2. bölüm · ŞAH MAT

1.BÖLÜM

Almina Almii

ZAMBAK TACI

12.12.2806

Soğuk bir kış günüydü bugün Ahsen'in altıncı yaş günüydü tabii ki de annesi hatta kimse kutlamayacaktı ya da o öyle biliyordu.

Minik kız karların üzerinde yürüyor zambak çiçeklerini arıyordu ama hiç birini bulamıyordu.

-Neyde benim zambaklayım!

-komşu krallığın prensesi! burda senin zambakların.

-Hı, sen kimsin git buydan! Toprak Krallığı'nın prensisin sen!

-Bu zambaklarımı arıyorsun sen yazık sana, hadi çağırsana anneni.

Diye alaycı bir tonla bağırmıştı ki arkadan bir ses duyuldu Ateş Krallığı'nın prensinin sesiydi bu;

-YETER!

Diye haykırdı Alparslan. Luc omzunda sert bi çekiş hissetti anlamadan geriye savruldu tam arkasına döndüğünde Alparsla'nın yumruğu yüzüne isabet etti. Darbenin etkisiyle birkaç adım sendeledi Luc karşısındaki çocuğun beklediğinden çok daha güçlü olduğunu farketti ve bir an duraksadı sonra dişlerini sıkarak yumruğunu savurdu Alparslan darbeyi omzuyla karşıladı ardından bir hamlede onu geri itti Luc karşısındaki kişinin ciddiyetini farkketti Alparslan'a sert bir bakış attı;

-bunu unutmayacağım!

Dedi ve oradan hızla uzaklaştı.Alparslan elini Ahsen 'e doğru uzattı;

-İyimisin?

-Evet.

Ahsen ona doğru uzanan eli küçük parmaklarıyla tuttu.

-Teşekkürler.

-Rica ederim.

küçük kız koparılan zambaklarına gözleri dolu şekilde kısa bir bakış atıp odasına doğru ilerledi. Bir kaç dakika sonra odanın kapısı çalındı Ahsen kapıyı açtığında karşısında elinde zambaklardan yapılmış bir taçla duran Alparslan'a ve zambak tacına baktı.

-Benim zambaklarım...

-Evet,bu güzel... yani senden güzel olamaz ama... her neyse, seni öyle görünce dayanamadım. Bunlarda artan zambaklar.

Diyerek zambakları Ahsen'e doğru uzattı. Hem mutluydu hemde içi biraz burkuktu zaten bu duyguya alışmıştı artık. Alparslan zambaklardan yapılan tacı Ahsen'in mürdüm saçlarına bıraktı. Ahsen saçında hissettiği hafif ağırlıkla yukarıya doğru baktı. Aynaya doğru ilerledi ve önce kendisine sonra da saçındaki zambak tacına baktı ve Alparslan'a dönerek;

-Teşekkür ederim... çok güzel...