26. bölüm / 26
SİYAH MASKEOyun Başlıyor
Bölümler 26Şu an: Oyun Başlıyor
- 1 Yeni Bir Başlangıç312 kelime
- 2 Bazı Şeyler Değişebilir672 kelime
- 3 Ani Kararlar İyidir621 kelime
- 4 İçgüdüsel1.089 kelime
- 5 Sevdiğini Koru888 kelime
- 6 Hep Varmış Gibi692 kelime
- 7 Salgın değilmiş713 kelime
- 8 Başlıyoruz1.218 kelime
- 9 Söylentiler Bir Şey Açıklamaz544 kelime
- 10 Aile dört duvardakiler değil296 kelime
- 11 Doğru Zamanda608 kelime
- 12 "Bir Daha Geç Kalmıyacağım"393 kelime
- 13 Yedi Gizem549 kelime
- 14 Haksızlık888 kelime
- 15 Işıklar ve Gölgeler 1449 kelime
- 16 Işıklar ve Gölgeler 2514 kelime
- 17 Sessizlikten Sonra469 kelime
- 18 Siyah Maske ye Hoş Geldiniz684 kelime
- 19 Geri Dönüş854 kelime
- 20 Tesadüf ?783 kelime
- 21 Destanı Dönüş220 kelime
- 22 Kendine Güven834 kelime
- 23 İzi Kalan Eller756 kelime
- 24 Bekleyen Yer791 kelime
- 25 Yasaklı Işıklar706 kelime
- 26 Oyun Başlıyor634 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odalarımıza gönderildik.Ve bize üniformalar verildi.Başta ciddi görünüyordu.
Siyah kıyafetler.Siyah armalar.
Havalı duruyordu.
Ta ki giyene kadar.Kollar elimizi geçiyordu.
Paçalar yerde sürünüyordu.Marco yürümeye çalıştı.
Sonra direkt düştü.
“BUNLAR NE BE?!" diye bağırdı
Isaac kolların içinden çıkmaya çalışıyordu.
“Ben kayboldum.” dedi
Ivan’ın sadece parmak uçları görünüyordu.
Maria sinir olmuştu.
“Bu hiç estetik değil.” dedi
Akari bana doğru zorla yürüdü.Kıyafet yerde sürünüyordu.
“Abla…” dedi
“Efendim?” diyip gülerek ona baktım
“Ben küçük kalmışım.” dedi
Sonra ciddi ciddi yan taraftaki Siyah Maske üyesine döndü.
“Abi bunun bir numara büyüğü var mı?” diye soru
Adam birkaç saniye sessiz kaldı.
“…o zaten en küçüğü.” dedi
Akari şok oldu. Hepimi kahkaha atmaya başladık.
“Herhalde burada bizden önce devler yaşıyormuş.” dedi Marco
Hala gülüyorduk. Artık şikayetlerle baş edemediler ve
" kendi spor kıyafetlerinizi giyin " dediler. Hemen giyip spor sahasına geldik.
Saat gece on bir olmuştu. İlk gün demeden herkesi antramana almışlardı.kimse konuşmuyordu.
Büyük salonun ortasında dizilmiş bekliyorduk.
Yukarıdaki platformlarda Siyah Maske üyeleri vardı.
Sessizce bizi izliyorlardı.O sessizlik…
bağırmaktan daha baskıcıydı.Sonra içlerinden biri öne çıktı.
“Bugün seviyeleriniz belirlenecek.Tek tek çıkacaksınız.Karşınıza bir üye gelecek.Kaybederseniz sorun değil.” diyip
Kısa durdu. Ardından
“Nasıl kaybettiğiniz önemli.” diyip geri çekildi.
İçim gerildi. Bu kapm falan değildi bu bir eğitimdi
Birer birer çağırmaya başladılar.İlk çocuk çıktı.
On saniye sürdü.Yere serildi.Sonraki.Yirmi saniye.Bir diğeri saldırmaya bile korktu.
Siyah Maske üyeleri…acayip güçlüydü.
Ve en korkutucu şey şu değildi:Zorlanmıyorlardı bile.
Sonunda Marco çıktı. Biraz esnedi ve birkaç yerini çıtlattı.
" başlıyalım bakalım" dedi.
Uzun sürdü. Marco hep saldırıyordu. Siyah Maske üyesi ise hep savuşturuyırdu. En sonunda Siyah Maske üyesi
" bu kadar yeter " dediği gibi Marco bir anda yere serildi.
