Sonbahar kitap kapağı

2. bölüm / 6

Sonbahar

1. Bölüm siyah gökyüzü

Vaveyla Yazarı: Efnan Gungor

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 1. Bölüm siyah gökyüzü

Sonbahar ' ın gelmesiyle bankın etrafında , çevresinde ağaçların solmuş dallarından düşen kahverengi yapraklar beliriyordu . Bu muhteşem doğa üstü manzarada .

Etrafımda görülen kalabalık bu güzel manzarayı az da olsa bir yerden kavga sesleri yükseldiğini duyabiliyordum . Adeta düğüm misali birbirlerine bağıran inasanlar ' ın gözlerimden resmen öfke fışkırıyordu . Gözlerinde öfkeden başka herhangi acıma duygusu bile yoktu ne yazık ki .
Burası ölümlü Dünya 'dı halbu ki , şarkıda bile geçiyordu bu iki kelimee.

Herkesin bir sebebi kendine göre bir bahanesi vardı .

Telefonumun çalmasıyla yerimden doğruldum , etrafıma bakındım , sağıma soluma . Cebimde ki telefonu hızlıca aldım avuçlarımın arasına , avuçlarım yer içindeydi . Bir an için açmak ve her kimse tek bir kelime konuşmadan kapatmak istiyordum .
Arayan babam 'dı. Telefon çaldı çaldı durdu , gözlerimden akan gözyaşlarım süzülüyordu yanaklarıma . Islak ıslak nem bırakıyordu tombiş yanaklarımda.

Akşamın geç saatleriydi . Her yer soğuk , kasvetli sokağın ortasında yapayanlızdım , evin yolunu tutmuş yürüyor bir yandan dakika dakika arkamı sağımı , solumu kontrol ediyordum .
Bu her zaman ki KORKAK alışkanlığımdı.

Karanlık , kapkaranlık bir sisin içinde kaybolmuştum . Yolu bulmamı sağlayacak ufacık bir ışık yoktu etrafımda . Mahşer gibiydi burası nedensizce iç geçirdim .
Tahta bir köprünün üzerindeydi şimdi . Bazı basamakları eskimiş vaziyette olan bu köprü üstüne her bstığımda gıcırdıyordu.
Tahta köprünün altında küçük güzel bir göl vardı , tabii burası güzndüz iken daha güzel bir manzara ya sahipti . Ancak gece olunca öyle söylenemezdi , korku filmindeymiş gibi andırıyordu burası gece.
Gözlerimden akan yaşlar yanaklarımdan akmaya devam ederken tahta köprünün bitiminde kiraz yaşlı cınar ağacın'ın orada , sonbaharda çap canlı olduğunu gördüm .
Heyecanın ve hüzün karışımı belirdi çehremde .

Hızlıca tahta köprüden kurtuldum tabii bu gıcırdayan basamaklardan da .
Ahahahhh.

Dev kocaman Çınar ağacının gövdesine yaslandım. Yeniden düşlerime daldım .
Avuçlarımla otları sıkı sıkı tutuyordum yanlız koparmıyordum . Sıkı sıkı tutuyor dum .
Gökyüzünde öyle güzel manzara vardı kiii , yıldızlar öyle güzel parlıyorlardı ki ışıl ışıl .
Anlatamam , sanki rengarenk gökkuşağı nı andırıyordu .
Bazılarının yeşil gibi görünsede rengi , al al mor veyahut mavi , kırmızı , sarı ,beyaz ,ila ışıl saçıyor resmen dünyamızı aaydınlatıyordu .
Gece lamba misalii gibi.
Yağmur kokusu beliriyordu burnuma , yavaştan kalkmam gerekiyordu uzandığım yerden . Kalkıp eve gitmem gerekiyor du , bu Çınar ağacının gövdesinden ama kalkmadım .
Hayallerimin gerçekleşmesinden başka bir şey düşündüğüm yoktu .
Kendimi bile düşünmüyordum , ben Defne her zaman ki annesinin yada babasının kızı Defne'ydim.
Korkak , utangaç neyi belirtmek istiyorsanız oydum ben .
Hayır neyse her neyse boşverin kendimi bile açıklayamıyorum zihnimde .
Umutları , geleceği kurmak isteyen herkes benim gibi Korkmaz mıydı ? Hayır korkmazdı , çünkü ne olursa olsun bunun ucunda imkansız diye bir şey asla yoktu .
Anlatabiliyor muyum .
Anlatabiliyor musunuz beni .
Beni hiç anlayan biri çıkmadı çünkü bu zamana kadar ne ben kendimi anlatabildim , ne de kendimi ben anlayabilidim .

