Sır kitap kapağı

3. bölüm / 6

Sır

3. Bölüm günlüğümü nereden biliyorsun

Vaveyla Yazarı: eslem Doğan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 3. Bölüm günlüğümü nereden biliyorsun

Umay okulun kapısından içeri girer. Etrafına bakınır ve derin bir nefes alır.
Umay: Tamam… sakin ol. Kimseye bir şey söylemeyeceğim.
Umay koridorda ilerlerken Nehir onu görür.
Nehir: Umaay! Kız nerelerdeydin sen? Seni aradım durdum!
Umay: Nehir… ben…
Nehir: Ne oldu? Suratın bembeyaz olmuş.
Umay: Dün gece kamptan sonra eve giderken bir ayı gördüm.
Nehir: Ayı mı?!
Umay: Evet. Çok korktum, sonra kaçıp saklandım. Daha sonra eve gittim.
Nehir: İyi misin sen? Bir şey yaptı mı sana?
Umay: Hayır… bir şey olmadı.
Nehir Umay’ın bileklerine bakar.
Nehir: Peki bileklerin neden kıpkırmızı?
Umay ellerini hemen arkasına saklar.
Umay: Şey… çantamın sapı sıkıştırdı biraz.
Nehir: Emin misin?
Umay: Evet, eminim.
Tam o sırada Elif yanlarına gelir.
Elif: Umay! Seni bulduğuma şükür. Dün gece bir anda ortadan kayboldun, ödümüz koptu.
Umay: Özür dilerim. Gerçekten bir şey olmadı.
Elif: Peki o ses neydi? Sonra seni göremedik.
Umay: Ben de korktum zaten. Ayıyı görünce kaçtım.
Elif: Ama senin sesini duyduğumda—Umay: Elif, gerçekten konuşmak istemiyorum.
Elif Umay’ın yüzüne dikkatlice bakar.
Elif: Tamam… ama bir şey saklıyorsan bana söyle.
Umay: Saklamıyorum.
O sırada okulun girişinden Ege geçer. Umay onu görünce bir anda susar.
Elif: Umay? Neye bakıyorsun?
Umay: Hiç…
Ege uzaktan Umay’a bakar. Umay gözlerini hemen başka tarafa çevirir.
Ege içinden: Beni hatırlayacak… Ama ne zaman?
Umay’ın aklına gece söyledikleri gelir.
Umay: Çocukluk aşkım…
Elif: Ne dedin?
Umay: Hiçbir şey demedim.
Nehir: Hadi sınıfa gidelim, zil çalacak.
Umay: Tamam.
Üçü birlikte sınıfa doğru yürür. Umay arkasını dönüp Ege’ye bir kez daha bakar.Ege ise hâlâ onun arkasından bakıyordur.
Nehir: Umay, bugün çok sessizsin. Gerçekten iyi misin?
Umay: İyiyim ya, sadece biraz uykum var.
Elif: Dün gece yaşadıklarından sonra normal tabii.
Umay: Elif, lütfen o konuyu kapatalım.
Elif: Tamam, tamam.Tam o sırada sınıfın kapısı açılır. Öğretmen içeri girer.
Öğretmen: Günaydın arkadaşlar. Herkes yerine otursun.Herkes yerine geçer. Umay başını kaldırdığında kapının yanında Ege’yi görür.
Umay: Sen?!
Ege: Ne oldu?
Öğretmen: Ege, sen de geç yerine. Bugünden itibaren bizim sınıftasın.Umay şaşkınlıkla Ege’ye bakar.
Nehir: Umay, sen Ege’yi tanıyor musun?
Umay: Hayır… yani…
Ege: Daha önce karşılaşmıştık.
Öğretmen: Ege, Umay’ın yanındaki boş sıraya geçebilirsin.
Umay: hocam başka yer yok mu?
Öğretmen: Hayır, yok.Ege gülümseyerek Umay’ın yanına oturur.
