6. bölüm · Şizofren'in Oyunu

Kim o?

Züleyha Öksüz

Kardelen'in upuzun kumral saçlarını tarayıp ördükten sonra oturmuş olduğum sandalyeden kalkıp müdürün yanına gitmek için odadan ayrılmak istedim. Fakat ben odadan ayrılırken

Kardelen pencerenin önüne gidip işaret parmağını uzatıp dışarıyı gösteriyordu.

-Meraktan bende kapıyı örtüp Kardelen'in yanına gittim.

Baktığımda parmağının işaret ettiği birisi veya birileri görünmüyordu. Bir anlığına bile olsa Kardelen'in Kayra yüzünden psikolojik sorunları olduğunu unutmuştum. Ama yine de Kardelen ‘e göre orada birisi vardı ve ben o kişiyi merak ediyordum. Ardından Kardelen'e sorular sormaya başladım.

- Kardelen o kim sana mı bakıyor?

- O sensin Kayra orada sen ve ben varız.

- Peki biz burada ne yapıyoruz Kardelen? Sen ve ben neden akıl hastanesinin önüne geldik?

Sert mizacı olan kız gitmiş yerine duygusal yanını gösteren kız gelmişti.

- Ben gelmek hiç istemedim ama sen beni buraya zorla getirdin Kayra.

- Peki neden buraya geldik seni neye zorladım?

- Sen unutmuş olabilirsin belki fakat ben hiçbir şey
unutmadım Kayra. Beni oğullarını öldürme suçundan saçlarımdan sürükleyerek hastanenin önüne getirdin. Halbuki ikimizde biliyorduk katil sendin ben değil amacın beni öldürmekti değil mi? Ama beni değilde kendi evlatlarını yakarak öldürdün sen. Kendi hatanın bedelini bana ödetmek istedin ama iyi oyuncusun Kayra öyle acı baba rolü yaptın ki polisler dahil olmak üzere çevredekilerin hepsi sana inandı. Şimdi sen dışarıda bense içeride kaldım. Kibriti hangi ara cebime koyduysan bu kibrit benim sonum oldu, seninse zaferin. Belki beni öldüremedin fakat akıl hastanesine hapsettin. Alkışlıyorum seni üvey baba zaferin için tebrik ederim. Fakat unutma ki her zaferin bir gün sonu gelecektir.

- Bu duyduklarım nedir böyle? Üvey bile olsa Kardelen'e nefret beslemek ne kadar doğru? Benim bu adamı kesinlikle bulmam gerekiyor.

- Kardelen benim bir yere gitmem gerekecek şuan saat 12.00 birazdan yemeğin gelecek lütfen kendini aç bırakma. Eğer yemeğini yersen sana renkli haplardan getireceğim anlaştık mı?

- Beni buradan çıkaracak mısın Kayra? Lütfen benim masum olduğumu kanıtla. Çünkü kimse bana inanmıyor ne olur sen bana inan.

- Üzülme Kardelen seni buradan çıkaracağım ama bana zaman ver tamam mı? Dediğimi duydun değil mi yemeğini yemelisin? Seni bu kadar yorduğum yeter biraz dinlenmene bak.

-Gri duvarlara sahip bir dünyaydı orası o odada sadece Kardelen ve ben vardık. Kardelen içten içe en çok babasını sevmiş’ ti bu yüzden kalbinin bir köşesine koyduğu adamdan bir kez bile sevgi ve ilgi görememiş olması hala onu
unutamamasına neden olmuştu. Haklıydı Kardelen sonuçta kendisi bir çocuktu. Zaten küçük bir çocuk sevilmekten başka neye aç olurdu ki? Ne bir ailesi kalmış ortada nede onu sevecek birileri. Bu yüzden beni Kayra yerine koyuyor. Onu kandırmak beni de üzüyor ama onu iyileştirmek istiyorum çünkü o farklıydı diğer hastalarımdan. Elbette bazı psikolojik sorunları var bu çok normal fakat konuşma stili diğer hastalarımdan daha istekli ve düzgün biçimdeydi. Bana göre Kardelen sadece psikolojik sorunlar içerisinde kaybolmuştu bu yüzden Kardelen'e deli diyemezdim. Ama onu görenler deli olduğunu sanıyor keşke sadece deli olarak görseydiler.