Araba'nın yaklaştığını gecenin bu saatinde farlarından anlamış oldum , arkamdan biri yanıma yaklaştını hissediyordum . Kim olduğunu aldırış etmedim ancak tahmin edebiliyordum.
Yavaş yavaş yağmur çiselemeye başlamıştı , göz yaşlarım kurumuş dudaklarımda silmemi bekliyordu.

" Defne..." Diye mırıldandı kalın sesli bir erkek sesi .

Bu gelen Umut 'du , sevinmem gerekiyordu lakin ben sadece yanlız kalmak istiyordum .
Altı aydır güzel giden ilişkimiz devam ediyor du ,altı aydır beraber olduğumuz halde ben hâlâ ondan çekiniyordum .
Ben kisi belki çekinmek değildi ; yanlış bir şey derim ve beni bırakır diye korkuyor olmam sebepmiydi . Belki de sevgi dilim bu idi.

" Yanlız kalmak istiyorum , Umut ." Dedim , net bir şekilde cevabımı vermiştim oysa ki .

" Yanlız kalmak . " Dedi , sanki aramızda ki o ortak aynı derecede , eşit sevgiyi barındırmadan söylemiş olan bu cümleyi istemiyor muş edasında .
" Ne demeyi kast ediyorsun Umut ? " Diye , mırıldandım.

Bugün zaten yeterince herkes üstüme gelmişti içimden yalvarış şekilinde bir sistem edişi m vardı düşmanım görse şuracık da bana sarıldı buna yemin edebilirdim .
" Nolur sevgilim duy beni ." İçimden demiştim halbuki ama gerçekten de duymasını istiyordum .

Cümlelerimi değil

Kalbimi görmesini , canımın cehennem gibi yandığını görmesini istiyordum .

"Beni d yok sayarak mı , Defne ? " Dedi , istediği buymuş sanki benden ayrılmak istiyormuş gibi .

İsmi gibi Umut Çetin di işte , insanlara vaat etmediği daha önce aklından bile geçirmediği hayallerle süsleyip , aynen şuan ki gibi en zor günümde yanımda beni sarıp sarmalayacağı o adam , yarı yolda bırakıyordu .

Peki .

" Böyle ıslanacak mısın , gel hasta olacaksın seni eve bırakayım ? Canım."
Diyordu , benim sinirden kasılan ellerim , ağlamaktan vefa olmuş gözlerim .
Ona son bir defa baktım kim dolu bakışları la yüzüne .
" Ev , hangi ev ? " Dediğimde , hızlıca az önceki pozisyonuma geçtim .
Bu sefer uzanmıştım , yaslanmıyordum yaşlı cınar ağacın'ın ıslak gövdesine .
" Sen ." Dedi , durakladı bir müddet , elmacık kemiğinden anladım ki yutkundu bir müddet.

" Sen çocuk gibi ıslanmaya , böyle çocuk gibi davranmaya devam et ." Dedi , artık benim gibi oda sinir küpüydü .
Son cümlesi sanıyordum ancak değilmiş meğer , arabaya yaklaştığı yerde durdu bir müddet , arkasına bana doğru döndü .
"Çocuk kal. "
Dediği cümlesini işittiğimde , uzun sesizliğin ardından sonra gittiğini anladım .

Yapayalnız kalmıştım , yanımda kahverengi bir bank duruyordu onun yanında ise solmamış yaşlı cınar ağacı ' ının kahfe rengi yeşil yapraklı solmayan yapraklaro beliriyordu .

Nefret etmem gerekirken hatta Buradan gitmem gerkirken sanki daha da bağlanmış dım buraya .

Dik durmalıydım anneme verdiğim sözü hatırlayıverdim bir anda zihnimde belirmişti .
" Karşımda kim olursa olsun , seni kim terk ederse etsin bir erkek için ağlayacağına , hayallerinden asla ve asla vazgeçmeyeceğine söz ver Defne ."
Annem ilk defa o gün kendinden daha çok emindi , çünkü bana bu konuşmayı yapıyordu , bir erkek arkadaşım olduğunı bildiği halde .
" Söz ."

" Duyamadım , Defne ." Dedi bir kez daha , gerçekten emin olmak istiyordu .
" Söz anneciğim ." Dedim . Ben artık sözümü tutmalıydım .

