SANCAK KOLEJİ kitap kapağı

11. bölüm / 11

SANCAK KOLEJİ

Sevgiliyiz

Vaveyla Yazarı: Mine Çakır

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: Sevgiliyiz

Bu dersin bitmesi kadar hiç bir dersin bitmesini istememişimdir. Edebiyat dersini seven biri olarak bunu demem belki tuhaftır ama hemen bitsin istiyorum.

Dersin başlamasından itibaren Dante sürekli bana bulaşıyor. Bu durumda sarp ve Arda da onunla kavga ediyordu. Yaman zaten kendini zor tutuyormuş gibi görünüyordu.

Anladık aşıksın bana.

Ben ise arada bir bana gönderme yapan Melisle uğraşıyordum. Hoca tahtada yine birşeyler anlatırken başımı masaya koydum. Ve yana doğru çevirdim. Şimdi görüş açımda hem sınıf hem de Yaman vardı.

Gözleri hocadaydı.

Saçları dağınık bir şekilde gelmişti. Kravatıda boynunda açık duruyordu. Çok serseri bir görünüm veriyordu. Yaman'ın bir anda bana bakmasıyla ne yapacağımı şaşırıp gözlerimi kapattım.

En mantıklısı uyumaktı.

"Hocam sizin en sevmediğiniz şey uyuyan öğrenci değilmi. Defne arkadaşımız uyuyor"

Ne!

Hemen gözlerimi açtım ve yine Yamanla göz göze geldik. Dudaklarında eğlendiğini belli eden bir gülüş vardı. O beni hocaya mı şikayet etti. Başıyla yanımı gösterince yavaş yavaş başımı kaldırdım ve karşımda edebiyat hocasını gördüm.

Karşımda durmuş bana bakıyordu. Sınıfa baktığımda herkes gülmeye hazırdı. Bende dudaklarıma küçük bir tebessüm kondurdum.

"Hocam ben uyumuyordum ki, sadece gözlerimi dinlendiriyordum. Yaman arkadaşımız yanlış görmüş"

Hoca kaşlarını yukarı kaldırırken sınıftan gülme sesleri geliyordu.

"O zaman en son ne söylediğimi de biliyorsundur e malûm sadece gözlerini dinlendiriyordum"

Aha sıçtım.

Tamam uyumuyordum ama o sırada başka bir şeyle... İlgileniyordum.

Bana kopya versinler diye sınıfa baktım. Ama herkes gülmekle meşguldü. Kafamı arkaya çevirdim. Sarp ıslık çalarak camdan dışarı baktı.

Ve bana bakmadan konuştu.

"Hiç bana bakma ikiz hoca haklı"

Kaşlarımı çattım

"Gıcık şey ne olcak"

Önüme dönmeden önce yine yüzüme bir tebessüm ekledim.

Hocaya döndüm, kollarını göğsünde bağlamış bana bakıyordu.

"Hocam şimdi şöyleki..."

Hoca sözümü kesti.

"Çık tahtaya defne"

Gülüşüm silindi.

"Böyle iyiydik ya"

"Çık dedim"

Hoca öğretmenler masasına giderken bende yavaşça sıramdan kalktım. Ve hocanın görmediğini bilerek sınıfa döndüm.

"Hainler ben bunu size ödetirim ama...hele sen ikiz sen dur herkese seni cami avlusunda bulduğumuzu söyleyeceğim"

Sarp bana güldü.

"Ben senden önce doğdum bu durumda siz değil annem babam ve ben seni aldık. "

Sınıftakiler bu halimize gülerken ben kaşlarımı çatmış sarpa laf yetiştirmekle meşguldüm.

"Aramızda beş dakika var salak... Haklı değil miyim kuzen?"

Arda'ya bakmamla hemen beni savundu.

"Haklısın kuzen"

Ardaya öpücük attım. Ellerimi eteğime koydum hafifce açtım ve dizlerimi bükerek saygımı takdim ettim.

Zaten kısa olan eteğim biraz daha yukarı çıkmıştı.