Onu katil damgası yiyen bir psikopat sanıyorlar. Bu yanlışı düzeltmek bana kaldı. Yakında seni buradan kurtaracağım biraz daha bekle Kardelen.

-Odanın kapısını örtmüş koridorda hastaların beni izliyor olmasına aldanış etmeye zamanım bile yoktu. Görevliden Müdür Bey’in odasının yerini öğrenip oraya doğru yol aldım.

Müdür'ün odası hastanenin dışarısında bulunan diğer binadaydı. Hastaneden çıkıp diğer binanın oraya gittim. Ben hastanenin içerisindeyken yemek zamanı gelmişti görevliler hastaları tutmuş yemekhaneye götürüyordu. İçlerinde

Kardelen yoktu çünkü Kardelen yemeği herkesin içerisinde yiyemezdi. Onun yemeği odasına gidiyordu ve bu durumdan rahatsız olan görevliler vardı. Haklıydı kendilerince ama Kardelen ‘in de yaşadığı travmalar onu korkutuyordu. Kendi
kendime etrafa bakarak düşünüp konuşuyordum. Sonunda Müdür Bey ‘in odasının önündeydim ve kahverengi ahşap
kapıyla bakıştım ve kapıyı tıkladım.

Tık tık tık .

- Gel.

- Müdür Bey müsait misiniz?

- O, Kaan Hocam siz buralara gelir miydiniz? Yemek
yiyordum gel beraber yiyelim.

- Size afiyet olsun ben sizinle birisi hakkında konuşmak istiyordum.

-Müdür Bey 'in odasına girdiğimde hastane odasından tamamen farklı daha ihtişamlı bir odaydı burası.

Yeni model siyah beyaz masa ve sandalye. Duvarların kremsi dokunuşu,
birbirinden alakasız lacivert koltuklar ve beyaz perdeler bana
doğru bakıyorlardı. Renklerin uyumu tıpkı benimle

Müdür Bey’in uyumsuzluğu gibiydi. Fakat şuan sorun odanın biçimsiz oluşu değildi benim sormak istediğim sorulardı. Öyle dalmışım ki Müdür Bey'in bana seslenişi ile kendime gelebildim.

- Kaan Hocam nereye daldınız böyle? Bana ne soracaksınız? Kardelen meselesi mi yoksa başka hastayla mı ilgilenmek istiyorsunuz? Sizde haklısınız o ruhsuz deliye katlanmak zor
gelmiştir size.

- Hayır hocam Kardelen'e tedavi etmek için burada kalmaya devam edeceğim. Ben bir doktorum hasta seçimi yapmak
bana göre değil.

- Eee neden geldiniz buraya? Kardelen'le de aranız iyi gibi.Hocam Kayra diye birisini tanıyor musunuz?

- Kaan Hocam benim önemli işim var daha sonra konuşuruz.

-Kayra ismini duyan adamın yediği lahmacun boğazını almıştı. Benim gözümden kaçmazdı bu durum. Eminim ki Kayra kim biliyordu. Ama bana söylemek istemiyordu.

- Tufan Bey yemek yerken sizi meşgul etmek hiç istemem ama benim Kayra denilen o adamı bulmam gerekiyor. Bizim bilmediğimiz bazı haksızlıklar ortada dönüyor.

Benim bu duruma el atmam gerekiyor. Lütfen Kayra kimse? Ve nerede olduğunu biliyorsanız bana söyleyin onunla konuşmak istiyorum?

