11. bölüm · Şizofren'in Oyunu
Yirmi İki Yıl Önce
Kayra ile birlikte kulübenin içerisinde sandalyede oturmuş Kayra' yı dinliyordum. Kafamı kurcalayan ve bana anlatamadığı bir çok olayı vardı geçmiş ile ilgili. Bu yüzden
bir kaç günlüğüne izin almıştım Tufan Bey'den. O sırada Kardelen'le ilgilenmelerini, ardından yemek yediğinden ve ilacını içtiğinden emin olmalarını istemiştim onlardan. Şimdi
Kayra ile baş başaydık ikimizde birbirimize bakıyor ama hangi konudan bahsetsek bilemiyorduk.
Ardından Kayra konuşmaya başladı. Tabi ben onu incelemekten vazgeçersem
şuan da kulağım on da değildi. Kayra’ ya o kadar öfkeliydim ki yüzüne bakmaya yeni başlamıştım.
Siyah gözleri ile bana
bakmaya devam ediyordu. Gözlerinin siyahımsı oluşu onu masum yapar mıydı sanmam ama sanki masum gözüküyordu.
Bana ne oluyordu böyle nerede benim okuduğum bilgiler iş duygulara gelince kafamda karışmıştı.
Tamamen siyah giyinmesi onu havalı yapıyordu ama gözleri beni arada bırakmıştı. Çünkü masumca bakışlar sezemiyordum.
1,85 boyunda hafif kıvırcık siyah saçları ve kırmızı beyaz yüzünün sağ yanağında bazı çizikler vardı. Sağ ve sol kolunda isim
yazan dövmeler vardı. Baya havalı karizması bir olan birisiydi hem de yaşı kırk beş iken. Kayra’yı incelemekten kendimi
alıkoyup onu dinlemeye başladım . Heyecanlı bir halde benim onu dinlememi istiyordu.
İkimizde sessizdik Kayra konuşmaya başladı.
- Sıradaki hedef sensin Kaan evet bu sana saçma gelebilir belki ama dokuz doktordan hala haber alınamadı. Ve o
doktorlar Kardelen ile ilgilenen doktorlardı.
- Sence odası kilitli birisi birilerine zarar verebilir mi Kayra?
- Bana inanmamakta haklısın çünkü ilk olarak Kardelen'in
anılarını dinledin ve benim korkunç ,cani birisi olduğumu
öğrendin. Ama aslında tüm bildiklerin doğru değil Kaan. Ben
Kardelen'in bakış açısında yani onun anılarında kötü
birisiyim. Sana söylemem gereken bir mesele var.
- Dinliyorum Kayra o mesele nedir?
- Mesele büyük aslında çünkü Mert yaşıyor olabilir Kaan?
- Kardelen'in öz babası olan Mert mi? O ölmüş müydü? "
-Sana olayları anlatacağım şimdi beni iyice dinle. Tüm
anılarımdan sonra benim için bir şey yapmanı isteyeceğim.
Yirmi iki Yıl Önce
-Selin'in çaresizliği mimiklerinden belli oluyordu. Ama bana
ihanet edenin cezasız kalmasına asla müsaade edemezdim.
Selin' in özgürlüğünü elinden almak istiyordum . Fakat onu
öldürmek bana fayda sağlamayacaktı. Sonuçta o hamile
birisiydi. Henüz hayatta bile olmayan bir bebeği ister benim
olsun isterse o p*ç herifin olsun, bebeği annesiz
bırakamazdım. Ama bu dünyada iki baba olarak kalmak çok
saçma olurdu. Ben kendime dokunmayacağıma göre tek
seçenek Mert' in ölmesiydi. Bir bebeğin sadece bir annesi
olduğu gibi babasının da bir tanecik olması
düşüncesindeyim. Bu yüzden Mert burada fazlalık duruyor.
Uğruna beni aldattığı adamı kendi elleriyle öldürmek nasıl
hismiş Selin' e bunu göstermek istiyordum. Hadi bakalım
Selin hanım o adamı öldürecek misin ?Yoksa bana karşı mı
çıkacaksın? Bekleyip göreceğiz.
