23. bölüm · SİYAH MASKE

İzi Kalan Eller

Samira Akira

Eğer bir işe başladıysanız, onu devam ettirin. Ama birilerinin sözleriyle değil. Kendi yaratıcılığınızla devam edin ve bitirin.
Sınıfa geldiğimde herkes konuşuyor gülüyordu. Defterimi açıp önlerine koydum.
" her şeyi değiştiriyoruz. Benimle misiniz?" Dedim
Herkes önce deftere sonra birbirine bakıp gülümsedi. Hep bir ağızdan
" evet !" Diye bağırdılar.
Pek vaktimiz yoktu. Hemen herkes eline geçen tüm malzemeleri alıp salona indik.
" ben ve Sam ağır işleri yaparız " dedi Marco
" bi zahmet, boşuna mı burdasın " dedi Akari
" plan ve ölçüm lazım " dedi Clck
" o da elinden öper " dedi Maria
O gün zaten bitmek üzereydi. İşaretlemeler, küçük işler ve planlar yapıldı.
İkinci gün, uyumayı unuttuk. Akari boya içinde kaldı. Marco ve Sam çok yoruldu ama bir dakika bile oturmadılar.
Ivan ve Clıck Maria nın istediği mükemmel detayları ekliyorlardı. Tabi2 bağırarak
" Bu açı yanlış.” dedi Clıck
“ ışık buradan geliyor.Fiziksel olarak mümkün değil.” diye ekledi Ivan
Maria ikisinin de kafasına vurup onları susturdu
“Sanat bu! Hem de Rikai böyle istedi. Susun ve yapın "
Isaac kablolarla uğraşıyordu. Yanına gittim.
“Bunu bağlarsak ışık efekti verir.” dedi kendinden emin
“Emin misin?” dedim
“%60.” dedi bağlarken
“Bu iyi bir oran değil.” dedim gülerek
“Bence yeterli.” diyp taktı
Bağladı.
Işık yandı.
Hepimiz sustuk.
Gerçekten güzel görünüyordu.
Sonra—
pat.
Kısa devre.
Akari bağırdı.
“ISAAC!”
Isaac omuz silkti.
“%40’ı da vardı.” dedi
Güldüm
" birileri gidip Kai nin odasından yürütürse çalışmaz tabii " dedi Niri
" başka nerden bulabilirdim ki. Aklıma ilk Kai nin odası geldi " dedi Marco
O gün de öyle bitti. Çok uğraştık ve emeğimizin karşılığını almak üzereydik.
Son gün yani pazar günü yine toplantık. Bu sefer daha sıkı çalıştık. Marco ve Sam durmadan ağır ve tehlikeli işler yapıyordu.
Haku ve Clıck detayları ekeldi.
Akari, Maria ve Niri hep koşuyordu.
Isaac, her zaman her yerdeydi. Bir aksilik çıkmasına izin vermiyordu.
Akşam her şey bitti, temizlik dahil. Her yere baktık. Mükemmel olmuştu. Hayal ettiğimi çizdiğimi değiştirmeden yapmıştık.
" abla, bu süper oldu !" Diyerek bana sarıldı Akari
" hepinize teşekkür ederim. " dedim onlara dönüp. Hepsi yere oturdu. Kan ter içinde kalmışlardı.
" sen iste Rikai, biz her zaman burdayız " dedi Niri
Gülümsedim, içten, huzurla.
Kapı açıldı. Hiç beklemediğim biri, elinde bir sürü poşetlerle. Islık çalarak etrafa bakıyordu.
" bunu cidden siz mi yaptınız? Süper olmuş ha , aferin size " diyip yanımıza geldi.
" baba ?!" Dedi Akari
Herkes toparlandı, ayağı kalktılar.
" gece Rikai nin çizimlerini ve sizin konuşmalarınızı duydum. Biraz geç kaldım ama emeğini için size yemek getirdim. Yarına enerji lazım " diyip poşetleri uzattı.
" oha, cidden mi?! Teşekkürler ! " diyip poşetleri aldı Marco. Niri hemen koluna vurdu.
" Marco " diyip uyardı. Marco hemen durdu
Babam kahkaha attı.
" alın alın. Yemeniz için getirdim " dedi
Hemen hazırlamaya başladılar.
Babam yanıma geldi. Etrafa baktı.
" senin planın mıydı? " dedi
Evet anlamında başımı salladım.
" tüm okulu on kişi böyle yapmanız, çok cesurca" dedi
" aferin sana " diyip saçımdan öptü. Sonra yemeğe geçtik
" biraz daha yemek yemeseydik, bura da bayılacakmışım " dedi Marco
" abartma Marco. " dedi Akari alayla
Gülüşmeler, şakalarla yemeğimizi yiyip kalktık. Eve geliğim gibi uyudum.
Ertesi gün yani pazartesi. Herkes etrafa bakıyordu. Bağırıyorlar, birbirlerine gösteriyorlar ve bayıldıklarını söylüyordular.
Duyurular için salona indik. Kapına harika bir çiçek motifi vardı. Herkes yine bayıldı. Slonun kapısını açtım. Herkesin ağzı açık kaldı.
Herkes salona akın etti. Etrafa bakıyordular. "Bunu kim yaptı ?" Sorular her geldiğinde Marco gururla " biz" diyordu.
Renkler duvarlarda akıyordu.
Işıklar yumuşak şekilde yansıyordu.
Detaylar…canlıydı.Sıradan değildi.Farklıydı.
Ve bu sefer…
kimse itiraz etmiyordu.
ışıklar bir anda daha da parladı.
Herkes yukarı baktı.
Isaac.
Elinde kablolar.Gülümsüyordu.
“Bu sefer patlamadı.”
Gözlerimi devirdim.
“Şükür.” dedim Ama içimden…gülüyordum.
Kalabalık ikiye ayrıldı.William yürüyerek geldi.
Etrafına baktı.Sonra bize döndü.
“Bunu siz mi yaptınız?” dedi
Marco hemen atladı.
“Yok hocam uzaylılar yaptı.”
William güldü.
Sonra ciddileşti.
“Gerçekten…”
kısa bir duraklama.
“Etkileyici.”
Akari sevinçle bana sarıldı.
Ben sadece…
etrafı izliyordum. O sırada onlar geldi.
Konsey üyeleri.
Kaida öndeydi.
Bakışları doğrudan bana geldi.
Hiçbir şey söylemedi. Ama gözlerinden memnun olduğu belliydi.
Emris Niri’ye baktı. Çiçek motiflerini ve çiçek serasını konuştular.
Kai Marco’yu tuttu. Omzunu sıktı. Sinirli bir şekilde gülümsedi.
" led ışıklarım işinize yaradı mı? Marco" dedi
Herkes Kai sinirli diye ondan korkardı. Ama Marco gayet rahat bir şekilde cevap verdi.
" biraz eskiler ve sorun çıkardılar ama idare etti bizi" dedi.
Haru Sam’i tebrik etti
Kyren Akari’ye başını eğdi. Kütüphanedeki süslemeleri konuştular
Sanki…herkes kendi yerini bulmuştu.
Etrafa baktığımda değişen tek şeyin ortam olmadığını anladım.
Ben de değiştim. Artık yaptığım işden çekinmiyordum.
“Aynı manzaraya uzun süre bakınca, değişenin dünya değil insan olduğunu anlarsın.”