10. bölüm / 11
SANCAK KOLEJİKötü sürpriz
Bölümler 11Şu an: Kötü sürpriz
- 1 Taşınma kararı853 kelime
- 2 Yeni başlangıçlar1.689 kelime
- 3 İlk gün1.749 kelime
- 4 Ödev mi?2.245 kelime
- 5 Okul çıkışı2.259 kelime
- 6 Kavga2.084 kelime
- 7 Etkilendim1.387 kelime
- 8 Motor yarışı2.304 kelime
- 9 Empress2.442 kelime
- 10 Kötü sürpriz2.614 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Sevgiliyiz1.960 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
DEFNE KARACA
Yaklaşık bir yıl aradan sonra o Yaman züppesi yüzünden yarışmak zorunda kalmıştım.
Bu gece yarışmak planlarımın arasında yoktu. Kendi halimde takılırken Dantenin arkadaşlarıyla olan konuşmasına şahit olmuştum.
Yaman yarışa başlar başlamaz beş motorcu onun üzerine gidip başlangıçta önünü kapatacaklardı, ve bu yüzden Yaman kaybedecekti. Daha sonra kendi bölgesinde Onur yarışını kaybetmiş olacaktı.
Evet Dantenin planı buydu. Bunu neden yaptım bilmiyorum ama onun kaybetmesi hele ki böyle haince bir planda kaybetmesi beni kötü hissettirdi.
Aslında Yaman çok iyi motorcuydu ama yine de 5 kişiye karşı yarışabilir miydi bilmiyordum ona bu plandan bahsetmek istedim ama önümüze geçen kalabalıktan dolayı bahsedememiştim bu yüzden ben de fırsat bilip motoruna bindim
Phantomu bırakmıştım. Zaten ben liderlikten geri çekildiğimde grup dağılmıştı. Hakem ne kadar geri döndüğümden falan bahsetse de öyle bir şey olmayacaktı.
Yarış esnasında herkesin ıslıklar ve alkış çalması açıkçası beni mutlu etmişti. İlk motor kullanmayı babamdan öğrenmiştim sonra kendimi geliştirip. Yasadışı motor yarışlarına gitmeye başladım. Ailemin haberi vardı ilk başta karşı çıksalarda yanımda Sarp olunca hiçbir şey dememişlerdi.
5 kişiye karşı tek olmak açıkçası benim için çok da zor olmamıştı.
Çünkü ben daha güçlü rakipler görmüştüm. Yarış boyunca sarp'ın beni öldürecek bakışlarını yamanın etkilenmiş bakışlarını bir kenarda ilk defa motor kullanan kız görmüş gibi çıldıran kalabalığı fark etmiştim. Bitiş çizgisine varmaya yakın ellerime açtım ve havaya kaldırdım biraz ayağa kalkıp başımda gökyüzüne kaldırarak bitiş çizgisinden geçtim.
Sonra motoru drift attırarak durdurdum. Kaskı başımdan çıkardım ve başımın ilk yarını sallayarak saçlarımı açtım.
Etrafıma ilk baktığımda büyük bir kalabalığın Koşarak bana doğru geldiğini gördüm. Ben de gülmeye başladım. Ama daha sonra kalabalığı yararak adeta fırlarcasına yanıma koşan sarp'ı gördüm.
Allah'ım sen yardımcım ol.
Sarp yanına geldi ve üzerime eğilerek kısık sesle konuştu.
"Ben senin hesabını evde keseceğim ikiz"
Geri çekildi ve beni kolları arasına alarak sarıldı. Başımdan öptü.
"Ama şimdi tebrik zamanı"
Güldüm Sarp her zamanki gibiydi beni burada küçük düşürmek istemediği için konuşmadığını biliyordum böyle de düşünceli bir ikizim vardı.
Sert geri çekildiğinde bu sefer üzerine Arda ve Nehir atladı.
