Kaybedecek Birşey kalmadığında

Vaveyla Yazarı: Semih Varol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Kaybedecek Birşey kalmadığında

Yağmurun altında ne kadar süre kaldığımı hatırlamıyordum. Zaman, o an benim için anlamını yitirmişti. Hatta zamanın durmasını bile istemiştim. Ne yapacağımı bilmediğim için bir sonraki dakikanın pek bir önemi kalmamıştı.
Olduğum yerden çevreyi süzmeye başladım. Herkesin elinde bir şemsiye vardı. İnsanlar önümden geçiyordu. Kimisi başını çevirip bana bakıyor, kimisi de orada yokmuşum gibi yoluna devam ediyordu. Kimseyi suçlayamazdım. Herkesin kendine ait bir hayatı vardı. Benimse artık hayatım dediğim şeyden geriye ne kaldığını bile bilmiyordum.
Yağmur damlalarını yapraklar daha fazla taşıyamıyor, birer birer üstüme bırakıyordu. Kendi kendime, hiç ıslanmayacağım bir yer bulmalıyım, diye düşündüm.
Islak montumu başıma geçirip ağacın altından ayrıldım. Ayakkabılarım suyu çoktan içine çekmişti. Her adımımda ayaklarımın altında soğuk bir şeylerin hareket ettiğini hissedebiliyordum.
Biraz yürüdükten sonra küçük bir otobüs durağına denk geldim. Burada yağmurdan tamamen korunabilirdim. Peki dışarıda esen soğuk sonbahar rüzgârından korunabilir miydim?
Bir yandan üşüyordum,bir yandan da açlığımı ve susuzluğumu unutmaya çalışıyordum.
Montumun cebine elimi attım. Sabah aldığım yarım simit hâlâ oradaydı. Belki de o gün ağzıma koyduğum son lokma olacaktı. Simidi cebimden çıkarıp elime aldım. Fakat yağmur suyunu içine çekmiş, hamuru yumuşamıştı. Bir parçasını koparmaya çalıştım ama simit neredeyse dağılacak hâle gelmişti.
Bir süre elimde tuttum. Açtım. Öyle böyle değil, midem sanki içime yapışmıştı. Ama o simidi yemek istemiyordum. Belki de ilk defa, açlığımın bile önüne geçen bir şey vardı içimde.
Sonunda simidi yeniden avucumun içine bıraktım. Atmaya kıyamadım ama yiyemiyordum da. Onu montumun cebine geri koyarken, insanın bazen sahip olduğu son şeyi bile kullanamayacak kadar çaresiz kalabildiğini düşündüm.
İnsan aç kalınca yalnızca karnının acıktığını sanır. Oysa açlık, bir süre sonra insanın düşüncelerini ele geçiriyordu.Ne geçmişi düşünebiliyordum ne de geleceği. Aklımda yalnızca ağzıma atacağım bir sonraki lokma vardı.
Başımı durağın duvarına yasladım. Gözlerimi kapatınca yıllar önce duyduğum bir ses geldi aklıma:
“İnsan ne kadar düşerse düşsün, bir gün elbet ayağa kalkar”.
O sözün kime ait olduğunu hatırlıyordum ama o insanın yüzünü düşünmek bile istemiyordum. Çünkü bazı anılar insanın yaralarını iyileştirmek yerine onları yeniden kanatıyordu.
Gözlerimi tekrar açtığımda durağın diğer ucunda birinin oturduğunu fark ettim.
Yaşlı bir adamdı. Üzerinde eski, kahverengi bir palto vardı. Başını önüne eğmiş, iki elini bastonunun üzerinde birleştirmişti. Yağmurdan korunmak için mi buraya gelmişti, yoksa benim gibi gidecek başka bir yeri mi yoktu, anlayamadım.
Bir süre birbirimize bakmadan oturduk.
Sonra adam başını kaldırdı.
Gözlerimin içine baktı ve hiç beklemediğim bir şey söyledi:
— Evladım, senin gidecek bir yerin yok galiba?
Cevap vermedim.
Çünkü o an, gün boyunca ilk kez biri bana bir şey sormuştu. Üstelik adımı, nereden geldiğimi, neden orada olduğumu bile bilmeyen bir yabancı…
Dudaklarımı araladım ama sesim çıkmadı.
Adam yeniden sordu:
— Üşümüşsün sen. Kaç yaşındasın?
Yutkundum, kısık bir sesle:
— Yirmi dört, dedim.
Adam başını hafifçe salladı. Sonra yanındaki boş yere elini uzattı.
— Gel, biraz yaklaş. Şu soğukta insanın tek başına oturması kadar zor birşey yok.
Yanına yaklaştım hafifçe
Bana acımasını istemiyordum. Aslında kimseden bir şey istemiyordum. Sadece o geceyi atlatmak, sabahın olmasını beklemek istiyordum.
Ama yaşlı adamın bir sonraki cümlesi, o gün boyunca duyduğum her şeyden daha ağır geldi:
— Biliyor musun evlat, insan bazen her şeyini bir günde kaybettiğini sanır. Oysa asıl korkutucu olan, ertesi sabah uyandığında kaybedecek başka hiçbir şeyi kalmadığını düşünmesidir.
Başımı önüme eğdim.
Çünkü adamın nereden bildiğini anlayamadığım bir şey vardı.
Sanki benim içimde, kimseye anlatamadığım bir yerde saklanan her şeyi biliyordu……

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

55okunma 6beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.