6. bölüm / 7
Some how, you6. Bölüm; Görevler
Bölümler 7Şu an: 6. Bölüm; Görevler
- 1 1. Bölüm; Fotoğraflar nerede?236 kelime
- 2 2. Bölüm; Kullanıcı4928'de kim?273 kelime
- 3 3. Bölüm; Neyin peşinde?344 kelime
- 4 4. Bölüm; Sır141 kelime
- 5 5. Bölüm; Her şeyi yaparım..?214 kelime
- 6 6. Bölüm; Görevler469 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. Bölüm; Kölelik131 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Lucas etrafı hızlıca kontrol etti, kimsenin bizi dinlemediğinden emin olduktan sonra üzerime doğru eğildi. Aramızdaki mesafe o kadar azaldı ki, gözlerindeki o ukala ve alaycı ışığı net bir şekilde görebiliyordum. Ondan zaten hep nefret etmiştim, ama şu an o sinir bozucu yüzünü tamamen dağıtmak istiyordum."Güzel," dedi Lucas, sesini iyice alçaltarak. Dudaklarının kenarı yukarı doğru kıvrıldı. "Çünkü dün gece attığın o mesajı iyice düşündüm. Madem sırrını saklamam karşılığında her şeyi yaparsın..." Elini omzuma koydu ve parmaklarını hafifçe sıkarak beni kendine doğru çekti. "Bugünden itibaren okul çıkışlarında çantamı sen taşıyacaksın. Canım sıkıldığında ödevlerimi yapacaksın ve ben ne zaman çağırırsam anında yanımda biteceksin. Kısacası Ethan, ben sıkılana kadar benim kişisel kölem olacaksın."Duyduklarımla birlikte sinirden küplere bindim. Kan beynime sıçramıştı. Gözlerimi kısıp omzundaki elini sertçe ittim. "Sen ne saçmalıyorsun be? Ben senin ayak işlerini yapacak adam mıyım?"Lucas hiç istifini bozmadı. Cebinden telefonunu çıkarıp ekranı tekrar gözümün önüne soktu. Parmakları gönder tuşunun üzerinde geziniyordu. "Seçim senin, Ethan. Ya bu dediklerimi seve seve yaparsın ya da şu an bu fotoğrafları tüm okula, en başta da Luna’ya izletirim. Bakalım o zaman o masum yüzünle insanların karşısına nasıl çıkacaksın?"Dişlerimi öyle bir sıktım ki çenem kasıldı. Ondan nefret ediyordum. Kendini beğenmiş, kibirli, iğrenç bir herifti. Ama çaresizdim. Yumruklarımı sıkarak başımı yere eğdim ve gitgide kısılan bir sesle mırıldandım:"Tamam... Lanet olsun, tamam. Ne istiyorsan yapacağım."Lucas’ın kazandığı zaferin getirdiği o alaycı gülüşü koridorda yankılanırken, arkasını dönüp yürüdü. Ben ise arkasından öfkeyle bakarken, bu nefretin ileride hayatımı nasıl değiştireceğinden tamamen habersizdim.Lucas etrafı hızlıca kontrol etti, kimsenin bizi dinlemediğinden emin olduktan sonra üzerime doğru eğildi. Aramızdaki mesafe o kadar azaldı ki, gözlerindeki o ukala ve alaycı ışığı net bir şekilde görebiliyordum. Ondan zaten hep nefret etmiştim, ama şu an o sinir bozucu yüzünü tamamen dağıtmak istiyordum."Güzel," dedi Lucas, sesini iyice alçaltarak. Dudaklarının kenarı yukarı doğru kıvrıldı. "Çünkü dün gece attığın o mesajı iyice düşündüm. Madem sırrını saklamam karşılığında her şeyi yaparsın..." Elini omzuma koydu ve parmaklarını hafifçe sıkarak beni kendine doğru çekti. "Bugünden itibaren okul çıkışlarında çantamı sen taşıyacaksın. Canım sıkıldığında ödevlerimi yapacaksın ve ben ne zaman çağırırsam anında yanımda biteceksin. Kısacası Ethan, ben sıkılana kadar benim kişisel kölem olacaksın."Duyduklarımla birlikte sinirden küplere bindim. Kan beynime sıçramıştı. Gözlerimi kısıp omzundaki elini sertçe ittim. "Sen ne saçmalıyorsun be? Ben senin ayak işlerini yapacak adam mıyım?"Lucas hiç istifini bozmadı. Cebinden telefonunu çıkarıp ekranı tekrar gözümün önüne soktu. Parmakları gönder tuşunun üzerinde geziniyordu. "Seçim senin, Ethan. Ya bu dediklerimi seve seve yaparsın ya da şu an bu fotoğrafları tüm okula, en başta da Luna’ya izletirim. Bakalım o zaman o masum yüzünle insanların karşısına nasıl çıkacaksın?"Dişlerimi öyle bir sıktım ki çenem kasıldı. Ondan nefret ediyordum. Kendini beğenmiş, kibirli, iğrenç bir herifti. Ama çaresizdim. Yumruklarımı sıkarak başımı yere eğdim ve gitgide kısılan bir sesle mırıldandım:"Tamam... Lanet olsun, tamam. Ne istiyorsan yapacağım."Lucas’ın kazandığı zaferin getirdiği o alaycı gülüşü koridorda yankılanırken, arkasını dönüp yürüdü. Ben ise arkasından öfkeyle bakıyordum.