"Eyvallah kuzen"

Arda da iki parmağını öptü ve bana doğru uzattı.

"Eyvallah bizden"

Öpücük atınca elimi kalbime koydum.

"Evet yeter bu kadar şaklabanlık. Defne al tahta kalemini ve dersin başından beri ne anlattığım her şeyi kelimesi kelimesine anlat"

Ağzım açık kaldı. Oha ama kelimesi kelimesine nereden bileyim ben. Sınıf gülerken ben yavru köpek bakışlarımı hocaya çıkardım.

Daha sonra yaman'a baktım kendisi bu Halime kahkahalarla gülüyordu.

Sırıtık sansar. Ama bende defneysem ona bunun bedelini ödetirdim.

Köpek.

"Ama hocam hepsini nasıl anlatayım"

Hoca omzunu kaldırdı. Ve benim sırama oturdu.

"Beni ilgilendirmiyor... Onu güya gözlerini dinlendirmeden önce düşünücektin"

Peki hâlâ sınıfa şöyle bir göz gezdirdim. Danteye kısa bir göz attığımda. Dudaklarındaki piç gülüşüyle beni süzüyordu çıplak bacaklarımdan başlayıp önce belime oradan da yüzüme kadar çıktı.

Şerefsiz piç!

Oruspu çocuğu!

Ben ona buz gibi soğuk gözlerle bakarken. Dudaklarındaki gülüş hâlâ yüzsüzce devam ediyordu. Gözlerimin içine bakarken vücuduma baktı ve sessizce ıslık çaldı.

Ama dante'nin bilmediği şey ise bunu yalnızca ben değil yamanda görmüştü.

Danteden bakışlarımı çektim ve yamana baktım o bana değil iki sıra yanındaki Danteye onu öldürecek gibi bakıyordu.

Onu ilk defa böyle sinirli görüyordum.

"Hadi artık kızım seni mi bekleyeceğiz"

Hocanın sözüyle başımı iki yana sallayarak kendime gelmeye çalıştım.

Hocaya döndüm. En mantıklısı dersi kaynatmaktı. Umarım başarabilirdim. Çünkü dersin bitmesine on dakika vardı.

Boğazımı temizleyerek sesimi kalınlaştırdım.

"Şimdi çocuklar kitaplarınızı açın"

Hoca kaşları çatık bana baktı.

"Kızım söylediklerimin söylesen yeterli sesini kalınlaştırmana gerek yok"

"He tamam o zaman"

Hoca ve sınıf güldü

"He mi?"

He ne kızım edebiya hocası bu.

"Yani evet hocam"

Hoca beni başıyla onayladı. Tahtaya baktım. Şiir falan yazıyordu aklıma gelenle hemen hocaya döndüm. Heyecanla konuştum.

"Hocam şiir okuyabilir miyim? Lütfen"

Hoca elini başına vurdu.

"Ne yapacağız biz seninle Defne"

Dudaklarımı büktüm.

"Hocam lütfen"

Hoca güldü. Sınıfı zaten söylememe gerek bile yok.

"Tamam o zaman şiir okusun diyenler el kaldırsın yok hicam okumasın diyenler el kaldırmasın"

Heyecanla sınıfa döndüm.

"Evet Defne arkadaşımız şiir okusun diyenler"

El kaldıran kişiler. Arda, Sarp, Nehir, İpek, Poyraz, Yaman, ve ne alakası olduğunu bilmediğim. Dante ve Beliz, tabi soniftan birkaç kişi dah el kaldırmıştı.

El kaldırmayanlar arasında. En göze çarpan Melis ve Gizemdi

"Evet oy çoğunluğuyla arkadaşınız şiir okuyacak"

Kendimi alkışladım. Birkaç saniye okuyacağım şiiri düşündüm. Şahsen şiir okumayı çok seven biriyim. Bu yüzden ezberimde çok fazla şiir vardı. Heleki böyle yaşanmış bir aşk olayından sonra şiir yazan şairlere hayranım. Çok aşık olunadı bir şey bence.

"Başlayabilirsin"

Başımı salladım.

