Sessiz Kuzen kitap kapağı

10. bölüm / 13

Sessiz Kuzen

DÖNÜŞ

Vaveyla Yazarı: Meryem Polat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: DÖNÜŞ

Emir ve diğerleri neden bu kadar değiştiler ki, saçmalamaya başladılar... bir an önce bu tatilin bitmesini ve eve dönmek iştiuorum... çünkü eve gittiğimiz gibi Cihan onlarla yemeğe çıkacağım, bu benim için bir fırsat çünkü onunla yeniden bir şansımız olabilir, her ne kadar zamanında beni umursamasa da, benimle dalga geçse de onu hala seviyorum... o gün kesinlikle o yemeğe gideceğim, Emir ve diğerleri beni istedikleri kadar engellesinler umurumda değil, ben oraya gideceğim...

hırsla defteri masaya bıraktım "bu kız ne saçmalıyor!?" sinirden elim ayağım titriyordu

"demek hala o oruspu çocuğunu seviyor,ne kadar da... saf bir kız ya, sana zorbalık yapan birine karşı nasıl hala hisler beslersin ki!?"

Miray'a baktım evet, o buluşmaya kesinlikte bende gidecektim...

telefonumu aldım ve gruba yazdım

siz: yarın ilk uçakla eve dönüyoruz, zaten tatil süremiz de bitti

Mert abi: sen söylemeseydin bilmiyorduk ya Emir, iyiki söyledin

siz: abi şakanın sırası değil tamam mı!?

Zümrüt: yine ne bok oldu da böyle sinirlisin Emir?

siz: bir şey yok tamam mı sadece haber verdim!

Zümrüt: peki? neyse hadi uyuyun yarın erken kalkacağız

telefonu kapatım uyumaya çalıştım, o çocuk benim yoluma çıkmaya başladı ve ben yoluma çıkanları sevmem...

sabah alarm sesi uyandım, Miray uyanmıştı bile, sanki... odada değildi?

üzerimi değiştirip odadan çıktım zaten eşyalarımı dün akşam toplamıştım

önce abilerin ne yaptığına bakmak için onların odasına gittim "günaydın" dedim yüzümde sahte bir gülümseme ile, kafalarını telefonlardan kaldırıp bana baktılar

"sana da günaydın Emir" dedi Sinan

odadaki küçük koltuğa oturdum "hazır mısınız?"

"evet evet dün hazırlandık" dedi abim

"iyi..." dedim fazla uzatmadan

Sinan bir süre bana baktı daha sonra konuşmaya başladı "Emir... sen iyi misin, dünkü olaydan sonra...?"

kaşlarım çatıldı "ne alaka iyiyim ben!"

abim gözlerime baktı "yalan söyleme Emir, biziz abilerin bir sorun varsa bize anlatabilirsin"

bıkkınca nefesimi verdim "dün gece... Miray'ın günlüğünü okudum, ama sadece dün yazdıklarını..." şaşırdılar ama ikisi de belli etmedi, telefonlarını bırakıp dikkatlice beni dinlemeye başladılar

"ne yazıyordu peki?" dedi merakla Sinan

" bzizm saçmaladığımızı düşünüyormuş, hemen eve dönüp o... piç Cihan ile buluşmayı istiyormuş neymiş bir şansları daha olabilirmiş, çocuk eskiden ona zorbalık yapmış olsada hala onu seviyormuş, biz engellesek bile o yemeğe gidecekmiş falan filan, bu kız gerçekten de aptal ya! benim yerime onu tercih ediyor onu! inanabiliyor musunuz!?"

abim sakince bana baktı, "sakin ol Emir, bir çaresini bulcağız" derin nefes alarak sakinleşmeye çalıştım

"ne zaman okudun sen bunu?" dedi Sinan yüzünde ciddi bir ifade ile

"dün akşam"

