17. bölüm · Sekreter

YENİ BİR HAYAT

Çağla Y.

Üç Ay Sonra

"Gelini öpebilirsin." dedi ve dudaklarımı küçük bir buse bıraktı. 

Yan tarafımızda büyük bir alkış kopmuştu onlara döndüğümüzde herkesin yüzünde kocaman bir gülümseme gördüm, ön tarafta James'in ailesi ve Lily vardı onlar gözleri yaşlı bize bakıp gülümsüyor ve alkışlıyorlardı. Onların yanına gittiğimizde bize sarıp tebrik ettiler. Lily elindeki peçeteyi kenara bırakıp boynuma sıkıca sarıldı evleneceğimizi duyurduğumuzdan bu yana çok duygusal olmaya başlamıştı. 

Kendi ailemiz ile sarıldıktan sonra yanımıza birkaç konuk gelip tebrik etti sonra da diğerleri ile konuşmaya başladılar. James elini belime sarıp beni biraz daha kendine çekti. "Artık benimsin." dedi ve gülümsedi.

Evlenme teklifi ettiğinde çok şaşırmıştım çünkü bunu hiç beklemiyordum, benimle bu kadar ciddi düşündüğünü bilmiyordum. O gece onun yanında kalmıştım ayrı geçirdiğimiz üç günden sonra beni bırakmamıştı. Sonraki günlerde James'in ailesi buraya gelmişti herkesi eve toplamıştık tabii Lily'de gelmişti. James ile kaldığım gece ona Lily'den bahsetmiştim eve geldiğinde Andrea ve Mia sinirlenmişlerdi özellikle de Mia. Yangından sonra nasıl gelebildiğini söylemiş kızmışlardı ama Lily bir şey diyemiyordu başını öne eğip onları dinliyordu. 

Herkese durumu açıklamıştım sonrasında kızlar olarak mutfağa geçip Lily'nin bana anlattıklarını anlatmasını istemiştim. Lily anlattığında herkes ağzı açık onu dinlemişlerdi. Konuşmasını bitirince Mia o yangını bilerek yapıp yapmadığını sorduğunda Lily yüzünde şaşkınlıkla ona bakıp asla böyle bir şey yapmayacağını anlatmıştı.

Anlattıktan sonra Andrea ve Mia Lily'ye daha anlayışlı davranmışlardı ve aklıma başına geldiğini anlamışlardı. Hepimiz içeri geçtiğimizde James ile evleneceğimizi duyurduk hepsi o kadar şaşırmıştı ki ne diyeceklerini bile bilmiyorlardı. İlk Andrea tepki vermiş göz yaşlarını tutamamıştı. James'i hep tek gecelik ilişkiler ile görmüşlerdi ve böyle ciddi bir şeyi hiç düşünmemişlerdi, Mia sevinçten çığlıklar atı bize sıkı sıkıya sarılmıştı. 

Birkaç hafta sonra James'in ailesinin evinde sözümüz olmuştu herkes o kadar mutluydu ki kimsenin yüzünden gülümseme eksik olmuyordu. Sözün olduğu gece Austin'in hep Lily'ye baktığını fark ettim Lily'ye baktığımda arada sırada bakıyor ve o bakıyorsa başını eğip başka bir yere bakıyordu. Onların bu halini görünce daha da mutlu olmuştum. 

O günden sonrasında nişan hazırlığı için birbirimize gidip geliyorduk o aralarda Austin hep evde oluyordu eğer Lily yanımda değilse biraz durup ayrılıyordu. Nişanımıza iki hafta kaldığında Austin Lily'ye açılmıştı bana gelip anlattığında yüzü tamamen kırmızıydı. İlk başlarda çok utangaçları ama sonradan birbirlerine alışmışlardı. Lily başına gelenleri en başından Austin'e anlatmıştı, bu yalan olayını doktora gidip rapor alıp ailesine göstermişlerdi ve Lily'nin ailesi pişman olmuştu. Rapordan sonra Austin Jackson'u bulup her şeyi anlatması için Lily'nin ailesine götürmüştü çok pişmandılar ama Lily onları affetmedi kendisine inanmadıkları, arkasında durmadıkları için onları affetmedi. 

Bu olaylardan sonra Austin hep Lily'nin yanında oldu nişanımızdan sonra ikisi kendileri için bir ev aldılar ben evlendikten sonra Lily o evde Austin'in yanında olacaktı. İkisi de birbirlerini buldukları için çok mutluydular Austin bunu her defasında dile getiriyordu.

