10. bölüm · Sonsuza kadar sen..

Gizli fotograf

cotton candy Candy

Bölüm 9 – Gizli Fotoğraf

Elif’in sesi kütüphanede yankılandı.

“Bunu neden sakladın, Ayaz?”

Ayaz cevap veremedi. Sadece dosyaya bakıyordu.

Ece bir adım öne çıktı.

“Fotoğraf… o gece Mert’in elindeydi.”

Üst kattan şapkalı kişi tekrar konuştu.

“Göster ona.”

Ayaz gözlerini kapattı. Sonra yavaşça dosyanın içindeki zarfı çıkardı. Zarfın köşesi yıpranmıştı, sanki defalarca açılıp kapanmış gibiydi.

Elif nefesini tuttu.

“İçinde ne var?”

Ayaz yavaşça zarfı açtı.

Bir fotoğraf çıktı.

Ama bu sıradan bir fotoğraf değildi.

Fotoğrafta Mert tek başına değildi.

Yanında bir bina vardı… ve o binanın önünde bir grup yetişkin duruyordu. İçlerinden biri elinde bir dosya tutuyordu. Dosyanın üzerinde okulun adı yazıyordu.

Elif kaşlarını çattı.

“Bu… okul mu?”

Ece’nin yüzü tamamen değişti.

“Hayır… bu okul değil.”

Ayaz fotoğrafa daha dikkatli baktı.

“Bu… kapatılan eski laboratuvar binası.”

Elif şaşkınlıkla baktı.

“Laboratuvar mı?”

Ece sertçe yuttu.

“O bina yıllar önce kapatıldı. Çünkü içinde… gizli deneyler yapıldığı söylendi.”

Bir anda kütüphanedeki hava daha da soğudu.

Elif geri çekildi.

“Deney mi?”

Ayaz başını salladı.

“Mert o gece bize bunu göstereceğini söyledi.”

Üst kattan şapkalı kişi bir kez daha konuştu:

“Ve o yüzden susturuldu.”

Elif’in kalbi hızla çarpmaya başladı.

“Ne demek susturuldu?”

O an üst kattan ağır adımlar duyuldu.

Tok… tok… tok…

Şapkalı kişi yavaşça merdivenlerden inmeye başladı.

Bu kez yüzü yarı görünüyordu.

Ve Elif ilk kez onu tanıdı.

“Sen… okuldan güvenlik görevlisi değil misin?”

Adam durdu.

Sessizlik.

Sonra yavaşça şapkasını çıkardı.

Ve herkes dondu kaldı.

Çünkü o kişi… Ayaz’ın babasıydı.

Ayaz bir adım geri sendeledi.

“Baba…?”

Elif’in gözleri büyüdü.

Ece ise fısıldadı:

“Demek her şeyi sen sakladın…”

Adam derin bir nefes aldı.

“Çünkü o fotoğraf ortaya çıkarsa… sadece Mert değil, hepinizin hayatı değişirdi.”

Elif titreyerek sordu:

“Biz neye karıştık?”

Adam gözlerini kapattı.

“Bildiğinizden çok daha büyük bir şeye…”

Ve o an kütüphanenin ışıkları tamamen söndü.