-Sandalyeme oturup adamlarımdan birisinin getirdiği çekirdeğin paketini açıp çıtlatmaya başladım. İşte eğlence şimdi başlıyordu benim için.
- Selin ne zaman vuracaksın o adamı?
- Kayra sen şaka mısın? Ben nasıl birini öldürebilirim.
- Beni aldatırken sorsaydın bu soruyu şu anda elinde silahla birini öldürmek zorunda kalmazdın. Ama sen kendi başına bela açtın. Şimdi o silahı ya ona sıkarsın yada karnında ki babası belli olmayan piç demeye dilim varmıyor ama piç olan o bebeği düşürmeni sağlarım. Seçim senin Selin karnında ki bebek mi yoksa uğruna beni aldattığın bu şerefsiz mi?
- Ya sen ne biçim ruh hastasısın? Gerçekten karnımda ki bebeğe dokunacak mısın? Bırak bizi Kayra evet seni aldattım
kabul ediyorum. Ama birini öldürmemi isteme benden. Seni bu yüzden aldattım. O kadar garip birisin ki seni anlamak imkansızdı benim için. Adeta kara kutu gibisin için de yaşıyorsun hayatını. Ben senin ilgisiz tavırların yüzünden aldattım seni. Şu an bu haldeysek sebebi sensin.Çünkü ilgisiz hallerinle soğuttun kendini. Söylesene Kayra bana bir kez bile nasılsın diye sordun mu ? Hep meşguldün ve meşgulüm deyip durdun. Sen bana değer vermedin ama ben senden hep değer diledim. Niye bana az zaman ayırdın ki neden hep meşgulüm dedin. Beni sen değiştirdin Kayra bu yüzden bana sırf seni aldattım diye ceza kesemezsin. Mert senin gibi değildi o farklıydı. Bana zaman ayırdı değer verdiğini söyledi. Ama sen hangisini yaptın söylesene? Üstelik beni bebeğimle tehdit
ediyorsun ben anneyim Kayra gerekirse kendimi öldürürüm ama ona dokunmana izin vermem.
- Lan geri zekâlı eğer sen geberip gidersen bebeğin canlı mı kalır sanıyorsun? Evet anne olmuşsun ama cahilsin Selin.
Hani şöyleydin böyleydin dedin ya. Bunları benimle
konuşmak yerine biriyle birlikte olup beni cezalandırmaya mı
karar verdin? Üstelik senin tek evladın karnında mı var?
-Bu ne demek oluyor Selin? Sen evli misin başka çocuğun mu
var? Ben seni yalnız birisi sanıyordum. Şuan şok ettin beni.
-Mert sana söyleyecektim ama nereden başlasam bilemedim.
Üstelik bir de hamile olduğumu öğrendim. Eşimden boşanıp sana her şeyi anlatacaktım.
Evlisin üstelik çocukların var ve bana yeni söylüyorsun öyle
mi? Kim bu adam cevap ver Selin?
-Bağırma lan Selin’e!
- Tabi ya bende soruyorum kim diye sensin değil mi?
Bu yüzden kaçırdın bizi sırf intikam alabilmek için.
Aferin zeki adamsın neyse bana bak Mert misin nesin? Sen var ya Selin' in kuklası olmuşsun oğlum . O kadar kör olmuşsun ki Selin'in seni kullandığını görememişsin bile.
Düşünsene Mert, Selin sırf beni kıskandırmak için seni kullanmış olsun. Bakma böyle aptalın tekisin. Sende
sanıyorsun ki Selin beni seviyor nah seviyor karnında ki bebek bile senden değildir. Ne sanıyorsun Selin beni aldatır da seni aldatmaz mı?
- Mert'e gerçekleri söylersem sinirlenir sanmıştım fakat Mert'
ten beklenmedik daha büyük hamle geldi. Selin, Mert' e uzatmış olduğu silahla Mert'i vuracakken, Mert 'in ansızın gelen hamlesi Selin' e zarar verdi.
- Lan manyak sen ne yaptın böyle? Çocuklarımın annesini hangi hakla vurursun! Hani seviyordun lan Selin' i o bebeğin babasıyım diyordun niye vurdun lan kızı? Sevginde batsın babalığında insan bebeği öldürür mü hiç?
