5. bölüm / 6
SonbaharBölüm .4
Bölümler 6Şu an: Bölüm .4
- 1 Giriş ~Çalar saat195 kelime
- 2 1. Bölüm siyah gökyüzü1.574 kelime
- 3 2. Bölüm752 kelime
- 4 3 . BÖLÜM326 kelime
- 5 Bölüm .4880 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 5. Bölüm435 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazen ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz ancak bazen kader gerçekten gerçekleri gösteriyordu .
Elime telefonu almamla , aramalar kısmına girdim Eylül ' den ve Pembe hanımdan başka arama kaydı gözükmüyordu . Elbette merak edip arama zahmetine girişmemişlerdi ne annem nede babam .
Koca villada dolaşmaya karar verdim , bahceden başlayacaktım gezintiye !
Bahçeye indiğimde beni ilk önce siyah takım elbiseli bir adam karşıladı kapının sağında heykel gibi durunca ürpememe neden olmuştu .
Kocaman dev kavanozun daha doğrusu şöyle demeliyim vazonun içersinde papatya ve gül yerleştirilmiş onlar bile dev gibiydi .
Az daha ilerlediğinde upuzun yol beni karşıladı , bu yol evin bulunduğu araziden çıkışı yönlendiriyordu . Gözlüğünün tepesinden de baktığıma göre geniş epey bir geniş kapı vardı .
Savaş olsa burada bu kapı yıkılmaz dedim içimden konuşmuştum elbette .
Canım artık çok sıkılmaya başlamıştı resim cizebileceğim bir kağıt bile yoktu henüz .
Düşündüm de şuan elimde resim ajandam olsaydı eğer kesinlikle bu villayı resimlerdim diye iç geçirdim .
Püffledim .
Artık burama kadar geliyordu ama akşam yemek saatinde konuşulanlara göre tüm aile üyelerinin akşam altıda evde olmaları ve dışarı çıkmaları kesinlikle yasaktı .
Allah'ım dedim , ama bu sefer içimden değil dışımdam düşlerimi söylüyordum .
"Allah'ım sen beni ızdıraptan kurtar ." Diye söylendim ancak bu bıkkınlık değildi yada burada olduğum için mutlu olmam gereken konular da elbette vardı . Ama her neyse boşverin herşey çok karmakarışık dı.
Şuan daha iyi anlamıştım ben en son ne zaman anneme , " seni seviyorum anne , yada babama demiştim acınası bir Halim vardı .
Arkamdan biri omzuma dokundu , korkuda bir adım geri sendelendim .
Geleni tanımıyordum iri yaşlı bir beyfendiydi hafif kilolu olmasına rağmen çok yaşlı sayılmıyordu . Mavi gözleri gökyüzünü andırıyordu , gülümser ken oluşan hafif gamzeleri çukur oluşturuyor yanaklarında oluşan çizgiler olmasına rağmen saçları simsiyah ve fön çekmiş gibi duruyordu .
"Izdırap mı dedin ? " Dedi yaşlı amca otuz bir dişlerinin arasından gülümserken .
Bende aynı zamanda onda gülümsemeye devam ediyordum .
" Şeyyy öhöhöh ." Öksürdüm , arkasından can sıkıcı bir hapşurmada geldi Tamam oldu .
" Kızım . " Demişti ince narin sesiyle biraz sanki peltek konuşuyor du . Ama bu onun için hiç sorun değildi .
Tekrardan kaldığı yerden devam ediyordu ki bakıcısı gelmişti sanırım .
Uzun boyluydu bu kadın en fazla otuzlardaydı . Defne hanım ne güzel ya hemende doktor gibi tehşizi yaptın . Otenç Doktor . Defne .
Kıkırdadım , şuan ki zamana döndüm olmayacak hayalleri sonrada kurabilirdim .
Nihayet yaşlı dedem uzun uzun uzun aradan sonra yarım bıraktığı cümleyi tamamlamak için herhalde boğazını temizledi , yutkundu .
