18. bölüm · SİYAH MASKE

Siyah Maske ye Hoş Geldiniz

Samira Akira

Bazı kapılar vardır. Bir kez açıldığında artık eski hayatına dönemezsin.

Koştum koştum ama hep aynı sonuç. Siyah maskeli biri beni tutuyordu.

" hayır!" Diye bağırıp uyandım. Akari hemen yanımdaydı.

" abla, bir şey yok. Burdayız" diyip elimi tuttu.

Etrafa baktım. Herkes burdaydı. Ama tavan, zemin ve ortam farklıydı.

" burası.." dedim etrafa bakarken

" siyah maske karergahındayız " dedi Sam. Duvara yaslanmış boşluğa bakıyordu.

Herkes üzgün görünüyordu. Konuşmuyordular. Derin bir nefes aldım

" neden dede neden ben " dedim gülerek

Akari hemen anladı kafasını kaldırdı

" sen seçildin Recep" dedi herkes gülmeye başladı.

Zemin soğuktu ama yine d tam ortaya daire şeklinde oturduk.

" o değil de Maria, sen neden koşarken topuklu ayakkabını siyah maske üyesinin kafasına attın!?" Diyip gülmeye başladı.

Kahkaha attık. Maria nın gülmesi bitince

" ne yapacağımı bilemedim. Topuklu ayakkabı varken koşamadım çıkarırken de çok yaklaştı. Ben de attım " dedi

Biz gülmeye devam ederken. Kapı açıldı. Hepimiz ayağı kalktık. Ciddi bir şekilde ona baktık

Siyah Maske

Kapının orada durmuş sert bakışlarla bize kitlenmişti.
Sesi net çıktı

" beni takip edin ve bu maskeleri takın"

Hepimiz bir maske aldık. Takmadan önce birbirimize baktık. Başka şansımız yoktu.

" en fazla ölürüz " dedi Marco takarken

" bayağı rahatkadık, Marco. Sağ ol" dedi Haku

Adamı takip ettik. Koridorlar boştu, kamera yok, bir nöbetçi zor görüyorduk.

Kapı açıldığında adam girmemiz için işaret etti. İlk girdiğimizde inanamadım ama kocaman bir oda, önümüzde bir sahne ve üstünde kürsü vardı.

Beni şaşırtan bizimle birlikte sadece elli kişi vardı.
Boylarımız hemen hemen herkesle aynıydı. Demek ki herkes daha gençti

Uzun sürmedi. Bir süre sonra aynı adım seslerini duydum. Kafamı kaldırdığımda yedi kişi sakin sakin sakin geldi.

İçlerinden biri kürsünün orada durdu diğerleri arkasında sıralandı.

Fısıldaşmalar oldu. Ama kimse yüksek sesle konuşamıyordu.

" Siyah Maske ye hoşgeldiniz " dedi kürsüde ki adam

Marco kulağıma eğilip " hoş bulduk " dedi sessizce. Dudaklarımı bastırdıp şakandan eline vurdum.

" Sizler… Siyah Maske tarafından seçildiniz.
Ama bu bir ödül değil.
Bu… bir başlangıç.
Burada gücünüzü değil… sınırlarınızı test edeceğiz.
Ve en sonunda…
İçinizdeki maskeyi göreceğiz.”

dediğinde ortamın havası ağırlaştı. Herkes bir süre sustu. Ardından arkadan bir kız bağırdı

" peki ya burada durmak istemiyorsak? Bizi zorla mı tutacaksınız... yoksa öldürecek misniz? "

Siyah Maske li adam başını biraz yana eğdi ardından

" bunun cevabını... yakında kendiniz öğreneceksiniz " dedi sadece

Akari bana döndü, alayla

" çok güzel bir açıklamaydı. Cevabı öğrenecek kadar yaşarsak yine görüşelim " dedi

Herkes kendi arasında konuşmaya başlayınca fısıltılar yükseldi. Ama benim gözüm ama o yedi kişideydi.

Kürsüde olan geri çekildi. Arkadan başka biri geldi. Sessizliği tekrar sağladıktan sonra ciddi bir ses tonuyla konuşmaya başladı

" Burada eğitileceksiniz. Dövüş, savunma, silah kullanımı. Ardından görevler. İlk başta küçük daha sonra fazlası olacak "

Bu sefer fısıltı yoktu. Bağırışlar vardı. Herkes soru soruyordu, red ediyordu ama nafile. Bir kere düştük buraya

Başka biri geldi bu sefer. Bir ekran açtı. Hologram mı yoksa duvara mı yansıtıldı bilmiyorum ama çok kaliteliydi.

" Kurallar var. Herkesin bu kurallara uyması zorunlu. Red etme şansınız yok işin ucunda canınız var " dedi. Tehdit eder gibi bir sesi yoktu ama haklıydı. İşin ucunda canımız vardı

" ne kuralı be? Her yerde kural var. Teşkilat değil mi burası? Her şey serbest olmalı " dedi Marco

Ters ters ona baktım. O da bana bakıp sırıttı

" var sen de bir şeyler Marco " dedim

Gülerek karşılık verdi

" hiç eksik olmadı "

Kuralları saymaya başladı.

" Bir Siyah Maske üyesi diğer bir Siyah Maske üyesini öldüremez

Üst rütbelilerle konuşma, temas ve saygısızlık olmayacak

Yasaklı bölgekerden uzak durulacak

Ve en önemlis...

Burada gördüğünüz, duyduğunuz hiçbir şey dışarı çıkmayacak "

Bu kadardı. Daha fazla bekliyordum ama kısa oldu. İlk çıkan kişi tekrar birine işaret etti.

İki elini havaya kaldırdı.

" bugün bu kadar! Bir sonraki toplantıya kadar dikkatli olun! " dedi

Zemin kaydı
Etraf siyah oldu
Sanki bütün vücudum parçalanıp tekrar birleşiyordu.

Midem bulandı.
Başımın içi zonkladı.
Kulaklarım uğuldadı.
Etrafımdaki herkes bağırdı.

Akari’nin sesini duydum.
Marco küfrediyordu.
Birileri yere düştü.

Ben gözlerimi kapattım.
Ve sonra—
sessizlik.
Gözlerimi açtığımda…
odamdaydım.
Kendi yatağımda.

Tavanıma bakıyordum.
Bir an hiçbir şey anlamadım.
Sonra midem tekrar bulandı.

Koşarak lavaboya gittim.
Ellerim titriyordu.

Bu…
rüya değildi.