Özdemir Asafın lavinia adlı şiirini okumaya başladım.

"Sana gitme demeyeceğim,
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim,
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan,
yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme
Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme,
Lavinia."

Şiiri okurken gözlerim sürekli Yamana kayıyordu. Çünkü kendisi parlamış gözleri ile beni dinliyordu

Şiir biter bitmez Tuna üniv alkışlamaya başladı. Hatta sarp ve Arda ıslıklar çalıyordu.

"Aslan kuzenim"

"Kimin ikizi be"

Arda ve sarpa destekleri için güldüm. Hocaya döndüğümde tebessümle beni izliyordu.

"Naptın be kızım"

Güldüm.

"Hocam ben neyim ya!"

Biraz da kendimizi şımartalım.

"Aman sanki ban ne yaptı"

Melisin sesiyle ona döndüm. Ve ona da öpücük attım.

"Kıskanma ablan star bebeğim."

Saçlarımı savurdum. Melisin yüzündeki sinirlenmiş ifade beni daha çok güldürdü.

Tenefüs zilinin çalmasıyla hoca sınıftan çıktı. Ben tam sırama gidecekken Yaman'ın bir anda elimden tutup beni çekistirmesiyle kala kaldım

Salak sarp'ın önünde ne yapıyordu.

"Lan"

Sarp tam bize doğru gelicekken nehirin onu durdurup bir şeyler gevelemesiyle kaşları çatıldı. devamını göremedim.

Çünkü sınıftan çıkmıştık.

"Ne yapıyorsun sen"

"Sus benekli"

Müzik odasına girmemizle kapıyı kapatıp beni kapıya yasladı. Başımın yanına ellrini koyarak beni kafeslemişti.

Güldüm buna.

"Çok mu film izliyorsun"

"Ne alaka ayrıca filmi bırak benekli sözümü kesmeden dinle"

Kaşlarımı yukarı kaldırdım.

"Sevgili olucaz..."

"Ne!"

Yaman eliyle ağzımı kapattı. Sanırım biraz bağırmıştım. Gözlerini kapattı.

"Hiç söz dinlemiyorsun"

Nasıl dinleyeyim salak.

Sevgili olucaz diyorsun.

"Dante şerefsizinin sana olan bakışlarının farkındayız. Ve gerki biz sevgili rolüne devam etmezsek. Senin ve ailenin peşinden düşmeyecek. Ama benimle sevgili rolüne devam edersen ki o bunu böyle biliyor. O zaman ne senin nede ailenin kılına dokunabilir anladın mı beni çilli"

İlk defa çilli demişti.

Mal mısın kızım çocuk sana sevgili rolu yapacağız diyor sen gelmiş çilli lakabına takılıyorsun.

Ağzımı oynatmaya çalıştım. Ama Yaman'ın büyük eli hâlâ ağzımdaydı. O da bunu fark edince hemen elini çekti.

"O Dante midir Dantel midir bilmem hiç bir bok yapamaz"

Yaman alayla güldü. Sesi biraz da sinirli geliyordu

"Çok safsın benekli o çocuğun bakışlarının farkında değil misin nasıl bir tacizci olduğunun"

İşte şimdi beni korkutmayı başarmıştı.

"T-tacizci mi"

Yaman korkmuş olduğumu anlamış gibi sustu.

"Ben varken korkmana gerek yok çilli"

İyi de neden

"Yaman bu işten sen ne kazanıyorsun yani neden bana yardım etmeye çalışıyorsun"

Yaman güldü. Sonra karizmatik bir şekilde göz kırptı.

"Çok basit nedeni... Seninle uğraşmak çok eğlenceli"

Ağzımdan bir 'hah' sesi çıktı.

"Şaka mısın sen palyaço muyum ben"

Gülüşü daha da arttı.

"Sayılırsın"

Salak. Aklıma gelenle bir an dondum.

Sarp.

"Peki diyelim bu rol yaptık ben sarp'a tam olarak ne diyeceğim"

Yaman derin bir nefes aldı sanki işin bu kısmını o da düşünmemişti.