"Kuzen ne yaptın ya sen, tozu dumana kattın resmen"
Nehir ve Arda geri çekilince hemen karşıma baktım yamanın hayran hayran bana baktığını gördüm.
Ve dudaklarının bana bakarken yavaşça kıvrıldığını fark ettim.
Onu ne kadar sevmesem de böyle bir başarıdan sonra ben de ona güldüm.
Sesleri duyabilecek kadar yakındı bana.
"Sen!"
Arkadan gelen gür ses ile arkama döndüm ve karşımda dante'yi gördüm.
Çok sinirli görünüyordu e tabi sonuçta bir kıza karşı kaybetmişti.
"Ben" dedim.
Daha çok üzerime gelecekken Sarp öne geçti.
"Ne yapıyorsun lan sen geri bas!"
Dante sarpa bir kere bile bakmadan bana bakmaya devam etti gözlerinden adeta ateşler çıkıyordu.
"Sen kimsin lan!"
Yüzümü buruşturarak alayla güldüm.
"Söyleyeyim ben sana kim olduğumu... Geçen sene karşı karşıya gelecektik hatırlarsan. Tabii sen ismimi duyduğunda geri çekilmiştin"
Evet onu ilk başta hatırlamamıştım ama daha sonra grubu olan balckout üyelerinden birkaç kişiyle sohbet edince onun geçen sene geri çekildiğini hatırladım.
Dante üzerime doğru geldiği esnada önüme geçen beden beni görmesine engel oldu.
"Yeter"
Yaman'ın sırtıyla kısa bir an bakıştım ve kaşlarımı çattım. Ne diye önüme geçmişti.
Dante'nin pis kahkahasını duydum.
"Tabii ya Yaman sancak! Korktun değil mi benimle yarışmaya bu yüzden karşıma sen değil de bu kız çıktı"
"Neyin tartışmasını yapıyorsun Dante... bir kıza karşı kaybedince gururun yerle bir mi oldu. Sen beni boş ver sonuç olarak kız kazandı ve kimin üstün olduğunu gösterdi ki bileğine bakarsan da redline'ın bandanasını taktığını ve bu nedenle bizim Üstün olduğumuzu kanıtladı"
Evet aslında ben ki asla phantom dışında hiçbir grubun bandanasını takmazdım. Ama eğer ki Redline bandanasını takmasaydım da yarışı kazanman hiçbir anlama gelmeyecekti hatta Yaman çıkmadı diye kazanan blackout olurdu.
"Sevgilin mi bu sürtük!"
"Lan! Sikerim seni oruspu çocuğu"
Sarp adeta gürleyerek dantenin üzerine atladı. Biraz hır gür sonucunda arda sarp'ı buradan uzaklaştırdı.
Yaman'a baktığımda yanındaki ellerinin yumruk olduğunu gördüm ben ise hâlâ izliyordum.
"Bir daha o kız hakkında tek bir şey o amcık ağzından çıkarsa! senin gelmişini geçmişini sikerim!"
Kalabalık nefeslerini tutmuş. Yaman ve dante'yi izlerken bense yalnızca Yaman'ı izliyordum.
Yaman'ın arkasından çıkarak yanına geçtim. Dante'nin bakışları bana döndü.
Ona ifadesizce baktım.
"O gözlerini çek!"
Yaman'ın bağırmasıyla Dante alayla güldü ve yamana döndü
"Sevgilin bu değil mi?"
Ben ağzımı açıp 'hayır' diyecekken. Yaman'ın büyük ve sıcak eli bir anda parmaklarıma dolandı.
"Evet sevgilim"
Ben kaşlarımı çatarak yaman'a döndüm.
"Sen..."
"Şuan sırası değil yavrum"
Yavrum mu?!
O bana yavrum dedi!
Yaman bana baktı ve elini belime koyarak beni kendine çekti. Kaşlarım daha çok çatıldı. Ama öyle bir bakıyordu ki sanki 'sus sırası değil' der gibi.
Sarp inşallah gelmezdi.
