5. bölüm / 11
SANCAK KOLEJİOkul çıkışı
Bölümler 11Şu an: Okul çıkışı
- 1 Taşınma kararı853 kelime
- 2 Yeni başlangıçlar1.689 kelime
- 3 İlk gün1.749 kelime
- 4 Ödev mi?2.245 kelime
- 5 Okul çıkışı2.259 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Kavga2.084 kelime
- 7 Etkilendim1.387 kelime
- 8 Motor yarışı2.304 kelime
- 9 Empress2.442 kelime
- 10 Kötü sürpriz2.614 kelime
- 11 Sevgiliyiz1.960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Okuldan sonra yine yürüyerek eve gidiyorduk. Ödev meselesi herkesin aklına takılmıştı.
"Kuzen siz ödevi ne zaman yapacaksınız"
Arda sorumla beraber bana baktı. Sıkıntılı bir nefes aldı. Bu haline güldüm. İstemediği çok belliydi.
"Valla hiç bilmiyorum kuzen"
Ben ve nehir öteki züppelerle bedende yapacaktık. Sarp dalgın dalgın yürürken onun yanına yanaştım.
"Ne düşünüyorsun?"
Sarp yavaşça bana döndü. Kaşları çatıktı.
"Şu ödevi o Yaman piçiyle yapmak zorunda mısın?"
Hayır değildim ama hiç düşük not alasım yoktu ne yalan söyleyeyim.
"Evet zorundayım. Sen bunu mu düşünüyorsun... Merak etme ikizin her şeyin üstesinden gelir"
Sarp gülerek beni kendine çekti. Saçımdan öptü.
"Ona ne şüphe"
"Siz...yani ipekle ödevi ne zaman yapacaksınız"
Sarp kısa bir an düşündü.
"Sanırım programı dolu ne zaman müsait olursa o zaman yaparız"
Kıkırdadım.
"Düşünceli ikizim" dedim.
Hep birlikte eve doğru yürümeye devam ettik yolda Nehir ile kendimize pamuk şeker aldırdık.
Zor da olsa başarmıştık. Evin kapısının önüne geldiğimizde büyük bir kalabalık vardı.
"Ne oluyor burada?"
Arda'ya bilmiyoruz bakışı attık. Eve yaklaştıkça şarkı sesleri artıyordu.
"Aaaa! Düğün var" dedim.
Düğünleri çok severim. Çantama ve sarp'ın eline verdim ve koşarak kalabalığa girdim gerçekten de bizim evin önünde düğün vardı. Gülerek etrafa baktım. Kürtçe halay şarkıları açılmıştı.
Halay çekmeyi elbette biliyordum. Arkama baktığımda Sarp Arda ve nehir'in gülerek beni izlediğini gördüm. Aklıma gelen fikirle hemen nehir'in yanına doğru gittim elinden tuttum ve halaya doğru çektim.
"Defne dursana kızım... Ben bilmiyorum oynamayı"
"Öğretirim!"
Nehir ile birlikte halay oynayan insanların içine karıştık. Çok eğlenceliydi kısa bir an Sarp verdi gelin işareti yaptık ama ikisi hiç oralı olmadı.
Biraz daha oynadıktan sonra hepimiz birlikte eve geçtik hemen üstümü değiştirdim ve banyoya girdim elimi yüzümü yıkadım saçımı dağınık topuz yaptıktan sonra odaya geri döndüm.
Nehir kendi yatağında uzanmış telefon oynuyordu. O da üstünü değiştirmiş kumral saçlarını topuz yapmıştı.
Ben odaya girince niye telefonu bıraktı ve bana döndü.
"Ödev var mıydı?"
Çantamdaki not defterine baktım.
"Ödev yok"
Nehir başını salladı.
"Biraz uyuyayım bari"
Ben de çalışma masasının başına geçtim ve elimde olan kaynaklardan test çözmeye başladım ben de şöyle bir huyu vardı ki şarkı olmadan test çözemiyordum Nehir uyuduğu için kulaklığımı taktım ve şarkıyı öyle açtım.
Birkaç saatimi testlerin başında harcadım takıldığım birkaç matematik sorusu olduğunda testlerimi aldım ve sarp'ın yanına gittim kapılarını çaldım ve içeri girdim. Arda ve Sarp oturmuş konuşuyorlardı.
"İkiz şu sorulara baksana bir çözemedim ben"
Sarp ve Arda bana baktı.
"Kuzen sen test çözer miydin ya"
Arda'ya güldüm.