Mia ve Liam bu sürede daha da birbirlerine yakın olmuşlardı her gün ortak bir noktalarını bulup birbirlerine daha çok bağlanıyorlardı. Mai'nın okulunun bitmesine çok az kalmıştı ve ikili okul bittikten sonra sözleneceklerini duyurmuştu. James duyduğunda büyük bir şok geçirmişti Mia'nın evlenecek olmasını düşünemiyordu çünkü onun için Mia hâlâ küçük bir çocuktu. James Liam ile konuşup ara ara gözünü korkutuyordu Mia'nın başına bir şey gelirse olacaklara katlanacağını çok açık bir şekilde söylemişti. Liam artık buna alışmıştı çünkü kendisi de Liz için aynı şeyi yapıyordu bu yüzden sorun etmiyordu. 

Her şey açıklığa kavuştuğunda içim çok daha rahattı, o iki gün bana iki asır gibi gelmişti ondan ayrılacağımı düşünmek içimi mahvediyordu ama olmamıştı. Ara sıra Lily ile bunu konuşuyorduk, önceden hayatımda birinin olacağını hiç tahmin edemiyordum bu kadar sevebileceğimi düşünmüyordum. 

"Her şey bizim düşündüğümüz gibi olmuyormuş." demişti gülümseyerek. Bu sözü ikimiz için de geçerliydi. O Jackson ile mutlu bir hayatı olacağını düşünüyordu ama olmamıştı ben ise hayatımda birinin olacağını tahmin etmiyordum ama çok sevdiğim biri vardı.

Los Angeles'a giderken birine nasıl güvenebilirim diye düşünüyordum ailem bile yoktu kime nasıl güveneceğimi düşünüyordum ama oldu işte. Andrea ve Paul beni ilk gördüklerinde kendi kızları gibi benimsemişlerdi beni, sahip çıkmışlardı. Düğün hazırlıklarında Andrea ile ikimiz tek olduğumuz zaman beni ölen kızının yerine koyduğunu ve onun gibi kendi canından birisi gibi sevdiğini söylemişti. Bu sözleri içimde hiç hissetmediğim, hissedemediğim duyguları hissettirmişti. 

Andrea biz James ile birlikteyken hep bizi izleyip gülümsüyordu bir gün James nasıl böyle güzel bir kararı verdiğini sormuştu ve o zaman olan biteni anlatmıştık. Andrea duyduğunda gerçekten çok kızmıştı ve onlara bunu neden söylemediğini sormuştu. James kimseye bir şey söylemeden ne olduğunu bulmak ve her şeyi bana açıklamak istemişti.

Kafede buluştuğum kadın Betty'ye düğün davetiyesini göndermek istemiştim bunu James'e söylediğimde bana gülerek bakmıştı o da kabul edince davetiyeyi göndermiştik. Gelip gelmeyeceğini bilmiyordum ama gelmesini çok isterdim. 

Düğün hazırlıklarım çok eğlenceli geçmişti hem düğünüme hazırlanıyorduk hem de Lily ile Austin'in evini yerleştirmeye yardım ediyorduk. Eşyaları bakmaya çıktığımızda arada Austin de bizimle geliyordu bazen ise gelmiyordu seçimleri Lily'ye bırakıyordu, ikisi de birbirlerinin zevkine güveniyordu.

Lily'in ev hazırlığı bittikten sonraki günlerde gelinlik bakmaya gittik. Erkekler gelmemişti biz kızlar tek gitmiştik. Birçok mağazaya girmiştik ama beğendiğim bir gelinlik olmamıştı çoğunlukta elbise gibi gelinlikler vardı. 

Andrea bir mağaza daha gösterdiğinde oraya da girdik gelinliklerin arasında dolaşırken bir tanesini çıkartıp bakmak istedim, çalışanlardan birisi gelinliği çıkartıp gösterdi Andrea ve Mia'yı da yanıma çağırıp denemek istediğimi söyledim. 

