4. bölüm / 10
SANCAK KOLEJİÖdev mi?
Bölümler 10Şu an: Ödev mi?
- 1 Taşınma kararı853 kelime
- 2 Yeni başlangıçlar1.689 kelime
- 3 İlk gün1.749 kelime
- 4 Ödev mi?2.245 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Okul çıkışı2.259 kelime
- 6 Kavga2.084 kelime
- 7 Etkilendim1.387 kelime
- 8 Motor yarışı2.304 kelime
- 9 Empress2.442 kelime
- 10 Kötü sürpriz2.614 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Matematik dersinden sonraki derslerde güzel geçmişti. Ne kadar arada küçük tartışmalar olsada.
Okul çıkışında eve yürüyerek gidiyorduk. Açıkçası okul güzeldi ama sınıftaki insan görünümlü yaratıklar problem yaratıyordu.
Sinir bozucu çok fazla insan vardı. Hele ki o burnu havada şımarık Yaman ve Melis tabi birde diğer asalaklar olan Gizem Poyraz.
"Eee beğendiniz mi okulu?"
Arda'ya baktım. Düşünceli bir şekilde yere bakıyordu.
"Yani ben beğendim hem biraz heyecenı bir sene olucağı kesin"
Kolunu omzuma atan sarp beni kendine çekti.
"İkiz bazen düşünmüyor değilim"
Kaşlarım çatık sarp'a baktım.
"Neyi?"
Sarp kıvrılan dudakları ile bana baktı.
"Üvey olup olmadığını"
Adımlarım durdu. Gözlerimi kapattım ve beşe kadar saymaya başladım.
"Kuzen bence kaç defoya yine geliyorlar"
Gözlerimi açtım.
"Aaaa! Salak sensin üvey"
Kocaman bir çığlık atarak sarp'ı kovalamaya başladım. Boyu uzun olduğu için adımlarına yetişemiyordum.
"Defne Sarp Yavaş olun"
Nehirin dediğine kulak astım. Va önümdeki zürafayı kovalamaya devam ettim
"Ya kızım çöpten bulduk biz seni böyle ağlıyorsun ınge ınge diye"
Sinirden kaşlarım ağrıyordu.
"Salak aynı yaştayız sen nasıl gördün beni! Ayrıca bana bir daha seni çöpten bulduk dersen ağlarım"
Evet her zamanki gibi duygu sömürüsüne başladık. Olduğum yerde durdum ve gözlerim yalancı yaşlarla doldu.
Sarp durdu ve arkasını döndü. Dolan gözlerime baktı. Yanıma geldi ve bana sarıldı.
"Üzülme ikiz şaka yaptım biz seni çöpte değil cami avlusunda bulduk"
Arda ve nehir kahkaha atarken. Sarp gülerek koştu.
"Salak!"
Yerde bulduğum taşları sarp'a atmaya başladım. Koşarak sırtına atladım. Saçlarını yoldum.
"Tamam! Dur şakaydı"
Ellerimi saçlarından çektim. Hızlı nefesler alıyordum.
"İn sırtımdan"
Sinsice sırıttım ve ellerimi boynuna doladım.
"Çok yorgunum! Taşı beni"
"İnsene kızım"
"Ya sarp yorgunum diyorum"
Sarp derin nefesler aldı ve düşmemem için elini baldırlarıma koydu. Arkaya baktığımda nehir ve ardada bize gülerek bakıyorlardı.
"Yarışa var mısınız?"
Sorumla beraber Arda kaşlarını çattı ama nehir dediğimi anlayınca yanındaki Arda'nın sırtına atladı. Nehir ne kadar sakin olsada bu bizim yanımızda geçerli değildi. Arda tebessüm ederek nehir'i tuttu ve yanımıza geldiler.
"3 2 1 başla!"
Sarp ve arda koşmaya başladılar. Nehir'le ben kahkaha atarken Sarp ve ardada gülmeye başladılar.
