5. bölüm · RUHUN SEÇİMİ
VATANLARIN,SININIRLARIN DIŞINDA VİCDANIN EŞİĞİNDE
Araba durduğunda motorun sesiyle kalbim yerinden çıkacaktı. Havaalanının soğuk ışıkları altında, ailemin gözlerindeki o tanıdık endişeyi gördüm .Tüm düşüncelerim, hisetklerim vedalaşırken silinen zihnim artık düşüncelerimle başbaşaydım. Ayaklarım yere bastığında toprağın beni tutmasım çok istiyordum.
Ailemin gözlerinde o endişeyi gördüm. onlar için ben hala korunması gereken küçük kızdım ama gerçek çok farklıydı.Kapı önünde durduğumda içimde garip bir ağırlık vardı. Annem bana sarılırken birazdaha uzuntutu babama baktım ona adım atmak istiyordum ama gidemedim babam bana sarılıp ,elimi tutu
"Kendine dikkat et" ellerime baktım küçük kan lekeleri vardı babam tırnaklarını yemişti ne zaman sitrese girse tırnak etlerini kopartırdı ellerine bakarak
"Ben gelince o ellerin düzelmiş olsun konuşmam bak ona göre biliyorsun inadımı"
Babam gülümsedi
"Tamam söz yemem"
Elif Kapının yanında durmuş, gözlerime bakıyordu Birşey söylemek istiyordu ama susuyordu aynı şekilde bende. Çünkü konuşursak ğitmek zorlaşacaktı Tam o anda...aklıma yıllar önceki bir anı geldi annem, ben ve elif .Dayım gile başka birşehre yaz tatiline gitmiştik. Luna partaydık o kadar renkli ve parlak ...sanki başka bir dünyaya açılan kapıydı dünyadan kopmuş insanların dünyayı unutuğu, gülmeyi sadece seçtikleri bir yerdi.
O gün ilk kez o oyuncağa binmiştim adını hâylâ hatırlamıyordum .Kendi etrafında dönen, aynı zamanda sağ sola savrulan bir şeydi İnsanlar sıradayken bile geriliyordu alet savrulurken Insanlar çırlık atıyordu, ben atmadım sadece etrafa baktım . Rüzgar saçlarımı savuruyordu o an hissetigim seyi unutmadım özgürlük sanki yere ait değildim sanki düşmiyecek gibiydim Annem beni izliyordu. Sonra babama video attı
"Ne kadar cesur baksana"
Kısa bir sure sonra telefon çaldı: Babamdı "Nasıl binersin ya bayılsaydin İNSANLAR BAYILIYOR KALP KRİZİ GEÇİRİYOR SANA BİRŞEY OLSAYDI !kazalar oluyor söz ver bana birdaha binmiyeceksin o aletlere"
Analamamıştım Hayatımın sonuna kadar izliyecekmiyim yani o korkuyor diye ben hiç mi binemiyecektim ? o koltuğa oturduğum amı asla unutamam. Emniyet kemerini göğsüme baskı yaparken ruhuma sığmayan seyler vardı.
O gün babama söz vermiştim
" Söz birdaha binmiyeceğim"
ona yalan söylememiştim ama ama birdaha binemedim ama şimdi o nun bile beni koruyamıyacağı bir bilinmeze gidiyordum .John yanıma yaklaştı
"Hadi Pervanenin rüzgarına kapılma gel seni yerleştirelim"
Arkamı döndüm Elife sımsıkı sarıldım annem ve babamda yanımıza geldi sarıldık
"Kendinize dikat edin"
helikoptere doğru yöneldim içeri girip oturdum
" Kulaklık yanında onu tak kemeride"
Kafamla onayladım .Jay ve JONH kokpit yerine geçmişti
helikopter havalandı ilkdefa binmiştim gergimdim ama bir o kadar heyecanlanmıştım. Babamın o günkü öfkesi aklıma geldi ama...simdi camdan aşağı baktığımda tıpkı çocukken bindiğim gibi toprak küçülmüştü
Jay başını eğerek "Her şey yolundamı ?"
"Evet herşey yolunda"
"Korkuyormusun?"