"Rakip eliyorum kuzen"
"Getir güzelim bakayım soruları"
Sarp'ın yatağına doğru gittim ve testi eline verdim birkaç dakika boyunca sarp uğraştı matematik konusunda başarılı bir öğrenciydi.
"Çözdüm"
Sarp bana soruları anlatırken Arda da telefonla oynuyordu. Yapamadım soruları sorduktan sonra tekrar odama geçtim.
Yatağıma girdim ve biraz ben de kestirdim. Tahminen yaklaşık 1 saat boyunca uyudum. Uyandığımda Nehir ile birlikte yengeme yardım ettik sofrayı bahçeye kurduk. Yazın en sevdiğim şey böyle bahçede yemek yiyebilmemizdi.
Sohbetler eşliğinde yemeğimizi yedik.
Ardından çayımızı alıp bahçede oturduk.
"Ee Sarp Defne bir problem yok değil mi?"
Sarp'la birlikte amcama baktık ve gülerek başımızı iki yana salladık.
"Bak varsa size bir yanlış yapan hemen söyleyeyim bana"
Hep birlikte amcama ve kahkaha attık. Yerimden kalktım ve amcamın arkasına geçip boynuna sarıldım.
"Canım amcam sence ben varken biri bizi bir şey diyebilir mi asla"
Amcam güldü ve boynuna sardım kollarıma sarıldı.
"Amcasının gülü"
Nehir'i de hemen yanımıza geldi. O gelince bu sefer Arda ve Sarp da geldi ve büyük bir aile sarılması yaptık.
Akşam geç saatler olunca hemen yataklarımıza geçtik bugün çok yorulmuştum o salak melisle olan tartışmamız aklıma gelse de pek takılmadan güzel uykuma devam ettim.
Sabah alarmı ile Zor da olsa gözümü açtım. Nehir'i de hemen uyandırdın mı banyoya girdim elimi yüzümü yıkadım saçlarım tavus kuşuna dönmüştü. Önce banyodan çıkıp forma mı giydim. Çantama beden için birkaç şey koydum ve hemen saçlarımı yapmaya başladım.
İki tane mısır örgüsü yaptım perçemlerimi önümde bıraktım.
Nehir'e baktığımda o da saçlarını dağınık bir topuz yapmıştı.
İkimiz birlikte odadan çıktık ve yengeme kahvaltı hazırlamasında yardım ettik.
"Maşallah benim güzel kızlarıma"
Yengemin bizi övmesiyle nehir'le ben gülücükler saçtık. Sofrayı kurduktan sonra hemen kahvaltıya geçtik. Hızlı hızlı kahvaltımızı ettik ve ayakkabılarımızı giyip evden çıktık.
"Yeni güne hazır mısınız Karaca ailesi!"
"Hayır!"
"Hayır!"
"Evet!"
Tek evet diyen Ardaydı. Nehir'le okula gidiyor ve biz önden ilerledik. Sarp ve Arda ise arkamızdan geliyorlardı.
Birlikte okulun bahçesine girdik. Hemen arkamızdan sarp ve Arda da girdi.
Bahçeye şöyle bir göz attığımda ne yamanı ne de ötekilerini gördüm. Hayret ettim doğrusu genelde burada oturup sinirimizi bozarlardı.
Birlikte sınıfa doğru ilerledik. Sarkmıyor orada kantine gittiler. Uykumuz açılsın diye kahve alacaklardı.
Ben ve Nehir de sınıfa çıktık.
Sınıfa girdiğimizde ilk dikkatimi çeken şey Yaman ve poyraz'ın kahkahaları oldu.
Baktıkları yere baktığımda. Melis ve gizem'in hem bizim hem de sarp'ların sırasını karaladığını gördük. Ve üzerine saçma sapan şeyler yazdığını.
Sınıftan girdiğimizde kapıyı öyle sert kapattım ki. Tüm sesler kesildi. Melis'de gizem'de bize baktı.
Her zamanki gibi gülerek Melis'e baktım. Benim en büyük silahım gülüşümdü çünkü beni kolay kolay sinirlendiremezlerdi ben gülerim genelde.
Yaman ve Poyraz ıslık çalarak bize ve diğerlerine baktılar.
Melis elindeki kalemle bana bakarak sırama büyük bir çizik attı.
Melis'in karşısına geçtim. Çantamı sıralardan birinin üzerine fırlattım. Hâlâ gülüyordum kısık sesle konuşarak Melis'e daha çok yaklaştım.
"Ben sana dün ne dedim bana bulaşırsan seni gebertirim dedim değil mi?"