Kahkahalar eşliğinde eve gelmiştik kazanan tabikide biz değildik. Hepsi sarp yüzündendi ama kendisi suçu bana atarak kilolu olduğumu söyledi gıcık şey işte ne olucak.
Akşam yemeğimizi sohbetler ederek yedik amcam ve yengem okul hakkında birkaç soru sordular onlara okulun güzle olduğunu falan söyledik. Okuldaki yaşananlardan ikisinede bahsetmemiz doğru olmazdı çünkü onların üzülmesini istemiyorduk.
Şimdide bahçede ki masada oturup çay içiyorduk.
"Siz bunlara nasıl tahammül ediyorsunuz?"
Sorumla beraber ardada nehirde bana baktı.
"Aslında bu kadar çok tartışmıyorduk arada bir küçük şeyler oluyordu. Ama şimdi siz geldiniz ve malum sizde kavga ettiniz bu yüzden muhtemel şu anki uğraşları bu dörtlü olucak"
Nehire baktım.
"Kavga etmemeliyiz bu kavga olayları amcamın kulağına giderse çok üzülür... Özellikle sana söylüyorum Defne kavga yok söz mü?"
Çayımı kenara bıraktım. Sınıftaki ergenler bize istediklerini soyleyeceklerdi ama biz susacaktık öyle mi bunu mu sözünü istiyorlardı.
"Söz veremem sarp"
Sarp kaşları çatık bana baktı.
"Defne beni sinirlendirme kavga yok diyorum"
Bende kaşlarım çatık sarp'a baktım.
"Bana diyorsunda sen kendin kavga etmeyeceğine emin misin?"
"Değilim ama yapmak zorundayım. Çünkü bizim bu okulu birtimemiz gerek çünkü annem ve babam bunu istiyordu. Defne bizi. Torpilimiz yok en ufak olayda o Yaman denen herif bizi okuldan attırır bu yüzden elimizden geldiğince... Hiçbirimiz onlara bulaşmıyoruz"
Evet annem ve babam bunu isterdi ama ben yapamadım bize istediklerini söyleyeceklerdi ama biz susmak zorundaydık hay ben böyle işin ama
"Öyle olsun" dedim ve masada kalktım. Nehir'le olan odama girdim yatağının içine girdim. Annem ve babamı çok özlüyordum onların ölümünün üzerinden elbette zaman geçmişti. Ama ben hâlâ alınamamıştım. Mesela şuan annme ve babam olsaydı şuan bu züppelerle aynı ortamda olmak zorunda kalmazdım. Ya da bize karışan kim olursa gidip babama şikayet ederdim.
Ne kadar enerjik mutlu görünmeye çalışsamda bazen olmuyordu. Kapının tıklatılma sesini duyunca gözümden akan yaşları sildim.
"Girebilir miyim?"
Sarp'ın sesiyle boğazımı temizledim.
"Gel"
Kapının olduğu yöne dönmedim. Yanıma yaklaşan adım seslerini duydum.
"Ağlıyor musun?"
Yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirdim ve yatakta toparlanıp arkama döndüm.
"Ben mi hiçte bile"
Sarp güldü ve bana sarıldı.
"Defneben senin kardeşinim. Hatta sen kabul etmesen de abinim bu yüzden ağlayacaksan benim yanımda ağla bir sorunun varsa bana söyle"
Sarp'tan ayrıldım buz sözleriyle dudaklarım küçük bir çocuk gibi büzüldü.
"Ben... Annem ve babamı özlüyorum"
Sarp'ın da gözleri doldu yataga girdi ve beni göğsüne çekti. Büyük bir şefkatle saçlarımı sevdi.
"Bende özlüyorum güzelim...ama ağlamak onları bize getirmiyor hem sen demiyormuydun annem ve babam bizi izliyor diyen o zaman ağlaman onları mutlu eder mi?"