"Cazibeme katlanamayıp bana aşık olduğunu söylersin olur biter"

Ben mi ona aşık olmuşum. Hah götümün kenarı.

"Ya da senin benimle sevgili olmak için ayaklarıma kapandığından, benim de sana acıyıp bir şans verdiğimi söylerim"

Sözünün bitmesiyle o da güldü.

"Öyle bir şeye sarp bile inanmaz"

Kısa bir süre bir irimize baktık daha sonra Yaman'ın aklıma bir şey gelmis gibi eteğime baktı.

"Senin eteğin neden bu kadar kısa"

Oha ama buna sarp bile karışmamıştı.

"Yok artık bu kadarına karışmazsın"

"Karıştırım. Bu oyunun inandırıcı olması gerek ve sınıftaki herkes biliyor ki ben çok kıskanç biriyimdir, gavat değiliz heralde bu yüzden bu eteği bir daha giyme"

Sınıf nereden biliyordu ki acaba okuldan sevdiği biri mi olmuştu.

Gözlerim arkaya kaydığında. Arkada gitar olduğunu fark ettim.

"Aaa gitar!"

Yaman'ın elini tutup çektim ve koşarak gitarı kucağıma aldım. Yamanda kollarını göğsünde bağlayarak benimle ilerledi.

"Çalmayı biliyormusun?"

Güldüm.

"Bilmiyorum. Bir ara ortaokulda çalıyordum. O kadar, ama hep çok eğlenceli gelmiştir."

Kucağımdaki gitarda bir şeylere bastım.

"Dur şimdi akorları bozucaksın"

Başımı kaldırdım önüme gelen saçlarımı kulağımın arkasına geçirdim.

"Sen biliyormusun çalmayı"

Yaman beni başıyla onaylayınca heyecanla ayağa kalktım.

"Ne! Gerçekten mi"

Beni onaylayınca hemen elimdeki gitarı ona uzattım.

"Hadi çal bir kere"

Yaman eline aldı ve tabureye oturarak bir şeyleri kurcaladı sonrada çalmaya başladı.

Bilmediğim ama çok huzur veren bir ritim çalmaya başladı.

Çok yakışıklı duruyordu. Dağınık saçları sürekli gözüme çarpıyordu. Parmaklarım o saçlarda gezinmek için karıncalanıyordu. Kaslı ve fit bir vücuda sahipti. Okulda bir çok kızın ona hayranlıkla baktığına şahit olmuştum.

Zengin, karizmatik, yakışıklı, ateşli bir, daha ne olsun.

Açıkçası ben gayet açık sözlü biriydim. Yaman fazlasıyla yakışıklıydı. Gülüşü o serseri hareketleri yaşayan her canlıyı etkilemek için yeterliydi.

Ve ben ondan etkileniyordum. Aramızdaki çekimin ikimizde gayet farkındaydık.

Tenefüs zili çalınca Yaman elindeki gitarı bıraktı. Başını kaldırdığında ona olan bakışlarımı beğenmiş gibi dudakları yavaşça kıvrıldı.

"Doğruyu söyle aşık mısın bana çilli"

Kahkaha attım.

"Çooook"

Ellerini saçlarından geçirdi.

"Biliyordum zaten"

"Aynen"

Birlikte sınıftan çıktık. Yaman elimi tuttu bir şey diyecektim ki.

"Sevgiliyiz unuttunmu?"dedi

Ona bir şey demedim. Elleri çok büyüktü benim elim görünmüyordu bile. Yaman'a göz ucuyla baktığımda o da birleşen ellerimize tebessüm ediyordu.

"Çok küçüksün"

"Ben mi asıl sen çok büyüksün"

Yaman gülerek önüne döndü. Birlikte sınıfın kapısının önüne geldik. İkimizde durduk. Derin bir nefes aldım.

Sarp inşallah bir şey yapmazdı.

Sınıftan girdiğimizde tüm bakışlar bize dönmüştü. Sınıftakiler ıslıklar alkışlar çalarken. Sarp ve Melis şok içinde bize bakıyordu.

