral hissetmiyorum
Aral:
Kurban olduğum güzelim
*
Sol kolumu yellozun omzuna attım. Odalarımız yan yanaydı. Bulduğumuzda elimdeki kartı kapıya okuttum.
Aral:
Biz giriyoruz baba aşağıda buluşuruz
Galip:
Tamam oğlum dikkat edin
*
Odaya girip kapıyı kapattım. Oda aşırı büyüktü. Özellikle en üst katlardan bi oda seçmiştik çünkü iki katlı odaydı. Burda koltuklar lavabo,mutfak,balkon vardı üst katta ise yataklar. Hepimiz valizleri bırakıp kendimi koltuğa attık.
Gurur:
Çok güzelmiş lan
Aral:
Ne sandınız,hadi havuza girelim
*
Araf yerinden kalkıp koşarak valizini aldığı gibi merdivenlere doğru yöneldi.
Araf:
This is Araf,araf!!
Aral:
Bağırma
*
Araf bağıra bağıra yukarı giyinmeye çıktığında guru ben ve ilyas valizimizi alıp arafın yanına çıktık. Şortlarımızı giyip geri indiğimizde kızlar hazırlanmıştı bile
Aral:
Hangi ara giyindiniz kızlar?
Yeliz:
Ne sandınız aral
Aral:
Yok ondan değil mayonuzu giyerken geç çıkıyorsunuz normalde biz bi şort giyip çıkıyoruz
İlyas:
Hadi kardeşim inelim
*
Hepimiz odadan çıkıp otelin kolidorlarında yürüyorduk. Yelizin kolunda kocaman plaj çantası vardı. Hepimiz eşyalarımızı içine koyardık büyük ihtimalle. Asansör’e binip dışarı çıktık. Havuz aşırı büyük,kalabalık ortam,aqua kaydıraklar ve müzik. Boş şezlong bulup oturduk. Oturmadan önce havlularımızı üzerine serdik. Benim havlum siyah ve çok güzeldi.
Araf:
Kalkın hadi girelim
Yeliz:
Ay sanki evde hiç havuza girmiyorsun araf ya!
Gurur:
Araf haklı hadi girelim. Gel araf atlayalım senle
Aral:
Durun lan beni bekleyin
*
Hemen gurur ve arafın peşinden gittim benim arkamdan da ilyas geliyordu. Havuzun başına dört erkek ip gibi dizildik. Öyle bi atlayacaktık ki hakkını vericektik. Benim yüzümde bantlar vardı ama tadını alıcaktım:) el ele tutuşup dördümüz saymaya başladık
Gurur/İlyas/Aral/Araf:
Birr,ikiii,üüçç,dörtt
*
Zıplayıp atladığımızda çok rahatlamıştım. Su rahatlatacak kadar serindi,gözlerimi açıp gide bildiğim kadar yüzdüm. Yorulunca kafamı dipten çıkardım ve arkama baktım. Baya yüzmüştüm bizimkiler geride kalmış bana bakıyorlardı. Tekrardan dalıp onların yanına gittim.
Gurur:
Hangi ara gittin be oraya?
Aral:
Hiç bi fikrim yok
*
Kızlarda bizimle yüzmeye gelince eğlendik. Bu ortam için canımı verirdim:) O kadar mutluydum ki yaşadıklarımı unutmuştum.
&
Baya havuzda eğlenmiştik. Akşama doğru hepimiz odalarıma gelmiştik. Yemek yemicektik çünkü havuz başında parti olucağını öğrenmiştik. Biz erkekler tekrardan yukarda giyiniyorduk. Altımda siyah bi pantolon üstüm ise çıplak şekilde büyük pencereden otelin havuz olan tarafını izliyordum. İçerden dışarısı gözüküyordu ama dışardan içeri gözükmüyordu. Zaten yüksek kattaydık kim görebilirdi ki?
İlyas:
Aral hadi gömleğini giy
Aral:
Giyiniyorum kardeşim
*
Dışarıyı seyretmeyi bırakıp yatağın üstünden beyaz gömleğimi alıp giyidim. Saat,bileklik ve o kılıç kolyemi takıp çekici kokumu sıktım.