Ege: Merhaba, unutkan prensesim.
Umay: Bana öyle deme.
Ege: Tamam, güzelim.
Umay: Ege!
Öğretmen: Umay, derse odaklanır mısın?
Umay: Tamam hocam
Ege eğilip Umay’a doğru yaklaşır.
Ege: Kurallarımızı unutmadın, değilmi Umay ona ters ters bakar.
Umay: Unutmadım.
Ege: Aferin.
Umay: Ama senden hiç hoşlanmıyorum.
Ege: Şimdilik.
Umay: Ne demek şimdilik?
Ege: Zamanla anlarsın.
Öğretmen tahtaya yazı yazmaya başlar. Umay ise Ege’nin söylediklerini düşünmeye başlar.
Umay içinden: Bu çocuk kim? Neden beni çocukluğundan beri tanıyor? Ve neden ben hiçbir şey hatırlamıyorum?
Tam o sırada Ege, Umay’ın defterine küçük bir not bırakır.Umay notu açar.
“Beni hatırlaman için biraz zamana ihtiyacın var. Çocukluk günlüğünü unutma.”
Umay’ın gözleri büyür.
Umay içinden: Günlüğümü nereden biliyor?!
Umay: günlüğümü nereden biliyorsun?
Ege bir an sessiz kalır.
Ege: Hangi günlükten bahsediyorsun?
Umay: Az önce söylediğin günlükten! Ben sana günlüğüm olduğunu bile söylemedim.
Ege: Belki de tahmin ettim.
Umay: Hayır, öyle bir şey olmaz. Sen bir şey biliyorsun.
Ege: Her şeyi bilmek zorunda değilim.
Umay: Ege, benimle dalga geçme. O günlük çocukluğumdan kalma.
Ege: Biliyorum.
Umay: Nereden biliyorsun?
Ege: Çünkü…
Ege bir anda susar ve gözlerini Umay’dan kaçırır.
Umay: Çünkü ne?
Ege: Çocukken senin elinde görmüştüm.
Umay: Sen beni çocukken tanıyor muydun?
Ege: Belki.
Umay: “Belki” ne demek?
Ege: Çok soru soruyorsun.
Umay: Çünkü hiçbir şey hatırlamıyorum!
Ege: Hatırlaman gerekmiyor.Umay: Neden?
Ege: Çünkü zamanı geldiğinde her şeyi kendin hatırlayacaksın.
Umay: Ben şimdi öğrenmek istiyorum.
Ege: Hayır.
Umay: Neden?
Ege: Çünkü bazı şeyleri erken öğrenmek iyi değildir.
Umay: Benden bir şey saklıyorsun.
Ege: Evet.
Umay: Ne?
Ege: Bunu sana söyleyemem
Ege’ye kızgın bir şekilde bakar.
Umay: O zaman ben kendim öğrenirim.
Ege: Umay, sakın.
Umay: Neden? Korkuyor musun?
Ege: Senin başına bir şey gelmesinden korkuyorum.
Umay bir süre sessiz kalır.
Umay: Sen gerçekten çok garipsin.
Ege: Bunu daha önce de söylemiştin.
Umay: Daha önce mi?
Ege: Boş ver.
Umay: Hayır, dur. “Daha önce” derken neyi kastettin?
Ege: Hiçbir şeyi.
Umay: Ege!Tam o sırada zil çalar.
Ege: Ders başladı. Git yerine otur.
Umay: Bu konuşma burada bitmedi.
Ege: Biliyorum.
Umay yerine geçer ama aklı hâlâ Ege’nin söylediklerindedir.Umay içinden:
Çocukluğumdan beni tanıyor…
Günlüğümü biliyor…
Ama neden hiçbir şey hatırlamıyorum?
Ege ise sessizce Umay’a bakar.
Ege içinden: Henüz değil Umay… Henüz geçmişi öğrenmenin zamanı değil. Unutkan prensesim

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.