Melis önce bana sonra da Yaman'a baktı ve sanki ondan güç alıyormuş gibi gülerek üzerime geldi.
"Gebertsene ya varoş seni"
Büyük bir kahkaha attım.
"İşte onu demeyecektin"
Nehir'in kısık sesini duysam da umursamadım.
"Varoş ha... Güzelmiş gel bak bu varoş sana ne yapıyor?"
Melis'in saçından tuttuğum gibi duvara doğru fırlattım.
"Asıl varoş sensin kızım seni sevmeyen birine yalakalık yapacak kadar zavallısın... Gurursuzun tekisin"
Melis saçını tutarak bana döndü.
"Sensin be zavallı pislik"
Güldüm ve melis'in üzerine doğru gittim.
"Bana bak kızım bana bir daha tek bir kelime edersen sana yemin ederim. Seni elimden kimse alamaz"
"Eee yeter be sen kimsin ya!"
Gizem'inde olaya dahil olmasıyla nehir gizem'in saçından tuttu.
"Asıl sen kimsin be kokoş!"
Nehir de gizem'i melis'in yanına fırlattığında herkes şok içinde nehir'e bakıyordu çünkü Nehir kolay kolay kavga eden biri değildi ama bugün bana söylenilen bir laf için kavga etmişti.
Melis ve Gizem birkaç laf daha söyleyerek sinirle sınıftan çıktılar.
Arkama baktığımda yamanın ıslık çalarak bana baktığını gördüm.
"Çok eğlendin mi geri zekâlı seni"
Yaman gülerek 'evet' dedi. Yanındaki Poyraz da nehir'e sataşıyordu.
"Dilsiz senin de içinden ne çıktı be kızım"
Nehir poyraz'a bakarak sinirle konuştu.
"Kes sesini!"
Hemen yerdeki çantamı aldım ve sırama doğru ilerledim tabii ki de bu sıraya oturmayacaktım. Sıramı çektim ve melis'in sırasıyla değiştirdim nehirde sarpların sırasını boşta olan başka bir sırayla değiştirdi. Diğerlerimize geçtik ve oturduk zaten 5 dakika sonra da sarp ve Arda gelmişti.
Sarp ve Arda'nın hiçbir şeyden haberleri yoktu ama bu olayı onlara tabii ki de anlatmadık.
Hoca derse girdiğinde Melis ve Gizem de hemen arkasından gelmişti.
Melis sırasına doğru gitti. Sırasının değiştirilmiş olduğunu gördüğünde hemen bana baktı hocanın arkası dönük olduğu için ben de gülerek ona orta parmak çektim.
Sınıftan birkaç kahkaha yükseldi. Melis derste olduğunuz için hiçbir şey yapmadan sinirli yerine oturdu Gizem ise nehir'e kitlenmiş durumdaydı.
Tabii Nehir kendisine değil hocanın anlattığı tahtaya bakıyordu.
Hoca ders anlatırken bir şey fark ettim. İpek yoktu acaba bugün niye gelmemişti.
Daha fazla düşünmeden tüm dikkatimi derse verdim. Bu yıl bizim için zorlu bir yıldı.
Birkaç dersi daha böyle atlattık. Sonunda teneffüs Zil çaldığında dersimiz bedendi. Nehir ile birlikte hemen soyunma odasına indik. Farklı farklı kabinler vardı. Bir tane kabine girdim ve üzerimi değiştirdim.
Üstüme giydim beyaz oversize tişört biraz uzun olduğu için altındaki kısa şort görünmüyordu.
Sadece tişört giymişim gibi duruyordu. Sarp üstümdekini görünce bana biraz kızacaktı. Ama bu benim için sorun değildi sonuçta almıştım bir kere giymem gerekiyordu.
Kabinden çıkan nehire baktım
Siyah kısa crop be takımı olan siyah şortunu giymişti. Kumral saçlarını açık bırakmıştı.
Gerçekten de güzel olmuştu.
Nehir benim üzerime baktı ve ıslık çaldı.
"Defne Sarp bir şey demezse iyi"
Gülerek omuz silktim.
Zil çalınca bahçeye çıktık. Erkekler bir tarafta kızlar da onların karşısında yan yana sıraya girmişlerdi. Beni böyle gören Sarp kaşlarını çattı ve üzerime baktı.
'seninle sonra görüşeceğiz' bakış atarak etrafındaki erkeklere baktı. Kesin şu an bana bakan biri var mı diye bakıyordu.