Araf:
Övünmek gibi olmasın hepimiz ayrı karizma olduk ha
Gurur:
Oğlum biz doğuştan karizmayız baksanıza halimize. Reddettiğimiz kızlara üzülüyorum
Aral:
Bizimle konuşsunlar ama biz tanımayızzz
İlyas:
Hadi inelim kızlar giyinmiştir
*
Telefonumu yatağımdan alıp cabüme koydum ve merdivenlerden indik. En arkada inerken Nilayın yelizin kolyesini takarken gördüm. Ellerimi cebime koyup ıslık çalmaya başladım
Aral:
Karahan hanımları nesiniz siz böyle? Vuruldum şuan
Yeliz:
Ay aral çok güzel olmuşsunuz
Araf:
Biz hep öyleydik yellozcum
Aral:
Şöyle yapalım. Kızlar siz bizim kolumuza girin sürü gibi gözükmeyelim. Nilay gel benle
*
Nilay yanıma gelip solumda durdu
Aral:
Yelloz sen arafın yanına git,gülay sen ilyasa. Ee gurur sen kaldın
Gurur:
Oh çok iyi oldu kardeşim ben tek dururum
İlyas:
İyi o zaman hadi gençlik
*
Nilay sol koluma girdi ve odadan çıktık. Parti havuzun yanında yapılıcaktı. Havuza geldiğimizde annemler ve yengemler çoktan inmişti. Çok güzel müzik çalıyordu ve söylemeden edemedim
Aral:
Yalansın,sıradansın hiç istemem o duygu kalsın hem güzelsin hem başbelası deli şeytan diyor ver yansınn!!!
*
Ben şarkıyı söyleyince bizimkiler bana bakıp güldüler. Annemlerin yanına gelip oturduk
Aliye:
Çok güzel olmuşsunuz çocuklar
Gurur:
Teşekkürler aliye abla çok güzelsin sende. Gülçin abla senide kaçırdım sanma yakıyorsun
Gülçin:
Teşekürler gururcum
*
Biraz oturup partinin başlamasını bekledik. İlk olarak karaoke yapıyorlardı. Nilay çok istekli bakıyordu ki o sözü söyledim
Aral:
Benimle şarkı kim söyler?
*
Gözüm hemen nilaya kaydı, heycanlanmıştı gözlerinden anladım. Gözler herşeyi anlatıyordu…
Nilay:
Aral yapalım hadi lütfen
Aral:
Kalk hadi
Gülay:
Ciddimisiniz?
*
Ayağa kalkıp sandalyemi ittirip bizimkilere baktım
Aral:
Evett
*
Nilayda kalkınca sahneye doğru yürüdük. Görevli çocuğa hangi şarkıyı söyleyeceğimizi söyledim. Çocuk listesinden şarkıyı bulup açtı. Bilir mi? Söylicektik. Mikrofonların önüne geçtiğimizde şarkı çalmaya başladı. Duyduğu anda bana bakmıştı nilay. En sevdiğim şarkıyıdı nilay sona geldiğinde nakarata giricektim
Nilay:
Söz ağızdan çıktı bir kere anladım gönülde vardıı şimdi bana yanlız gitmesi kaldııı. Ne yazık ki hakim bey bir ifadem,bir müdafam yok. Sadece dört satırlık Son sözümm kaldııı
Aral:
Bilir mi? Yerime gelen kıymetini bilir mi? Bu insan cennete mevlaya küsen değil mi? Benim gibi koklar mı derindeen
Aral/Nilay:
Bilir mi? Sormaya değer mi? Şimdi seenn bir yabancı gibi ben senii ellerimle sularkeenn
*
Şarkıyı söyledikten sonra büyük bir alkış faciası patladı. Bi yandan ıslık sesleri yükseldi. Tanımadığımbi erkek adımı haykırararak bağırmıştı
Aral:
Kardeşim benim saol
*
Sahnenin merdivenlerine geldiğimize sola kayıp sağ elimle gülümseyerek nilaya geçmesi işaret ettim. En sonda indip masaya oturduk.
Kazım:
Bizimkilerde ses varmış
Aral:
Ses var ciğer yok
Araf:
Oooo
Nilay:
Aral teşekkür ederim
*
Gözlerimi ‘Rica ederim’ manasında kırpıp önüme döndüm. Parti baya güzel geçiyordu. Bi ara biz gençler kalkıp dans ettik. Bana sıcak bastığı için arada oturup kendime geldiğimde tekrardan oynuyordum. Bizimkiler nefes nefese gelip yerlerine oturdular.