Dante yaman'ın belindeki eline baktı. Daha sonra gür sesiyle bağırdı.
"Blackout binin motorlara!"
Dante son kez bize baktı ve arkasını dönerek ilerledi.
Yaman'ın elinin üzerine elimi koydum ve ittirdim.
"Ne yaptığını zannediyorsun"
Yaman üzerime doğru eğildi.
"Şimdi değil benekli...inan bana şimdi değil"
Herkesin içinde elimden tutup beni farklı yöne çeken yaman'ın elinden kurtulmaya çalışmadım.
Ama hakem yüksek sesle isimlerimizi anons geçtiğinde İşte o zaman içimden bütün küfürleri söyledim çünkü bu ses şu an sarp'ın kulağına da gitmişti.
“REDLINE VE PHANTOM!”
"KIRMIZI VE SİYAH! PİSTİN KRALI VE KRALİÇESİ!”
Kalabalıktan tezahüratlar giderek büyüdü. İnsanlar ellerini havaya kaldırıp adımızı ıhaykırmaya başladı.
“YAMAN! EMPRESS! YAMAN! EMPRESS!”
Etrafıma baktım. Ve Yamanla benim birleşen ellerimize bakarak salya sümük ağlayan melisi fark ettim.
Salak!
Yaman elimden tutup beni sürüklerken bende ona küfürler saydırdıyordum.
"Seni öldüreceğim!"
Yaman'ın dudakları kıvrıldı.
Kalabalığın az olduğu bir yere geldiğimizde elimi çektim.
"Bana öyle bir sebep söyle ki seni parçalanmayayım"
Yaman yüzündeki alaycı gülüşle bana bakıyordu.
"Sen o boyla... Beni parçalayacaksın ha"
Kahkaha atan Yaman züppesine küçümser şekilde güldüm.
"O boyla phantomun koskoca lideriyim ben"
Yaman'ın gülüşü silindi birkaç adım atarak iyice bana yaklaştı.
"Evet... Kazandın"
Aklıma gelenle kendimi sakinleştirmeye çalıştım.
"Neden herkesin ortasında sevgilimişim gibi davrandın... Evet ben güzelim havalıyım, komiğim kısacası en iyisiyim..."
Sözümü bölen Yaman oldu.
"Ve de şımarıksın"
Sık içinde yaman'a baktım. Ve elimle kendimi gösterdim.
"Gerçekleri söylemek ne zamandır şımarıklık oluyor. Sen söyle güzel komik havalı ateşli değil miyim?"
Yaman kahkaha attı. Ellerini ceplerine koydu.
"Benekli bir ineğe benziyorsun"
Gözüm seğirdi. Elimle gelişi güzel yaman'a vurmaya başladım.
"Sen kimsin bana inek diyorsun! Öküz! Sırıtık sansar!"
Nefes nefese durdum. Yaman gülüşünü zar zor durdurdu.
Bir süre nefeslendim. Sonra ciddiyetimi topladım.
"Neden yaptın Yaman?"
Yaman eliyle ensesini ovaladı sanki ne söyleyeceğini bilmiyordu.
"Bak benekli... Dante kaybetmeyi hazmedebilen biri değil. Hele karşısındaki kişi onu herkesin önünde küçük düşürdüyse hiç değil"
Kaşlarımı çattım.
"Yani?"
"Sen o yarışta kazanarak danteden üstün olduğunu gösterdi. O da bu durumda küçük düştü. Ve bunu acısını sana ve sevdiklerine zarar vererek ödetirdi. Ama yanında benim olduğumu, aramızda bir şey olduğunu düşünürse iki kere düşünür.”
'sevdiklerine zarar vererek' Yaman'ın bu cümlesi zihnimde tekrarlandı. Dante'nin ne kadar tehlikeli olduğunu düşünürsek.
Siktir
Bakışlarımı yaman'a çevirdim.
"Peki hala sen neden bana böyle bir iyilik yaptın"
Yaman güldü.