- Sen kimsin ki bana hesap soruyorsun? Selin beni sevseydi silahı bana uzatmaz sana uzatırdı. Umurumda değil tamam mı ? Ne o bebek nede o aptal Selin. Dediğin doğrudur karnında
ki bebek senden benden değil. Git kurtar karını ve bebeğini!
-Mert’in kendini bilmiş tavırları elimi kaşındırmaya yetmişti.
Elimi yumruk yapıp Mert’in yüzüne yumruğumu atar atmaz Mert’in dudağı patladı. Yüzüne vurmaya devam ediyordum. Amacım o piçi öldürmekti ama Selin'in seslenişi tüm odaklanmama engel olmuştu. Selin’ e bakarak yüzüme sıçrayan kan lekesini temizliyordum. O sıra ağlayan yeşil gözlerle bana bakıyordu çaresizliği ile karnını tutup benden yardım istiyordu. Öfkeliydim çünkü ihanete uğradım ama bunları beklemiyordum çünkü Mert ölsün Selin bana dönsün istemiştim. Ama Selin vurulmuştu hem de o adamın yüzünden. Yardım et Kayra çocuklarının hatırına sen bir baba isen o da bir anne.
- Kayra bebeğim, bebeğimi kurtar! Çok canım yanıyor ne olur
kurtar yavrumu!
- Selin kan kaybediyordu buradan hastaneye ben gidemezdim
Selin' i de götürmem imkansızdı. Çünkü onu dışarıya salmak istemiyordum. Sesimi yükselterek adamlarıma seslenmeye başladım.
- Silah sesini duymadınız mı ? Hemen gelin yardımınıza ihtiyacım var!
- Lan oğlum neye bakıyorsunuz yardım etsenize?
- Patron sen sakin ol şimdi ne yapalım? Yengeyi hastaneye götürelim mi?
- Hayır hastane olmaz.
- Şuan durum ciddi hemen bodruma inelim. Selin kan kaybediyor.
- Ama kanaması var onu tedavi etmeliyiz hemen doktor ayarlayalım mı?
- Gerek yok ben ameliyat edeceğim onu karnında ki kurşunu almam gerekecek. Hemen eve gidelim benim evim daha yakın. Patron sen doktor muydun?
- Şu anda önemli olan bu değil gidin hemen götürün dikkatli
taşıyın Selin'i ona ve bebeğe zarar gelmesin. Yada durun Selin' i ben sırtıma alacağım işimi riske atamam.
-Mert , Selin' i karnından vurmuştu. Ve Selin’in çok kanaması vardı. Henüz bebek var mıydı öldü mü bilmiyordum?
Çocukların yardımıyla Selin' i kucağıma alıp Mert'e baktım. Tüm öfkem yüzümden ve kullanacağım cümlelerimden belli oluyordu.
- Hey siz ikiniz burada kalın siz dördünüz benimle gelin!
- Bana bak lan yüzüme bak piç! Bu yaptığın cezasız kalır sanma. Lan canilikte on kademe yükseldin. Onun hamile olduğunu bile bile karnına kurşun sıktın. Bana bak
Mert seni acı çekerek öldüreceğim buna yemin edebilirim. Öyle acı çekeceksin ki hemen ölmek isteyeceksin ama ölümün seni karşılamasına asla izin vermeyeceğim. Kork benden Mert Azrail yerine ben geleceğim canını almaya. Nefret ediyordum işimi baltalayanlardan bir rahat çekirdek sefası çekmeme izin vermemişlerdi. Benim yapmak istediğimle şu anda yaşadığım durumlar aynı değildi. Ben sadece Mert Selin tarafından ölsün istedim. Ama Mert hala yaşıyor ve Selin ölüm kalım savaşı veriyordu. Selin 'i kucağıma alıp hızlıca yürümeye başladım.
Şu anda cezalandırmak istediğim insanın hayatını kurtarmak için tüm gücümü feda ediyordum. Çocuklar benden önce koşarak arabanın kapısını açtılar. Çocukların yardımıyla Selin ‘i arabaya yatırdım. Ben Selin’le ilgilenirken adamlarım ön tarafta araba kullanıyordu. Hemen eve vardık Selin kucağımda sessiz bir şekilde bodruma indim.