Dantede ifadesizce bizi izliyordu.

Yaman'ın elini bıraktım ve sarp'ın yanına gittim. Kulağına doğru konuştum.

"Bana güveniyor musun ikiz"

Hiçbir şey demedi ama ben gözlerinden istediğim cevabı almıştım.

"O zaman sorgulanma sana anlatacağım"

Tekrar Yaman'ın yanına döndüm. Sıcak eliyle elimi tuttu.

"Yanımda otur"

"Ne"

Kısık sesle kendi aramızda konuşuyorduk

"Yanıma otur"

Sırama gittim ve çantamı aldım. Yaman sırasına geçmişti bile bende yanına geçtim. Poyraz çantasını alarak benim eski yerine yani nehir'in yanına geçti.

Yeni sırama oturduğumda. Melisin dolan gözlerle ayağa kalktığını gördüm.

"Bu kız mı?"

Kaşlarımı çattım. Melis ise sıramıza gelip yaman'a bağırmaya başladı.

"Sana diyorum Yaman, onda oluta bende olmayan ne vardı da onu seçtin"

Rahat bir şekilde olaya katıldım..

"Karakter, güzellik, akıl daha saymamı ister misin?"

Melis bana döndü ve bağırdı.

"Sen kes sesini!"

Böyle bağırarak kendini ne zannediyordu.

"Eğer bir daha defneye sesini yükseltirsen çocukluk arkadaşı demem kalbini kırarım"

Yaman ayağa kalktı. Ve yüksek bir sesle sınıfa seslendi.

"Bu herkesin için geçerli. Defne benim sevgilim!. Ona tek bir saygısızlık yapan karşısında beni bulur.!"

Bu seferde erkeklere ve özelliklede Danteye döndü.

"Bakışlarınızı bir dakikadan fazla onun üzerinde görmeyeceğim!."

Yaman Melis'e döndü.

"Anladı mı beni"

Melis hiçbir şey demeden sınıftan çıktı. Yerimize tekrar oturduk. Sarp bana baktı.

Ve gözlerini kapattı.

Sana güveniyorum dedi.

Ona güldüm. O da bana güldü.

Sarp'ın beni dinlemeden yargılayacağını zaten biliyordum ama yinede korkmuştum.

Bacaklarıma değen kumaş parçasıyla kaşlarımı çatıp üzerime baktım.

Yaman'ın kapşonlusunu bacaklarımın üzerinde gördüm.

Üzerimden kaldıracağım esnada Yaman bir elini bacağıma koydu.

"Kaldırma, bacakların görünüyor"

Ya sabır.

"Etek giyiyorum ya. görünecek zaten"

Yaman kaşlarını çattı. Sınıftan birkaç kişi bize baktığı için bacağımdaki elini çekemiyordum.

Kulağıma doğru eğildi.

"Yavrum görünmeyecek diyorum."

Elimi elinin üzerine koydum ve bizi izleyenlerden dolayı yüzüme bir tebessüm kondurdum.

"Tamam görünmesin sevgilim"

Yaman bir anda duraksadı ve yutkundu. Sanırım ona sevgilim dememi beklemiyordu.

Bende beklemiyordum.

Bir parmağını yüzüme gelen saçıma doladı ve kulağımın arkasına itti. Yüzüme yaklaştı, gözleri kısa bir süre dudaklarıma düştü. Kimsenin duymayacağından emin olarak konuştu.

"Sevgilim kelimesi ağzına çok yakıştı daha sık kullanmalısın çilli"

Sadece ona baktım.

"Bu da yeni kelime mi benekliye noldu?"

Yaman'ın dudaklarında çarpık bbir gülüş oluştu.

"İkiside sen değilmisin güzelim"

Benim.

İkimizde geri çekildik. Çünkü hoca derse girmişti.

Bu oyun ne kadar sürecekti bilmiyorum ama bir an önce bitse iyi olurdu.

Çünkü geri dönülemeyecek duygulara kalıyordum

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18