"O yarışta bana yapılan tuzağı biliyordun bu yüzden çıktın. Beş kişiye karşıydın... Yani ödeştik"
Alayla güldüm başımı havaya kaldırarak saçlarımı savurdum
"Evet onun için yarışa girdim... Dedim şimdi bu beceriksiz yarışı kazanamaz Batı ben oynayayım ayrıca o dante salağının yüzündeki ifadeyi görmek için o yarışı her türlü girerdim"
Yaman bu şımarık hallerime en göz kısılasından güldü. O daha bir şey diyemeden arkadan gelen nehir'i fark ettim.
Yanımıza geldi ve direkt bana bakarak sen şimdi naneyi yemedin mi bakışlarıyla konuştu.
"Defne Sarp çağırıyor eve gidiyoruz"
Nehire bakarken yutkundum. Eve gittiğimizde sarp canıma okuyacaktı. Kesinlikle, hem yarışa girmem hemde Yamanla çıkan sevgililik olayından pimi çekilmiş bir bombadan farkı yoktu.
"Kuzen çok mu vahim?"
Yaman alttan alta bana gülerken nehirde güldü.
"Kuzen durumun fazlasıyla vahim"
Kendimden emin bir şekilde kollarımı göğsümde bağladım.
"Sarp bana kıyamaz ki, sulu göz taktiğini uygularım"
Nehir 'yav he he' bakışlarıyla son umudumu kaybetmemi sağladı
"Sarp dediki ' o salağa söyle hiç öyle yalandan zırlamasın, onu mahalledeki cironun önüne atacağım"
Gözlerimi kapatıp elimi kalbime koydum. O ismimi duyduğumda bile kalbim ağzıma geliyordu.
Ben için için dertlenirken. Yaman'da nehire soru soruyordu.
"Ciro kim?"
Nehir kısık sesle güldü.
"Mahallenin köpeği... Defne köpekten korkar"
Yaman'ın kahkahasını duymamla gözümü açtım.
"Çok mu komik salak!'
Yaman ciddi misin sen bakışı attı.
"Koskoca empress bir köpekten mi korkuyor"
Yaman'a cevap vermeden nehir'i çekiştirmeye başladım.
"Yürü gidelim kuzen, bir an önce olanlar olsun"
Nehir'le birlikte bizimkilerin yanına doğru gitmeye başladık.
YAMAN SANCAK
Bir süre olduğum yerde durdum ve defne'nin arkasından baktım.
Sikeyim ki ondan etkilenmiştim. Ve daha fazlasının olmaması için onu aklımdan, düşüncelerimden çıkarmaya çalışıyordum.
"Yaman?"
Bana seslenen ipekle ona döndüm. Kaşlarının çatık olduğunu ve açıkça bir şeyden rahatsız olduğunu anladım.
"İpek?"
"Gidelim mi?... Eve"
Hemen ipeğin yanına gittim ve karşısında durdum. Ellerinin ikisini avucuma aldım.
"İyi misin güzelim?"
"Evet iyiyim sadece çok sesten başım ağrıdı"
Güldüm. İpeğin çocuktan farkı yoktu. Kendisi bir hayli kırılgandı ve benim onda en sevmediğim özelliğide buydu çünkü böyle hassas olursa insanlar onu dah çok üzerdi, bunu ona söylesem de öyle olmadığını söylüyordu.
Elinden tuttum ve kendime çektim. Üzerindeki kısa tulumla kaşlarım çatıldı.
"Ne zaman annemin istediklerini giymekten vazgeçeceksin"
İpek derin bir nefes aldı.
"O ne zaman bana karışmayı bırakırsa"
Annemle defalarca bu konu için tartışmıştım. Ama hâlâ ipeğin her semtine karışıyordu.
Üstümdeki deri ceketi çıkardım.
"Uzat kolunu"
Kollarından geçirdim ve saçlarından öptüm.