"Hayır korkmuyorum ilk kez biniyorum ama bu heyecanı yaşamak güzelmiş sevdim"
"Güzel... o zaman tadını çıkar"
John: Yolculuk 6-7saat sürecek manzaranın tadını çıkar"
yolculuk öyle bir hızda geçmiştiki daha nasıl zamanın geçtini anlamamıştım gözümü bir an bile kapatmak istemiştim
"John: İniş vakti geldi kemerlerinizi lütfen takın
Jay: şakayı bırak
John: sana söylemdim zaten küçük yolcumuz için söyledim... Nur İnişe geçiyoruz hazırlan"
aşağı baktığımda bir ada vardı burayamı inecektik yani ? tamam Nur sakinleş .Boz kurt ruhu belirdi yanımda
"Merak etme iyi olucaksın ben seninleyim"
"Teşekürler boz kurt"
sonra toz olup bedenimi sardı rahat lamiştım
İndiğimizde bir kadın helikoptere yaklaştı bulunduğum kokpiti kapısını açtı ayın ışığı koyu tenini aydınlatıyordu, kıvırcıksaçları rüzgarda sanki dans ediyordu Elini uzatıp
"Hadi gel bakalım"
elimi tutum çok sıcak nazik bir gülümsemesi vardı
"Hoş geldin Nur. Yolculuğun biraz uzundu ama endişelenme, adanın havası sana iyi gelecektir. "
Nur: "Teşekkür ederim. Ben... buranın bu kadar uzak olduğunu tahmin etmemiştim.
"Kadın: Hafifçe kıkırdayarak
uzaklık, bazen en güvenli sığınak tır. Ben Maria. Jay sana buralardan bahsetmiş olmalı, değil mi?"
Nur: Helikopterin pervanesi yavaşlar Ken etrafa bakındım
"Aslında pek değil. Sadece buraya gelmem gerektiğini biliyordum.
"Maria :öyleyse keşfedecek çok şeyin var demektir"
Bak, bozkurt bozkurt bile burada daha sakin görünüyor...
Şaşkınlıkla Maria'ya baktım
"Siz... onu görebiliyor musunuz?"
Maria: "Bu adada, ruhlar ve insanlar arasındaki perde sandığından daha incedir Nur. Hadi,içeri geçelim. arkaşlarınla tanış
Maria: diyer eşyaları alıp içeriye koyun.
JOHN: ne kadar eşya var?
Maria: 10 kişi hesap et
"Maria :Erkekler işte zorlamaya gelmiyorlar "
Elini omzuma koydu onu takip edip bir bina vardık etrafı ağaçlarla bitkilerle doluydu iki katli bayağı bir korunaklı gözüküyordu içeri girdik etrafı eşyalarla kitaplarla doluydu .Sanki bir müzedeydim bir .Kapı'nın önüne geldik Maria kaарıyı açtı girdiğim anda
On aded tekişilik masal vardı maria işaret eti
"Boş olan yere otura bilirsin"
Masaya doğu ilerledim herkes bakıyordu kıyafeti elimle tutum sıraya oturdum etirafıma baktım ilk bakışta anlaşılıyordu
kimse birbirini tanımıyordu .Düşüncelere dalmıştım ki ayaklarımın yanına bir şu şişesi , yuvarladı geldiği tarafa baktım bir kız tekerlekli sandalye deydi yüzünü hemen çevirdi elime alıp ona yöneldim
"BU SENİN OLMALI" uzatım kız gözlerime baktı
???"Teşekkür ederim" çok garipti Türkçe konuşmuştu
"Önemli değil" Bir anda durdu şaşkındı
???''Sen.. NIHANGO nerden biliyosun?"
"NE.....Hayır ben türkçe konuştum"
???"Sen az önce nihango-Japonca cevap verdin"
Etrafımızdaki kişiler bize baktı
???"Siz neyden bahsediyosunuz"
Çok tuhaftı neler oluyor du ?
Tam o sırada alkış sesi duyuldu
"Demek ilk temas başladı.Güzel" gelen Jaydı
çocuklardan biri
"Bu olanalar da nedir"
JAY: "Sizler birbirinizi anlıyorsunuz Cünkü ruh taşıcıları sizi birleştirdi ruhlarınız aynı dili konuşup anlamasını sağlıyor"
herkes birbirine baktı
JAY:"Ve bu karanlık ortaya Çıktıgda olur"
O sırada yine küçük bir sarsıntı oldu ama hemen geçmişti
"Hazırlanın" Jay cidileşmişti
Hep bir ağızdan
"Ne için"
"Bu sadece başlangıç