Gelinliğim prenses modeliydi üzerime giyip aynada baktığımda çok hoş olmuştu. Göğüslerimin olduğu yer V şeklindeydi ve alt taraflara göre deseni biraz daha fazlaydı çok göz yoran bir model değildi sade ve zarifti. Kollarımın yanında aynı modelde kalın askı vardı, dışarı çıktığımda çalışanlardan birisi gelinliğin duvağını saçıma sabitleyip düzeltti. Aynada kendime baktığımda gerçekten çok güzel gözüküyordum, Lily ve Mia eteğin uçlarını düzeltip yanıma geçtiler. Andrea'ya baktığımda gözleri yaşarmış bana bakıyordu yanıma gelip sarıldı ve geri çekilip bir kez daha baktı.

Düğün günü yani bugün evlerimizde büyük bir telaş vardı. Lily ile sabah erken kalkıp duşumuzu aldık ve hızlı bir şekilde kahvaltımızı yaptık. Masayı toplarken Mia aradı ve geldiklerini söylemişti biz de hazırlanıp onların yanına indik ve kuaföre doğru yola koyulduk. 

Gittiğimizde gelinliğimi kenara yerleştirip nasıl bir saç istediğimden bahsettim. Saçlarım dağınık topuz olacaktı aslında ilk başta açık olmasını düşünüyordum ama sonra vazgeçip dağınık topuz istedim. 

Masaya oturduğumda ilk makyajım yapıldı o arada birisi gelip ellerimi suyun içine yerleştirdi. Benim makyajım olurken Andrea'da yanımdaki masaya geçti ve makyajı yapılmaya başladı Mia ve Lily katalogdan saç modellerine bakıyorlardı. 

Makyajım çok ağır değildi zaten ben de ağır bir makyaj istemiyordum, makyajım bittikten sonra manikür için farklı bir masaya geçtim. Ellerimi sudan çıkartıp tırnak etrafındaki derler alındıktan sonra beyaz bir oje sürüldü. 

Tırnaklarım kururken ben de bir köşeye oturdum o sırada Mia ve Lily'nin makyajları yapılıyordu. Beklerken biraz oyalanmak için telefonumu aldım, James'den on dakika bir önce bir mesaj gelmişti. Müsait olup olmadığımı soruyordu ona müsait olduğumu yazıp telefonumu kenara koydum. Biraz sonra telefonum çalmaya başladı baktığımda o arıyordu.

"Efendim." dedim. "Neredesiniz?" dedi. O da benim gibi sesindeki heyecanı saklayamıyordu. "Şu an kuafördeyiz siz?" Yüzümdeki gülümsemeyi saklayamıyordum. "Birazdan eve geçeceğiz." dedi arkadan bir ses geldiğinde duraksayıp devam etti. "Şimdi kapatmam gerekiyor." dedi gülümsediğini hissedebiliyordum.

Onunla kapattıktan sonra saçımı yapmak için çağırmışlardı giderken telefonumu da alıp masaya oturdum. Kadın saçımı yaparken ben de internette dolaşıyor arada da James ile mesajlaşıyorduk. Biraz zaman sonra yan tarafıma Lily oturdu onun da saçı yapılacaktı.

Kendisi için kırmızı ince askılı ve ön tarafın ortasından yırtmaçlı bir elbise almıştı. Onun da makyajı benim gibi sadeydi. "Saçını nasıl yaptıracaksın?" dedim aynadan ona bakarak o da aynadan bana bakıp gülümsedi.

"Sağ tarafımdan örülecek gerisi hafif dalgalı olacak." dedi.

Andrea saçlarını alttan topuz yaptırmıştı Mia ise dağınık örgü. Onlar hazırlanıp işi bittiğinde iç kısma geçip elbiselerini giydiler en sona ben kalmıştım duvağım da saçıma sabitlenince benim de işim bitmişti diğerleri ise köşede oturup beni bekliyorlardı. Mia altın sarısı kısa bir elbise giymişti Andrea'nın üzerinde açık pembe bir elbise vardı.

İçeri geçip gelinliğimi giydim ve dışarı çıktım Andrea'nın gözleri dolmuştu bile bu sefer ona Mia'da eşlik ediyordu. Lily yanıma gelip gelinliğimin eteğini düzeltip oturmama yardım etti.

"Gerçekten çok güzel oldun." dedi Andrea gülümseyerek. Yarım saat sonra ise James gelmişti beni gördüğünde diğerleri gibi biraz duygulanmıştı. Belime yerleşen el ile düşüncelerimden çıkıp yan tarafıma baktım James yanımda gülümseyerek duruyordu. 

