17. bölüm · Shiroi Tsuki no Ken

8. CİLT: BEYAZ SAÇLARIN GÖLGESİNDE İNTİKAM

Yağız Pekşen

BÖLÜM 16: ÇELİKTEN YAPILAN SÖZ VE BASKIN GÜNÜ
Çaresizliğin ve öfkenin pençesinde kıvranırken, Yamato’nun zihninin derinliklerinden aniden
ustası Ryousuke’nin o huzur veren, sarsılmaz sesi yankılandı:
"Ben bu dünyada çok insanın ölümünü gördüm Yamato... Ama her şeye rağmen sadece
daha da güçlenmeye odaklandım. Ben ölsem bile, sen güçlenmeye devam et. Senden çok
umutluyum, çocuk."
Ustasının bu son vasiyeti, Yamato’nun içindeki o karanlık okyanusu dondurup keskin bir buz
kılıcına dönüştürdü. Kurunomi’nin kabzasını bu kez hiç olmadığı kadar büyük bir kararlılıkla
kavradı ve karargahın sisli, kasvetli bahçesine çıktı.
Orada, 12. Tümen Kaptanı Karakuri’nin üstün mekanik dehasıyla tasarladığı, dişlilerle ve
buhar basıncıyla çalışan o metalik yapay uzuvlarıyla ayakta duran Genbu’yu gördü. Genbu,
bir kolunu ve bacağını kaybetmiş olsa da, yüzündeki o sarsılmaz iradesinden ve
bilgeliğinden hiçbir şey kaybetmemişti.
Yamato, ona doğru adımladı. Başını hafifçe eğerek kararlılıkla konuştu:
"Genbu-sama... Lütfen benimle antrenman yapın. Sınırlarımı aşmam gerek."
Genbu, yapay metal kolunu yavaşça sıktı, dişlilerin çıkardığı o mekanik ses bahçede
yankılandı. Bilge kaptanın yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. "Kılıcını çek, çocuk," dedi.
Tam bir hafta boyunca, o gizli ikinci karargahın soğuk taş bahçesi, gece gündüz durmak
bilmeyen amansız çelik seslerine ev sahipliği yaptı. Yamato’nun vurduğu her darbe, Kage’nin
intikamı için savruluyordu. Kullandığı her bir kadim teknik, hocası Ryousuke’nin ona bıraktığı
o kutsal mirasın ateşiyle harlanıyordu.
Yamato artık o alay edilen, çelimsiz çocuk değildi. O, kendi ruhunun bembeyaz saçlarına
bürünmüş, iblislerin soyunu bu dünyadan tamamen kazımaya and içmiş, simsiyah bir kılıç
taşıyan o efsanevi "Kara Kılıç Ustası"ydı.
Bir haftanın sonunda, o büyük intikam baskınının günü gelip çatmıştı. Karargah kapısının
önünde toplanan hayatta kalmış tüm kaptanlar, kılıçlarını kuşanmış bir halde hazır
bekliyordu. Yamato, ön safta, beyaz saçları rüzgarda dalgalanırken düşmanın inine yürümek
için ilk adımını attı.
Düşmanın kapısına dayanmak ve bu kanlı hesabı kapatmak için artık her şey hazırdı.