Başımı iki yana salladım. Va sarp'a daha çok sarıldım.
"İyiki varsın"
"Sende İyiki varsın güzelim benim"
Sarp saçlarımı öperken kapı tekrar çalındı ve bu seferde içeri gözleri dolu dolu olan nehir ve arda girdi.
İkiside bizi dinlemiş olmalı ki dolu gözlerle bize bakıyorlardı. Arda koşarak yatağa atladı ve bana sarıldı o bir yandan sarılırken diğer yanımda sarp vardı. Yatak çok küçük değildi bu yüzden rahatlıkla sığdık. Ayakta kalan nehire baktım ve kenara kaydım. Arda ve benim arama giren nehir ile beraber güldüm ve hepsine sıkıca sarıldım.
"Ne dram yaptın ne kuzen ben senin yerine hepsini döverim"
Arda'ya güldüm.
"Bende döverim"
Yanımdaki nehirin dediğiyle şok içinde ona baktık o ise omuz silkerek bana daha çok sarıldı. Üçümüzde sarp'a bakınca o da derin bir nefes aldı.
"İyi o zaman bende döverim"
Hep birlikte kahkaha attık. Biraz daha sohbet ettikten sonra yengem odaya geldi ve sarp ile Arda'yı çıkardı. Nehir ile ben ise benim yatağımda sarılarak uyuduk. Sabah alarmı çalınca nehir ile hemen uyandık.
Lavaboya girdim ve elimi yüzümü yıkadım. Ela gözlerim dün ağladığım için biraz kızarmıştı. Gözlerim hassas olduğu için hemen herşeye kızarıyordu. Siyah saçlarımı güzelce tarayarak at kuyruğu yaptım. Saçlarım düz ve ince olduğu için düzleştirmeme gerek kalmıyordu.
Lavabodan çıktım ve formamı giydim. Nehirde kumral saçlarını açık bırakmıştı.
İkimizde odadan çıktık ve kahvaltı masasına yardım ettik. Bugün amcam erkenden çıkmıştı. Birlikte kahvaltı ettikten sonra hemen evden çıktık.
Günlük sohbetler ederek okula vardık.
Okulun bahçesinden içeri girdiğimizde aynı banktan yükselen gülme sesleri geliyordu. Hiç birimiz oraya bakmadan ilerledik. Okuldan gireceğimiz esnada önümüzde Yaman ve diğerleri belirdi. Melis benim önümde dururken Yaman sarp'ın önündeydi.
"Naber Karaca ailesi?"
Yamanın gülerek bize sorduğu soruya karşılık bizden kimse bir şey demedi.
"Hoppala niye konuşmuyorsunuz yoksa küstünüz mü?"
Kimse cevap vermeyince Yaman daha çok güldü ve bu seferde bana baktı.
"Benekli sende mi küstün?"
Sarp Yaman'ın üzerine doğru gidecekken elimle tuttum. İş başa düştü bunların ancak üstesinden ben gelirdim.
Alayla güldüm ve yanımdaki sarp'a baktım.
"Hadi ama ikiz bunlarla kavga edersen önlerine kemik atmış olursun"
Yaman dediğime güldü.
"Bu kızı sevdim"
"Lan sen kimi seviyrsun lan piç!"
Melis sinirle ve kıskançlık dolu gözleriyle bana baktı. Ve sarp'a doğru bağırdı.
"Ne bağırıyorsun ya kim ne yapsın senin senin çirkin ikizini"
Küçük bir kahkaha attım.
"Kim seni ne yapsın asıl çakma sarı"
Herkes birbiriyle tartışırken araya İpek girdi.
"Susun artık!"
Herkes susup ipeğe bakınca o da sinirle yaman'a bakıyordu.
"Yaman dur artık"
"Ya ne dur artık İpek"
Gizemin söylenmesine karşılık ipek ona bakmadan bize döndü.
