Her şeyin Bittiği Yerde

Vaveyla Yazarı: Semih Varol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Her şeyin Bittiği Yerde

Bir süre sessiz kaldım. Başımı kaldırıp adama baktım. Söyledikleri, içimde uzun zamandır kapalı tuttuğum bir kapıyı aralamıştı. O kapının ardında ne olduğunu biliyordum ama oraya tekrar girmeye cesaret edemiyordum.
— Bazen insanın kaybedecek hiçbir şeyi kalmıyor, dedim. Sonra duraksadım. — Bazen de kaybettiği şeylerin ağırlığından ayağa kalkamıyor.
Yaşlı adam, sanki bu cümleyi daha önce defalarca duymuş gibi başını salladı.
— Haklısın evlat. Ama sana bir şey söyleyeyim mi? İnsan en çok, her şeyin bittiğine inandığı zaman yanılır.
İçimden acı bir gülümseme geçti.
— Sizce de biraz geç kalmadık mı bunun için?
Adam cevap vermedi. Bastonunu iki eliyle kavrayıp önüne baktı. Durağın çatısına vuran yağmurun sesi, aramızdaki sessizliği dolduruyordu. Birkaç saniye sonra paltosunun cebine uzandı. Küçük, buruşuk bir kâğıt çıkardı. Kâğıdı açıp içinden yarısı yenmiş bir sandviç çıkardı.
Bana uzattı.
— Al, evladım. Belli ki sabahtan beri doğru düzgün bir şey yememişsin.
Önce sandviçe, sonra adama baktım.
— Gerek yok, teşekkür ederim.
Aslında açlıktan midem ağrıyordu. Ama bir yabancının karşısında bu hâle düşmek, nedense içimi daha fazla acıtıyordu.
Adam elini geri çekmedi.
— Bak evladım, insanın karnı açken gururu daha çok konuşur. Ama gurur dediğin şey karnını doyurmaz. Al şunu, sonra istersen bana kızarsın.
Bu kez karşı koyamadım. Sandviçi elinden aldım ve yavaşça yemeye başladım. İlk lokmayı ağzıma attığımda boğazım düğümlendi. Nedenini bilmiyordum. Belki açlıktan, belki de uzun zamandır birinin bana karşılıksız bir iyilik yapmamış olmasındandı.
Başımı eğdim.
Gözlerimin dolduğunu fark etmesini istemiyordum.
Ama yaşlı adam fark etmişti.
Yine de hiçbir şey söylemedi.
İnsan bazen kendisini en çok, acısının fark edilmediği zamanlarda değil, fark edildiği hâlde sorgulanmadığı zamanlarda güvende hissediyordu.
Sandviçin son lokmasını da yedikten sonra derin bir nefes aldım.
— Teşekkür ederim, dedim.
— Önemli değil evlat.
Bir süre daha sustuk. Sonra adam bana döndü.
— Peki, anlatmak ister misin?
— Neyi?
— Seni bu hâle getiren şeyi.
Gözlerimi kaçırdım.
Nereden başlayacağımı bilmiyordum. İnsan yaşadıklarını anlatmaya karar verdiğinde, kelimeler bir anda çoğalır sanıyordu. Oysa bazı hikâyeler vardı ki ilk cümlesini kurmak bile insanın canını yakıyordu.
— Anlatacak pek bir şey yok, dedim. — Her şey üst üste geldi. Sonra bir baktım, tutunacak hiçbir şeyim kalmamış.
Adam hafifçe gülümsedi.
— İnsan bazen bir şeyleri kaybettiğini sanır. Oysa belki de yalnızca yanlış yerde tutunmaya çalışıyordur.
Bu sözün üzerine ona baktım.
— Siz hep böyle mi konuşursunuz?
İlk kez içtenlikle gülümsedi.
— Hayır evlat. Eskiden ben de çok konuşurdum. Sonra hayat, bazı insanlara susmayı öğretiyor.
— Peki, size ne öğretti?
Gülümsemesi yavaşça kayboldu.
Başını önüne eğdi. Bastonunun ucunu yerdeki küçük su birikintisine dokundurdu. Bir süre suyun içinde oluşan halkaları izledi.
Sonra gözlerini kaldırıp bana baktı.
— Bana, insanın en çok sevdiği kişiye bile her zaman yetişemeyeceğini öğretti.
Ne demek istediğini anlayamamıştım.
Sormak istedim ama vazgeçtim. Çünkü sesindeki kırgınlık, bu konunun onun için sıradan bir hatıra olmadığını anlatmaya yetiyordu.
Tam o sırada yağmur hafiflemeye başladı.
Sokaktan geçen arabaların sesi uzaklaşıyor, gökyüzünün karanlığı yavaş yavaş yerini solgun bir sabah ışığına bırakıyordu. Gece boyunca ilk kez havanın aydınlandığını fark ettim.
Yaşlı adam ayağa kalktı. Bastonuna dayanarak paltosunu düzeltti.
— Hadi evlat, dedi. — Benimle gel.
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
— Nereye?
Adam, durağın dışına doğru birkaç adım attı. Sonra arkasını dönüp bana baktı.
— Önce sıcak bir çay içeceğiz. Sonra da istersen bana hikâyeni anlatırsın.
Bir an tereddüt ettim.
Bir yabancının peşinden gitmek için hiçbir nedenim yoktu. Ama o gece, hayatımda ilk kez bir yere gitmek için bir nedenim vardı.
Belki de insanın yeniden ayağa kalkması için önce birinin ona elini uzatması gerekiyordu.
Ayağa kalktım.
Adamın arkasından yürümeye başladım.
O akşam henüz bilmiyordum ama hayatımın en karanlık gecesinde karşılaştığım bu yaşlı adam, geçmişimle yüzleşmeme neden olacak ve yıllardır kendimden bile sakladığım bir gerçeği ortaya çıkaracaktı.
Üstelik o gerçeğin, neden bütün hayatımı kaybettiğimi sandığımla hiçbir ilgisi yoktu.
Asıl hikâye, daha yeni başlıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

47okunma 5beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.