Selin’i hemen kilitli olan odama götürdük. Orayı acil işlerim için kullanıyordum. Fakat şu an zaten acil durumdaydım.
Çocukların bazıları bodrumu ilk defa görüyorlardı. Ve benim doktor olduğumu sanıyorlardı ama pek tecrübeli değildim.
Geçmişte staj görmüştüm ama devam edemedim çünkü param yoktu. İyi kötü öğrendiğim stajla hastaneleri kullanmak yerine evimin bir odasını hastaneye çevirmiştim. Bir odamda ilaç deposu diğer odamda ameliyat masası vardı. Ve orada Selin'le ilgilendim. İlk defa sevdiğim kadını ameliyat edecektim. Ve kendisi şu an baygındı.
- Hemen buraya sedyeye yatırın Selin 'i . Ben bazı ilaçlar alıp geliyorum.
-Hızlıca cebimde bulundurduğum odamın anahtarını
cebimden çıkartıp anahtarla kapıyı açtım. Ağrı kesiciler sakinleştirici ve ameliyat için kullanacağım aletleri alıp diğer odaya gitmiştim. Selin'in kanaması hala devam ediyordu. İlk iş onu uyutup kurşunu karnından çıkartmaktı.
- Çocuklar hemen gidin b+ pozitif kan bulun. Selin' in kana ihtiyacı var. Ben siz gelene kadar müdahale edeceğim ama geç
kalmanız sadece bebeği değil annesini de öldürür.
Bizim çocuklar kan bulmak adına evimden ayrılmışlardı. Bense Selin 'i iyileştirmek adına uğraşlar sergiliyordum.
Benim işim ameliyat etmek değildi. İlk defa insan
vücudundan kurşun çıkaracaktım. İlkin verdiği panikle yüzüm terliyordu. Tüm dikkatimi Selin'e vererek karın boşluğuna gelen kurşunu alıp orayı temizledikten sonra dikmeye başladım. Ama Selin' in nabzı düşüyordu ve ameliyatı kaldırmada zorlanıyordu. Bana kalsa Selin 'in ölmesini ister miydim ?sanmıyorum. "Sonuçta karnında
bebeğini taşıyordu. Bebek iyi mi diye kontrol ederken bir farklılık fark ettim. Ve bu beni kızdırdı. Selin hamile değildi ve karnında bir bebek yoktu. Bu da Selin' in beni kandırdığını gösteriyordu. O kadar sinirlenmiştim ki Selin' i kendi ellerimle öldürmek istemiştim. Yine karnını kontrol edip hatalı mı gördüm yoksa Selin hiç hamile değil miydi onu kontrol etmek istedim? Çok garip ki karnında oynayan bir şeyler vardı. Ultrason cihazım mı bozuktu yoksa hareket eden bebek miydi? Bunu anlamıyordum.
Bebeğin az önce anne gibi nabzı yoktu ve ölmüş gözüküyordu. Fakat şimdi hareket ediyordu kalp atışlarını duyuyordum. Selin' in nabzı düştükçe bebekte hareketsizleşiyordu. İkisi de ölecekti ve ben bir şeyler yapamıyordum. Çocuklar henüz gelmemişti ve kanı takviye edemiyordum Selin' e. Nabız alamayınca hemen kalp masajı yaparak onu hayata tutmaya çalıştım. Bir bebek vardı annesiyle beraber hayata tutunmak istiyordu. Bebek şans eseri ölmemişti. Normalde bebeğin kurşundan dolayı yaşaması imkansızdı ama bu bebek hala yaşamak için mücadele ediyordu. Bende bebekten güç alarak kalp masajına devam ediyordum bir yandan terliyordum bir yandan da müjdeli haberi duymak istiyordum. Merdivenden hızlıca sesler geliyordu bunlar çocuklardı. İkiz evlatlarımsa odada uyuyorlardı.
- Patron kanı bulduk yenge iyi mi?
- Lan siz neredesiniz en kolay bulunan kanı bulamadınız mı?
Selin ölecek haberiniz yok galiba?
- Bebek öldü mü Patron yaşaması imkansızdı çünkü?