"Hadi sınıfa gidelim"
Sarp kaşları çatık önce ipeğe sonra yaman'a baktı.
"Kardeş olduğunuz kesin mi?"
Dedi ve beni de çekiştirip yanlarından geçti. Sınıfa doğru ilerledik. Dördümüz de yerlerimize geçerken ipekde sıramızın yanına geldi.
Çoğu kişi sınıfa gelmişti bile.
"Kusura bakmayın onlar biraz..."
"Zorbalar"
İpeğin sözünü tamamlayan kişi sarp oldu. İpek mahçup tebessümü ile sarp'a baktı.
Sarp'ta ayağa kalktı ve yanıma geldi. Ben ve nehire baktı.
"Kahve?"
İkimizde başımızla onayladık.
"Arda"
Arda ayağa kalktı ve sarp'ın yanına gitti ikiside kantine gitti.
Ben nehir ve İpek sohbet etmeye başladık. İpekte hemen önümüzdeki yere oturmuştu.
Yaman ve diğerleri de sınıfa girdi ama biz onlara bakmadık. Birkaç dakika sonra sıramıza dökülen kahveyle başımı sağa çevirdim.
Melis elindeki tüm soğuk kahveyi sıramıza boşalttı. Hızla ayağa kalktım.
Yaman ve Poyraz kendi sıralarına oturmuş gülerek bizi izliyordu. Melis güldü ve bana baktı.
"Pardon isteyerek oldu"
Gözlerimi kapattım. İçimden beşe kadar saymaya başladım.
"Defne... Hayır boşver"
Gözlerimi açtım ve nehire dönerek göz kırptım hemen ardından önümdeki Melis'e döndüm.
Elimle saçlarını ensesinden kavradığım gibi kendime çektim.
"Aaaa!"
Saçlarını çektim ve yüzünü yüzüme yaklaştırdım.
Gizem hemen öne atkayarak yanıma gelicekken elimle durdurdum.
"Karışmak istemezsin"
Melis'e tekrar baktım. Yüzümdeki tebessümü sildim. Ve soğuk bir yüzle konuştum.
"Şimdi beni iyi dinle... Bana bir daha bulaşırsan seni elimden kimse alamaz anladın mı?"
Sınıftan yükselen sesleri aldırmadan melisi dinledim.
Melis ifadesiz yüzüme baktı.
"Bırak!"
Daha çok çektim.
"Anladın mı? Dedim"
Melis sinirle yüzüme doğru bağırdı.
"Anladım! Bırak saçımı"
Saçlarını bıraktım ve güldüm.
"Güzel"
Melis saçlarını tuttu.
"Bu yaptığına çok pişman olacaksın"
Küçük bir kahkaha attım. Ve okey işareti yaptım. Melis sınıftan çıktı.
Önüme baktığımda Yaman'ın bana baktığını gördüm bende ona baktım.
"Fazla hırçınsın benekli"
Sahte bu tebessümle Yaman baktım.
"Sende çok sinir bozucusun"
Yaman güldü. Sınıfa giren sarp bana ve sırama baktı. Sonrada yaman'a baktı.
"Sen mi yaptın lan!"
Ah hayır sıraya kahveyi döken kişinin Yaman olduğunu sanmıştı.
Yaman gülerek ayağa kalktı.
"Kız kavgası çok tehlikeli"
Sarp'ın omzuna çarparak sınıftan çıktı.
Bende sarp'ın yanına gittim.
"Ne oldu? Birşeymi yaptı?"
Kıkırdadım.
"Kuzen defoya kim ne yapabilir"
Araya baktım ve başımı salladım.
"O zaman bunu kim yaptı?"
"Şu süslü olan yaptı"
"Melis mi?"
Başımla onayladım. Nehir çantasından peçete çıkarmış sırayı siliyordu.
Zil çalınca hepimiz yerlerimize geçtik bir süre sonra süslü, Yaman ve onların kuyruklarıda sınıfa girdi. Dersimiz felsefeydi.