"peki, eve gidelim konuşuruz, yoksa uçağı kaçıracağız" dedi abim ve yatağının yanında duran bavulunu alıp odadan çıktı, Sinan da arkasınan gitti, bende onların arkasından çıktım, kızların odasına gittik onlar da uyanmıştı, Miray da onların yanındaydı

"ooo günaydın gençler" dedi abim sevinçle

"günoo" dedi Zümrüt

"günaydın" dedi Ayça

Nazlı da banyodan çıktı ama duş almamıştı, giyinmişti sadece "hoşgeldiniz gençlik"

"herkes hazırsa gidelim, kahvaltıyı uçakta yaparız" dedim, hepsi beni onayladı ve bavullarımızı alıp otelden ayrılıp havaalanına gittik

oturma düzenimiz şu şekildeydi; ben ve Miray, abim ile Zümrüt, Sinan ile Nazlı, Ayça da tek başına oturuyordu

ben ve Miray en önde, bizim arkamızda abim ile Zümrüt, onların arkasında Nazlı ve Sinan en arkada ise Ayça oturuyordu

Miray yine laptobundan kitabını yazıyordu, abimler kendi aralarında şakalaşıyor, Sinan onlar ise flört tarzı sohbet ediyordu, bunlar yakınlaşma faslını geçip direkt sevgili olmuşlar ama biz söylemiyorlar, adım kadar eminim...

hafiçe Miray'ın omuzuna dokundum, kafasını çevirip bana baktı "ne oldu?"

"biraz şu kitabı yazmayı bıraksan, sohbet etsek diyorum?"

"ama bölümün bitmesine az kaldı, yetiştirmem lazım"

"off...her saniya yazıyorsun zaten,biraz okurlar beklesin ölmüyorlar?"

bir süre düşündü sonra laptobunu kapatıp bana baktı "peki...sen kazandın"

boş gözlerle bana baktı "ne?" dedim şaşkınca

"konuşalım dedin konuş artık"

benim jetonum yeni düştü "tamam tamam konuşuyorum..." ne diyeceğimi bekledi "eve dönünce bir gün dışarı çıkalım mı, ama arkadaşça yani, yanlış anlama"

kıkırdadı, o gülüşüne ölünür be... "olur, neden olmasın?"

"o zaman ben sana gideceğimiz günü söylerim"

ses etmedi ama başı ile onayladı "eee sende konuş" dedim, benim aklıma konuşacak bir şey gelmiyordu ama konuşmak istiyordum

"yani...ben konuşsam kitaplar hakkında konuşurum ama"

"o da olur yeter ki konuşalım" dedim, daha sonra konuşmaya başadı, bana sevdiği kitapların konularını, sevdiği karakterleri, onların özelliklerini, bazende kendi kitapları hakkında şeyler anlatıyordu, bunları anlatırken gözlerinde kitaplara karşı duyduğu saf bir hayranlık vardı, bu sefer konuşurken şükür ki kavga etmedik...

bir kaç saat sonra eve varmıştık ve herkes bavulunu boşaltıyordu,kendi odalarına çekilmiştiler

ben kendi bavulumu boşaltmayı bitirince herkese yemek istettim hiç birimiz yemek yapmakla uğraşamazdık hem saat geç olmuştu hem de herkes yorgundu, herkese adam başı bir porsyon tantuni istettim

yemeklerin gelmesini beklerken bizimkilerin ne halde olduğuna bakmak için odalarına gittim ilk önce abimin odasına gittim o işini yeni bitirmiş yatakta oturmuş dinleniyodu

"işin bitti mi abi?" kafasını kaldırıp bitkince bana baktı

"ha evet evet bitirdim"

"iyi o zaman bu arada ben herkese tantuni istettim haberin olsun"

"Eyvallah, neyse sen git diğerlerine bak ben yemek gelene kadar biraz kestireceğim"