"Hadi eve gidelim"
Birlikte arabamın olduğu yere gittik. Kapıyı İpek için açtım arabanın etrafından dolanarak sürücü tarafına bindim.
Arabaya biner binmez de ısıtıcıyı çalıştırdım.
Bir süre ikimizde konuşmadık. Ama bu sessizliği ipek bozdu.
"Defne çok iyi motor kullanmıyor mu?"
Hiçbir şey demedim. O anlar aklımdan hiç çıkmıyordu.
Defne Karaca aklımı karıştırıyordu.
"Melis ağlayarak eve gitti... Kıza üzüldüm"
Birde bu vardı. Sıkıntıyla nefes aldım. Melisin kaprislerini çekmeye niyetim yoktu.
"Onunla aramda bir şey olmadı bu yüzden böyle triplere girmesi... Bilmiyorum İpek sanırım bir sınır çizmenin vakti geldi"
Geri kalan yolda ikimizde sessizdik. O da düşünceliydi.
"Sen neden böyle düşüncelisin?"
Sorumla beraber İpek yutkunarak konuştu.
"Hiç öyle sınavları falan düşünüyordum"
"İpek hiç yalan söyleyemiyorsun"
"Nereden anladın ya aslında çok iyi de bir yalan atmıştım"
Kahkaha attım hep bu tuzağa düşüyordu.
Ve tabii bir de ne zaman yalan söylese saçlarıyla oynuyordu.
"Senin yalan söyleyip söylemediğini ben her zaman anlarım neyse onu bırakda ne düşünüyordun onu söyle?"
İpek dalgın dalgın konuştu.
"Söyleyeceğim ama sinirlenmeyeceksin"
Kaşlarımı çattım çünkü epeyce sen böyle sek kesin sinirleneceğim bir şey çıkıyordu.
"İpek söyle"
"Ama sen böyle yaparsın ben söyleyemem ki"
Yüzüme sahte bir gülücük kondurdum.
"Tamam söyle hadi güzelim"
"Şimdi siz yarışı izlerken bir çocuk yanıma geldi önce sohbet ediyorduk ama sonra bana bir şey göstereceğini söyledi ben de istemediğimi söyledim...."
"Eee"
Yavaş yavaş yükselen sesimle İpek yutkunarak anlatmaya devam etti.
"İşte ben de istemediğimi söyleyince bu yüzüme falan dokunmaya çalıştı sonra... Sonra Sarp geldi çocuğu itti."
Ne
Sarp'mı
"Defne'nin ikizi olan sarp'ı mı diyorsun?"
İpek başıyla oynadı beni.
İlk olarak ipeğe dokunmaya çalışan piçin amına koyacaktım!
DEFNE KARACA
Sabah alarmı başında çaldığında yerimden kalkamıyordum.
"Defne kalsana geç kalıcaz"
Gözümün birini açtım.
"İnsafsız köpek, hicbiryerimi hissetmiyorum"
Dün akşam eve geldiğimizde sarp mahallenin çıkışına kadar beni kovalamıştı üstüne üstlük cironun önüne yem diye atmıştı.
Tabi kafama yediğim sayısız yastığı saymıyorum bile.
Sarp dün Yamanla olan sevgililik meselesini sorduğunda hiçbir şeyin olmadığını aynı grupta olduğumuz için böyle bir şeyin ortaya atıldığını söyledim
Sarp'ta bu konuda daha fazla bir şey dememişti.
Nehir'in gülme sesine karşılık kafamın altındaki yastığı suratına geçirdim.
"Gülmesene... Zaten seninlede küsüm. Sana o ciroyu yanına çağırma dedim ben demi? Koskoca köpek hâlâ unutamıyorum"
Nehir gülerek üzerime atlad. Ve sırnaşmaya , şirinlik yapmaya başladı.
"Kuzen koskoca dediğin köpek küçücük yavru köpeği"
Saçlarını dağıttım.
"Kes sesini ayrıca o köpek seni beni üst üste katıp yer gibiydi".