- Ben tanımıyorum Kaan Hocam Kayra ismini kimden duydunuzsa ondan öğrenin. Eğer o deli size söylemişse galeye almayın bile. Ona kaç doktor geldi onu kimse iyi edemez.

- Tufan Bey Kardelen'e deli deyip durmayın belki de gerçek deli dışarıda dolaşıyordur. Bilemeyiz ki yanlış kişiyi burada tutuyor olabiliriz.

- İlahi be adam beni güldürdün şimdi buranın akıl hastanesini ve buradaki hastaların deli olduğunu unuttunuz herhalde? Biz
buraya akıl sorunları olan delileri alıyoruz sağlamlar dışarıda bizlerde onlardan birileriyiz.

- Bilemeyiz ki Tufan Bey belki dışarıda dolaşan kaç akıl sorunu olan insanlar var. Buradakiler deli ama tehlikeli değil ya dışarıdakiler sizce tehlike saçmıyorlar mı? Sizin Kayra hakkında bir şeyler söyleyeceğiniz yok izninizle ben kendim bulacağım Kayra'yı.

Koltuktan kalkıp kapının oraya gittiğimde Müdür Bey bana seslendi.

- Kaan Hocam sen polis değilsin bırak seni ilgilendirmeyen konular hakkında burnunuzu sokmayın. Yoksa sonunuz erken gelecektir.

-Bu Müdür kesinlikle bir şeyler biliyordu ama konuşacak birine hiç benzemiyor. Ben bu Kayra’yı nasıl bulacağım hiç bilmiyorum? Bundan önce Kardelen’in ağzından Kayra neler yapmış öğrenmeliyim.

--Odadan çıkıp kolumdaki saatime baktığımda saat 1.00 olmuştu. Kardelen birazdan ilaç içmeliydi. Kendimi avutmaya başladım."Sen asla pes etme Kaan çevrendekilerin tehdit edici konuşması seni korkutmasın. Yeter ki Kardelen eski sağlığa kavuşup bu hapishaneden kurtulabilsin."

Müdürün odasından çıkıp hastaneye geri döndüm. Bazı görevlilerden Kardelen'in içmesi gereken ilacı alıp üç yüz iki numaralı odaya geri döndüm. Odaya girdiğimde Kardelen hala pencerenin önünde sandalyede oturmuş dışarıyı seyrediyordu. Üstelik ona gelen yemeğine hiç dokunmamıştı.

22 yaşında olmasına rağmen inatçı bir çocuk gibi yemek yememek için çırpınıp duruyordu. Onunla Kayra hakkında konuşabilmek için sürekli ilgilenmem gerekiyordu. Açıkçası neler yaşadığını merak ediyordum. Hafif bir tebessümle konuşmaya başladım.

- Ama Kardelen hani bana söz vermiştin neden yemeğine dokunmadın?

- Onlara nasıl güvenebilirim ki ya yemeğe zehir katarlarsa? Onları yiyemem Kayra.

- Yüz ifadesinde korku vardı o korkunun içerisinde ona kızamazdım. Kalbi zaten bin bir parça olmuş bir kızdı karşımda ki birde ben kıramazdım onu. Bu yüzden ona tıpkı anne şefkati gibi iyi davranmaya karar verdim. Hiçbir hastama bu kadar bağlandığımı hatırlamıyorum. Nedense Kardelen'e karşı kızmaya veya onu incitmekten bile çekinmeye başladım.

- Kardelen bundan sonra yemeğini ben getirsem yer misin? Şuanda ilaç içmen gerekiyor ne yapalım biliyor musun? İlk ben tadım yapayım ardından sen ye anlaştık mı?

- Ama ya senide zehirlemeye çalışırlarsa? O zaman
ölebilirsin.

- Korkma Kardelen kimse seni zehirlemeyecek. Çünkü ben artık buradayım. Bu yüzden sana asla kimsenin dokunmasına izin vermeyeceğim.