Ayağa kalktım gözlüğümün altından akan göz yaşlarımı elmin tersi ile , ıslak kurumuş yanaklarımı dudaklarımı sildim .
Ben burada kaç saat' ten beridir sırılsıklam ıslanıyordum.
Bu bir soru işareti ancak hasta olacağımın habercisiydi .
Güneş artık doğmak üzereydi . Bu saatten sonra geceyi asla düşünmek zihnimi bu aptal oyunla kurcalamak istemiyordum .
Evime gidip duşumu alıp , kitap okuyarak uyuya kalmak istiyordum .
Artık kendime gelmem verdiğim sözü tutmamın zamanı gelmiş çatmştı .
En çok da kurduğum kendi hayallerimi yaşamak , yaşayamamakdan daha kötüydü .
Bu yüzden ayağa kalmalı sirkelenmeli , kendime çeki düzen vermeliyim bir an önce .

⁠☆☆

Eve vardığımda tıklım tıklım misafir doluydu , her kat neredeyse insan doluydu.

Duvarlarda asılı sallanan süsler , evde bir partinin olduğu göstergesiydi .
Ne yazık ki ben buna dahil olmak istemiyordum .
Kırmızı halı merdivenin sonuna kadar boy gösteriyor du , kocaman şatolu evleri andırıyordu istemsizce kıkırdadım.
Ablamlar , annemler , abimler 'de yoktu büyük ihtimalle diye geçirdim içimden , kış bahçesinde olabilirler diye düşündüm .
Mutfaktan su içmek için bir bakdal gri kalıplı dolapdan bardak aldım , önündeli masada çiçekli cam sürahi azına kadar su doluydu.
Mutfağa bir yanbcı belirdi , kaslı kolları , yüz cehresi tamamıyla yakışlı idi.
Yeşil gözleri akılda kalırdı , siyah saçları en az bir doksan dört boyunda olabilirdi tahminen .
Ne yazık ki bu yakışıklı ismi bilmediğim beyefendi ile az önce mutfağa girerken yanlıklık ile çarpışmıştık .

Çekingen tavrımla , " Pardon ."dedim kendi evimde yabancı gibi hissetmeme neden oldu .
Suyunu yudumlarken masada duran yabancı bir telefon belirdi gözlerimde .
Bu başka birisinin olabilirdi , yada az önce ki beyefendinin .
Sanırım evde kimse benim yokluğunu fark etmemişti , dahası merak bile etmeyenlerin yanına parti bile düzenlemişlerdi .
Partiye bulaşmadan direk odama geçtim , odama vardığımda birde ne göreyim az önce ki çarpan beyefendi odama girmişti .
" Hey! " Hiç tereddüt etmeden.
"Lavaboyu arıyordum , odada ki ışığı bulamadım sanırım karanlıkta kaldım ."
Gözlerinde başka bir şey gizliydi , yaralımıydı .
Kimsenin gözlerinde bile inanmamayı yıllar önce bırakmıştım .
" Gördüğün gibi burası değil . " Dedim en azından dürüsttü , yalancı değil.
"Özür dilerim ."
Dedi , yutkundu boğazını temizledi .
Odamdan çıkmadan önce kendi yazdığım kitap rafından kitaplarından birini aldığını gördüm , ama bir şey diyemedim .
Umarım bir daha karşılaşmazdık , tabiki nasipde varsa yapılacak bir şey yoktu.
Bu gece gün boyu sabaha kadar kitap okumaya karar verdim , nasıl olsa hesap verceğim ne bir arkadaşım vardı nede sevgilim .
Acaba diye geçirdim içimden bir insan arkadaşı olması nasıl bir HİSTİ?
Acaba bir araya geldiklerinde nasıl vakit geçiriyorlardı , hep hayalini kurardım .
Benim tek bir arkadaşım vardı , kitaplarım dı.
Benim tek bir evim vardı , resim di.
Kaybolmuşkuğun içinde kaybolmuştum , bazen bulamıyordum ait olduğum yeri , evi .
Yapayalnız kalmıştım , hayat bu kadar zor olmak zorunda mıydı gerçekten diye sitem ettim kendimce .
Kitaplığıma dopru yürüdüğüm sırada , köşelerinde ışıklar saçan çok hoş göz kamaştırıcı yıldızlar sarkıyordu .
Bugün şanslıydım !
Gözümden kaçmamış tı , odama giren uzun boylu beyefendi tamda benim kendi altılı çizili olan kitabından almıştı .
İşte şimdi yanmıştım kahretsin .
Kitabımı ders çalışma masama koyduğumda , gece ışığını yaktım , artık hazırdım. Tek yapman gereken odamın ışığını söndürüp döner sandalye ve oturmamdı .
Saatler sonra...
Hayallerden vazgeçmek bu kadar kolay olmalıydı .
Ama bazen gerçektenden de yeni bir hayata başlarsan yeni hayaller en hazırlanman zorundaydım .
Bunu kabul et , sende dene.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

107okunma 7beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18