Araf:
Öl,ölücem
Kazım:
Nefes nefese kalmışsınız
Nilay:
Araf kendini kaptırdı
*
Hepimiz gülmüştük, uzun süre sonra ilk defa kendimi hasta hissetmiyordum,mutluydum da. Kendimi tam kaybettim tam da yolun sonuna geldiğimi anladım derken asıl daha yolun başında olduğumı anladım. Oturup dinlendiğimizde köşede ışıklı bi alan vardı. Led ışıklarla döşenmiş çok hoştu hepimiz kalkıp oraya dizildik. Sağ köşeye biz erkekler,sola ise kızlar geçti. Kamera açısına göre de kızlar biz sol olarak görünürdü. Tanıdığımız birine çektirdiğimizde hepimiz güzel çıkmıştık.
Aral:
Odaya geçince herkese atıyorum gençlik
Gurur:
Tamamdırr
*
Yaklaşık iki saate yakın durduktan sonra yavaştan sakin yere geçtik. Otelde o kadar güzel yerler vardı ki nereye geçsek diye baya düşündük. En sonda da annemler ayrı yere gitti bizde başka yere geçtik. Hepimiz oturmuş yorgunluktan ölüyorduk
İlyas:
Şükür ölmedik ya
Araf:
Ölmek için çok gencim ilyas dur bi
Yeliz:
Baya eğlendik ama deme. Ben şahsen çok eğlendim
Gülay:
Yarında olursa yine gelelim,çok güzel
*
Hafif öksürüp boğazımı temizledim. Evet eğlenceliydi. Hemde baya bi eğlenceliydi. Değerimi yaşıyoken anlayın.
Aral:
Evet güzeldi,daha güzel yerlere gidicez
*
Burası birazdaha sessizdi,rahatlıkla kafa dinlenirdi. Dışarkadi gürültü buraya azda olsa geliyordu.
Yeliz:
Aral,ilyas ve gururla nerden tanışıyorsunuz?
*
Yellozun sorusu ile gurur ve ilyasla bakıştık. Sanki bu soruyu bekliyormuşuz gibi öyle bi güldük ki önceki anılarımız aklıma geldi. Derin bi nefes aldım
Aral:
Gururla mahallede,ilyasla da onun çalıştığı yerde biri ona bulaştığı için tanıştık
Gurur:
O anı unutmamak elde değil
İlyas:
Nerden nereye
*
Çok uzun yıllar olmuştu. Üçümüz bakışınca sıcak şekilde gülümsedim. Yüzümdeki bantlarla neresi sıcak oluyor tam olarak? Birazdaha oturup odaya çıktık. Biz erkekler giyinip kızların yanına inmek için merdivenlerden inerken gururun bacağı birden vitesi boşa attı ve öne doğru tökezledi. Araf gururun tökezlediğini görür görmez yüksek sesle kahkaha atmaya başladı. İlyas ve ben gülüyorduk
Araf:
Ölüyorduuuu
*
Kızların yanına indiğimizde benim yüzümden sırıtma eksik olmadı. Kızlara alay edercesine sırıtıyordum. Koltuğa oturduğumuzda hala sırıtıyordum.
Yeliz:
Aral sen ne gülüyorsun ne var?
*
Güldüğüm şey kızların aynı pijamayı giymesiydi. Victoria Secret giymişlerdi. Yeliz mavi saten,gülay beyaz Nilay ise aynı pijamanın pembe rengini giymişti. Saten olduğu için kumaş parlıyordu
Araf:
Siz ne böyle neon gibi parlıyorsunuz
Aral:
Aynı giyinmişsiniz ona gülüyorum
Nilay:
Araf sen otur canım kızlarla yazış
Araf:
Neeeyy!?
*
Araf ve nilay birbirini yiyordu. Araf bian bağırmayı kesti ve bana döndü. Elleriyle yüzünü kapatmıştı. Bedeni bi an titremeye başladı. Araf ağlamaklı ses çıkarıp ellerini yüzünden çekti. Ağlıyor numarası yapıyordu
Araf:
Abii,bişeyde bana bulaşıyorlar. Ben hiç bişey yapmadıımm
*
Ben sırıtarak sözde ağlayan kardeşime bakıyordum. Diğerleri ise şaşırmıştı. Araf ağlıyormuş numarasını bozmadan kalkıp yanıma gelip yanıma oturdu ve belime sarılıp dizlerini karnına kadar çekip yüzünü göğsümde saklamaya çalıştı. Adeta küçük çocuk gibiydi. Hala zırlıyordu
Aral:
Kardeşime bulaşmayın,doğru düzgün oynayın
*
Araf bian benden ayrıldı ve ses çıkarmadı. Yüzüme aval aval bakınca gülmeden edemedim.