Nehir'le biraz daha şakalaştıktan sonra ikimizde formalarımızı giydik. Saçlarımı açık bırakmıştım. Dudaklarıma hafif vişneli nemlendirici sürmüştüm.
Eteğim makineye girdiği için mi bilmem daha bir kısalmıştı. Açıkçası çorap giyen biri değildim.
Bu da bacaklarımı ortaya daha çok çıkarıyordu.
Sanırım yeni etek almalıyım.
Nehir'le birkikte kahvaltı için odadan çıktık. Yengem ve nehir kahvaltıyı hazırlarken bende Sarp ve Arda'yı uyandırmak için odaya girdim.
Sarp'ı yatakta sırtüstü yatarken gördüm. Güldüm ve içimden üçe kadar saydım.
Daha sonra hemen sarp'ın üzerine atladım.
"Günaydın ikizim!'
"Kalk kız üstümden"
Sarp'ın kolları arasına girdim. Ve sıkıca sarıldım.
"Bana ne ya! Azıcık sev ikizini"
Sarp gülerek bana sarıldı. Alnımdan öptü.
"Hadi kalk fıstığım kahvaltı yapacağız"
Başımı salladım yataktan kalktığımda Arda'nın hâlâ horlayarak uyuduğunu gördüm.
"İkiz gelirken şu ineği de uyandır"
Gülerek odadan çıktım. Kahvaltı yaptıktan sonra hep birlikte okulun yolunu tuttuk. Güle eğlene okula geldik. İlk dersimiz edebiyattı. Sınıfa çıktığımızda herkes sınıftaydı. Arka sırada oturan Yaman sınıftan girdiğimde benimle göz göze geldi.
Ona daha fazla bakmadım çünkü önüme geçen melisle bakışlarımı ona çevirdim.
Önce durdu ve yüzüme en ifadesiz şekliyle bakmaya çalıştı. Ama gözlerindeki kıskançlık ve sinir belliydi.
Melis omzuma sert bir şekilde çarparak yanimdan geçip sınıftan çıktı. Gözlerimi kapattım. Açtığımda Yamanla göz göze geldim.
Bu da sürekli bana bakıyordu
Sarp'ın beni ilerletmesiyle yerime geçtim.
Çantamı sırama bıraktım ve ayağa kalktım.
Sonra bir anda Arda'nın yanına koştum. Elini tuttum.
"Allah rızası için bana bir kahve"
Arda önce korksada sonra alayla güldü.
"Banane kuzen ben almam"
Önce dudaklarımı büktüm. Sonra yavaşça gözlerimin dolmasını sağladım.
Arda eliyle gözünü kapattı.
"Yapma şöyle yavru bir pandaya benziyorsun"
"Ya lütfen"
Ardaveliyoe gözlerini açtığında gözümün birinden yaş geldi. Sarp ve nehir kısık sesle gülerken Arda pes edercesine nefes aldı.
"Tamam be kızım ağlama"
Arda ayağa kalkıp sınıftan çıktığında gülerek gözlerimi sildim.
"Salak ya parada almadı"
Sınıf kapısından başını uzatarak kaşları çatıp bana bakan Arda'yla bakıştım.
"Salak mı?"
Hemen dudaklarım büküp yine ağlama numarası yaptım.
"Ama Arda"
"Tamam be!"
Arda sınıftan çıktığında kahkaha atarak önüme döndüm dönmez olaydım Yaman'ın ağzı açık bana baktığını gördüm sanırım nasıl bunu yaptığımı sorguluyordu.
İstediğin zaman ağlamak çok güzeldi.
Sınıftan giren hocayla ayağa kalktık.
"Oturun çocuklar"
Oturduk.
Sınıf kapısı çaldığında içeri Melis girdi. Onu izlediğimde bana sinisice güldü bunu tek ben değil sınıfta fark etmişti. Ve bende bu kızın kesin bir şeyler çevirdiğini anladım.