"tamam ben çıktım o zaman" odadan çıktım ve kapıyı kapattım diğerlerine de baktım onlar daha işlerini bititrmemişti, aşağı indim ve kanepeye oturup telefonda takılmaya başladım

bir süre sonra kapı çaldı ve yemekler geldi yemekleri aldım ve kapıyı kapatıp içeri geçtim

ben kapıyı açmaya gittiğimde herkes inmişti Miray kulaklığını takmış Zümrüt, Ayça ve Nazlı ile masayı hazırlıyordu diğerleri ise oturuyordu ve söylemeyi unuttum biz eve geldiğimizde Fırat da eve gelmişti

masayı serip yemeğe oturduk hepimizin gözünde belli bir yorgunluk vardı

birden Miray konuştu "ya benim yarın işim var akşam yemeğinde evde olmayacağım sizin için bir sorun olur mu?"

herkes şaşkınca kafasını kaldırıp Miray'a baktı

"ne işiymiş o Miray?" dedi ciddi bir şekilde Nazlı

bu soru ile Miray kızardı "şey...bizim arkadaşlar ile yemeğe çıkacağım...sınıf arkadaşımın doğum günü de... beni de davet etti..."

onun bu şüpheli tavırları hepimizin gözüne çarpmıştı

"bana pek inandırıcı gelmedi valla" dedi Sinan

"peki tamam git ama telefonun açık olsun" benim bu cümlem ile hepsi şaşkınca bana baktı çünkü Miray'ın gerçek planını bildiğimi biliyorlardı

Miray gülümsedi "teşekkürler Emir" Miray bir süre sonra yemeğini bitirdi ve ilk o sofradan kalktı

"ben gidip yatacağım" dedi ve odasına çıktı

o gidince masadaki herkes şaşkınca bana baktı "oğlum sen iyisin değil mi,Cihan'ın da orada olacağını biliyorsun?" dedi şaşkınca abim

"evet biliyorum"

"peki neden bu kadar rahatsın" dedi hem sinir hem de şaşkınlıkla Zümrüt

"çünkü bende onunla gideceğim"

hepsi aynı ağızdan bağırdı "NE!?"

"ama Miray hayatta bunu kabul etmez biliyorsun değil mi?" dedi Nazlı

sırıttım "zaten bende onu gizliden takip edeceğim"

Zümrüt'ün ağzı şaşkınca açıldı "oğlum...sen çok tehlikelisin lan..."

Miray

saat öğlen dört olmuştu bugün şten erken çıktım ve eve uğrayıp üzerimi değiştirdim, daha sonra telaşla evden çıktım ve bizimkilerin yanına gittim

ama oraya vardığımda Esma ve Deniz burada değildi sadece Cihan buradaydı

onun yanına gittim ve karşısına oturdum "diğerleri nerede?" dedim şaşkınca

"anlaşılan erken gelmişiz onlar birazdan gelir" dedi ve dirseğini masaya yaslayıp çenesini de yumruk yaptığı eline yasladı

onun bu yakınlığı beni rahatsız etmedi değil ama belli etmedim

"onlar gelene kadar biraz sohbet edebiliriz" dedi

gülümsemeye çalıştım "olur..."

"görüşmeyeli ne kadar da güzelleşmişsin..." dedi ve beni süzmeye başladı, bu beni rahatsız etmişti

ellerim ile vucüdumu kapattım " öyle bakma lütfen rahatsız oluyorum..."

ama bakışları yoğunlaştı "neden ki, insan sevdiği şeye bakamaz mı?"

"ama rahatsız oluyorum..."

"o zaman buna alışman lazım..." anlamaz gözler ile ona baktım ama o birden cebinden bir şırınga çıkardığı gibi koluma sapladı "aaaahh!"

daha sonra bilincim kapanmaya başladı bilincim tam kapanmadan önce en son gördüğüm şey birinin koşarak yanımıza gelip Cihan'ın yüzünü yumrukladığıydı...daha sonra ise iğnenin etkisi ile bayıldım...

Bölüm Sonu

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.