Yani beden dersindeki bütün kızlar böyle giyinmişti niye bana baksınlardı ki. Derken erkekler sırasında bana bakan Yaman ile göz göze geldim.
Üzerime baktı sonra kısa bir an yüzüme baktı. Ve önüne döndü gerçekten de dimdik karşısına bakıyordu.
Ne yapmaya çalıştığını anlamıyordum.
Yanında yürüyen nehir'in baktığı yöne baktığımda. Poyraz'ın bakışlarını fark ettim.
Nehirin üzerine baktı ve o da hemen önüne döndü. Bu iki arkadaş salak mıydı cidden daha fazla beklemeden biz de sıraya girdik karşımda Sarp vardı nehir'in karşısında da Arda vardı. Hemen yanımda Melis ve Gizem vardı onların da karşısında Poyraz ve Yaman duruyordu.
Hoca gelir gelmez yoklama aldı ve derse başladı. İlk başta ısınmak için koşu yaptırdı. Erkekler bir sıraya arka arkaya kızlar da onların yanındaki bir sıraya arka arkaya girdi ve çifli sıra olarak koşmaya başladık. Benim yanımda Sarp koşuyordu.
"Biz bir yere gidelim sana üstündekinin hesabını çok iyi soracağım ikiz"
Sarp'ın kısık sesine karşılık güldüm.
"Sorarsın ikiz"
"Sarp yanıma gelir misin?"
Beden hocamız sarp'ı yanına çağırınca. Sarp hocanın yanına gitti birkaç dakika sonra yanımda beliren bedenle yanıma baktım ve Yaman'ı gördüm.
"Benekli çok çirkin olmuşsun"
Ben de güldüm ve üzerine baktım beyaz bir tişört ve siyah bir eşofman vardı.
"Aynı şey senin için de geçerli" dedim
Yaman kahkaha attı.
"Ödevi yapıyoruz değil mi?"
"Maalesef"
Yaman gülerek bana baktı.
"Benim gibi yakışıklı zengin karizmatik biriyle ödev yaptığın için çok şanslısın ve sen maalesef mi diyorsun ha"
Yaman'a döndüm ve şöyle bir süzdüm.
"Nedense saydıklarımdan hiçbirini göremiyorum... Ayrıca asıl sen benim gibi güzel alımlı ve zeki biri ile ödev yaptığın için çok şanslısın"
Yaman da güldü ve beni şöyle bir süzdü.
"Saydıklarından en son söylediğini göremiyorum"
Bu da ne demek güzel ve alımlı olduğumu kabul ediyor ama zeki olduğumu mu kabul etmiyordu.
"Ha ha ha çok komik aptal"
Hız yaparak Yaman'ın yanından uzaklaştım. Hoca futbol hakkında erkeklerle konuşacağı için onları ayrı bir yere çağırdı biz kızlar olarak yani daha doğrusu nehirle ben bir köşede oturup sohbet ettik.
Teneffüs Zil çalınca hoca hepimizin diğerleri serbest olduğunu söyledi. Teneffüse kantine indim ve kendime birkaç tane çikolata aldım. Zaten son teneffüsümüz 5 dakikaydı hemen Yaman'ı aramaya başladım şu ödevi artık yapmalıydık.
Bahçede onu poyraz'la konuşurken görünce hemen yanına gittim.
"Hadi ödevi yapmaya başlayalım"
Yaman başını salladı ve beni takip etti. Bahçedeki boş banklardan birine oturduk.
"Evet şimdi sana sorduğum sorulara cevap vereceksin... Böylede köyün ağası gibi oldum"
Yaman dediğime kahkaha attığında istemsizce bende güldüm.
"Neyse... Şimdi bu hayatta meark ettiğin üç şeyi söyle ama felsefik düşünceyle olsun"
Yaman kısa bir an bahçeye baktı.
"Konuş artık"
Yaman bana baktı. Birkaç dakika sonra sonunda konuştu.
"Aşk gerçek midir?"
Sorusuyla beraber şaşkınlıkla ona baktım. Böyle bir soruyu ondan hiç beklemiyordum.
"Bir şey demeyek misin?"
"Şey... Deftere yazayım sorunu zaten hoca soruları yazın dedi"
Ben deftere Yaman'ın sorusunu yazmaya başladım.
"Benekli sence aşk gerçek midir? Ödevden bağımsız kendi cevabını ver"
Dudak büzdüm düşünür gibi sonra derin bir nefes aldım. Ve yüzümdeki buruk bir tebessümle konuştum.