"Daldın." dedi gülümseyerek. "Üç ayda ne çok şey oldu değil mi?" dedim ona sarılıp. Karşıma baktığımda Betty'yi gördüm yanında birkaç kişi vardı ve onlar ile konuşuyordu. James'den ayrılınca yanımıza konuklardan bazıları geldi sonra da James'in çalıştığı adamlardan biri gelmişti, onlar konuşmaya daldığında ben de Betty'nin yanına geçtim.

Yanına gittiğimde yalnızdı ve telefonu ile ilgileniyordu başını kaldırdığında beni görünce duraksadı. "Hoş geldin Betty." dedim gülümseyerek. O ise zoraki bir gülümseme ile başını salladı. “Üç ay önce bana söylediklerini hatırlıyor musun?" dedim yüzümdeki gülümsemeyi bozmadan. Sorum ile gözlerini kaçırdı.

"Seninle birlikteydi değil mi? Bak şu an sen benim düğünümdesin." dedim imalı bir şekilde. Gözlerimin içine baktığında gözlerinde öfke gördüm ve kıskançlık.

"Nasıl yaptın bunu?" dedi sinirle. "Neyi?" Onun aksine ben çok sakindim. "Onunla evlisin artık bu nasıl oldu? Onun hiç uzun bir ilişkisi olmadı ama şu an evli!" dediğinde gülümsedim.

"Onun istediği normal birisiydi kendisi için yanında olan bir kadın istiyordu parası ve ünü için değil!" dedim kendimden emin bir sesle. O ise güldü. "Benim derdim para değil ve hiçbir zaman olmadı ben bu hayata senin gibi el bebek gül bebek başlamadım o yüzden neyin ne olduğunu gayet iyi biliyorum." dediğimde gülümsemesi silindi. Ona gülümseyip James'in yanına geri döndüm. 

Yanına gittiğimde Will ile konuşuyordu. Beni gördüğünde yanına çekip sarıldı. "Tebrik ederim Jenny." dedi Will ve selamlaştık. "Gerçekten çok yakışıyorsunuz tam birbirinize göre bir çift oldunuz." dedi gülümseyerek. Ona teşekkür ettikten sonra yanımızdan ayrıldı.

"Ne konuştun?" dedi tek kaldığımızda. "Hangi ara gördün?" dedim şaşkınlıkla. "Gördüm." dedi gülümseyerek ben de omuz silktim. 

Aradan biraz daha zaman geçtikten sonra yemek için ortam hazırlandı ve masalara oturduk. Masada herkesin yüzü gülüyor ve birbirleri ile sohbet ediyorlardı. Mia, Liz ve Liam koyu bir sohbete dalmışlardı Lily ve Austin ise evleri ile ilgili konuşuyorlardı.

"Artık torun sahibi olabiliriz Paul." dedi Andrea bize bakıp gülümseyerek. Yüzümün kızardığını hissediyordum James ise gülüyordu, gülünecek ne var ki? Ona ciddi ciddi baktığımda gülmeyi bıraktı bu sefer bütün masa gülmeye başladı.

Yemeklerimizi yedikten sonra Mia, Ben ve Lily bir kenara geçtik erkekler ise iş arkadaşları ile sohbet ediyorlardı Andrea ve Paul konuklarla konuşuyordu.

"Lily sizin düğün ne zaman?" dedi Mia gülümseyerek bu sefer de Lily kızardı. İkimiz ona gülerken o ise yüzünü asıyordu. Artık düğünün sonlarına geliyorduk konuklar yavaş yavaş vedalaşıp gidiyordu. Betty yanımıza geldiği ve tebrik etti gülümseyerek teşekkür ettim o gittikten sonra James gülmeye başladı ona gülümseyip önüme döndüm. 

Son kişiler de gittikten sonra sadece biz kalmıştık, arabalarımızın olduğu tarafa ilerledik Andrea yine duygulanmıştı Lily'de öyle bu sefer benimle eve değil Austin ile kendi evine gidecekti. Onlarla vedalaştık ve arabalarına bindiler ben de James'in yanına döndüm. 

"Balayına çıkmaya hazır mısınız Bayan Black?" 

"Hazırım Bay Black." 

~ SON ~

Bir kitabın daha sonuna geldik! Umarım Jen ve James ile tanışmak ve onların hikayesini okumak hoşunuza gitmiştir!

İki tane özel bölümümüz de var onlar da gelecek!