Marco şaşkınlıkla etrafa baktı
" o ne oldu öyle?" Dedi
Isaac uzaktan bağırdı:
“Yer çekimi.”
Marco orta parmak gösterdi.
Ama…onu güçlü tarafa aldılar.
Sam çıktığında salon sessizleşti.
Hareketleri sakindi.Temizdi.Kontrollüydü.
Üye tekrar ciddi durdu.Sam de güçlü tarafa geçti.
Hepimiz güçlü tarafa alındık.Ama…
Niri kaybettiğinde ayağa kalkamadı.
Maria da çok iyi savaşsa bile gücü yetmedi.
Ve onları…diğer tarafa götürdüler.
50 kişiydik.15 kişi ayrıldı.
Güçsüz bölüm.Kimse konuşmuyordu.
Niri bize bakıyordu.Üzülmüş gibiydi.
Maria daha sinirliydi.Ben bir adım öne çıkacaktım ama—
“Yerinizden kıpırdamayın.” diye uyarı aldım.
Ses sertti.Durdum.İçimde kötü bir his oluştu.
Çünkü burada…güçsüz olmak kötü bir şeydi.
***
Güçlü grup başka salona götürüldü.
Kapılar kapanınca içerideki hava değişti.
Daha ağırdı.Bir üye konuştu:
“Şimdiye kadar sadece baktık.Şimdi başlayacağız.”
O anda tavandan zincirler indi.Ağırlıklar.Engeller.
Akari yavaşça:
“…ben eve dönmek istiyorum.” dedi
Ben de aynı şeyi düşünüyordum.
Ama çok geçti.
Koşu.
Tekrar.
Dövüş.
Tekrar.
Düş.
Kalk.
Tekrar.
Saat kavramını kaybettik.Nefes almak bile zorlaşmıştı.Marco yerde yatıyordu. Hepimiz nefes nefeseydik. Sam in dudağı kanıyordu.
En sonunda gece iki ye gelirken yatağa girdim. Hiç beklemeden uyudum
***
Bir hafta geçmişti ama bizim için aylar gibiydi.
Siyah Maske’de zaman farklı akıyordu.
Her gün biraz daha ağırdı.
Her gün biraz daha zordu.
İlk gün sadece yorulduk.
İkinci gün kaslarımız yanmaya başladı.
Üçüncü gün nefes almak bile acı verdi.
Dördüncü gün…Herkes şikâyet etmeyi bıraktı.
Çünkü burada şikâyet etmek hiçbir şeyi değiştirmiyordu.
Sabah koşuları.
Ağırlıklar.
Dövüşler.
Saatlerce tekrar eden hareketler.
Düşüyorduk.
Kalkıyorduk.
Tekrar düşüyorduk.
Ve Siyah Maske üyeleri…sadece izliyordu.Merhamet yoktu.
Marco’nun elleri parçalanmıştı.
Isaac’in omzu morarmıştı.
Ivan’ın parmakları sürekli titriyordu.
Akari bile sessizleşmişti.
Bu…
beni en çok korkutan şeydi.Ama kimse bırakmadı.Çünkü burada geri kalanlar…
eziliyordu.
Sekizinci gün bizi gece topladılar.Hava soğuktu.
Önümüzde büyük siyah bir kapı vardı.Maskeli biri konuştu:
“İlk göreviniz başlayacak.” dedi
Kapılar açıldı.Sis.Her yer beyazdı.
Ağaçlar bile zor görünüyordu.Bir orman.
Ama…yanlış hissettiriyordu.İçimdeki huzursuzluk büyüdü.
" tamam, sakın ayrılmayın. Her yer sis kaybolmıyalım" diyip arkamı döndüm.
Ama kimse yoktu. Daha az önce Akari yanımdaydı. Isaac arkamdaydı.
Nereye gittiler?
Gözümün önüne bir Siyah Maske üyesi belirdi.
" arkadaşların, tehlike de. Onaları kurtarmak için sise girmeyi göze alacak mısın? " dedi
Hayretle ona baktım. Ne demekti bu? Ne tehlikesi?!
" Geç kalırsan zararlı çıkacaksın. Erken gitsen de onları bulup kurtara bilecek misin?" Dedi
" Sen ne anlatıyorsun?!" Diye bağırdım.
Ama o beni sisin içine itti.
Oyun başladı.
Bölüm etkileşimi