Elif hoca derse gelince hepimiz ayağa kalktık.
"Oturun çocuklar"
Hepimiz oturunca hoca yoklamayı aldı. Felsefe dersini sevmiyordum. Herşeyi sorgulamak zorundamıydık.
"Kitaplarınızı açın çocuklar"
Kitaplarımızı çıkardık. Hoca dersi anlatmaya başladı arada bir salak Yaman dersin huzurunu bozsada genel olarak iyi gidiyordu.
Zilin çalmasına on dakika kala hoca kitapları kapatın dedi.
"Şimdi çocuklar ödev vereceğim ödeviniz gruplu herkes iki kişilik gruplara ayrılsın.
"Hocam ben ve Poyraz!"
"Kocam ben ve Gizem!"
"Hocam ben ve Murat!"
"Hayır hocam ben ve Murat olucaz!"
Sınıftan çıkan gürültüler ile hoca kulağını kapattı.
"Hey! Tamam susun ben yapacağım eşleşmeleri"
"Hocam yaa"
"Hayır hocam"
"Susun dedim ben seçeceğim"
Sınıf öküz gibi ses çıkarmasaydı şimdi herkes istediği kişiyle ödev yapıyor olacaktı. Kim bilir hangi akıl yoksunu bana gelecekti.
"Elimden geldiğince kız ve erkekli yapacağım"
Hay böyle işi!
"Şimdi Arda ve Gizem"
"Hocam ya beni cidden bununlamı ödev yapacağım"
Arda gizemin dediğiyle gözlerini devirdi.
"Kızım bende sana bayılmıyorum"
"Sarp ve İpek"
İpek tebessüm ederek sarpa döndü. Sarp ifadesizce ipeğe bakıyordu.
Arda alttan sarp'ı dürtmeye başladı.
"Oğlum kız sana gülüyorlan"
Sarp yanındaki Arda'ya baktı ve ittirdi.
"Ne alakası var lan"
Arda önüne dönsede sarp'ın dudaklarında çok küçük bir kıvrım oluşmuştu. İpekte bunu fark etmiş gibi daha çok güldü ve önüne döndü.
"Nehir ve Poyraz"
Nehir yanımda ofladı. Poyraza baktığımda alayla gülüyordu.
"Hocam bu dilsizle ödev mi yapılır?"
Arda bir şey diyecekken hoca araya girdi.
"Geçen sefer nehir felsefe birincisi oldu poyrazcım... Ne kadar şanslı olduğunu sen düşün"
Poyraz nehire bakınca nehirde ona döndü. İkisi kısa süre bakıştıktan sonra önlerine döndüler.
"Yaman ve Defne"
"Hayır yaa!" Dedim.
Benimle birlikte sarp, Melis'te ayağa kalkmıştı.
"Hocam olmaz"
Hoca sarp ve Melis'e baktı.
"Çok iyi bir eşleşme... Defne ve Yaman"
Yaman'a döndüğümde gülerek bana baktı ve göz kırptı. Bende ona orta parmak gösterdim. Büyük bir kahkaha atan manyağa tüm sınıf baktı.
"Melis ve Murat"
"Hocam!"
Hoca Melis'e baktı.
"Efendim canım"
"Bu eşleşme çok kötü"
"Buna sen mi karar veriyorsun"
Melis hocaya baktı.
Zil çaldı.
"Evet çocuklar geri kalanlar istedikleri kişiyle eşleşe bilirler"
Sınıftan çıkan hocaya neredeyse herkes düşmanca bakıyordu. Malûm çoğu kişi eşleşmeyi beğenmemişti.
İpek sarp'ın sırasına geldi.
"Ne zaman yaparız ödevi?"
Sarp ipeğe baktı.
"Ne zaman müsaitsin?"
İpek telefonunu açtı sanırım programına bakıyordu. Kısa bir nefes aldı. Üzgün bir sesle konuştu.
