Bölümler 11Şu an: 9. Bölüm; Kimya Ödevi
- 1 1. Bölüm; Fotoğraflar nerede?236 kelime
- 2 2. Bölüm; Kullanıcı4928'de kim?273 kelime
- 3 3. Bölüm; Neyin peşinde?344 kelime
- 4 4. Bölüm; Sır141 kelime
- 5 5. Bölüm; Her şeyi yaparım..?214 kelime
- 6 6. Bölüm; Görevler239 kelime
- 7 7. Bölüm; Kölelik131 kelime
- 8 8. Bölüm; Nefret232 kelime
- 9 9. Bölüm; Kimya Ödevi302 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10. Bölüm; Kaçış272 kelime
- 11 11. Bölüm; Yakınlık331 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yorgunluktan ve sinirden parmak uçlarımın titrediğini hissedebiliyordum. Lucas, odasındaki o geniş, lüks yatağına rahatça uzanmış, elindeki telefonla oynarken; ben onun çalışma masasında saçma sapan bir kimya performans ödeviyle boğuşuyordum.
Ondan kelimenin tam anlamıyla nefret ediyordum. Kendini beğenmiş, şantajcı, ukala bir herifti.
"Ethan," dedi yataktan gelen o sakin ve sinir bozucu ses. Başımı kaldırmadan homurdandım. "Efendim, sahibim?" dedim alaycı bir dille.
Lucas hafifçe güldü. Yataktan kalktığını, adımlarının masaya doğru yaklaştığını duydum. Tam arkamda durduğunda, üzerime çöken o uzun boyunun gölgesi bile beni germeye yetmişti. Eğildi. Sırtı göğsüme o kadar yaklaştı ki, üzerindeki o hafif odunsu parfümün kokusu doğrudan ciğerlerime doldu. Kalbimin ani bir ritimle teklediğini hissettim ama bunu tamamen öfkeme bağladım.
"Formülü yanlış yazıyorsun," diye fısıldadı kulağımın hemen dibinden. Nefesi boynumu sıyırıp geçtiğinde tüylerim diken diken oldu. "Sırrının güvende kalmasını istiyorsan, en azından ödevlerimi kusursuz yapmalısın."
Sinirle kalemi masaya fırlattım ve hızla arkama dönüp ayağa kalktım. Aramızda sadece birkaç santim kalmıştı. Gözlerimi kısıp göğsüne doğru bir adım attım. "Kendin niye yapmıyorsun be adam? Resmen benimle eğleniyorsun, beni rezil etmekten zevk alıyorsun!"
Lucas hiç geri adım atmadı. Aksine, o mavi gözlerini doğrudan gözlerime dikti. Yüzündeki o alaycı gülümseme yavaşça kaybolurken, bakışlarında daha önce hiç görmediğim, tuhaf ve yoğun bir ciddiyet belirdi. Elini uzatıp masadaki kalemi aldı, ardından parmakları parmaklarıma değecek şekilde kalemi elime geri tutuşturdu. Teninin sıcaklığı avcumun içini yaktı.
Eğilip yüzünü yüzüme biraz daha yaklaştırdı ve fısıldadı: "Çünkü seninle ilgilenmek hoşuma gidiyor, Ethan. Ve dürüst olmak gerekirse... Sinirlendiğinde çok daha çekici oluyorsun."
Duyduğum sözlerle birlikte beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Utançtan ve şoktan yanaklarımın alev alev yandığını, kulaklarımın kızardığını hissedebiliyordum. Söyleyecek tek bir kelime bile bulamadım. Kalbim göğüs kafesimi delmek ister gibi çarpıyordu. Ondan nefret ediyordum... ya da sadece, bana bu kadar yakın olmasından delicesine korkuyordum.
Onu sertçe itip odadan hızla çıktım, arkama bile bakmadan koştum. Yüzümde hem utancın hemde korkunun izleri vardı.
Bölüm etkileşimi
