8. bölüm · Sonsuza kadar sen..

Bilinmeyen kisi

cotton candy Candy

Bölüm 7 – Kütüphanedeki Gölgeler

Elif mesajı okur okumaz dondu kaldı.

“Ne demek ‘kaybolmadı’?” diye fısıldadı.

Ayaz telefonu görmeye çalıştı ama Elif geri çekti.

“Hayır… bunu bana kim gönderiyor?”

Ece üst kata bakarak konuştu.

“Biri burada ve bizi izliyor.”

Üst kattan tekrar bir ses geldi. Bu sefer bir kapı gıcırtısı gibi.

Ayaz Elif’in kolundan tuttu.

“Buradan çıkmalıyız, şimdi.”

Ama Elif inatla yerinde durdu.

“Biri sürekli bana mesaj atıyor. Ben kaçmak istemiyorum artık!”

Ece hızlıca etrafa baktı.

“Burada güvenli değil. Mert’in konusunu bilen biri bizi buraya bilerek çağırdı.”

Tam o anda üst kat merdivenlerinden ayak sesleri duyuldu.

Tok… tok… tok…

Adım adım aşağı iniyordu.

Elif’in kalbi neredeyse kulaklarında atıyordu.

Ayaz fısıldadı:

“Ne olursa olsun sakın ayrılma.”

Gölge merdivenlerin sonunda göründü.

Ama yüzü görünmüyordu.

Şapka giymiş biriydi.

Ece geri çekildi.

“Sen…!”

Şapkalı kişi konuşmadı.

Sadece elinde eski bir dosya uzattı ve yere bıraktı.

Dosyanın üstünde tek bir isim yazıyordu:

MERT

Elif dosyaya baktı.

“Bu ne?”

Ayaz bir adım öne çıktı ama şapkalı kişi elini kaldırdı.

“Soruların cevapları burada.”

Ve ilk kez konuştu:

“Eğer gerçeği öğrenmek istiyorsanız… Mert’in neden kaybolmadığını değil… neden saklandığını öğrenmelisiniz.”

Elif nefesini tuttu.

“Kim sin sen?”

Şapkalı kişi başını hafifçe kaldırdı.

Ama yüzü hâlâ görünmüyordu.

“Siz beni zaten tanıyorsunuz…”

O an ışık bir an titredi.

Ve kütüphanenin kapısı aniden kapandı.

Karanlık içeri doldu.

Ayaz Elif’in elini sıktı.

Ece ise fısıldadı:

“Bu iş düşündüğümüzden daha büyük…”

Ve yerdeki dosya yavaşça açılmaya başladı…