9. bölüm · SHADOWS MONARCH
9. Bölüm: Bekleyişin Gerilimi
Karargâhta Naz, pencerenin önünden ayrılamıyordu. Saatler geçmiyormuş gibi hissediyordu. Elindeki telefon sessizdi, hiçbir haber gelmiyordu.
Yanında bırakılan tek kişi, genç bir muhafız olan Emre'ydi. "Merak etmeyin," dedi defalarca, ama sesindeki gerginlik onu da ele veriyordu.
Naz, dayanamayıp dışarı çıktı. Karargâhın avlusunda birkaç adam telsizle konuşuyordu, yüzleri gergindi. Bir tanesi telsize bağırıyordu: "Tekrarla, arka bahçede kaç kişi var?"
Naz'ın kalbi hızlandı. Yaklaştı. "Ne oluyor? Yiğit iyi mi?"
Adam ona dönüp baktı, tereddüt etti. "Patron... beklenmedik bir direnişle karşılaştı. Kudret Bey'in yanında bilmediğimiz bir grup var."
Naz'ın nefesi kesildi. O anda telsizden Maria'nın sesi geldi, çatışma seslerinin arasından güçlükle duyuluyordu: "...patron... geri çekilmemiz gerekebilir... sayı üstünlüğü onlarda..."
Sonra ani bir sessizlik. Telsiz kesildi.
Naz'ın elleri titremeye başladı. "Neden cevap vermiyor? Neden kimse konuşmuyor?"
Emre telsize tekrar bağırdı. "Maria, duyuyor musun? Felix, Lila, cevap verin!"
Uzun saniyeler boyunca hiçbir ses gelmedi. Naz'ın gözleri doldu, ayakları onu bilmeden malikâneye giden yola doğru sürüklüyordu. Emre onu tutmaya çalıştı. "Gidemezsiniz, orası çok tehlikeli!"
"Yiğit orada!" diye bağırdı Naz, sesi titriyordu. "Eğer ona bir şey olduysa..."
Tam o anda telsiz çıtırdadı. Nefes nefese, gergin bir ses duyuldu — ama bu Felix'in ya da Maria'nın sesi değildi. Yiğit'in sesiydi, boğuk ve zorlanmış: "...buradayım... ama patron..." Bir duraklama oldu, sonra arka planda korkunç bir patlama sesi.
Telsiz yeniden sustu.
Naz'ın dizlerinin bağı çözüldü, avluya çöktü. "Hayır... olamaz..."