Araf:
Ne oyunu ya
Gurur:
Araf gel abim sen buraya
Araf:
Şakaydı canlar
*
Hepimiz büyük bir kahkaha patlattık. Arafın ağlama numarasından sonra. Bu ortamı birdaha arasamda bulamazdım. Ben kardeşlerim ve kuzenlerim. Daha önce hiç söylemişmiydim bilmiyorum ama hepimiz için nice güzel yarınlaraa!
&
İki gün otelde kaldıktan sonra nihayet dün eve dönmüştük. Üzerime siyah yumuşak kumaş bi tişört altımada void eşofman giymiştim. Saçlarımı ise geriye doğru atıp alnıma bir kaç tel saç bırakmıştım. Parfümüde sıkıp neşeyle aşağıya indim. Ayakkabılarım ses çıkardığı için çıkan ses yankılanıyordu. En son iki basamak kaldığında atlamıştım. Daha yüksek ses çıktığında bizimkiler ben düştümmü diye bakıyorlardı. Neşeyle salona girdim
Aral:
Günaydın Karahan Family!
Aliye:
Günaydın oğlum
Galip:
Günaydın
Yeliz:
Sanada günaydın aralhan
Aral:
Hani araf nerde?
Yeliz:
O erkenden çıktı. Arkadaşlarıyla dışarda kahvaltı yapıcakmış
Aral:
İyi o zaman
*
Kahvaltılarımızı yaptıktan sonra ben evden çıktım. Dün gece gurur ve ilyasla gruptan konuşmuştuk. Gurur bizi playstation oynamaya davet etmişti. İlyasla kabul ettiğimiz için gidicektik. İlyasın evinin önünde onu bekliyordum. Camdan ses gelince kafamı sağa çevirip baktığımda İlyası gördüm ve hemen kilidi açtım. İlyas binince sürmeye başladım
İlyas:
Naber lan
Aral:
Bomba,sen
İlyas:
İyi valla
*
İlyasla sohbet ederek gittiğimiz için yolu bitirmiştik. Arabayı park ettiğimde indik ve kapıya doğru yürümeye başladık. Gururun evi üç katlı bi villaydı. Ailesi boşandıktan sonra gurur ne annesiyle ne de babasıyla görüşmüyordu. Kapıyı çaldığımızda gurur anında açtı
Gurur:
Ailem,hoş geldiniz
Aral:
Hoşbulduk kardeşim
İlyas:
Hoşbulduk
*
İçeriye geçtiğimizde gurur ortada duran sehpaya herşeyi koymuştu. Sabah sabah midemiz şişicekti. Jelibonlar,cipsler,meyveler ve içecekler
Aral:
Gurur sabah sabah midemiz fesatlık geçiricek kardeşim
İlyas:
Aynen öyle
Gurur:
Bişey olmaz yiyin ya
*
Gurur da oturunca oyuna başladık. Yaklaşık yarım saattir oynuyorduk. Bi ara kendimizi o kadar çok kaptırmıştık ki heycandan bağırdığımızın bile farkında değildik. Oturmaktan belimiz ağrıyınca biraz kendimizi yaymıştık. Dinlenirken kapı çaldı.
Aral:
Kim geldi
Gurur:
Karşıdakiler evde değilmiş kargolarını almam için benim adımı vermiş. Kargocu yani
*
Gurur kalkıp kapı açmaya gittiğinde onu izliyorduk. Kapıyı açtığında kafasını kaldırırken gelen kişiye dikkat etmiyordu
Gurur:
Kargo galiba? Nereye imza atayı-
*
Kafasını kaldırdığında karşısındaki kişileri gördüğünde cümlesini tamamlayamadan istemsizce bi adım geri gitti. İlyasla bakışıp hemen ayağa kalktık. Gelen kişiler gururun anne ve babasıydı. Yıllardır gurur onlarla konuşmuyordu. Onlardan öyle bir nefret ediyordu ki arayıp sormuyordu. Gurur kızarmaya başladığında hemen yanına gittik. Annesi Seçil abla bizi gördüğünde gözünden yaş geldi. Babası Cevahir abi ise sadece bakıyordu. Annesi zorla ağzını açtı ve bişeyler söylemeye çalıştı
Seçil:
Gurur,oğlum
*
Gurur elini kaldırıp annesine sus işareti verdi. Gurur şuan hayatının şokunu yaşıyordu ve tepki veremiyordu. Gözleri öfkeden kızarınca ilyasla göz göze geldim. Gururun yerine hissetiğim tek şey Neler olucaktı?
Bölüm etkileşimi