Hoca yoklama almaya başladığında tekrar kapı çalındı bu seferde Arda girdi.
"Hocam geç kaldığım için kusura bakmayın. Kantindeki aç arkadaşlarımız yüzünden mübarek ekmek sırası vardı"
Sınıftakiler ve hoca güldü. Ardada yerine geçti. Kahveyi bana uzattığında güldüm.
"Eyvallah kuzen"
Arda göz kırptı
"Eyvallah bizden"
Önüme döndüm. Hoca yoklamayı almıştı. Hoca ayağa kalktı ve tam tahtaya bir şeyler yazacakken yine sınıf kapısı çalındı.
Offff bu sefer kimdi
Sınıftan içeri giren çocuğu giren sınıfın ağzından şaşkınlık nidaları çıkarken ben ağzım açık bakıyordum.
Çünkü sınıftan giren Dante Koraldan başkası değildi. Tabi yanındaki kızılı saymazsak.
Evet şuan sınıfta Dante ve kırmızı saçlı bir kız vardı.
Siktir!
"Aaa gelin çocuklar... Yani öğrenciler siz olmalısınız"
Dante hocaya güldü. Yüzündeki pirsingleri çıkarmıştı. Bizim okulun formasını giymişti.
"Kendinizi tanıtın"
Önce Dante konuştu.
"Ben Dante Koral su yanımdaki Kızılda arkadaşım Beliz"
Hoca onlara tebessüm ederken ben kitlenmiş Danteye bakıyordum.
"Gençler okulu gezdirmede biriniz yardımcı olursunuz"
Hoca cümlesini bitirir bitirmez Dante önce arkalarda bir sıraya baktı bir baktığı sırada yamanın oturduğunu biliyordum daha sonra gülerek bana baktı ve göz kırptı.
"Buldum ben hocam şurada oturan arkadaş gezdirirse çok sevinirim"
Siktir kere siktir!
Hoca kim gösterdiğini baktığında dante'nin bakışlarıyla beni gösterdiğini anladı.
"Hayır hocam nöbetçi öğrenci gezdirsin!"
Sarp'ın sesiyle hoca ona döndü. Arkama baktığımda çaprazımızdaki Yaman'ı gördüm. Bana değil tahtadaki Danteye bakıyordu.
Dişlerini sıktığından dolayı çene kasları ve yüzü gerilmişti. Çok sinirli duruyordu. Yanındaki Poyraz ona bir şeyler söylediğinde bile hâlâ öyle bakıyordu.
Önüme döndüm.
"Hocam benim işlerim var arkadaşlarımız kendileri gezebilirler bence"
Dante'nin kısık gülüşünü gördüm.
"Ben bunu sikerim"
Sarp arkada çocuğa saydırırken onlarda boş yerlere geçiyorlardı. Yanından geçerken sıranın yanında durdu ikimiz de karşımıza bakıyorduk ama birbirimizi duyuyorduk.
"Sürpriz motorcu kız... Seni bırakır mıyım sandın?"
Ne!
Dante gülerek yanımdan geçtiğinde ben donmuş kalmıştım. Gözüm ön sıralara takıldığında melis'in gülerek bana baktığını gördüm.
Hoca arkasını döndüğünde Melis herkesin görebileceği şekilde bana, bir sıfır işareti yaptı yani bu şu demek oluyordu ki ' ben senden öndeyim'
Yüz ifademi korudum ve sıramda yana doğru döndüm böylece tüm sınıfı görebiliyordum. Melis'in gözlerinin içine baktım ve Orta parmağımı kaldırdım.
Bu da şu demekti 'ben varken sen asla önde olamazsın'.
Melisin yüzündeki tebessüm silinirken benim yüzümde küçümseydi bir gülüş oluştu.
"Komik hem güzel kız"
Dante'nin söyledikleriyle nefesimi tuttum çünkü sarp'ın onu parçalamasına çok az kalmıştı
Bölüm etkileşimi