"Kızım , kusuruma bakma yaşlılık işte ne yapayyım."
Sanki karşısında ki insan kim olursa olsun onun kalbini kırmamak için uğraşıyordu . Yıllar önce acaba gençliğinde benim şuan ki halimle neler yaşamıştır kim bilir .
Saten çicekli elbisemin kırışmış olan elbisemin ellerimle kırışmış olan yerleri kibarca düzelttim , bu hareketi yaparken bile utanıyordum.
"Canım dedem hiç öyle olur mu , kendine öyle demen yanlış bir kere canım dedem . Sen daha gençsin bir kere şimdi tüm kızlar senin peşinde koşuyordur . " Bunu gerçekten kalbimden demiştim amacım asla tanımadığım biri bile olsa dalga geçmek değildi . Aklımın ucuna jile gelmemişti .
"Kızım , sanırım sen hasta olmuşssun . Ankara'nın havası sana çarpmış olmalı , şimdi sen odana git ve güzelce dinlen pembe hanımdan ben sana rrica ederim ıhlamur kaynatır sıcak sıak iöersin arkasından da sıcak suyla bir güzel duş alırsın yavrum ." Dede öyle samimiydi ki şunu itiraf edeyim birde çok tatlı konuşuyordu , sanırım artık görülüyor , seviliyordum .
Bir takımdan sevilmek ve görülmek yerine göre çok güzel bir duyguymuş .
Arkasında ki tanımadığım ince zayıf kadın onun engelli arabasınının kollarından tutarak evindeki odasına kadar itelemeye sürüklemeye başlamışken dedemin teşekkürünü söylemeyi unutmuşum.
"Dedem , ıhlamura hiç gerek yok ama beni düşündüğüm için teşekkür ederim dedeciğim ." Ortaya çıkan gamzeleri tekrardan aynı yerini alınca cıkur oluşmuştu .
Gülümseyerek kadın onu benim arkamda bırakarak uzaklaştı .
Benim dedem yıllar önce kalp krizi sebebiyle vefat etmişti , zaten dedemi görmemiştim küçükken en fazla yüzünü hatırlayabilir dim .
Odama girdiğimde rahat bir duş olarak uykuya dalmak vazifeydi iyileşmem için . Ekim ayının ilk hastası ben olmuştum , büyük bir başarı elde etmiştim .
Bazen kelimeler yetmez , uzaktan bile gülümseyen insanın güzel bir cümle kurması gerekmez .
Gülümsemek yeter .
Artık sabah olmuştu gün ağırmış martılar havada uçuşuyor bağırışıyordu ,
Telefonumda kurulu olan alarmım henüz çalmamıştı erkenden susturdum onu , aynı yerimi aldığımda üstündeki yemeğinin kollarını düzeltiyordum .
Balkonumda oturmuş ayaklarımı karın hizama kadar kapamıştım , bu harektei yaparken hayal kurmak çok güzel hissettiriyor du.
Düşlerime daldığımda henüz saat yedi idi.
Kapımı çalmış içeri dalan biri belirdi sesiz girdiği için ürpermiştim .
"Bu saatte uyanıp havanın soğuk olduğunu bile bile bir insan neden balkona çıkar ?" Dedi , siyah bir okadar da uzun boylu bu adam .
"Hayal kurmayı sevdiğim için bu saatlerde , evimde gibi hissetmiyorum odamı ."
Dedim saçmalaya başlamıştım .
"Saçların sanırım ıpıslak , çünkü kazağın ıslanmış." Bir an utanmıştım ancak bu ne saçmalıyordu bilemiyordum .
"Neden geldin ?" Diye sordum buranın benim odam olduğunu belirterek .
"Seni görmek için ." Dedi , daha fazla utanmaya başlamıştım .
"Neden ? "
""Sebebi mi olması gerekiyor küçük hanım ." Manalı manalı konuşmaya başlamıştı.
"Hayır da bir insan birni görmek istemenin nedeni ya ozlemiştir, yada ." Cevap bulamamıştım herneyse .
Bölüm etkileşimi