"Bence gerçektir... Yani ben en büyük örneği olarak annem ve babamdan biliyorum"
Yaman'ın kaşları çatıldı. Konuşmak için ağzını açtığı anda hemen araya girdim.
"Sus bak ödevi yapacağız... Hadi başla soru söyle"
"Neden camiler kubbe şeklinde?"
Cidden mi böyle bir soru sordu mu?
Birkaç saniye sonra kahkaha attım. Gülerek deftere sorusunu yazdım. Başımı kaldırdığımda Yaman'ın yüzümdeki tebessüme baktığını gördüm.
Bu ödevi nasıl bitirecektim.
Yaklaşık yarım saat sonra ödev bitmişti. Sarp yanımıza geldiğinde hemen ayağa kalktım. Okulun çıkışına doğru yürüdük.
Sarp benim yanımda yürürken Arda ve nehir arkamızdan geliyordu.
"Yasa defterimi unuttum"
Sarp'a baktım.
"Ben hemen alıp geleyim siz gidin"
"Çabuk ol"
"Tamam"
Koşarak okula girdim ve hemen sınıfa çıktım. Defterimi aldıktan sonra aşağı indim okuldan çıktığımda birkaç kişi dışında kimse yoktu.
"Bakar mısın?"
Arkamdan gelen sesle oraya döndüm karşımda genç bir adam duruyordu.
"Buyrun"
Adam beni şöyle bir süzünce rahatsız oldum.
"Ben dün seni mahalledeki halayda gördüm. Tanışmak istiyorum "
Kaşlarımı çattım ve birkaç adım geri gittim.
"Yok ben tanışmak istemiyorum"
Arkamı döndüm gideceğim esnada bileğime yapışan büyük eller ile sık oldum.
Adama baktığımda sinirlenmiş gibiydi.
"Tanışmak istiyorum dedim"
Bileğimi çekiştirmeye başladım.
"Bıraksana! Ben tanışmak istemiyorum!"
Adam beni daha çok kendine çekince gözlerimi kapattım. Bir saniye sonra bileğinden uzaklaşan el ile gözlerimi açtım. Ve hemen önünde geniş omuzuzlu birini gördüm.
"Ne yapıyorsun lan! Şerefsiz piç!"
Yaman
"Ben... Tanışmak istedim"
Yaman adama yumruk attı. Ve tekmelemeye başladı.
"Lan kuzin yaşında biriyle mi tanışmak istedin! Oruspu çocuğu!... Senin ben amına koyim şerefsiz!"
Yaman adamı döverken gözlerim doldu.
Yaman adamı yakasından tuttu.
"Seni bir daha bu kızı bırak herhangi bir kızın yanında görürsem. Gebertirim seni anladın mı şerefsiz!"
Yaman adamı ittiğinde adam koşarak kaçtı.
Ben ise gözlerim dolu dolu yere bakıyordum.
Korkmuştum.
Yaman'ın bana doğru yürü yürüdüğünü gördüm.
"Defne"
"Defne"
Cevap vermedim veremedim. Yaman'ın ellerini yüzümde hissettim.
"Defne bak bana"
Yaman'a baktığımda endişeyle bana baktığını gördüm. Dolu dolu olan gözlerimi görünce beni kendine çekti ve sarıldı.
"Tamam bir şey yok... Sakin ol"
Yaman'a sarıldığımda. Burnuma gelen Deniz kokusuyla derin bir nefes aldım bu koku az da olsa sakinleşmemi sağladı.
Yaman benden ayrıldığında elini ensesine attı ve üzerindeki siyah sweet'i çıkardı. Hemen başımdan geçirdi. Sweety üzerindeki tişörtten de uzun olduğu için dizlerime kadar geliyordu.
"Daha iyi misin?"
Başımla onayladım.
"Defne konuş iyi misin?"
"E-evet"
Yaman etrafına baktı.
"Sarp nerede?"
"Onlar eve gitti b-ben defterimi unutmuştum"
"Şşş tamam bir şey yok gel seni bırakayım"
Yaman'a baktım endişeli görünüyordu gerçekten.
"Yok ben gider..."
"Defne ben bırakayım dedim"
Açıkçası korktuğum için daha fazla hayır diyemedim. Başımı salladım Yaman beni arabasına doğru yönlendirdi ön kapıyı benim için açtı. Arabaya bindim.
Yaman da bindi üzerime baktı.
"Üşüyor musun?"
"Yok"
Yaman arabayı çalıştırdığında camdan dışarıyı dalgın dalgın izliyordum.
O adamı İnşallah bir daha görmezdim
Bölüm etkileşimi