"Şey... Ben"
"Numaranı ver müsait olduğunda mesaj atarsın"
İpek tebessüm etti. Ve numarasını sarp'a verdi.
"Teşekkür ederim"
Sarp başıyla onayladı İpek sınıftan çıkınca arkasından baktı.
"Lan kızdan bildiğin numarasını istedin"
Sarp yanındaki Arda'ya baktı.
"Abartma oğlum ödev için aldık heralde"
Arda güldü ve daha çok sarp'a yaklaştı.
"Güzle kız ama"
Sarp sınıfın kapısına baktı. Ve kısık sesle bir şeyler mırıldandı.
Nehire döndüm.
"Hadi bahçeye çıkalım".
Nehiri zorda olsa ikna ettim. Bahçeye indik. Biraz dolandık.
Sohbet ederek gülüyorduk ki karşıdan gelen Yaman ve Poyraz ile yönümüzü değiştirdik.
"Benekli?"
Arkama bakmadım. Nehirin kolundan çıktım ve bahçenin farklı yönüne doğru ilerledim.
Arkamdan gülme sesi geliyordu.
"Benekli?"
Arkamı döndüm.
"Ne var ne!"
Karşımda sadece Yaman vardı. Az ötemizde de nehir ve Poyraz duruyordu.
"Ödev işini nasıl yapacağız?"
"Bilmem"
Hiç yapasım yoktu zaten bir de bu gelmiş ne zaman yapalım diyor.
"Yarın yapalım... Yarın son ders beden dersi hoca ikinci ders serbest bırakıyor yaparız"
Başımla onayladım. Yaman alayla bana baktı. Önüme döndüm ve yürümeye devam ettim. Arakan baktığımda yamanda benimle yürüyordu.
"Eeee gitsene"
Piç bir gülüşü attı ve eliyle bahçeyi gösterdi.
"Okul benim istediğim yere giderim"
Sinirle nefes aldım.
"Geri zekâlı"
Önüme döndüm. Şu okulda Melis bile beni sinir edemezken şu salağa sinir oluyordum.
NEHİR KARACA
"Dilsiz kaç defa diyeceğim ödevi ne zaman yapalım"
Sabırla nefes aldım az ötemizde Defne ve Yaman konuşuyordu. Bende burada Durmuş bu hödük ile konuşuyordum.
"Bugün yapalım"
"Olmaz... Zeki çocuk bugün nasıl yapmayı planlıyorsun"
Poyraz güldü ve saçlarını karıştırdı.
"Evet Zeki olduğum doğrudur"
"Allah'ım sabır"
Önüme döndüm ve defne'nin yanına doğru ilerledim ama kolumdan tutulup çekilince adımlarım durdu.
"Dilsiz konuşmamız daha bitmedi"
"Benimki bitti"
Poyraz kolumdan tuttu ve beni daha çok yakınına çekti.
"Ama benimki bitmedi"
Yutkundum. Bu salak neden bu kadar yakınına gelmişti.
"Ödevi yarın yapalım yamanda defneye yarın yapmyı teklif etmeye gitti. Bizde yarın bedende yapalım"
Başımla onayladım ve elini hemen bileğimden çektim. İşaret parmağımı havaya kaldırdım ve tehtidkar bir şekilde salladım.
"Bir daha bana dokunma!"
Poyraz gülmemek için kendini zor tutuyormuş gibi duruyordu. Bir eliyle işaret parmağımı tuttu. Ben kaşları çatık ona bakarken o ise parmağımı tutmuş gülerek bana bakıyordu.
"Çok korktum"
Bir parmağıyla burnuma küçük bir fiske vurup yanımdan geçip gitti.
Ağzım açık arkasından baktım.
"Sen!... Pislik"
Bu ödev işi hepimizi büyük bir zan altında bıraktı.
Okuldan nefret ediyorum
Bölüm etkileşimi
